Tutku Oyunu

François Ozon’un yönettiği ve Marine Vacth, Jeremie Renier, Jacqueline Bisset ile Myriam Boyer’in oynadığı Tutku Oyunu (L’Amant Double – The Double Lover), 08 Eylül 2017’de Başka Sinema dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Kırılgan bir genç kadın olan Chloé uzun süredir depresyondadır. Sorunlarının üstesinden gelmek için gittiği psikyatristi Paul’a kısa süre içinde aşık olur. Aylar sonra birlikte yaşamaya başlayan ikilinin oldukça sağlıklı görünen ilişkileri, Chloe’nin, sevgilisinin gerçek kimliğine dair ondan bir şeyler sakladığını keşfetmesiyle gerilimli ve tedirgin bir hal alır ve çift arasında bir köşe kapmaca başlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Barry Seal: Kaçakçı -American Made-

“Devlet için kurşun atan da, kurşun yiyen de şereflidir” demişti, zamanın Başbakanı. Gündem yaratan bu cümle, sadece bizim ülkemiz için değil, tüm dünya devletlerinde geçerliymiş meğer. Sonrasında yok edilmelerine ve katil olmalarına karşın, hâlâ övgüyle anılmalarını göz ardı etmemeliyiz.

Gizli görevdekiler…

Tom Cruise’un canlandırdığı Barry Seal, muhtemelen 1980’ler Amerika’sının en zenginlerinden biri: Kaçakçı ve muhbir, vatansever de aynı zamanda. Bir anlamda nevi şahsına münhasır bir pilot. 1975’te, uçtuğu ülkelerden getirebildiği ufak tefek kaçak mallar nedeniyle CIA’nın çengel attığı, iyi bir aile babası. CIA aynı zamanda, “yürü ya kulum” fırsatını da veriyor bu pilota. Herkesi, buna eşi de dahil, parmağında oynatıyor, deyim yerindeyse.

CIA için bilgi toplayıp fotoğraf çekerken, boş gidip gelmektense uyuşturucu ve alkol taşımaya da başlıyor… Giderek silah kaçakçısı oluyor.

İyi bir aile babası demiştik ya, eşiyle çocuklarına karşı müşfik ve duyarlı. Ama o kadar. Aklına eseni aklına estiği gibi yaparken hem kanun hem kaçakçılar hem de devlet görevlileri tarafından korunuyor. Barry Seal’ı sevmeyen yok yani…

Başarı hikâyesi…

İzlerken bile insanı tedirgin edecek kadar karanlık adamlarla o kadar rahat konuşabilen gözü pek biri Seal. Basit bir fırsatçının, sıradan bir kaçakçının, sokaktaki uyuşturucu hatta silah satıcısının aklından bile geçirmekten ürkeceği her şeyi yapıyor. Bazen şansı yaver gidiyor, bazen de ‘dostlar’ı kurtarıyor. Devlet, tabii ki, işi bittikten sonra tanımıyor, kural olarak.

Hemen her ülkede yaşanmış, benzer olaylar vardır muhakkak, çünkü devletler kendi çıkarlarının peşinde insanların canını hiçe sayar. Bizim ülkemizde de benzer çok olay yaşandı, basına yansıyan. Birçoğu gözlerden saklansa da ortaya çıkanlar yeterli her şeyi anlamaya… Girişte Tansu Çiller’in, belleklerde yer eden sözü tek örnek değil.

Film olarak…

Barry Seal, dönemini iyi yansıtan mekânları, kostümleri ve televizyon görüntüleriyle hareketli, izlenmesi rahat, bir o kadar da karşılaştırma olanağı (Taliban, Usame Bin Ladin, IŞİD vb.) vermesiyle başarılı bir film. Sadece devlet kurumlarının uyuşturucu kaçakçılarıyla iç içe olması, birbirlerini kayırmaları bile yeterli bir mesaj bana sorarsanız. Hayatın her anında, her alanında abluka altındayız aslında. Çok dikkatli olmalıyız. Her kanun dışına çıkan görevli, Seal gibi har vurup harman savurmayabilir. Komplo teorisi olarak almayın ama mahalle kavgaları bile bağlantılı bunlarla bir şekilde…

Barry Seal: Kaçakçı –American Made- Yönetmen Doug Liman, oyuncular Tom Cruise, Domhnall Gleeson, Sarah Wright, E. Roger Mitchell… 8 Eylül’den itibaren gösterimde…

(07 Eylül 2017)

Korkut Akın

Adana Film Festivali’nde Bir Venedik Festivali Filmi Türkiye Prömiyeri

Arjantin sinemasının değerli yönetmeni Lucrecia Martel’in son filmi olan Zama’nın Türkiye prömiyeri, 2017 Venedik Film Festivali’nde 31 Ağustos 2017 tarihinde yapılan dünya prömiyerinden 1 ay sonra Adana Film Festivali’nde yapılacak. Antonio di Benedetto’nun ünlü romanından uyarlanan film, Güney Amerika’da yaşayan bir İspanyol subayın haydutların arasında düşmesinin gizemli öyküsünü beyazperdeye getiriyor.

Adana Film Festivali’nde Bir Venedik Festivali Filmi Türkiye Prömiyeri yazısına devam et

Joaquin Phoenix’in Başrolünü Oynadığı You Were Never Really Here’ın Türkiye Prömiyeri Adana Film Festivali’nde Yapılacak

2017 Cannes Film Festivali’nden En İyi Senaryo ve Erkek Oyuncu ödülleriyle dönen Lynne Ramsay ile Joaquin Phoenix’i bir araya getiren You Were Never Really Here’in Türkiye prömiyeri 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde gerçekleşecek. İngiliz sinemasının son 20 yılına damgasını vuran yönetmen Lynne Ramsay’nin 4. filmi You Were Never Really Here bir tetikçinin psikolojik dünyasını, yüksek gerilim dozuyla sersemletici bir şekilde beyazperdeye yansıtıyor.

Yaşar Kemal Efsanesi, Adana Film Festivali’nde Dünya Prömiyerini Yapıyor

Yaşar Kemal hakkında ilk uzun metraj biyografik film, Yaşar Kemal Efsanesi, 24. Adana Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapıyor. Yaşar Kemal’le dostluğu uzun yıllara dayanan oyuncu ve yönetmen Aydın Orak’ın çektiği filmde büyük yazar Yaşar Kemal’in doğumundan ölümüne tüm hayatı, kendi ağzından ve dostlarının anlatımlarıyla aktarılıyor. Yaşar Kemal’in daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış arşiv görüntülerinden, ses kayıtlarından ve binlerce sayfalık dokümandan yararlanıldı. Ara Güler, Arif Keskiner, Zülfü Livaneli, Orhan Pamuk, Aziz Nesin, Türkan Şoray ve Atıf Yılmaz gibi yazarın yakın dostları filmde anlatımlarıyla yer alıyor.

Ejderin Doğuşu

George Nolfi’nin yönettiği ve Philip Ng, Billy Magnussen, Yu Xia ile Hai Yu’nun oynadığı Ejderin Doğuşu (Birth of the Dragon), 08 Eylül 2017’de Bir Film dağıtımıyla Fabula Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Efsaneye dönüşen bir dövüş, Bruce Lee’ye dönüşen bir efsane. 1964’te San Francisco’da Bruce Lee ile Kung Fu ustası Wong Jack Man arasında tarihin en büyük meydan okuması olarak nitelenen bir mücadele gerçekleşti. Sadece bir düzine insanın tanıklık etme şansı yakaladığı, hakemsiz ve kuralsız bu karşılaşmada kazananın kim olduğu hâlâ tartışılıyor. Film, Bruce Lee’nin kariyerini değiştiren bu sürecin perde arkasını anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Sadi Bey’in Viraneleri

Seyyah olup şu alemi gezerken, sağda, solda, kırda, bayırda, köyde, şehirde gördüğümüz, terkedilmiş, yıkılmış, çökmüş binalar nedense sadibey.com’u tarif edilmez kederlere gark eder. İsmi lâzım değil sitenin müellifi yeni bir köşe icat etti ve adını Sadi Bey’in Viraneleri koydu. Yeni eklenen viraneleri:
Mimar Sinan Caddesi, Ortahisar, Trabzon;
Şehit Üsteğmen Songur Caddesi, Girne, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti;
Demirciler Caddesi, Altındağ, Ankara;
Cumhuriyet Caddesi, Keban, Elazığ.

Ahmet Çetin’i Kaybettik

Senarist ve oyuncu Ahmet Çetin, geçirdiği kalp krizi sonucu 30 Ağustos 2017 Çarşamba günü (bugün) hayatını kaybetti. Çetin, 2010 yılı yapımı Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi adlı filmin senaryosunu yazdı. Mehmet Tanrısever’in yönettiği ve Mürşit Ağa Bağ, Tarık Tanrısever, Engin Yüksel ile Mesut Çakarlı’nın oynadığı Hür Adam filmi yazdığı kitaplar ve yetiştirdiği talebelerle 80 seneyi aşkın süredir Türkiye’den başlayarak dünyayı etkileyen Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatından çeşitli dönemlerinden kesitler taşıyor. Ahmet Çetin ayrıca Aşk Yarışı, Dağların Oğlu ve Nefrin adlı filmlerde rol aldı. Merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

1. AFSAD Kısa Film Yarışması

AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) bu yıl ilk kez Kısa Film Yarışması düzenliyor. Kısa Film Seminerleri ile sanata ve sinemaya katkı veren AFSAD, Kısa Film Yarışması ile 01 Ocak 2016 tarihinden itibaren Türkiye’de üretilen kısa filmleri jüri üyeleri önüne çıkaracak. Kısa film yapımını teşvik etmek, gelişmesini ve yaygınlaşmasını sağlamak, gösterimlerini yaparak seyirci ile buluşturmak gibi amaçlarla yola çıkan ve konu sınırlaması olmayan yarışmanın başvuruları 01 Eylül – 01 Aralık 2017 tarihleri arasında yapılacak. Gelecek yıllarda da devam etmesi amaçlanan yarışmaya kısa film yapımcılarının katılımı bekleniyor.

1. AFSAD Kısa Film Yarışması yazısına devam et

Yanımda Kal

M. Uğur Yağcıoğlu’nun yönettiği ve Çağlar Ertuğrul, Meriç Aral, Murat Aygen ile Nilay Duru’nun oynadığı Yanımda Kal, 21 Aralık 2018’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Lucky Red Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Emir, otuzlu yaşlarda yakışıklı, zengin, çok başarılı bir işadamdır. Bir işçi ailesinin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir ve kendini çalışmaya adamıştır. Annesi de dahil hayatında kalan her şeyi geri plana atarak gece gündüz çalışmaktadır. Türkiye’nin en önemli yatırım bankalarından birinde yatırım danışmanı olarak çalışmaktadır. Bir gece, Emir’in hayatı dünyanın en kötü sokak şarkıcısı Zeynep ile karşılaşmasıyla değişir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Yanımda Kal yazısına devam et

Bir Eve Dönüş Hikayesinden Bir Distopyaya Dönüşen Körfez’den İlk Teaser Yayında

Emre Yeksan’ın ilk uzun metrajlı filmi, 04 Eylül’de 32. Venedik Uluslararası Film Eleştirmenleri Haftası’nda (Venice International Film Critics’ Week) dünya prömiyerini yapacak. Film aynı zamanda Geleceğin Aslanı Ödülü adayları arasında yer alıyor. Körfez, şehri yaşanamaz hale getiren bir çevre felaketi üzerinden güncel politikalara incelikli ve mizahi bir tarzla bakıyor. Film çok yakında Başka Sinema dağıtımıyla gösterime girecek.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Yeni Film Fonu Belgeselleri Desteklemeye Devam Ediyor

Eşitlik, özgürlük ve barış hayaliyle 2015 yılında yola çıkan Yeni Film Fonu, değişime yol açan belgeselleri desteklemeye devam ediyor. Fon, uzun ve orta metraj belgesel filmlere, proje geliştirmede 5.000 TL.ye kadar, prodüksiyonda 15.000 TL – 30.000 TL arasında, post-prodüksiyonda 10.000 TL – 30.000 TL arasında ve Atlas post-prodüksiyon desteği verilecek. Kısa metraj belgesel filmlere prodüksiyonda 10.000 TL – 15.000 TL arasında, post-prodüksiyonda 5.000 TL – 15.000 TL arasında ve Atlas post-prodüksiyon desteği verilecek. Yeni Film Fonu 2017 yılı jürisinde Murat Özyaşar, Pelin Esmer, Tanıl Bora, Yonca Ertürk ve Zeynep Dadak gibi isimler yer alıyor.

Yeni Film Fonu Belgeselleri Desteklemeye Devam Ediyor yazısına devam et

Damat Takımı

Doğa Can Anafarta’nın yönettiği ve Furkan Andıç, Özgürcan Çevik, Pelin Akil ile Açelya Topaloğlu’nun oynadığı Damat Takımı, 20 Ekim 2017’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Asteros Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Yiğit, Ömer, Serdar, Onat ve Can çocukluk arkadaşı 5 gençtir. Yiğit’in evlenme kararı ile grup üyeleri gençlik dönemlerinin bittiğini düşünürler. Yiğit’in bekarlığına veda olarak lise anılarını beş gün içinde tekrar yaşamaya karar verirler. Bu arada, aşk hayatları berbat olan grup, lisedeki can düşmanları Besim’le düğüne sevgilileriyle geleceklerine dair iddiaya girerler. Bu beş gün içinde kendilerine mutlaka birer kız arkadaş bulmak zorundadırlar.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman

Damat Takımı yazısına devam et

Anmoment

Türk tiyatrosunun önemli oyun yazarı ve yönetmeni Özen Yula’nın 20. İKSV İstanbul Tiyatro Festivali için hazırladığı ustalık eseri Ân festival kapsamında sadece altı gösterimle sınırlı kalamayacak bir çalışmaydı. Oyuncu kökenli genç yönetmen Süleyman Arda Eminçe bu önemli çalışmanın kalıcı ve faydalı bir örnek olabilmesi ve konservatuar eğitimi alan her öğrencinin bir oyunun nasıl ortaya çıkarıldığını bütün evreleri ile öğrenebilmesi için bu eseri seyirci karşısına çıkardı. Ânmoment, ânın ötesine geçerek zamansız bir tecrübeye dönüşüyor. Eser, bir yönetmenin yaratılış mitindeki tanrı gibi yedi evrede kurduğu bir dünyayı ve bu dünyanın karakterlerinin ortaya çıkışını anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb

Anmoment yazısına devam et

In The Fade Türkiye Prömiyeri Adana’da

24. Uluslararası Adana Film Festivali, yeni ve zengin içeriğiyle, sinema sanatına katkı sağlamak üzere, 25 Eylül – 01 Ekim 2017 tarihleri arasında hayata geçiriliyor. 5 ana kategoride Altın Koza Ödülleri’nin dağıtılacağı festivalin içeriği her geçen gün zenginleşiyor. Almanya’da yaşayan ünlü Türk yönetmen Fatih Akın’ın yönettiği, ünlü oyuncu Diane Kruger’e En İyi Kadın Oyuncu ödülünü getiren, Almanya’nın Oscar adayı Aus Dem Nichts’in (In The Fade) Türkiye prömiyeri Adana Film Festivali’nde yapılacak. Fatih Akın, 58. Cannes Film Festivali’nde Emir Kusturica’nın başkanlığını yaptığı jüride yer alarak çok önemli bir başarıya imza atmıştı.

Bölük

Aytaç Ağırlar’ın yönettiği ve Kaan Yıldırım, Hakan Kurtaş, Alina Boz ile Aykut Akdere’nin oynadığı Bölük, 20 Ekim 2017’de UIP Filmcilik dağıtımıyla TAFF Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, yönetmen Aytaç Ağırlar’ın, “hayatımın mihenk taşı” dediği askerlik görevinde kendi yaşadıklarını ve başına gelenleri 3 farklı karakter üzerinden anlatıyor. Adeta bir Türkiye yansıması olan film, yüreklerindeki aşkla birlikte vatan aşkıyla kışlaya koşan bölükteki askerlere odaklanıyor. Erdal, Murat ve Mülayim adlı asker karakterlerin birçok özellikleri ve hikâyede başlarına gelenler, bizzat yönetmenin yaşadığı  askerlik anılarından yansıyanlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Bölük yazısına devam et

Muradın Türküsü

Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri):

Uğursuz Temmuz ayı, iki Hakan’ımızı, Fikret Hakan ve Hakan Balamir’i (Fikret Hakan Balamir) elimizden aldı. Yıllar önce Kemal Sunal’ın vefat ettiği Temmuz ayında geçen yıl Leyla Sayar, 2015’te de Pervin Par aramızdan ayrılmıştı. Bir zamanlar hepsi sinemamızın gözde başrol oyuncuları olan sanatçılarımıza rahmet diliyoruz. Mekanları cennet olsun. (11 Temmuz 2017)

Tamam, Türkçeye ve dil bilgisi kurallarına uyacağız ama afişte “Muradın Türküsü” yazıyorsa o filmi “Murat’ın Türküsü” olarak anamayız. Olmaz. Keza “Yumurcak’ın Tatlı Rüyaları” diyemeyiz, çünkü afişte “Yumurcağın Tatlı Rüyaları” yazıyor. (11 Temmuz 2017)

Sayı o kadar önemli değil. Şuraya yazdığınız bir yazıya sevdiğiniz bir kişi beğeni koysa yüzünüzde güler açıyor. Bakın ne diyorum: Tanımadığınız bilmediğiniz yüzlerce, binlerce kişi yerine tek bir sevdiğiniz. Ne kadar kalabalık. (12 Temmuz 2017)

Bazen sinema sanatçıları ve genellikle şöhretleri sönmeye yüz tutmuş oyuncular için “Şarkıcılık da yapmıştı” diye bir ifade kullanılır. Bendeniz bu ifadede hep bir küçümseme varmış gibi algılarım. Yapar kardeşim, ne var bunda? Sen bütün ömrünce aynı işi mi yaptın, hiç başka işlerden ekmek kazanmadın mı? Misalen bendeniz kamulaştırma ve harita teknisyenliğinde 25 sene oramı buramı çürüttükten sonra emekli oldum. Aradaki boşluklarda pazarda parfüm de sattım, pastane mutfağında bulaşık da yıkadım. Şimdi de görüldüğü gibi sinema konusunda ahkâm kesiyorum. Kestiğim ahkâmlar bir tarafa, ciddiye bile alınıp bu konuda söz hakkı olduğumu bile kabul ediyorlar. Büyük konuşma ve kimseyi kınama E mi? E? (12 Temmuz 2017)

Netekim teknoloji de olsa, bilgisayar da olsa bazen kafası karışabiliyor. Word programına “pastahane” yazdım, kırmızı çizgiyle altını çizdi, “pastane” diye düzelttim, kırmızı çizgiyi kaldırdı. Döndüm facebook’a “pastane” yazdım, kırmızı çizgiyle altını çizdi, “pastahane” diye düzelttim, kırmızı çizgiyi kaldırdı. Bendeniz bir daha döndüm word’deki “pastane”yi yeniden “pastahane” yaptım. Herhalde bir daha bir paragraflık yazı içinde bu kadar çok “pasta” kelimesi geçeceğini tarih yazmaz. Nasıl derler “Aralarında çok da mübayenet yok efendim”. (“Uyuşmazlık” akıllım, “uyuşmazlık”. Eski Türkiye’ye methiyeler düzüyorsak da o kadar eskiye değil.) (12 Temmuz 2017)

Guillaume Canet’in yönettiği ve başrolünü Marion Cotillard ile paylaştığı “Rock’n Roll” 21 Temmuz’da vizyona giriyor. Filmde bizim kuşağın ilâh şarkıcılarından Johnny Hallyday da rol alıyor. Ki bu sanatçının soyadını hep -Hollywood kelimesinin etkisiyle olsa gerek- Johnny Hollyday olarak bilirdim oysa Hallyday imiş. Geç öğrensek de bilgi bilgidir, aklımın bir köşesine yazdım. “Rock’n Roll” filmi nedeniyle notlarımı karıştırdığımda son 10 senemizde adında “Rockn Roll” bulunan 2 filme daha rastlıyoruz. İlginç olan her iki filmin de 2009 yılı Şubat – Mart aylarında sinemalarda gösterime gireceği önce duyurulmuş, sonra vaz geçilmiş. Bu filmler Guy Ritchie’nin yönettiği ve başrolünde “300 Spartalı”nın yakışıklısı Gerard Butler’ın oynadığı “RocknRolla” ve Richard Curtis’in yönettiği “Rock’n Roll Teknesi” (The Boat That Rocket). Afişine baktığımda “Cazcı Kardeşler”in farklı bir varyasyonu sandığım “Rock’n Roll Teknesi”nin başrolünde oynayan oyuncuların hemen hepsi de, Philip Seymour Hoffman, Bill Nighy, Rhys Ifans ve Nick Frost kadri bilinmemiş özel oyuncular. Bu filmlerin sinemalarımıza uğramaması hakikaten kayıp olmuş. Büyük perdenin tadı başkadır. (“Sinemanın tadı başkadır” cümlesinden uyarlama.) (13 Temmuz 2017)

Filmlerini de, oyunculuğunu da severim fakat o gün bugündür ne zaman adı geçse elimde değil o sahne gözümün önüne geliyor: Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin birisinin açılış gecesi, Büyükşehir Belediye Başkanı rahmetli Hikmet Şahin’den sonra sahneye çıktı, doğrudan başkanı muhatap alarak ve azarlayarak “Bu ne saygısızlık, sanatçıların ve sanatseverlerin karşısına gravat takmadan çıkmışsınız.” mealinde sözler söyledi. Rahmetli Hikmet Şahin hiç menfi tepki vermedi, konuşma sonrasında hafifçe tebessüm etti ve alkışladı. Dileğim cennette buluşurlar; Allah her ikisine de rahmet eylesin. (14 Temmuz 2017)

Eski adıyla “nüfus cüzdanımı”, yeni adıyla “kimlik kartı”mı aldım. Vatana, millete, sektöre, mektöre hayırlı olsun. Üzerindeki en önemli ayrıntı, devletin son kullanım tarihimi 28 Mayıs 2027 olarak belirlemesi. Neye göre belirledi bilemiyorum. O tarihe kadar ne yaparsanız yaptınız, ondan sonra bendenizi arayın ki bulasınız. Kartla birlikte verilen “Bilmeniz Gerekenler” listesinde “Bilgilerinizde yanlışlık varsa…” diye bir ifade var. “Daha fazla yaşamak istiyorum” deyip son geçerlilik tarihine itiraz mı etsem, ne yapsam, bilemiyorum. (15 Temmuz 2017)

“Dünkerk Kahramanları” adlı yabancı film 1964 yılında vizyona girmiş. O zaman filmi görmedim. Daha sonra, muhtemelen 70’li yıllarda, 20’li yaşlarımda seyrettiğimi hatırlıyorum. O yıllarda filmler sinemalarda şimdiki gibi 2-3 ayda tüketilip, büyük perdede seyredilme imkanı yok olmaz, 2-3 veya 5-6 sene sonra dahi yazlık sinemalarda veya kışlık sinemaların düzenlediği “Kahramanlık Filmleri Haftası”, “Müzikal Filmler Haftası”, “Kovboy Filmleri Haftası” gibi düzenlemelerle gösterilirdi ve bizler vizyonda göremesek de kaçırdığımız filmi bir gün, bir vesileyle sinemada izleyebileceğimizi bilirdik. “Dünkerk Kahramanları”nı öyle bir zamanda izlemiş olabilirim. Bu yabancı filmin kısmi adı ve ünlü çıkartma hafızamda hep “Dünkerk” olarak kalmıştır ve önümüzdeki hafta vizyona girecek olan filme “Dunkırk” olarak verilen Türkçe ismi ilk duyduğumdan beri yadırgarım. Keşke sinema salonlarında gösterilen filmlere isim konulurken bu sinemasal hafızanın da sürmesine dikkat edilse. Misalen “Kutsal Hazine Avcıları”nın yeniden çevirimi 40 yıl sonra ülkemize geldiğinde “İlahi Define Bulucuları” adıyla gösterilmese ve yine 40 yıl önceki adıyla gösterilse. Türkçe film adı konulmasında hafıza bağı sürse. Uzun sürdü ama sanıyorum anlatabildim. En azından ben anladım. Ne demiş tasavvuf ehli: “Beni bir kişi dahi anlasa yeter.” Yeter. (15 Temmuz 2017)

(04 Eylül 2017)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Elene, Montreal Film Festivali’nde

Karadeniz’deki çay tarlalarında çalışan göçmen bir genç kadının yaşadıklarını konu alan Elene adlı kısa film 24 Ağustos – 04 Eylül 2017 tarihleri arasında düzenlenen 41. Montreal Film Festivali’nin kısa film yarışmasında yer alıyor. Yönetmenliğini Sezen Kayhan’ın, yapımcılığını ise Leyla Bekar’ın üstlendiği film, 02 Eylül’de izleyiciyle buluşacak. Filmin başrollerini Mariam Buturishvili, Canan Kızılay ve Maya Pachuashvili paylaşıyor.

Çağdaş Rusya’nın Görsel Tanığı Andrey Zvyagintsev Filmleri Malatya’da

Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından 09 – 16 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 7. Malatya Uluslararası Film Festivali, iktidar kavramı ve insan ilişkilerine odaklanan filmleriyle festivallerde ödüle doymayan, Andrey Zvyagintsev’i sinemaseverlerle buluşturacak. Ülkesi Rusya’nın güçlü sinema geleneğini 2000’li yıllara taşıyan ve dünyada bir kez daha şahlanışına genç kuşağın temsilcisi olarak öncülük eden Andrey Zvyagintsev’in beş film, Dönüş (Vozvrashcheniye – The Return), Elena, Sürgün (Izgnanie – The Banishment), Leviathan ve 2017 Cannes Film Festivali Jüri Ödüllü son filmi Sevgisiz (Nelyubov- Loveless) Malatya’da gösterilecek.

Çağdaş Rusya’nın Görsel Tanığı Andrey Zvyagintsev Filmleri Malatya’da yazısına devam et