Altyazı Sunar: Nuri Bilge Ceylan’ın Kurgu Günlüğü

Altyazı Aylık Sinema Dergisi, Kasım sayısıyla birlikte okurlarına Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun filminin kurgusunu yaparken tuttuğu günlüğü hediye ediyor. Ceylan’a Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran filmin Kurgu Günlüğü’nde Altyazı okurları, ‘bir yönetmenin iç sesi’ni duyma şansına sahip olacak, aklından geçenleri okuyacak, usta bir yönetmenin umutlarına, pişmanlıklarına, dehasına ve yaratıcı cesaretine ortak olacaklar.
Türkiye sinema dergiciliği tarihinde ilk kez bir yönetmen, filmi henüz vizyondayken, yapım sonrası sürecinde tuttuğu bir günlüğü seyircisiyle paylaşıyor.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altyazı Sunar: Nuri Bilge Ceylan’ın Kurgu Günlüğü yazısına devam et
  • Altın Portakal’ın Tüm Filmlerinin Eleştirileri Altyazı’da

    Altyazı Dergisi, bu ay, 45. Altın Portakal Film Festivali’nin yarışma bölümlerinde yer alan Türk filmlerini kapağına taşıyor. Derginin ‘sarı sayfalar’ının tamamı da bu on sekiz filme ayrılmış durumda.
    14 sayfalık Eleştiri sayfalarında, Antalya’da En İyi Film ödülünü alan Pazar: Bir Ticaret Masalı’ndan, Cannes’da En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan’a kazandıran Üç Maymun’a, Reha Erdem’in Hayat Var’ından genç yönetmen Özcan Alper’in ilk filmi Sonbahar’a kadar festivalde yer alan tüm filmler üzerine farklı kalemlerden çıkmış yazıları okumanız mümkün.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Altın Portakal’ın Tüm Filmlerinin Eleştirileri Altyazı’da yazısına devam et
  • Mustafa, Filmini Beş Günde 470 Bin Kişi İzledi

    Atatürk’ün askeri, siyasi ve insani yönlerini resmi dilin dışına çıkararak anlatan Mustafa filmi, vizyona girdiği ilk beş günde yaklaşık 470 bin izleyiciye ulaştı. Hafta sonu Türkiye’nin dört bir yanında sinemalara koşan genç, yaşlı sinemaseverler salonları doldurdu. Son dönemin en yüksek izleyici sayısına ulaşan filmi olan Mustafa’yı hafta sonu 241 bin 185 kişi seyretti. 29 Ekim’de 193 kopya ile 206 salonda vizyona giren filmi ilk iki günde de 228 bin 323 kişi izlemişti.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • İpek Yolu Film Festivali, Ücretsiz Sinema Kursları Başvuruları Başlıyor

    Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Ücretsiz Sinema Kursları başvuruları başlıyor. 110 kişinin kabûl edilebildiği bu etkinlikte, Yetkin Dikinciler, Pelin Batu, Semir Aslanyürek, Selahattin Sancaklı, Hayk Kirakosyan, Zeynep Özbatur, Tevfik Başer, Alper Maral, Necip Sarıcı, Çiçek Kahraman deneyimlerini sinemaseverlere aktaracak. Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde 29 Kasım – 03 Aralık tarihleri arasında düzenlenen kurslarda 11 ders işlenecek. Katılmak isteyen sinemaseverlerin başvurularını, festivalin www.ipekyolufilmfest.com web adresi üzerinden, en geç 20 Kasım 2008 tarihine kadar yapmaları gerekiyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    İpek Yolu Film Festivali, Ücretsiz Sinema Kursları Başvuruları Başlıyor yazısına devam et
  • MacGuffin

    SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi Burcu Aykar Şirin ile Uygar Şirin’in birlikte gerçekleştirdikleri Doğum ve Murat Emin Eren’in gerçekleştirdiği MacGuffin, 20. Uluslararası İstanbul Kısa Film Festivali’nde gösteriliyor.
    Burcu Aykar Şirin ile Uygar Şirin’in Doğum’u 06 Kasım 2008 Perşembe günü 17:00’de, Murat Emir Eren’in MacGuffin’i 19:00’da İtalyan Kültür Merkezi Sinema Salonu’nda gösteriliyor.

