Bir Adam Ailesini Keşfederken

Senden Bana Kalan (The Descendants)
Yönetmen: Alexander Payne
Roman: Kaui Hart Hemmings
Senaryo: Nat Faxon-Jim Rash-Alexander Payne
Görüntü: Phedon Papamicheal
Oyuncular: George Clooney (Matt), Shailene Woodley (Alexandra), Amara Miller (Scottie), Nick Krause (Sid), Patricia Hastie (Elizabeth), Beau Bridges (Hugh), Robert Forster (Scott), Barbara L. Southern (Alice), Matthew Lillard (Brian), Judy Greer (Julie)
Yapım: Fox Searchlight (2011)

Alexander Payne’in yönettiği “Senden Bana Kalan” filmi, yeryüzünün tüm erkeklerine sesleniyor: Ailenizi asla ihmâl etmeyeceksiniz… Payne’in filmi, bu yılki Akademi ödüllerinde tam beş dalda Oscar’a aday oldu.

Havai denince akla ilk gelen şey, cennetten bir parça olabilir. Bu cennette de cehennem yaşanabilir. Honolulu’dan Matt King de bu cennette cehennemin azabını yaşıyor. Avukat Matt, tekne kazası geçirmiş ve şimdi komada olan karısı Elizabeth hakkında bilmediği şeyleri öğrenmeye başlıyor. Ailesini iyi yaşatabilmek için çok para kazanma hırsına giren, onbeş yıldır sörf bile yapmayan Matt, kazadan sonra karısını ve iki kızını tanımaya başlıyor. Aslında kızlarıyla iletişim kuruyor. Matt, işine kendini öyle vermiş ki, karısının içine düştüğü sıkıntıların bile farkına varamamış. Elizabeth, kocasından gelmeyen ilgiyi ve şefkâti başka şeylerde aramış. Yelken yarışlarına merak saran Elizabeth, Julie’yle evli ve iki çocuk sahibi emlâkçı Brian Speer’dan gelen aşka karşı koyamamış. Matt’in bu ilişkiden ancak karısı kaza yaptıktan sonra haberi oluyor. Kızı Alexandra, annesine tüm nefretiyle bu ilişkiyi babasına söylüyor. Aldatılma duygusu Matt’i sarsıyor ve bu ilişkinin derinliğini anlamaya çabalıyor. Öyle ki, Brian’la bile yüzleşiyor Matt. Elbette başka hikâyeler de var. İlgi çekmek isteyen küçük kızı Scottie, okulunda sürekli olay çıkartıyor. Zengin çocukların okuduğu yatılı okulda okuyan büyük kızı Alexandra da bunalımda. Matt için neredeyse her şey yeniden başlıyor hayatta. Matt’in bir de arazi işleriyle uğraşması gerekiyor. Yerli büyük büyükannesinden kalmış değerli arazi satılarak paranın tüm akrabalar arasında eşit olarak dağıtılması da gerekiyor. Bu o kadar kolay mıdır? Tüm bunların üstüne kayınbabası Scott da ona suçluluk duygusu yaşatıyor sürekli. Matt sonunda zor olan kararı veriyor ve destek ünitesindeki fişi çekiyor. Artık, kendisinin ve kızlarının önünde yeni hayat başlıyor Pasifik’e bakarken.

Erkeğin acısına dalmak…

Bu film bir anlamda Matt’in uykudan uyanışı gibi. Kendi kurduğu dünyasının dışındaki gerçek dünyayı keşfedişi gibi. O, sadece karısını değil, kızlarını da yeni tanıyor neredeyse. Kızlarıyla nasıl iletişim kuracağına bile şaşırıyor zaman zaman. Yönetmen her şeyi Matt’in dünyayı algılamasıyla sunuyor. O keşfettikçe seyirci de Matt’in hayatındaki anlamsızlıkları ve anlamları görüyor. Kamera, bu modern hayatı dingin bir hüzünle izliyor. Payne, melodramı yerinde kullanmış. Ama, final bölümündeki duygu patlamasını oluruna bırakarak seyircilerine gözyaşları da döktürüyor. 1961’de Kentucky’de doğmuş aktör-yönetmen George Clooney, 2005 yapımı “Syriana” filmindeki performansıyla “En İyi Yardımcı Oyuncu” dalıyla Oscar kazanmıştı. Clooney, 2002’de “Confessions of a Dangerous Mind-Tehlikeli Aklın İtirafları”, 2005’te “Good Night and Good Luck-İyi Geceler, İyi Şanslar”, 2008’de “Leatherheads-İkili Oyun” ve bu yıl yine uyarlama senaryo dalında Oscar’a aday olan “The Ides of March-Zirveye Giden Yol” filmlerini de yönetmişti. Bakalım Clooney, “Senden Bana Kalan” ve “Zirveye Giden Yol” filmleriyle güçlü rakiplerini geçip Oscarlara uzanabilecek mi? George Clooney’nin 2002’de ölen halası Rosemary Clooney’nin de ünlü bir şarkıcı olduğunu belirtelim. “Senden Bana Kalan”, yönetmen, film, uyarlama senaryo ve kurgu dallarında da Oscar’a aday. 1961 yılında Nebraska’nın Omaha şehrinde doğmuş yönetmen Alexander Payne, 2002 yapımı “About Schmidt-Schmidt Hakkında” filmiyle ülkemizde de tanındı. Jim Taylor’la, “En İyi Uyarlama Senaryo” dalında Oscar’ı 2004 yapımı “Sideways” filmiyle ortak kazanmıştı Payne. Görülmeye değer “Senden Bana Kalan” filminde erkeklere, aileyi ihmâle gelmez diyor yönetmen. Bu filmin derinliğinde dolaşırken, Elizabeth haklı mıydı, diye de düşünmeye başlıyorsunuz. Filmin orijinal adı “Torunlar” anlamına geliyor. Film, Havaili kadın yazar Kaui Hart Hemmings’in aynı adlı ilk romanından uyarlanmış. Yazar, bu filmde Matt’in sekreterini canlandırıyor.

(24 Şubat 2012)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir