Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi

Onur Ünlü’nün yönettiği ve Selçuk Yöntem, Ezgi Mola, Türkü Turan ile Tansu Biçer’in oynadığı Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi, 18 Kasım 2011′de Medyavizyon Film dağıtımıyla Eflatun Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, bir taşra şehrinde ailesiyle birlikte yaşayan saygın bir anayasa profesörü olan Celal Tan’ın, ilk eşinin ölümünden yıllar sonra, bir şekilde hayatını kurtardığı ve kendisinden çok genç olan bir üniversite öğrencisi kızla evlenmesi ve ardından yaşanan trajikomik olayları konu ediyor. Celal Tan ve ailesi, hepimizin ailesi gibi. Karakterlerin hepsi deli, aşırı ve şaftı kayık.

Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi yazısına devam et

Tom Hanks’ten Umutlu Film

Larry Crowne
Yönetmen: Tom Hanks
Senaryo: Nia Vardalos-Tom Hanks
Müzik: James Newton Howard
Görüntü: Philippe Rousselot
Oyuncular: Tom Hanks (Larry), Julia Roberts (Mercedes), Bryan Cranston (Dean), Gugu Mbatha-Raw (Talia), Pam Grier (Frances), Wilmer Valderrama (Dell), George Takei (Dr. Matsutani), Cedric the Entertainer (Lamar), Taraji P. Henson (B’Ella)
Yapım: Universal-Vendôme (2011)

İki defa Akademi’den oyuncu dalında Oscar kazanan Tom Hanks, “Larry Crowne” filminde ekonomik bunalımdaki Amerika’ya umut ve neşe veriyor.

Tom Hanks, 2011 yapımı “Larry Crowne” filmiyle ikinci yönetmenliğini yaşıyor. Larry Crowne, çalıştığı süpermarketin en çalışkan elemanlarından biri. Çalıştığı yer onu, çalışkan olmasına rağmen gerçeklerle yüzleştiriyor. Lise mezunu olan Larry, iş yerinin kurallarına göre üniversite mezunu olmayanlar terfi edemiyor. Terfi edemeyenlerin de bu iş yerinde şansı yok elbette. Ayrıldığı eşiyle ortak aldıkları evin tapusunu üzerine alabilmek için bankaya “mortgage”, yani konut kredisi olarak yüklüce borçlanmış. Ekonomik buhran geçiren Amerika’da iş arayan ama bulamayan Larry, üniversitede konuşma ve ekonomi dersleri almaya da başlıyor. Lik önce, çok benzin yakan arabasını garaja çekip eski eşya satan komşusu Lamar’dan motoscooter satın alıyor. Bu scooter hayatına renk de katıyor Larry’nin. Yeni insanlarla tanışıyor ve sıradan hayatı anlamlaşıyor. Üniversitede ilk önce Talia’yla dost oluyor. Neşeli ve aşk dolu Talia, onu scooter tutkunu çevresiyle tanıştırıyor. Hikâyenin diğer tarafındaysa profesör Mercedes Tainot var. Mercedes, şimdi işsiz Dean’la evli. Larry, Mercedes’in sınıfından ders alıyor. Mercedes, Dean’la mutsuz. İş arayan Dean, internette erotik kadın fotoğraflarıyla avunuyor. Dean, bir gece arabada Mercedes’e büyük göğüslü kadınlardan hoşlandığını itiraf ettiğinde bardaktaki su taşıyor ve birbirlerinden kopuyorlar. Mercedes, Dean’ın eşyalarını kapının önüne yığıyor. Sonra da Larry’yi fark ediyor ve yavaşça aralarında aşkın ateşi de yanmaya başlıyor.

Ekonomik sıkıntı hissediliyor…

Los Angeles’a bağlı Altadena’da geçen filmde, Larry üzerinden Amerika’daki ekonomik sıkıntılar da hissediliyor. Bununla beraber, bankaların toplumu aldattığına dair şüpheler de alttan alta filmde duyuluyor. Film, bu depresyona rağmen, neşesini ve umudunu seyirciye göndermeyi başarıyor. Filmde, özellikle ekonomi dersleri çok eğlenceli yansıtmış yönetmen Hanks. Dr. Matsutani’nin ders verme biçimi ve Larry’yle iletişimi çok keyifli. Mercedes’in dersleri de zaman zaman bu filme neşe katıyor. Öncelikle Larry’nin sınıfta anlattığı geçmişine dair hikâyeyle. Larry, donanmada yirmi yıl aşçılık yapmış ve dünyayı doyasıya dolaşmış. Evlenmiş. Eşiyle ortak ev almışlar. Çocuklarının olmasını hayal etmişler. Yıllarca denizlerde dolaşan Larry, belki de karanın ve evliliğin kurallarına uyum sağlayamamış hemen. Çalışkan ve girişken Larry, hayatının aşkına üniversitede ulaşıyor. Bu filme Talia, Lamar ve Steve karakterleri de zenginlik katmış. Birazcık, Julia Roberts’ın performansı düşükmüş gibi görünse de bir andan sonra toparlıyor. Filmdeki esprilerin iyi olduğunu belirtmeliyiz. Hanks, filminde Hollywood’un klâsik anlatımının dışına çıkmadan güvenli sularda dolaşmış. Filmin sıcak atmosferi, daha çok 1930’lardaki ve 1940’lardaki Frank Capra (1897 – 1991) filmlerinin ruhunun kıyılarında dolaşıyor yer yer. Belki de bundaki en önemli taraf, ekonomik durum. 1930’larda ekonomik buhran, 1940’larda savaş vardı. Amerikan toplumununa umut verilmeliydi. Capra, Amerikalılara ve “Amerikan rüya”sına hep inandı. Aktör – yönetmen Hanks, tıpkı Capra gibi Amerika’da politik olarak Demokratlar’ın çizgisine yakın bir sanatçı. Hanks, bu filmindeki umutla Obama’ya da desteğini sunuyor. Sinemaskop çekilmiş bu filmin öndeki ve sondaki jeneriklerindeki görsellik de seyirlik. Filmin kameramanı da dış mekân ustası Philippe Rousselot. 1956 doğumlu Hanks, Jonathan Demme’nin 1993 yapımı “Philadelphia” ve Robert Zemeckis’in 1994 yapımı “Forrest Gump” filmleriyle üst üste iki defa “En İyi Erkek Oyuncu” dalında Oscar kazanmıştı.

(08 Temmuz 2011)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com

Altın Koza’dan Sinemamızın Dev İsimlerine Onur Ödülü

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 18. kez düzenlenecek olan Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında verilen geleneksel Yaşam Boyu Onur Ödülleri, bu yıl yönetmen Ali Özgentürk ile oyuncular Kadir İnanır ve Nebahat Çehre’ye takdim edilecek. Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz yaptığı açıklamada bölüm kapsamında Özgentürk, İnanır ve Çehre’nin filmlerinden oluşan seçkilerin izleyiciyle buluşacağını ve sinema yazarı Burçak Evren’in yine bu üç isimle ilgili kitapları kaleme alacağını ifade etti. Onur ödülleri, 17 Eylül 2011 Cumartesi günü yapılacak açılış töreninde sahiplerine takdim edilecek.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Koza’dan Sinemamızın Dev İsimlerine Onur Ödülü yazısına devam et