Vahşi Gece 2 Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Yayınlandı

Birinci fragmanı ve afişi yayınlanan Vahşi Gece 2′de David Harbour, Noel Baba rolüne yeniden hayat veriyor. Aksiyon yönetmeni Tommy Wirkola, yılbaşı kaosunun temposu hiç düşmeyen yepyeni bir bölümünü izleyiciyle buluşturuyor. Hayata küsmüş, neşesi yerinde olmayan Noel Baba, bir AVM’nin esnafına korku salan suç liderine karşı kırmızı kostümünü giyer. Büyüsünü kaybetmiş olan Noel Baba’nın, AVM’yi tehdit eden haydutlarla başa çıkmak için yeni bir yol bulması gerekmektedir. İyiliğe olan inancını yeniden geri kazanmak zorunda olan Noel Baba, kötülerin hiç de karşı karşıya gelmek istemeyeceği tek kişiden, Bayan Noel’den destek ister.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Vahşi Gece 2 Filminin Birinci Fragmanı ve Afişi Yayınlandı yazısına devam et

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Jüri Başkanı Derviş Zaim

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu sene 24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Festivalin Ulusal Uzun Metraj Jüri Başkanlığı görevini Derviş Zaim yapacak. Festival yarışma başvuruları 31 Ağustos 23:59’a kadar devam edecek. Altın Portakal’da Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması En İyi Film Ödülü ise 5 milyon TL olarak açıklandı. Bugüne kadar 10 uzun metraj ve 2 belgesel filmin yönetmenliğini üstlenen Derviş Zaim, Tabutta Rövaşata, Filler ve Çimen, Cenneti Beklerken, Nokta ile Gölgeler ve Suretler olmak üzere 5 farklı filmiyle 5 ayrı festival yılında Altın Portakal Film Festivali’nde toplam 18 ödül kazandı.

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Uzun Jüri Başkanı Derviş Zaim yazısına devam et

Can Yayınları’ndan İki Eşsiz Elsa Morante Eseri: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü

İtalyan yazar Elsa Morante, Ağustos ayında Can Yayınları etiketiyle yayımlanan iki kitabıyla okurla buluşuyor: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü. Elsa Morante, Çocukluk Anıları’nda çocukluğunun ülkesine geri dönüyor; ilk heyecanlarını, oyunlarını, korkularını, ilk aşklarını, kardeşlerini, okul arkadaşlarını ve Roma’nın gündelik hayatını çocuk Elsa’nın bakışıyla anlatıyor. 1938 Günlüğü ise Elsa Morante’nin gençlik yıllarında tuttuğu notlardan oluşuyor. Yalnızca gündelik hayatın değil; rüyalar, arzular, suçluluk duygusu, yalnızlık ve aşkın yarattığı kırılganlıkların da yer aldığı bu sayfalarda Elsa Morante, henüz yirmi altı yaşındayken, kendi iç dünyasını büyük bir açıklıkla izliyor.

Can Yayınları’ndan İki Eşsiz Elsa Morante Eseri: Çocukluk Anıları ve 1938 Günlüğü yazısına devam et

Kızıl Baharat: Denizin Yetimleri

İskender Bingöl’ün yönettiği ve Enes Bingöl, Elif Tayhan, Uğur Güneş ile Rano Karno’nun oynadığı Kızıl Baharat: Denizin Yetileri, önümüzdeki aylarda ?????? dağıtımıyla ????? tarafından vizyona çıkarılıyor.
Osmanlı dünyası ile Açe Sultanlığı başta olmak üzere Nusantara coğrafyasında gelişen ilişkilerden ilham alan filmde baharat ticaret yolları üzerindeki hâkimiyet mücadeleleri, Hollanda Doğu Hindistan Şirketi’nin bölgedeki faaliyetleri, yerel halkların ve sultanlıkların bağımsızlık mücadelesi ile birbirinden binlerce kilometre uzakta yaşayan iki dünyanın insanları arasında gelişen dayanışma, güçlü bir sinematografik anlatımla ele alınıyor. Yapım yalnızca tarihî olayların arka planını anlatmayı değil; adalet, özgürlük, fedakârlık, kardeşlik, dayanışma ve bağımsızlık gibi evrensel değerleri farklı kültürlerden seyircilerle buluşturmayı amaçlıyor.

Kızıl Baharat: Denizin Yetimleri yazısına devam et

Üsküdar’da Açık Hava Sinema Günleri Nostalji Dolu Klasiklerle Devam Ediyor

“Üsküdar’da İzler İken” Açık Hava Sinema Günleri, sinemamızın iki unutulmaz yapımını açık havada izleyicilerle buluşturmaya hazırlanıyor. 22 Ağustos Cumartesi günü 21:00’de Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde, Türk sinemasının sevilen yapımlarından Hüdaverdi – Pırtık, 29 Ağustos Cumartesi günü 21.00’de ise yine Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde, Türk sinemasının en sevilen komedi filmlerinden Postacı beyazperdeye taşınacak.

Üsküdar’da Açık Hava Sinema Günleri Nostalji Dolu Klasiklerle Devam Ediyor yazısına devam et

Adana Altın Koza’dan Ferzan Özpetek ve Vahide Perçin’e Onur Ödülü

26 Eylül – 04 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Onur Ödülü sahipleri belli oldu. Bu yıl Onur ödülleri insan ilişkilerini, kimlikleri ve duygusal derinlikleri evrensel bir dille beyazperdeye taşıyan, yaşamını İtalya’da sürdürmekte olan yönetmen, senarist ve yazar Ferzan Özpetek ile tiyatrodan sinemaya ve televizyona uzanan kariyerinde güçlü ve etkileyici performansıyla iz bırakan oyuncu Vahide Perçin’e verilecek. Perçin, sinemadaki ilk adımlarından olan İlk Aşk filmindeki performansıyla 14. Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazanmıştı.

Adana Altın Koza’dan Ferzan Özpetek ve Vahide Perçin’e Onur Ödülü yazısına devam et

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün Hafta Sonunda 718 Binden Fazla Sinemaseveri Ağırladı

Sinemanın teknolojiyle buluştuğu Paribu Cineverse salonlarında, 31 Temmuz – 02 Ağustos 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerin adresi Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün (Spider-Man: Brand New Day) filmi oldu. Hafta sonu boyunca Türkiye genelinde 718.584 izleyiciyi ağırlayan yapım, özellikle gençlerin ve erkek izleyicilerin odağındaydı. Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün, yalnızca gişe performansıyla değil, dijital bilet satışlarındaki büyük ivmesi ve premium salon tercihleriyle de dikkat çekti. Sektör genelinde ortalama % 32 seviyesinde seyreden online bilet satış oranı, Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün için arttı ve % 53’e yükseldi.

Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Gün Hafta Sonunda 718 Binden Fazla Sinemaseveri Ağırladı yazısına devam et

Coyote Acme’ye Karşı

Dave Green’in yönettiği ve Will Forte, Lana Condor, Tone Bell ile Luis Guzman’ın seslendirdiği animasyon film Coyote Acme’ye Karşı (Coyote vs. Acme), 28 Ağustos 2026’da TME Films dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, Wile E. Coyote’un talihsizliğini yenmek için başlatmış olduğu büyük savaşı gözler önüne seriyor. Yıllardır Road Runner’ı yakalamak uğruna her yolu deneyen ancak her seferinde sipariş ettiği ürünlerin kurbanı olan Wile E. Coyote, artık sessizliğini bozmak zorundadır. Coyote, ürünleri defalarca arızalanarak kendisini canından bezdiren dev şirket Acme Corporation’a karşı büyük bir hukuki savaş başlatır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb

Coyote Acme’ye Karşı yazısına devam et

Filos, 14. Trebinje Film Festivali’nde En İyi Belgesel Yönetmeni Ödülü’nü Kazandı

Cevat Şakir Kabaağaçlı, nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’a bıraktığı ekolojik mirası konu alan Filos adlı belgesel film 14. Trebinje Film Festivali’nde En İyi Belgesel Yönetmeni Ödülü’ne layık görüldü. Ünlü oyuncu Selahattin Paşalı’nın canlandırmalarıyla destek verdiği belgesel, Türkiye prömiyerini 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde gerçekleştirmişti. Orhan Tekeoğlu ve Nurdan Tekeoğlu’nun birlikte yönettiği Filos belgeseli, Halikarnas Balıkçısı’nın Bodrum’un doğal ve kültürel kimliğine yaptığı değerli katkıları, bölgeye kazandırdığı bitkileri ve sürdürülebilir yaşam anlayışını belgesel sinema diliyle anlatıyor.

