Makedonya 3. Türk Filmleri Haftası

Makedonya, Üsküp ve Manastır’da 23 – 27 Kasım 2011 tarihleri arasında 3. Türk Filmleri Haftası düzenleniyor. Haftanın açılışı, Türk edebiyat dünyasının ünlü ismi Kırgız yazarı Cengiz Aytmatov’un aynı adlı eserinden uyarlanan ve Türk sinema tarihinin en unutulmaz filmleri arasında yer alan Selvi Boylum Al Yazmalım adlı filmi ile yapılacak. Programın açılışı filmin başrol oyuncusu ve Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray’ın onur konuğu olarak katılımıyla gerçekleştirilecek. Gösterimden sonra Ramstore Dejavu Cafe’de düzenlenecek kokteylde film müziklerinden oluşan bir konser verilecek.

  • Basın Bülteni
  • Gösterilecek filmler hakkında geniş bilgiler ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Makedonya 3. Türk Filmleri Haftası yazısına devam et
  • Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali 2011

    Sürdürülebilir Yaşam Kolektifi tarafından düzenlenen Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, 02 – 04 Aralık 2011 tarihleri arasında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Pera Müzesi’nde gerçekleştiriliyor. Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali, kaybolan kültürel ve biyolojik çeşitlilik, genetiği değiştirilmiş organizmalar, nükleer santraller, madencilikle değişen coğrafyalar ve hayatlar, hastalıklı büyüyen şehirler, ekonomiler, endüstriyel olan her şeyin yarattığı türlü sorunlar ve bunlara karşılık yeni düşünce biçimleriyle dünyanın her köşesinde ortaya çıkan dönüşüm hareketinin umut veren belgesel filmlerini sinemaseverlerle buluşturuyor, söyleşilerle gündeme getiriyor.

    Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali 2011 yazısına devam et

    Hayat Ağacı, Yaşamınıza Anlam Katacak Bir Sanat Deneyimi!

    Sinema nedir? Birbirinin benzeri filmlerle eğlenilen bir sosyal paylaşım mı? Yoksa daha ileri gidip, yaşamınıza anlam katan, derinlerde bir yerde sizi zorlayan, serseme çeviren, her şeyi sorgulamanız için kışkırtan, kuşkularınızı çoğaltan, rahatsız eden, organizmanızdaki değişimlerin farkına varmanızı sağlayan bir sanat deneyimi mi?

    İşte, seçkin yönetmen-yazar Terrence Malick’in “Hayat Ağacı”, böyle bir yepyeni eksperyans (bu film için, Malick’in “2001”i demek doğru olacaktır).

    Bir düşünün: Ne biliyor, duyumsuyor, hissediyorsanız ‘tek’ aslında!

    Zamanı, ‘Büyük Patlama’ yarattı…’Büyük Patlama’yı ise tekillik!

    Peki, biz 14 milyar yıllık serüvende neden yaratıldık? Sürekli acı çekmek için mi?

    Neden sinsice pusuda bekleyen şiddet, çocukluğun tüm masumiyetini kirletip onu ele geçirir? Hepimiz ‘bir’sek eğer, bu denli kalp ağrısı neden?

    Babamız (hem ‘kutsal’ ve hem de biyolojik babamız), bizi neden geçemeyeceğimiz sınavlara zorlar, neden ‘kırar’ sürekli?

    Peki neden bu denli açgözlü ve kibirliyiz? Neden doğanın gücüne karşı gelme yanlışına düşüyoruz?

    Ve ölmek yeni bir başlangıçsa eğer, neden ölümden korkuyor, en sevdiğimiz öldüğünde kahroluyoruz?

    Malick, geçen yüzyılın ortalarında yaşayan üç erkek çocuklu bir Amerikan ailesinin özelinde yaradılışa ve evrene dair, mucizevi varlık insanın ömrü boyunca sorabileceği en temel soruların hepsini bir kez daha sorarken, görsel dili ve estetiğiyle bunu alabildiğine farklı kılıyor… Müthiş bir ekiple birlikte, sinemanın, resimden müziğe ve psikolojiden mühendisliğe tüm disiplinleri barındıran nasıl şaşırtıcı bir sanat olduğunu bir defa daha kayda geçiriyor.

    Sorular sormayı reddederek ve gerçekleri ‘bastırarak’ bu gezegenden ‘hafifçe’ geçip gitmek zor. İnandığınız ne olursa olsun, beyniniz hep sorgulayacak ve kalbiniz hep acıyacak. Malick, yetkin sinemasıyla, bu sorguyu ve acıyı paylaşmaya davet ediyor. İnanın, çok değerli bir davet bu.

    (27 Kasım 2011)

    Ali Ulvi Uyanık

    ali.ulvi.uyanik@gmail.com