Joaquin Phoenix’in Kalbi Bu Sefer Scarlett Johansson İçin Aşk ile Çarpıyor

Rol aldığı filmler ile her zaman kendinden söz ettiren Joaquin Phoneix, 14 Şubat’ta vizyona girecek, yeni filmi Aşk’ta yine şaşırtmaya devam ediyor. Bu zamana kadar 3 kez Oscar adaylığı alan Phoenix bundan sonrada özel filmlerde rol alacağını belirtiyor. Filmde Joaquin Phoenix’in kalbini çalan işletim sistemini ise Scarlett Johansson seslendiriyor. Yakın gelecekte geçen bu tatlı ve ilginç aşk hikâyesi sevgililer gününde yalnız kalmamanız için ideal bir film.

Muhteşem Anneler

‘Yasak Aşk’, ithalâtçı firmalarımızın pek sevdiği film adlarından. Daha geçtiğimiz yıl Danimarka’nın Oscar adayı ‘En Kongelig Affaere / A Royal Affair’i aynı isimle gösterilmişti sinemalarımızda. Keza daha eskiye gidersek, 1968 yapımı Paul Newman filmi ‘Rachel, Rachel’ ya da 1971’den olgun kadın / genç delikanlı aşk hikayesi ‘Say Hello To Yesterday’ hep aynı isimle çıkmış beyazperdeye. Bizde en bilineni Halit Refiğ’in 1961 yapımı olan aynı adlı üç ayrı filmin izine rastlıyoruz. Televizyon için çekilen Halit Ziya Uşaklıgil uyarlaması iki ayrı versiyon ’Aşk-ı Memnu’yu da ilâve edersek liste uzayıp gidiyor.

‘Başka Sinema’ programı içinde yer alan yeni Anne Fontaine filmi bir kez daha ‘Yasak Aşk’ adıyla vizyon görüyor. İşin tuhafı Fransız yönetmenin İngilizce çektiği bu son çalışması dışarıda da birden çok isimle anılıyor. 32. İstanbul Film Festivali’nde izlediğimiz kopya ‘İki Anne’ anlamına gelen ‘Two Mothers’ı kullanırken, yaygın olarak (tapınırcasına sevmek anlamına gelen) ‘Adore’ ya da (birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi) ‘Kusursuz Anneler / Perfect Mothers’ adı ile de izleyici karşısına çıkmış Fontaine’in son işi.

Filmin temel kaynağı Doris Lessing’in ‘Büyükanneler / The Grandmothers’ adlı kısa romanı. Yakınlarda kaybettiğimiz Nobel ödüllü İngiliz yazarın, bizde Pınar Güncan’ın çevirisiyle Çitlembik Yayınları’ndan çıkmış olan romanı ebedi kadın dostluğunun kutsanışı üzerinedir. Güney Afrika’nın esirgenmiş cennet koyunda birlikte büyümüşler Roz (ya da Rozeanne) ile Lil (ya da Liliane). Aynı okullara gitmiş, çifte düğünle evlenmiş, oğulları Tom ve Ian ikiz kardeş gibi büyümüşler. Çağımızın iki güçlü kadın oyuncusu Robin Wright ve Naomi Watts’e yer verdiği filmi için, ortak yapım koşulları gereği Kara Kıta yerine Avustralya sahilini mekân seçmiş yönetmen. Kumsal romanda betimlendiği denli büyüleyici, küçük kızların büyüdüğü dünya kıskandırırcasına masmavi, yemyeşil. Güneşe, meltemlere, denizin sesine açık komşu evlerde büyür iki genç kız. Lil genç yaşta kaybeder kocasını. Roz’un eşi Harold akademik çalışmalarını sürdürmek üzere büyük şehir Sidney’e yerleşmek ister. Bu fikre karşı çıkan Roz, sihirli kumsalından ve yakın arkadaşından ayrılmayı kabul etmez. Lessing’in satırlarıyla ‘iki hoş kadın, sanki erkekler denklemlerine dahil olmamış gibi yine birlikte, iki güzel oğlanla dolaşmaya devam ederler’. Bu tasasız dünyada ışıl ışıl parlayan ciltleriyle etrafa ışıltı saçan güzel kadınların, bazen ‘bunları biz mi yarattık’ şeklinde şaşkınlığa düştükleri genç Yunan tanrılarına benzeyen birbirlerinin yakışıklı oğullarıyla duygusal ilişkiye girmeleriyle, geniş aile düzeni farklı bir boyuta taşınacaktır.

Oyunculuk ve senaryo yazarlığından gelen Lüksemburg doğumlu Anne Fontaine, aile kurumunu, burjuva ahlâk değerlerini tartışmaya açan yapıtlarıyla tanınır. 17. İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş 1997 yapımı ikinci uzun metrajı ‘Kuru Temizleme / Nettoyage A Sec’, çekici bir genç adamın kendi halindeki taşralı karı kocanın hayatına bomba gibi düşmesi ve bastırılmış arzuların ortaya dökülmesi üzerine Chabrolvari kışkırtıcı bir kasaba dramıdır. Bizde de sahnelenmiş olan 2003 yapımı ‘Nathalie’, kiraladığı fahişe vasıtasıyla yoldan çıkmış evliğini kurtarmaya çalışan varlıklı burjuva kadının hikâyesidir. Son olarak ‘Coco Avant Chanel’ (2009) ile çizgi dışı modacının farklı bir portresine soyunmuş olan Fontaine, saygın İngiliz oyun yazarı, yönetmen Christopher Hampton ile birlikte yazdıkları ve özgün diyalogların korunduğu romana büyük ölçüde sadık senaryosundan çektiği ‘Yasak Aşk’ ile çizgisini sürdürmeye devam ediyor. Türkçe adının ahlâki çağrışımlarının ötesinde, ikinci bir anne olarak bildikleri kadınlarla aşk yaşayan oğulların ödipal öyküsü vasıtasıyla tutkunun gizemini keşfe çıkıyor bir kez daha. Feminist dostların özellikle bayıldığı bu ilgiye değer deneme, sörf sahilleriyle ünlü Seal Rocks’ın büyüleyici doğal güzelliği ile aşık atan çekici oyuncularından da büyük destek almış.

[‘Yasak Aşk / Two Mothers’; İstanbul, Beyoğlu Pera; Kadıköy Moda Sahnesi (eski Moda Sineması); Bursa, Cinetech Korupark; Eskişehir, Kanatlı Cinema Pink Sinemaları’nda dönüşümlü seanslarda gösterilmektedir.]

(20 Şubat 2014)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Senaryo Yazarları Derneği’nde Yeni Dönem

Senaryo Yazarları Derneği (SEN-DER) 08 Şubat 2014 tarihinde yaptığı 6. Olağan Genel Kurulu’nda yeni dönem yönetim kurulunu belirledi. Yeni dönem yönetim kurulu İlker Barış, Tamer Baran, Didem Ayberkin, Ahmet Saatçioğlu ve Kasım Uçkan’dan oluşuyor. İki yıl boyunca görev üstlenecek olan yönetim kurulunda, Başkan İlker Barış, Genel Sekreter Tamer Baran, Sayman Didem Ayberkin ve üyeler ise Ahmet Saatçioğlu ile Kasım Uçkan olarak belirlendi.

Senaryo Yazarları Derneği’nde Yeni Dönem yazısına devam et

Catherine Breillat Altı Filmiyle 12. Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde

15 Mart’ta İstanbul’da başlayacak 12. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali günümüz sinemasının en cüretkar yönetmenlerinden biri olan Catherine Breillat’yı altı filmiyle konuk ediyor. Yazar, romancı Catherine Breillat sadece Fransız sinemasının değil, günümüz sinemasında en çok tartışılan, isimlerden biri. “Erkeklerin röntgenci hazzına sunulan kadın bedenleri”yle neredeyse yüz yılını geçirmiş konformist sinema geleneğini alt üst etmezden çok önce, yazarlık kariyerine başlayan Breillat’nın 17 yaşındayken yazdığı ilk romanı Hafifmeşrep Erkek (L’homme Facile), çıkar çıkmaz +18 etiketi aldı. Breillat sinemaya 1972 yılında Paris’te Son Tango filminde oynayarak girdi.

Bi Küçük Eylül Meselesi’ne Özel Şarkı: Kanatlarım Var Ruhumda

14 Şubat’ta vizyona girecek Bi Küçük Eylül Meselesi filmine “Kanatlarım Var Ruhumda” adlı özel bir şarkı yapan Nil Karaibrahimgil, şarkının klibi için geçtiğimiz günlerde kamera karşısına geçti. Düzenlemesi Mustafa Ceceli’ye ait olan şarkının klibi Kilyos sahilinde çekildi. Cem Karcı’nın yönettiği klibin çekimleri bir günde tamamlandı. Filmden çarpıcı sahnelerin de yer aldığı klip çok yakında televizyon ve müzik kanallarında yayınlanmaya başlayacak.

  • Basın Bülteni
  • Klibi izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.