Max Minghella’nın yönettiği ve Elizabeth Moss, Kate Hudson, Kaia Gerber ile Elizabeth Berkley’in oynadığı Shell: Güzellik Merkezi (Shell), 06 Mart 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Film Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, gençliğin, güzelliğin ve şöhretin takıntı haline geldiği bir dünyada geçiyor. Sam Lake, kariyeri düşüşe geçmiş bir oyuncudur. Yaşı ilerledikçe genç rakipler ve bedenin “yenilenmesi” baskısı altında ezilmeye başlar. Zoe Shannon, bir güzellik şirketi olan Shell’in başkanıdır. Şirket, genetik teknolojiler ve estetik “yenileme” vaadleriyle ünlüdür. Sam şirkete davet edilir, bir zaman sonra kaybolan müşteriler ve korkutucu sonuçlar ortaya çıkar.
Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar
30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması Filmleri Belli Oldu
30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması finalistleri belli oldu ve açıklandı Yarışmaya müracaat eden 466 kısa filmden elemeleri geçen beşi Türkiye, üçü Almanya yapımı, biri Polonya – Türkiye ve biri de Almanya – Türkiye ortak yapımı olmak üzere on kısa film, Yönetmenlerin de katılacağı Kısa Filmin Büyük Gecesi, 07 Mart Cuma akşamı, her zamanki gibi Türkçe ve Almanca yapılacak.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
30. Türkiye Almanya Film Festivali Kısa Film Yarışması Filmleri Belli Oldu yazısına devam et
Kurgu ve Gerçek: Maraşlı Şeyhoğlu
Senaristliğini ve yönetmenliğini Coşkun Çokyiğit’in yaptığı Kurgu ve Gerçek: Maraşlı Şeyhoğlu belgeseli “varsayılmış kurgu” ve “varsayılan gerçek” ikileminden yola çıkarak “yeni bir kurgu inşa ediyor.” Han Duvarları şiirinde bahsi geçen Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış, Faruk Nafiz Çamlıbel’in dramatize ettiği bir şekilde ölmeyip memleketi Maraş’a dönen, Mevlevi Şeyhi Selim Dede’nin üvey oğludur, yani şairin hayalinden doğmuş bir kurgu karakter değildir ama Çokyiğit fark edene kadar Han Duvarları şiiri kurgusu bağlamında yaratılmış bir kahraman farz edilmiştir. Gerçek hayatında ise Şeyhoğlu, âşık olmuş, askere gitmiş, verem olmuş memleketine dönmüş ve burada ölmüştür.
Saklambaç Serisi Devam Ediyor: Saklambaç 2’den Yeni Fragman Yayınlandı
2019 yılında vizyona giren ve dünya çapında büyük ses getiren ilk filmin ardından merakla beklenen Saklambaç 2’nin fragmanı yayınlandı. Film, 20 Mart’ta vizyona girecek. Le Domas ailesinin ölümcül saldırısından sağ kurtulan Grace, kâbus dolu oyunun henüz bitmediğini fark eder. Artık çok daha büyük ve tehlikeli bir mücadelenin içindedir. Bu kez yanında yıllardır görüşmediği kız kardeşi Faith vardır. Grace’in amacı yalnızca hayatta kalmak değildir; kız kardeşini korumak ve dünyayı kontrol eden Konsey’in “Yüksek Koltuğu”nu ele geçirmek zorundadır. Ancak taht için yarışan dört rakip aile, Grace’i avlamak üzere harekete geçmiştir. Bu ölümcül mücadelenin kazananı, her şeye hükmedecektir. Matt Bettinelli Olpin ve Tyler Gillett’in yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu filmde Samara Weaving, Grace rolüyle geri dönüyor. Gerilim ve kara mizahı ustalıkla harmanlayan Saklambaç 2, izleyicileri temposu hiç düşmeyen bir güç savaşına davet ediyor.
- Basın Bülteni
- Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Saklambaç Serisi Devam Ediyor: Saklambaç 2’den Yeni Fragman Yayınlandı yazısına devam et
Kahraman Cüceler: Görev Başında
Ute von Münchow Pohl’un yönettiği ve Jella Haase, Paul Pizzera, Michael Ostrowski ile Annette Frier’in seslendirdiği animasyon film Kahraman Cüceler: Görev Başında (Elfkins: Missione Gadget – Die Heinzels: Neue Mützen, Neue Mission), 13 Temmuz 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla BG Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Elfie bir gün Bo ile tanışır. Bo, çok yetenekli bir cücedir. Farklı bir topluluğun üyesi olan Bo’nun arkadaşları da kendisi kadar hiç alışılmadık yeteneklere sahiptir. Polis teşkilatında Lanski ve hırçın kedisi Polipette cüceleri yakalamaya kararlıdırlar. Elfie’nin Bo ile kurduğu dostluk, yıllardır ayrı olan iki topluluğu karşı karşıya getirir.
Turizm ve Sinema BIFF26’da Buluşuyor: Bodrum’un Tanıtımı İçin Yaşayan Set Operasyonu Başladı
02 – 07 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek BIFF Bodrum Uluslararası Film Festivali, sinemayı yalnızca izlenen bir sanat dalı olmaktan çıkararak, doğrudan deneyimlenen bir turizm ürününe dönüştüren yenilikçi bir projeyi hayata geçiriyor. Festival, incoming turizmi canlandırmaya yönelik bu özel modelle Bodrum’u uluslararası ölçekte yeni bir çekim merkezi olarak konumlandırmayı hedeflerken; festival kapsamında geliştirilen yaklaşımda film, destinasyon ve benzersiz deneyim bir arada yer alıyor. Bu yeni ve özgün yaklaşım sayesinde turizmin gözbebeği Bodrum, klasik tatil anlayışının ötesine geçerek kültür ve sanat odaklı yepyeni bir seyahat rotası olarak öne çıkıyor.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Şiva Behrouzfar, Meral Çatlı Rolünü Anlattı
Türk siyasi tarihinin en gizemli isimlerinden Abdullah Çatlı’nın hayatını konu alan ve merakla beklenen Çatlı filminde, Meral Çatlı’yı canlandıran yetenekli oyuncu Şiva Behrouzfar, çekim sürecine dair ilginç, çarpıcı ve duygusal açıklamalarda bulundu. Karakterinin politik bir figürün eşi olmasının ötesinde; “anne” ve “güçlü kadın” kimliğine ısrarla vurgu yaptı. Rolüne hazırlanırken yaşadığı korkuları, Meral Çatlı’yla kurduğu özel bağı ve setin son gününde döktüğü gözyaşlarını basınla ilk kez paylaştı.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Şiva Behrouzfar, Meral Çatlı Rolünü Anlattı yazısına devam et
Ferhan Baran Yazıyor: Ölmek, Uyumak Sadece / Hamnet
Stratford kayıtlarına göre 17. yüzyıl İngiltere’sinde ‘Hamnet’ ile ‘Hamlet’ aynı anlamda isimlermiş. Buradan, Chloé Zhao’nun büyük yankı uyandıran 8 dalda Oscar adayı yeni çalışması ‘Hamnet’in William Shakespeare’in ölümsüz yapıtı ile ilişkili olduğu hemen ortaya çıkıyor. Dahası, Maggie O’Farrell’in filme kaynaklık eden 2020 tarihli aynı adlı çok satan romanını İngiliz yazarın özel yaşamına ilişkin bir fantezi üzerine kurduğu biliniyor. Hikâye … Devamı…»
Görünmez Kaza
Cafer Penahi’nin yönettiği ve Vahid Mobasseri, Mariam Afshari, Ebrahim Azizi ile Hadis Pakbaten’in oynadığı Görünmez Kaza (It Was Just an Accident), 07 Mart 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Mubi tarafından vizyona çıkarılıyor.
Oto tamircisi olan Vahid, cezasını çekmiş olduğu hapishanede kendisine işkence yapmış olabilmesi ihimali olan adamla beklenmedik karşılaştığında, intikam almak amacıyla onu kaçırır. Ancak kaçırdığı Eghbal’ın kimliğine dair tek ipucu, protez bacağından çıkan kendine özgü gıcırtı sesidir. Bu yüzden Vahid, Eghbal’in kimliğini teyit etmek için hapisten yeni çıkmış mağdurlardan oluşan bir çevreye başvurur.
Dünya Bir Mayın Tarlası / Sırat
‘Sırat’ ya da özgün afişinde yazdığı üzere ‘Sirât’ çölün ortasında ‘rave’ müziğin hipnotize edici temposuyla sarmalanmış, nefes nefese temposuyla tüm duygulara hitap eden destansı bir kader yolculuğunun eşine kolay rastlanmayacak güncesini perdeye taşıyor.
Filmekimi günlerinde Kadıköy Sineması’nın engin perdesinde ilk kez izlediğimde sarsıldığım, 2025’in en iyileri listemde tartışmasız ilk sıraya yerleşen Oliver Laxe imzalı bu sarhoş edici deneyim, MUBI ile eş zamanlı olarak ve son derece yerinde bir kararla sinema salonlarında da izlenebiliyor.
Adını cennet ile cehennem arasındaki köprüden alan ‘Sırat’ çetin bir yol ayrımına gelmiş çağdaş dünyamızın distopik tasviridir. 3. Dünya Savaşı’nın gelip çattığı yakın bir gelecekte Fas’ın güneyindeki dağların çevrelediği derinliklere anfileri yerleştirenler, ‘rave’in aşkın tınılarıyla herşeyi unutmaya gelmiş kalabalığa istediklerini vermeye hazırdır. Kanyon vadisinde toplanılır ve müzik eşliğinde dans başlar. Gece boyu süren kendinden geçiş, bu bir nevi zikir hali sabahın ilk saatlerinde hızını kaybetmemiştir. Ta ki bir kıta asker gelip sesi susturuncaya kadar. Can güvenliği nedeniyle bölgeye giriş çıkış yasaklanmış olup, bütün AB vatandaşlarının araçlara bindirilerek sınıra doğru yönlendirilmeleri emredilmiştir.
Kalabalığın ortasında 5 aydır kayıp olan ‘rave’ tutkunu kızı Mar’ın izini süren endişeli Luis (Sergi López) ile oğlu Esteban’ın (Brúno Nuñez Arjona) kızı bulmadan ülkeyi terketmeye niyeti yoktur. Baba oğul üç arızalı adam ve iki kadından oluşan bir alt grubun peşine takılarak, Moritanya’nın güneyinde yapılacağı rivayet edilen bir başka ‘rave’ partisine katılmak üzere konvoydan ayrılırlar.
Askeri araçların girmediği sarp dağ yolları tehlikelerle doludur. Siviller kitleler halinde sınıra doğru ilerlerken, savaşın başladığı duyulur. Üç araçtan oluşan kaçak konvoy engebeli arazide sırat köprüsünden geçer gibi yol almayı sürdürür. Lakin esas tehlike, ‘ölüm kalım’ deneyiminin yaşanacağı mahşer anı henüz gelmemiştir.
Fransa doğumlu Galiçyalı yönetmen filmini ‘izleyiciyi ölmeden ölüme sürükleyen bir içsel yol’ olarak tanımlıyor. Spoiler vermemek için okuyucuya daha fazla bilgi sunamıyorum ancak hakkında fazla araştırmaya girmeden filmi izlemenizi ve mutlaka geniş perdede deneyimlemenizi öğütlerim. Ölüme dair, kedere dair Kangding Ray imzalı tekno ruhuyla havalanacağınız aşkın bir meditasyona, kıyametin gölgesinde soluksuz bir gerginlikle sınanacağınız şok edici bir başyapıta hazır olun.
