2012 – 2013 Yılı Festival Değerlendirmesi

Türkiye’de 2012 ve 2013 yıllarında yapılan film festivalleri veya yarışmalar çerçevesinde belgesel, kısa film ve animasyon yarışmalarında 2012 ve 2013 yapımı filmlerin aldığı ödüller kameraarkasi.org linkindeki dosyada sıralandı. Hayri Çölaşan tarafından hazırlanan bu araştırma http://www.kameraarkasi.org sitesinde yer alan veri tabanı çalışmasından çıkan sonuçtur. Bittiğinde kitaba dönüşecek proje ülkemizde kısa film ve belgesel alanında yazılacak birçok kitabın istatistikî bilgilerinin kaynağı olacak. Yurtdışında kazanılan başarılar bu listeye alınmadı veya yönetmen tarafından gönderilen bilgiler eklendi.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • 2012 – 2013 Yılı Festival Değerlendirmesi yazısına devam et

    Gencecik Bir Gündüz Güzeli

    Fransız sinemasının verimli yönetmenlerinden François Ozon’un kısa filmleri ve ilk dönem uzun metrajları ergenlik dönemi üzerine parlak gözlemlerle doludur. Bu yıl içinde bizde de vizyona giren son dönem yapıtlarından ‘Evde / Dans La Maison’da (2012) iki genç erkek oyuncu ile çalışan Ozon, ilk kez 66. Cannes Film Festivali’nin yarışmalı seçkisinde yer almış ve bu haftadan itibaren ‘Başka Sinema’ programında izleyici karşısına çıkan son filmi ‘Genç ve Güzel / Jeune & Jolie’de bu kez 17 yaşındaki Isabelle üzerinden günümüz gençliğine ve kırılgan büyüme dönemine bakmak istemiş.

    Hali vakti yerinde hoşgörülü Parisli burjuva ailenin kızı Isabelle’in kendi özgür kararıyla fahişeliğe başlaması öncelikle Luis Bunuel’in ünlü klâsiği ‘Gündüz Güzeli / Belle De Jour’unu (1967) çağrıştırıyor. Varlıklı ve evli bir kadının öğleden sonraları lüks bir genelevde fahişelik yapmasını öyküleyen ‘Gündüz Güzeli’ İspanyol asıllı ustanın burjuva ahlâkını acımasızca eleştiren eserinin nadide parçalarındandır. Benzer bir hikâyede Ozon’un niyeti daha farklı. Birçok filmde idealize edilen ergenlik döneminin, duygusal olmaktan çok hormonların atağı karşısında buhranlı bir geçiş dönemi olduğunu düşünüyor ve bu başkaldırış dönemini ele alırken, Isabelle’in fahişeliği seçişini bu doğrultuda bir kimlik ve cinsellik arayışı olarak değerlendiriyor Ozon. Her şeyin mümkün görüldüğü huzursuz ve kırılgan ergenlik dönemi irdelerken, fahişeliği bir sapkınlık olarak değil, hayata ve dünyaya açılım, ahlâki kısıtlamaları göz ardı eden bir macera olarak kabul eden bakışıyla benzerlerinden çok farklı bir filme imza atıyor.

    Aile içi sorunlar, anne kız çekişmesi gibi filmin mesajını zedeleyebilecek klişelerden özellikle kaçınan Ozon’un sineması her zamanki incelikleriyle öne çıkıyor. Sözgelimi, Isabelle’in gizemli serüveni bir ders yılı içinde dört mevsim boyunca dört farklı karakterin bakış açısıyla görüntülenmiş. Bekâretinden kurtulduğu yaz aylarını kendisini dürbünle gözetleyen erkek kardeşinin, sonbahar dönemini paralı müşterisinin, kış aylarını annesinin ve nihayet bahar başlangıcını üvey babasının bakışlarından izliyoruz. Ve her bir mevsime Françoise Hardy’nin gençlik aşkının romantizmini ve hayal kırıklıklarını dile getiren klâsik şansonları eşlik ediyor. Ozon okul sahnelerinde oyunculuk deneyimi olmayan gerçek liselileri kullanmış. Isabelle’in gizemli serüvenini tetikleyen Arthur Rimbaud’nun (Erdoğan Alkan’ın yaratıcı çevirisiyle) ‘On yedi yaşlarında gelgeç oluyor yürek / On n’est pas sérieux quand on a 17 ans’ dizesiyle başlayan ‘Roman’ şiirinin tartışıldığı edebiyat dersi bir belgesel havasında doğaçlama çekilmiş.

    İlk büyük rolünde genç oyuncu Marine Vacth son derece başarılı. Finalde güzel bir sürprizi daha var Ozon’un. Detayları fazla açık etmeden, gerçek mi düş mü olduğu izleyiciye bırakılmış bu final sekansında genç Vacth’a ‘Gece Bekçisi / Il Portiere di Notte’nin gizemli usta oyuncusu, Ozon’un gözdelerinden Charlotte Rampling’in eşlik ettiğini duyurmakla yetinelim.

    ‘Genç ve Güzel’ fırtınalı ergenlik dönemine, genç bedenlerin değişim sancılarına onları yargılamadan şefkatle bakan, benzerlerinden farklı bir çalışma olarak önem kazanıyor.

    (François Ozon’un filmi, ‘Başka Sinema’ projesi kapsamında İstanbul, Beyoğlu Beyoğlu; Kadıköy Rexx; Altunizade Capitol Spectrum; Haramidere Cinetech Torium; Ankara Kızılay Büyülüfener; Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda dönüşümlü seanslarda gösterilmektedir.)

    28 Aralık 2013

    Ferhan Baran

    ferhan@ferhanbaran.com

    47 Ronin

    Carl Rinsch’in yönettiği ve Keanu Reeves, Hiroyuki Sanada, Kou Shibasaki ile Tadanobu Asano’nun oynadığı 47 Ronin, 27 Aralık 2013’de UIP Filmcilik dağıtımıyla UIP Filmcilik tarafından vizyona çıkarıldı.
    Tehlikeli bir savaş lordu, kendilerini sürgün edince, artık liderleri olmayan 47 samuray intikamlarını almak için yemin ederler. Evlerinden sürgün edilmiş ve ülkenin dört bir yanına dağılmış Roninler, olağanüstü tehlikelere karşı savaşırken bir zamanlar aralarına kabul etmedikleri melez Kai’nin yardımına ihtiyaç duyarlar. Bu dışlanmış kişi, en güçlü silâhları haline gelerek sayıları az kalmış asilere ölümsüzlüğe ulaşmaları için ilham veren kahramana dönüşecektir.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor
  • 47 Ronin yazısına devam et

    Teaser Yayında, Bi Küçük Eylül Meselesi 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Vizyona Giriyor

    Başrollerini Engin Akyürek ve Farah Zeynep Abdullah’ın paylaştığı sinema filmi Bi Küçük Eylül Meselesi’nin ilk tanıtım teaser’ı internet ortamında yayına verildi. Yapımcılığını Ay Yapım’ın, senaristliğini ve yönetmenliğini Kerem Deren’in üstlendiği, Bozcaada’nın büyüleyici atmosferinde geçen çarpıcı bir aşk hikayesini konu alan Bi Küçük Eylül Meselesi’nin teaser fragmanı 20 Aralık Cuma gününden itibaren de sinema salonlarında da gösterilmeye başlandı.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.