Akılalmaz

Gregor Jordan’ın yönettiği ve Samuel L. Jackson, Michael Sheen, Carrie-Anne Moss ile Stephen Root’un oynadığı Akılalmaz (Unthinkable), 05 Ağustos 2011’de Pinema Film dağıtımıyla Pinema Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Henry, görevi Amerika’nın ulusal güvenliğini tehdit edebilecek teröristleri sorgulamak olan bir ajandır. Helen ise FBI’ın gözbebeği ajanlarından biridir. Her iki ajan bu sefer birlikte çalışmak zorundadırlar. Arap kökenli bir Amerikan vatandaşı olan Steven, istedikleri yapılmazsa üç A.B.D. eyaletini havaya uçurmakla tehdit eder. Steven çok kısa sürede yakalanmalıdır.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb
  • Ali Erden Yazıyor
  • Kral Yolu

    Serli Seta Nişanyan’ın yönettiği ve Yonca Evcimik, Doğa Rutkay, Arda Esen, Murat Soydan, Deniz Evren Kaya ile İhsan Demirel’in oynadığı Kral Yolu, 24 Mayıs 2013′de Medyavizyon Film dağıtımıyla Zoom Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
    Anne ve babası arkeolog olan 10 – 11 yaşlarında bir çocuğun dedesiyle birlikte İstanbul’dan Erdemli’ye devam eden macerası. Helenistik dönem kenti olan Erdemli’de bir kazı çalışmasında başlayan, çocukların buldukları harita ile kendilerini karışık bir macera içinde bulmalarıyla devam eden bir film. Genel hikâyenin içinde fantastik ögeler de bulunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • Diğer haber ve bağlantılara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Kral Yolu yazısına devam et
  • Paradoks Sine-Felsefe Yaz Seminerleri 9: Vertigo, Geçmiş Saplantısı, Anın Tadı ve Aşk

    SİYAD üyesi felsefeci – sinema yazarı Metin Gönen eğitmenliğindeki Paradoks Sine-Felsefe Yaz Seminerleri, 9. haftasında Alfred Hitchcock’un yönettiği ve başrollerinde James Stewart ile Kim Novak’ın oynadığı Vertigo (Ölüm Korkusu) filmini Geçmiş Saplantısı ve Anın Tadı ve Aşk başlıklarıyla birlikte inceliyor. Filmde, yükseklik korkusuna kapılan San Francisco polislerinden Dedektif Scottie Ferguson konu alınıyor. Seminer, 31 Temmuz 2011 Pazar günü 11:00 – 15:00 saatleri arasında “Validebağ Adile Sultan Kasrı Öğretmenevi, Kadıköy, İstanbul” adresinde yapılacak.

  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Paradoks Sine-Felsefe Yaz Seminerleri 9: Vertigo, Geçmiş Saplantısı, Anın Tadı ve Aşk yazısına devam et
  • Ve Sinema Programı’nda Sermet Yeşil ve Cem Yılmaz

    Gizem Koç’un sunuculuğunu üstlendiği Ve Sinema Programı’nda bu hafta, vizyon filmleri Ultra Mega Süper Kahraman, Kazananlar Kulübü, Aşkın Sessizliği, İblis ve Yaşamın Ritmi; sinema dünyasından son gelişmelerle haber turu; Hollywood’un dünya sinemasıyla alışverişi üzerine keyifli bir dosya; Reha Erdem’in sinemamıza kazandırdığı Sermet Yeşil ve onun en sevdikleri; Cars filmi ve Cem Yılmaz röportajı; İz Peşinde, Ayin ve Dünya İstilası: Los Angeles Savaşı ile DVD Rafı, hepsi Ve Sinema’da. Ve Sinema Programı, 29 Temmuz 19:15’de TRT Haber TV’de.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ve Sinema Programı’nda Sermet Yeşil ve Cem Yılmaz yazısına devam et
  • Serra Yılmaz: Dil Yoksa Kariyer de Olmaz

    Venedik Film Festivali’nin İlk Yapıt bölümünde jüri üyeliği yapmaya hazırlanan Serra Yılmaz, Türk oyuncuların neden yurt dışında başarılı olamadığını açıkladı: “Yabancı dil bilen sayısı çok az olduğu için dünya sinemasında tanınan oyuncumuz yok!” Yılmaz, jüri üyeliğiyle ilgili olarak da şunları söyledi: “Çok heyecanlıyım. İlk katıldığım festival 1987 yılında Venedik’ti. Ömer Kavur’la harika 10 gün geçirmiştik. Aynı festivale yıllar sonra jüri üyesi olmak çok hoş.”