(12 Şubat 2026)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com
45. İstanbul Film Festivali, Zurich Sigorta Grubu Türkiye Desteğiyle Metin Erksan’ın Başyapıtlarından Acı Hayat’ı Yeniden Gün Işığına Çıkarıyor
İstanbul Film Festivali, Zurich Sigorta Grubu Türkiye işbirliğiyle bu yıl da Türk sinemasının en önemli yapıtlarını restore ettirerek gün ışığına çıkarmaya ve bu klasiklerin yeni kopyalarını sinemamıza kazandırmaya devam ediyor. Sinemaseverler bu yıl, Metin Erksan’ın sinemaya aktardığı, Türkan Şoray, Nebahat Çehre, Ayhan Işık ve Ekrem Bora’nın başrollerini üstlendiği, 1962 yılı yapımı Acı Hayat’ı restore edilmiş kopyasından izleyebilecek. Sinemamızın en özgün yönetmen ve düşünürlerinden Metin Erksan’ın “Toplumsal Gerçekçi” evresinin en olgun meyvelerinden, Acı Hayat, kara sevdayı Erksan’ın derinlikli görüntü diliyle beyazperdeye taşıyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması’nda 11 Film
30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması 2026’nın seçkisi belli oldu. Beşi Almanya’dan, altısı Türkiye’den toplam onbir etkileyici Uzun metraj film, izleyiciyle buluşmaya hazırlanıyor. Yarışmadaki üç film Berlinale’den direk Nürnberg’e geliyor. Filmlerden biri uluslararası ilk gösterimini festivalde kutlayacak, beş film ise Almanya ilk gösterimini yapacak. Bu yılki seçkide, iki ülkenin sinemasındaki zengin çeşitliliği, cesur ve derinlikli hikâyeler anlatma cesaretini sevindirici bir şekilde ortaya koyuyor. Uzun filmler seçici kurulu En İyi Film, Büyük Jüri Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu olmak üzere dört ödül verecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
30. Türkiye Almanya Film Festivali Uzun Filmler Yarışması’nda 11 Film yazısına devam et
Korkut Akın Yazıyor: Bir Ritüeldir Yaşamak: Hamnet
Filmin hem çok ses getirmesinden hem de Oscar adayı, daha da önemlisi hemen herkesin ödül alacağından hemfikir olmasından dolayı Hamnet için bir farklı bakış gerekiyor. Birincisi, Shakespeare temeli nedeniyle, okumamış, izlememiş bile olsa bir fikir var herkesin kafasında; doğru ya da yanlış. Chloé Zhao, Maggie O’Farrell’ın romanından uyarladığı ve yazarla birlikte senaryo yazımına da katıldığı filmde doğal ışık ve … Devamı… »
Özgü Namal Dünya Starlarıyla Gümüş Ayı İçin Yarışacak Özgü Namal’ın Kadın Rakipleri Çok Güçlü!
Özgü Namal, yönetmenliğini İlker Çatak’ın yaptığı Sarı Zarflar filmiyle, 76. Berlin Film Festivali’nde, En İyi Oyuncu Performansı dalında dünyaca ünlü kadın, erkek aktörlerle rekabet edecek. Ana yarışmaya katılan filmlerin aktörleri ile Gümüş Ayı için yarışacak olan Özgü Namal’ın İstanbul’dan Berlin’e uzanan sinema yolculuğundaki kadın rakipleri arasında pek çok ödülün sahibi Juliette Binoche, iki Altın Küre sahibi Amy Adams ve Gümüş Ayı sahibi Sandra Hüller yer alıyor.
- Basın Bülteni
- Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Nusret Şen
1961 yılında Amasya / Gümüşhacıköy ilçesinde gözlerini dünyaya açan yazar, ilkokul ve ortaokul eğitimini ilçede tamamladıktan sonra Askeri okulu kazanmıştır. Askeri görevini üstlendiği yıllarda Tevfik Gelenbe Tiyatrosu’nda oyunculuk eğitimi almış ve çeşitli tiyatrolarda görev yapmıştır. Daha sonra sırasıyla Eskişehir Halkla İlişkiler ve İTÜ Sinema – TV Bölümü’nü bitirmiştir. Yıllar içerisinde Bebek isimli şiiri ile Türkiye birinciliği kazanmıştır. Kuzey Deniz Saha Komutanlığı ve Gölcük Tersanesi marşlarını yazıp bestelemiştir. Onlarca senaryoya imza atan yazar 2015 yılında ortakoltuk.com film eleştiri ve yorumları sitesini kurmuştur. Aktif olarak yazarlığa devam eden Nusret Şen evli ve iki çocuk babasıdır.