  • Fotoğraflar: Doğum / MacGuffin
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Coca Cola, “Zero Zero 7” Buluşması

    Coca-Cola Zero, sinema sektörünün en uzun süre oynayan filmi olan Bond serisi ile 35 ülkeyi kapsayan TV, sinema, dijital platform, yazılı basın, outdoor’u içeren entegre bir iletişim kampanyası başlattı. Tüm dünyayla aynı anda Türkiye’de de 07 Kasım 2008 tarihinde vizyona girecek olan James Bond serisinin yeni filmi Quantum of Solace 007, Coca-Cola Zero’nun ilk uluslararası film işbirliği oluyor. Filmin 06 Kasım’daki ön gösterimi öncesinde Harvey Nichols İstanbul, Gilt Bar’da, Coca – Cola Zero’nun ev sahipliğinde, cemiyet hayatının önde gelen isimlerinin katılacağı Zero Zero 7 Buluşması gerçekleştiriliyor.

  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Gitmek: Benim Marlon ve Brandom, Filminin Yönetmeni Hüseyin Karabey’in Açıklaması

    Yönetmen Hüseyin Karabey’in açıklaması şöyle:
    İsviçre’de düzenlenen Culture Scopes Festivali’nde gösterilecek Gitmek: Benim Marlon ve Brandom filmi Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Yazar’ın kişisel insiyatifiyle sansürlenmiştir. Filmi izlemeyen İbrahim Yazar’ın “Bir Türk kızı Kuzey Iraklı bir Kürt’ e aşık olamaz, bu filmin gösterilmesi Türkiye açısından negatif bir propagandaya yol açabilir,” diyerek filmin festival programından çıkartılmasını istediği ve aksi takdirde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından festivale yapılacak 400 bin Avro para yardımının yapılmayacağı, festival yöneticisi Jurriaan Cooiman tarafından açıklanmıştır.

    Benzersiz Mustafa Kemal’in Askerleri Yokluk Çağı’nın, Tok Gözlülük ve Fedakârlık Çağı’nın Askerleridir

    Uzun yüzyıllar Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan ve Osmanlı işgâli altında yaşayan Yunanistan’ın Ordusu’nun Ege bölgemizi işgâl ederek İç Anadoluya/Ankara’ya doğru yürümesine ve bu işgâlcilere karşı verilen mücadeleyi/savaşları küçümseyen insanlarımız vardır. Oysa Yunanistan’ı o dönemin en güçlü devletlerinden Fransa ve üzerinde güneş batmayan İngiltere İmparatorluğu desteklemiştir. Hele İngiltere o kadar güçlüdür ki İstanbulun Ruslarca işgâlini 19. yüzyılda bir sözüyle engellemiştir. Rus ordusunun Yeşilköy önlerine kadar geldiği, bunun anıtını diktiği ve İngilterenin karşı çıkması üzerine de İstanbulu işgâlden vazgeçtiği/geri çekildiği günlerden bu yana en kötü ve en karanlık günlerimiz Yunan Ordusu’nun İzmir’e çıkmasından sonra yaşanmıştır.

    “Son Buluşma” Mustafa Kemal’in askerlerinden son üçünün yaşamlarının son günlerine bizi tanık eden bir belgeseldir. Nesli Çölgeçen, “Kardeşim Benim”den sonra Arzu Film’in beyni, dahi yönetmen Ertem Eğilmez’in desteklediği Yavuz Turgul, Başar Sabuncu gibi yetenekli, şanslı yönetmen ve senaryo yazarlarından biri olmuştur. “Kardeşim Benim”, ”Züğürt Ağa”, “Selamsız Bandosu” ve “İmdat ile Zarife” gibi seçkin ve mutlaka izlenmesi gereken, mutlaka DVD arşivinizde bulunması gereken filmler Nesli Çölgeçen’in imzasını taşır. Metin Anter ve bir ara tekstilcilik de yapan Nedim Anter kardeşler “Son Buluşma”ya yapımcı olarak imzalarını atarak çok önemli bir kültür hizmetinde bulunmuşlardır. Anter kardeşler çok önemli bir kültürel boşluğu doldurmuşlardır. Vatanını, Atatürk’ü, Atatürk’ün çalışma arkadaşlarını, Türkiye Cumhuriyeti’ni, şehit ve gazilerimizi seven herkesin sinema salonlarında izlemesi gereken, gelecekte yasal DVD’si çıktığında satın alarak çocuklarına torunlarına hediye etmesi ve izletmesi gereken bir filmdir “Son Buluşma”.

    Bu vatanda yaşayan herkesin tüm şehitlerimize ve gazilerimize olduğu gibi, “Son Buluşma”nın kahramanları Son Üç Gazi’mize de, yakınlarına da hiçbir zaman ödenemeyecek maddi ve manevi borçları vardır. Bugün vatanımız yabancı orduların işgâli altında değilse bu onların müthiş fedakârlıkları sayesindedir.

    O’nlar Balkan Savaşları, Dünya Savaşı ve sonrasında işgâlci ordulara karşı verilen dişe diş mücadeleye aç, susuz, yalın ayak, üzerlerindeki yırtık pırtık giysilerle katılmış ve tek varlıkları olan hayatlarını ortaya koymuşlardır. Çoğu silâh bulamadığından şehit düşen ya da yaralanan arkadaşlarının silâhlarını kaparak savaşa katılabilmiştir.

    “Son Buluşma”nın gazileri de diğer gazilerimiz gibi Türk devletinin bağladığı gülünç, sadaka gibi bir maaşla yaşamaya zorlanmışlardır, ne yazık ki.

    Mustafa Kemal’in askerleri Yokluk Çağı’nın Tok gözlülük ve Fedakarlık Çağı’nın askerleridir. Onları hiçbir zaman unutmamalı ve unutturmamalıyız. Varlık Çağı’nın Aç Gözlülük Çağı’nın Egosantriklik Çağı’nın kurbanları olan bizler onları anlamayı ve sevmeyi “Son Buluşma” sayesinde öğrenmeliyiz ve denemeliyiz.

    “Son Buluşma”da görüldüğü ve görülebileceği gibi üç gazinin de ilerleyen yaşlarından dolayı doğal olarak hafızalarında anlatabilecekleri, bizlerle paylaşabilecekleri çok az anekdot kalmıştır. Hafızaları büyük ölçüde boşalmıştır ve silinmiştir. Ne yazık ki bu O’nların değil bizlerin hatası ve ayıbıdır.

    Bu tür film ve filmlerin 1920’lerde, 1930’larda, 1940’larda, 1950’lerde, 1960’larda, 1970’lerde, 1980’lerde, 1990’larda yapılmaması üşengeç, bugünün işini yarına bırakan, tarih bilincine hiç sahip olmayan, tembel bir insan topluluğu olduğumuzun eşsiz bir kanıtıdır. Türkiye’de 90 yılı aşkın bir süredir uzun metrajlı filmler çekildiğine göre bu gazilerden binlercesiyle binlerce röportaj filmler belgeseller son seksen yılda yapılmış olmalıydı.

    Yine de Türkiye Cumhuriyeti’nin doğum sancıları çektiği günlerin üç yorulmaz savaşçısının ve tanığının son aylarının belgelenmesi bile her türlü takdirin ötesinde bir davranıştır. Nesli Çölgeçen, Metin Anter, Nedim Anter’e, gazilerimize gözleri gibi bakan ailelerine, yakınlarına ve onları sevgi çemberi içine alan milletimize bin kere, on bin kere teşekkür ederiz.

    Bu arada bu konuda hiç kimseyle konuşmadık ama anlı şanlı sponsor firmalarımızın “Son Buluşma”ya destek olmadıklarını sezdik. Bu saatten sonra bile destek ve sponsor olabilirler. Bir an önce harekete geçsinler. Pamuk eller cebe.

    (10 Kasım 2008)

    Hakan Sonok

    hakan.sonok@tr.net