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Serra Yılmaz: Dil Yoksa Kariyer de Olmaz yazısına devam et
  • Maymunlar Cehennemi: Başlangıç: İçselleştirmeniz (Maymun Olmanız) Halinde Bir Anlamı Var!

    Fransız roman yazarı Pierre Boulle imzalı iki roman, sinemada başyapıt niteliğinde uyarlamaların kaynağı oldu: “The Bridge on the River Kwai” (1957) ve “Planet of the Apes” (Maymunlar Cehennemi,1968).

    İlk film 2. Dünya Savaşı’nda geçen ve ‘esir kampı psikolojisi’ ile komutanların irade savaşını en iyi yansıtan eserlerden biriydi. “Maymunlar Cehennemi” ise, olası gelişmeleri önceden tahayyül eden bilim kurgusal özelliklerinden dolayı tam bir fenomene dönüştü: Devam filmleri, televizyon serileri, yeniden çevrimler… Çünkü insanoğlunun bilimsel ilerleyişiyle atbaşı giden kibri, küstahlığı, egemen olma, kendinden zayıfları tahakküm altına alıp yönetme ve doğalarını değiştirme ahlâksızlığı, gezegeni bekleyen felâketlere dikkat çeken öyküleri de hep gündemde tutmakta.

    Duyarlı dünya vatandaşları huzursuz, mutsuz ve güçleri sınırlı… Güç, kapitalizmin elinde! İşte bu nedenle “Maymunlar Cehennemi: Başlangıç”ı, ‘motion capture’ (performans yakalama) tekniğini kullandığı karmaşık aksiyonu nedeniyle hayranlıkla izlerken, içselleştirmeniz de gerekiyor. Bunu yaparsanız, denek primatlar üzerinde tehlikeli biçimde oynayarak insanlara karşı isyan başlatmak zorunda kalmalarının fitilini ateşleyen şirketin, bugünkü dünya düzenini temsil eden bir model olduğunun farkına varırsınız.

    Filmle ilgili, muhtelif bilgiler de içeren bir dizi yazı okuyacaksınız zaten. Ama lütfen izlerken ‘farkına varın’! Giriş bölümünde, aynen sizin gibi bir memeli türü ve aileleri olan hayvanların doğal ortamlarından koparılıp nasıl hapsedildiklerini, üzerlerinde deneyler yapıldığını iyice özümseyin. Duygudaşlık kurmanın ötesinde, ‘maymun olun’! Maymun olursanız anlayacaksınız, size cazip ambalajlarla sunulan eğlencelerin aslında nelere mal olduklarını… Hayvanat bahçelerine, akvaryumlara, sirklere ödediğiniz paralarla kapitalizmin bitmek bilmez iştahına para akıtırken, doğal ortamlarından koparılan canlılara, bizzat sizin işkence ettiğinizi!

    Bu film, ‘maymun olan’ seyirci için anlamlı, çarpıcı. Umarım AVM akvaryuma bilet alıp eğledikten sonra gittiğiniz “Maymunlar Cehennemi: Başlangıç”tan, midesi mısır patlağı ve asitli içecekle şişmiş vaziyette boş bakışlarla çıkmazsanız. Umarım, filmde onlar gibi hissetmeye çalışmanın ötesine geçip onlar gibi ‘maymun olursunuz’ ve şu boktan dünyayı değiştirme yolunda bir adım atarsınız. Hapsedilmiş hayvanlar üzerinden para kazanan tüm şirketlere tek kuruş ödememek gibi!

    (04 Ağustos 2011)

    Ali Ulvi Uyanık

    ali.ulvi.uyanik@gmail.com