Benzersiz

Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri):

Cinemaximum Nişantaşı City’s Sineması’nda gecikmeli olarak “Wonder Woman”ı izledim dönüyorum. Rumeli Caddesi ile Cumhuriyet Caddesi’nin kesiştiği noktadaki yaya geçidine yaklaştım. Tam metronun havalandırma mazgalı üzerinden geçerken birden alt tarafımdan güçlü bir üfürme geldi. Ayağımdaki kısa pantolonumun paçaları o kadar kıvrıldı ki muhteşem baldırlarım ortaya çıktı diyeyim de siz anlayın. Nereden geldi bu üfleme diye dönüp baktığımda bir genç kız da uçuşan eteklerini tutmaya çalışıyordu. Yenikapı – Hacıosman metrosunun bu havalandırma mazgallarından benim bildiğim üç tanesi Ergenekon Caddesi ve Rumeli Caddesi’nin Cumhuriyet Caddesi ile kesiştiği noktalarda ve Cevahir AVM – Mecidiyeköy meydanı arasında yer alıyor. Bu vesile ile bendenize birden ilham geldi ve yayalar için yeni bir trafik levhası icat ettim. Büyükşehir Belediyesi’ne duyurayım: Marilyn Monroe’nun havalandırma mazgalı üzerinde uçuşan eteğini tuttuğu fotoğrafı hemen hemen bütün sinemaseverlerin malumudur. Büyükşehir Belediyesi, güzellik, estetik, zarafet, sanat, ahenk, asalet içeren bu fotoğrafı üçgen prizma şeklinde bir pano yapıp bahsettiğim mazgalların ortasına yerleştirmeli ve bayanların tedirginliğini önlemeli. (15 Temmuz 2017)

Sinema salonlarında perde büyüklüğünü fazla abartmamalı. Önce Nişantaşı City’s Sineması’nın 5 no.lu salonunda reklamlar, fragmanlar ve “Wonder Woman”ı izledim. Ertesi gün İstinyepark Sineması’nın IMAX salonunda yine aynı reklamlar ve fragmanlar sonrasında “Örümcek Adam: Eve Dönüş”ü izledim. Reklamlar ve fragmanlar aynı olduğu için gayriihtiyari bir önceki izleme ile karşılaştırdım City’s’deki görüntüler daha cazip geldi. Sonraki gün City’s’in, IMAX perdesinin 4’te 1’i kadar olan 6 no.lu salonunun perdesinde “İstisna”yı izlediğimde aynı reklam ve fragmanlar 3. kez perdeye yansıyınca bu kanaatimi kamuoyuyla paylaşayım dedim. Bu arada Türk Hava Yolları’nın film fragmanı şeklinde yaptırdığı “Puket: Destination 300” adlı reklam filmini de çok beğendiğimi belirteyim. (18 Temmuz 2017)

Haftalık bir dergideki sayfamda 3 adet vizyon filmi tanıtabiliyorum. Hemen her hafta 3’ten fazla film vizyona girdiği için bundan böyle hangi filmlere yer vereceğimi belirlemek için 3 tercih sundum kendime.
1- Görsel ve bültenleri tüm medyaya gönderilen filmler.
2- Görsel ve bültenleri gönderilmeyen, sağdan, soldan, oradan, buradan edindiğimiz filmler.
3- Görsel ve bültenleri tüm medyaya, reklamları seçilmiş medyaya gönderilen filmler.
Bütün filmlere yer verme imkânım olsa hepsine yer vereceğim de, dediğim gibi sadece 3 tanesine yer vermem gerekiyor. Kendimce rastgele seçiyorum desem de inanmayın. (19 Temmuz 2017)

Sinemayla ilgilenen kendi halinde bir basın mensubuyum; 54. Uluslararası Antalya Film Festivali basın toplantısına katılanlarının % 80’ini tanımıyorum. Sanıyorum bende bir terslik var. (20 Nisan 2017)

Kurtuluş – Ergenekon Caddesi’ndeki Üçler Market’ten birkaç ay önce 1 kg.lık toz şeker bulamayınca 3 kg.lık toz şeker almak zorunda kalmıştım. Bugün de 500 gramlık ayçekirdeği bulamayınca 90 gramlık ayçekirdeği almak zorunda kaldım. Bu zorlama belki haklı bir stok eritme taktiği ama seçme hakkı elinden alınan müşterinin gözünde marketin prestijnin eridiğini de düşünmek lazım. (20 Temmuz 2017)

Malûm şu kullandığımız bilgisayar denilen alet hayatımıza girdiğinden bu yana birçok işimizde fevkalade faydalı oluyor. Bu faydalardan birisi de sinema filmlerimizin restorasyonu. Benim bildiğim yerli filmlerimizin restorasyonu iki firma, Vipsaş ve Fanatik Video tarafından yapılıyor. En son sinemamızın medar-ı iftiharı “Anayurt Oteli”nin restorasyonu Fanatik Video’da çalışan Ümit Zafer adlı arkadaşımız tarafından yapıldı ve film özel bir gala ile sinemaseverlere sunuldu. Bu arkadaşımız Pinema Film’de yetişmiş, sinemanın kadri bilinmeyen cefakâr ve vefakârlarından ve kameraarkası arkasının işini titizlikle yapan nadir elemanlarındandır. Restorasyonda tek bir noktayı bile ihmal etmez. “Anayurt Oteli”nin sanatsal değeri bir tarafa, galada seyreden hemen herkes filmin mükemmel bir şekilde restore edildiği konusunda hemfikirdi. Tam burada, sinema filmleri için yeni bir jenerik türü icat ettiğimi kamuya duyururum. Bu restorasyonlarda çalışan ve katkıda bulunan makine, firma ve kişilerin adları da orijinaline zarar vermeden filmin en sonuna ek bir jenerik olarak yazılmalıdır ki 100 – 200 – vb. yıl sonra seyredenler filmlerin kurtarıcı kahramanlarını minnetle ansınlar. (21 Temmuz 2017)

15 Eylül’de vizyona girecek olan “Benzersiz” filminin bir benzersizliğini de bendeniz keşfettim. Filmlerin gösterim tarihlerini genelde dağıtım şirketleri belirler. “Benzersiz”in basına gönderilen son afişinde yapımcı firmanın adı olmadığı gibi dağıtımcı firmanın da adı yok. Vizyon tarihleri o kadar değişken ki Cemal Hünal’ın başrolünde oynadığı filmin 15 Eylül’de vizyona gireceğine inansam mı, inanmasam mı, karar veremedim. (21 Temmuz 2017)

Yaz mevsiminin rehavetinden olsa gerek son haftalarda vizyona giren bazı filmlere basın gösterimi yapılmıyor. Meseleye iyi tarafından bakarsak gösterim yapılmaması, bir bakıma basın için de iyi oluyor. Misalen, bildiğim kadarıyla bugün (21 Temmuz Cuma) vizyona giren 9 yeni filmin 4’üne basın gösterimi yapılmadı. Eleştirmen arkadaşlarımız 9 filme kafa yoracağına 5 tanesi ile haşır neşir olacaklarından rahatladılar. Keza gösterim yapmayan firmalardan gelecek “Ablabi bizim filme dokundurmamışsın, yer vermemişsin, kaaleye (!) almamışsın, keşke bahsetseydin, bahsetmenin iyisi kötüsü olmaz.” vs. vs. şeklindeki muhtemel sitemlerine muhatap olmaktan da kurtulmuş oldular. O gösterimlerde geçecek -nereden baksan- 8 saatlerinde sosyal hayata duhul eylediler. (21 Temmuz 2017)

4-5 gündür, her gün, sokak poğaçacımızdan poğaça alıyorum. Bugün, az önce, “Sende abone sistemi yok mu?” diye lâf attım. Kafasını kaldırıp 5. kattaki penceremize doğru baktı, baktı, anlamadı. Ben de baktım boynu ağrıyacak, “Her gün alıyoruz ya; bize 75 kuruştan vermen lazım.” Hiç tınmadı, “Yok abi, aynı.” dedi. Dediğim şakaydı zaten, indirdim sepeti, aldım 2 tane poğaçayı 2 Atatürk portreli TL.ye. Yedim birini. (21 Temmuz 2017)

(14 Eylül 2017)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir