İsra & Sihirli Kitap

R. Kan Albay’ın yönettiği ve Valerie Deridder, Tamer Karadağlı, R. Kan Albay ile Isra Dela’nın oynadığı İsra & Sihirli Kitap (Isra en Het Magische Boek), 10 Şubat 2017’de MC Film dağıtımıyla MC Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Dokuz yaşındaki İsra okul gezisi ile bir kütüphaneye ziyarete gider ve orada kütüphanenin gizemli bir bölümüne ulaşır. Oradaki Bay Gugle ve sihirli kitapla tanışır. Genç Alex’i Şeker Şatosu’ndan kurtarmasını isterler. İsra kendisini rahatlık ve huzur diyarına benzeyen bir Şeker Şatosu’nun içerisinde bulur. Şeker Şatosu, Şato Hanımı tarafından korunmaktadır ve O da esirini hiç de göndermek niyetinde değildir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Sen Uyurken, Akbank Sanat’ta İzleyiciyle Buluşuyor

Akbank Sanat’ta devam eden Yakın Dönem İspanyol Sineması etkinliği kapsamında, 28 Ocak 2017 Cumartesi günü saat 15:00’de Sen Uyurken (Mientras Duermes) filmi, İspanyolca orijinal ve Türkçe altyazılı olarak gösterilecek. Yönetmenliğini Jaume Balagueró’nun yaptığı 2011 yapımı filmin oyuncuları arasında Luis Tosar, Marta Etura ve Alberto San Juan yer alıyor.

Parayı Bulduk Filmin Çekimleri Tamamlandı

Kaçış 1950 ve Temel ile Dursun İstanbul’da isimli filmleri hayata geçiren Taş Film yine farklı bir projeye imza atıyor. Üç farklı kuşak oyuncu Parayı Bulduk filmi için bir araya geldi. Ersin Korkut, Afrikalı Ali, Alay Cihan, Gülsüm Alkan, Metin Yıldırım, Metin Keçeci, Tahsin Taşkın, Mehmet Kurt, Hüseyin Elmalıpınar, Vahdet Çakar, Taylan Erler, Dilek Uluer, Hakan Salli, Erol Toksoy ve Yavuz Karakaş gibi oyuncuların yer aldığı filmin yönetmenliğini İhsan Taş üstleniyor.

Kaygı, Dünya Prömiyerini Berlin’de Yapacak

Ceylan Özgün Özçelik’in yazıp yönettiği ilk uzun metrajlı filmi Kaygı, Dünya prömiyerini 67. Uluslarararası Berlin Film Festivali’nin Panorama bölümünde yapacak. Bu yıl 09 – 19 Şubat 2017 tarihleri arasında düzenlenecek festivale Türkiye’den seçilen tek yapım Kaygı oldu. Unutma unutturma temalı Kaygı, geçmişini hafızasında arayan bir medya çalışanının öyküsünü anlatıyor. Daha önce komedi filmlerinde izlediğimiz Algı Eke, Kaygı ile ilk kez bir psikolojik gerilim filminde başrolü üstleniyor. Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Özgür Çevik, Selen Uçer, Asiye Dinçsoy, Kadir Çermik, Boncuk Yılmaz, İpek Türktan Kaynak ve Kerem Kupacı gibi oyuncular yer alıyor.

Ali Erden Yazıyor: Satıcının Tragedyasında Kadının Trajedisi

Tiyatrocu genç çift olan Emad ve Rana, Amerikalı Arthur Miller’ın “Satıcının Ölümü” oyununu Tahran’da küçük bir sahnede sahneye koyuyorlar. Film, sabahın telâşı üzerine açılıyor. Buldozer yandaki arazide yeni bina için temel kazarken, Emad ve Rana’nın kaldıkları apartman göçme tehlikesi atlatıyor. Tehlike biraz olsun atlatılınca apartman sakinleri kurtarabildikleri eşyalarıyla buradan taşınıyorlar. Emad ve Rana da, oyuncuları Babak’ın yardımıyla … Devamı… »

Devlet Sinemayı Nasıl Destekler?

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün sektör temsilcileriyle birlikte oluşturduğu Sinema Destekleme Kurulu’nun sinema filmlerini destekleme kriterlerini, geçtiğimiz günlerde açıklanan 2017-1 sayılı kararı üzerinden ele alacak, devletin sinemayla ilişkisini resmedeceğiz.

Neden Oluşur Bu Kurul?

Öncelikle bu fonunun sinemacılara sunulan bir lütuf değil, Türkiye’de üretilen filmleri desteklemek için, bizim vergilerimizle devlete verilen bir görev olduğunu hatırlatarak başlayalım. Türkiye Sineması’na ayrılan bu fonu dağıtan kurulun asli oluşum nedeni, sağladığı maddi olanaklarla; bizi ‘iyi’ filmler üretecek ‘iyi’ yönetmenlerle buluşturmak; ‘iyi’ yönetmenlerin ‘iyi’ koşullarda sinema yapabilmesini kolaylaştırmaktır. Ülkemizin bağımsız sinemayla olan imtihanına destekleyici bir katkı sunmaktır.

Nasıl Oluşur Bu Kurul?

Bu kurul, 10 Meslek Kuruluşu temsilcisi ve 4 Bakanlık üyesinden oluşur. Toplamda 14 kişinin oy çokluğuyla desteklerini belirler. Bu seçimin kriterleri, başvuran filmlerin senaryo ve teknik açıdan incelenmesi, proje dosyasının ele alınması, yapılabilirliğinin tartışılması olarak yönetmelikte açıklanırken, fiili olarak bu süreç hiçbir zaman işletilmez çünkü kurul üyeleri ikiye ayrılır: Bu süreci işletme ısrarında olan sinema sektöründen 4-5 kişi ve karşısında politik olarak baskıcı hareket eden, sektörden çok yandaşlıklarıyla seçilen 9-10 kişi. Bu nedenle 9-10 kişi olarak gösterilen kurul, aslında 1 kişi gibi hareket eder. Bu 1 kişiye ister devlet diyelim ister devletli. 2006 yılında yürürlüğe giren bu kurulun üyeleri iki yılda bir değişir. (AKP’nin 2002 yılından beri iktidarda olduğunu unutmayalım) Kelimeleri aynı olan bu kişiler kurduğu farklı cümlelerle filmin ve yönetmenin siyasal iktidarla olan ilişkileri üzerine yorum yapar ve karar verir. Yönetmen ya da yapımcı AKP’li değilse bile iktidara olan itaatini test eder, sorgusuz kabulünü bekler, apolitik olmasından yandaş bir politik tutum çıkarmayı arzular.

Kimlerden Oluşur Bu Kurul?

Öncelikle yukarıda bahsettiğim sinema sektöründen kurula girmeyi başarabilmiş bu dönemki isimleri tanıyalım: SE-YAP/Serkan Çakarer, SENARİSTBİR/Gülin Tokat, BSB/Kerime Şenyücel ve BİROY/Güner Özkul’u filmleri yönetmelikteki gibi tarafsızca ele almaya çalışan sektör temsilcileri olarak tarihe not edelim. SESAM temsilcisi Abdurrahman Keskiner’i ise bir önceki kurulu adil bulmadığı için terk eden bir isim olarak yad edelim. Şimdi de gelelim bu seneki kurulda 9 kişi gibi gözüküp tek vücut gibi hareket eden üyelere. Bakanlığın atadığı devlet temsilcileri: Sinema Genel Müdürü Erkin Yılmaz, TTNET’in Ceo’su Mehmet Demirhan, eski sinema işletmecisi Abdullah Tüze ve Gazi Üniversitesi Gazetecilik bölümünden Mehmet Sezai Türk. Bakanlığın dolaylı olarak atadığı meslek örgütü temsilcileri ise şöyle: TESİYAP/Mahmut Özden, ASİTEM/Müjde Kaynar, FİYAB/Ahmet Edebali (ya da daimi üye Nazif Tunç diyelim) ve SETEM/Semih Kaplanoğlu, SİNEBİR/İsmail Güneş. Semih Kaplanoğlu ve İsmail Güneş’i özellikle “ve” bağlacıyla ayırma gereği duydum. Bu iki yönetmen dışındaki isimlerin sinemayla bağlantısı ‘Bir Annenin Feryadı’ filminin estetiğini aşamamış durumda. Bu iki yönetmen ise Türkiye Sineması’nın önemli bir parçası olmasına rağmen siyasal iktidarla kurdukları çıkarcı ilişkiler sebebiyle yaptıkları filmlerden çok yandaş tavırlarıyla ‘muktedir yönetmenler’ olarak sinema tarihinde hatırlanacaklardır.

Kimleri Destekler Bu Kurul?

Elbette yukarıda belirttiğim sektör dışı çoğunluk ve muktedir yönetmenler destekleyeceği filmleri seçerken ödüllü kısa filmler çekmiş genç sinemacıları veya kendini ispatlamış usta yönetmenleri desteklemiyor. Tabii istisnalar kaideyi bozmadığı için vardır. Bu kurulda ilk filmini gerçekleştirecek yönetmen desteğinde Ercan Kesal’ın ve uzun metraj film yapım desteğinde Nuri Bilge Ceylan’ın desteklenmesi devletin kurduğu düzenin devamlılığının simgesidir, ‘bak biz aslında herkese destek veriyoruz’ demektir. Tabii bu iki usta da siyasal olarak iktidarın yanında yer almasada, iktidar karşıtı bir metne imza atmadığını da unutmayalım. Nitekim, bu yıl destek için başvuru yapan daha önceki kısa veya uzun metraj filmleriyle ulusal ya da uluslararası birçok festivalde ödül sahibi olan yönetmenlerin politik dünya görüşü yüzünden ya da barışı savunan bir metne imza attıkları için desteklenmediği aşikâr.

Bu kurul başvuran bağımsız bir filmi seçerken; senaryoların dramatik yapısından, karakter kurulumundan anlamadığından olsa gerek, filmin söylediği sözün siyasal iktidarla yakınlığını ölçmektedir. Bu kurul, yönetmenin filme yaklaşımını, hikâyesini estetik olarak anlatımını kavrayamadığı için olsa gerek başvuranın sosyal medya hesapları üzerinden politik görüşlerine göre kararını vermektedir. Kaldı ki başvuran projeler kurula toplantıdan 15 gün öncesinde verilmekte ve 15 gün içerisinde yüzlerce filmin (bu yıl 157 uzun metraj film başvurdu) senaryolarının, proje dosyalarının okunması gibi imkânsız bir durum beklenmektedir.

Mesele Nedir?

Mesele, bu kurulun varlığı değil işleyişidir. Kurul, bir devlet kurumunun sinema sektörüyle birlikteliği olarak demokratik ve tarafsız ilerletilmelidir. Kurulun Türkiye Sineması’nı desteklemesi için mesleki yeterlilikte ve politik olarak siyasal iktidarın cümlelerini tekrar etmeyen kişilerden oluşması bu süreç için aslolandır. Sürecin işletilmesinde şeffaflık olmazsa olmazdır. Kaldı ki kurulun verdiği kararlar gerekçeli bir şekilde açıklanmalı ve itiraz mekanizması da kurulmalıdır. Sinemacılarda bu süreçte meslek örgütlerini sahiplenmeli, bağımsız bir sinema için örgütlenmelidir. Sinema için verilen destek sinema için verilmelidir!*

* “Söylenmesi gereken her şey söylendi. Ama kimse dinlemediği için her şeyin tekrar söylenmesi gerekli.” – Andre Gide.

(03 Şubat 2017)

Fadıl Kara

fadilkara68@gmail.com

If 2017 Reklam Filmi Yayında

İş Bankası Maximum Kart ana partnerliğinde 16 – 26 Şubat 2017 tarihleri arasında düzenlenecek olan 16. If İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin “İyileştiren Şeyler” temalı 2017 kampanyasının yüzü olan reklâm filmi bugün yayınlandı. If 2017 reklâm filmi, kapalı bir alanda yaşamak zorunda bırakılmış bir grup insanın kaçma çabasını ve sonunda karşılaştıkları güzel sürprizi konu alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Reklam filmini izlemek için tıklayınız.
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Çalgı Çengi: İkimiz Oyuncularının Forum Trabzon’da Kuymak Keyfi!

Çalgı Çengi: İkimiz filminin başrol oyuncuları Ahmet Kural ve Murat Cemcir, 26 Ocak Perşembe günü Forum Trabzon’da yapılan gösterimde Trabzonlularla buluştu. Filmin tüm oyuncu kadrosu gala öncesi düzenlenen toplantıda basın mensupları ile bir araya geldi. İkram edilen yöresel kuymağı yiyen ekip, esprileri ile basın mensuplarına neşeli dakikalar yaşattı. Ardından galaya katılan sevilen oyuncular, Trabzonlular tarafından yoğun ilgi gördü.

Çalgı Çengi: İkimiz Oyuncularının Forum Trabzon’da Kuymak Keyfi! yazısına devam et

Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nda İstanbul Şehir Üniversitesi Öğrencisi Ramazan Kılıç’a İkincilik Ödülü

Sabancı Vakfı tarafından düzenlenen Mülteci Kadınlar konulu kısa film yarışması sonuçlandı. 126 filmin katıldığı yarışmada finale kalan 15 film arasında yer alan İstanbul Şehir Üniversitesi Sinema ve TV Bölümü öğrencilerinden Ramazan Kılıç’ın yazıp yönettiği Mülteci (Penaber) adlı kısa film ikinci oldu. İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencilerinin yer aldığı filmde ana karakterleri öğrencilerden Mısırlı Fatima Hossam ile Suriyeli Mahmoud Al-Atassi canlandırdı.

Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nda İstanbul Şehir Üniversitesi Öğrencisi Ramazan Kılıç’a İkincilik Ödülü yazısına devam et