Filos, 14. Trebinje Film Festivali’nde En İyi Belgesel Yönetmeni Ödülü’nü Kazandı yazısına devam et

4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul

Bu sene 16 – 20 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak olan 4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul’da (4th International Digital Film Festival Istanbul) başvuru kategorileri açıklandı. 4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul ana kategorileri, Kurmaca, Belgesel, Animasyon, Deneysel, Yapay Zeka Destekli, Moda Filmi ve Video Art, dijital kısa filmin yaratıcı potansiyelini yansıtan farklı türlerini bir araya getiriyor. Son Başvuru tarihi 31 Temmuz 2026 olarak açıklanan ve başvuruları FilmFreeway üzerinden kabul edilen festival hakkında detaylı bilgiler festivalin www.digitalfilmfestival.org adresindeki web sitesinden alınabiliyor.

  • Web Sitesi: 1 / 2

4. Uluslararası Digital Film Festival İstanbul yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Patriyarka Bir Kaktüs Tarlasıdır / İyi Erkek Yok

76. Berlin Film Festivali’nin açılış filmi olan ‘İyi Erkek Yok / No Good Men’ çok hoş hazırlanmış ‘çiçek açan kaktüsler’ animasyonu ile açılıyor. Pakistan asıllı tanınmış şarkıcı Nazia İkbal’in Peştuca dilinde okuduğu ‘Chup Chup’ adlı ritmik parçanın eşlik ettiği bu şen açılış hayli beklenmedik ve şaşırtıcı geliyor önce. Öyle ya, bugün en koyu taassubun hüküm sürdüğü Afganistan’dan gelen bir filmde savaşın hüküm sürdüğü çok daha karanlık bir … Devamı…»

Ruhların Dönüşü Bir Protestodur / İşe Yarar Bir Hayalet

Dünya prömiyerini yaptığı 79. Cannes Film Festivali’nin en şaşırtıcı filmlerinden biri olan ‘İşe Yarar Bir Hayalet / Pee Chai Dai Ka – A Useful Ghost’, İKSV festivalindeki gösterimlerinin ardından MUBI’de izleyici karşısına çıkıyor.

Bangkok doğumlu Ratchapoom Boonbunchachoke’nin yönettiği ve Tayland’ın Oscar adayı olan yapım, görüp göreceğiniz en komik, absürd, politik ve dokunaklı hayalet filmlerinden biri, ancak Batı’dan gelen örneklere hiç benzemiyor. Thai kültürünü şekillendirmiş doğa üstü olayların ve yıllanmış efsane geleneğinin izlerini taşıyan film, sinefillerin gönlünde yeri olan Apichatpong Weerasethakul ustanın, benzer temaları işleyen, lakin bir tefekkürü andıran ruhani yapıtları ile de benzeşmiyor.

Soğuk Savaş döneminde geçen bir kuir casusluk hikâyesini anlattığı 2020 yapımı kısa filmi ‘Red Aninsri: Or, Tiptoeing on the Still Trembling Berlin Wall’ ile Locarno Film Festivali’ne keşfedilen 39 yaşındaki sinemacı, Cannes’ın ‘Eleştirmenler Haftası’ seçkisinden büyük ödülle dönen ilk uzun metrajında, toz kirliliğinin sebep olduğu solunum hastalığı sonucu hayatını kaybeden Nat (Davika Hoorne) ile bir aile şirketinin veliahtı March’ın (Wisarut Himmarat) özlem yüklü öyküsüyle konuya giriyor. Yaslı genç adam, bebeğini düşürdükten sonra yaşama veda eden karısının ruhunun bir elektrikli süpürgenin içine girerek geri döndüğünü anlıyor. Beklenenin aksine, eşler arasındaki bağ güçlenmiş, cinsel çekim ateşlenmiştir. March’ın başta hükümran annesi Suman (Apasiri Nitibhon) olmak üzere varlıklı ailesi bu sıradışı birlikteliği reddediyor. Kurulu düzene yararlı bir hamleyle eski gelin aileye yeniden kabul edilecek midir?

Thai sinemacı bu temel hikâyeyi, ülkenin kaybolmakta olan kültürel değerleri üzerine incelemeler yapan, kendisine Ladybird adını vermiş gay araştırmacı (Wisarut Homhuan) üzerinden anlatıyor. Genç adam yeni satın aldığı elekrik süpürgesi daha ilk geceden toz ve kirleri dışarı püskürttüğü için servisi çağırıyor. Telefonu kapatır kapatmaz çıkagelen gizemli Krong (Wanlop Rungkumjad) aletin içine bir hayalet girmiş olduğundan başlayarak, bunların üretildiği fabrikada türeyen bir hayaletin ortalığı karıştırdığını anlatmaya koyuluyor. Fabrikanın işçilerinden Tok (Krittin Thongmai) çalıştığı ortamdaki toz kirliliği nedeniyle fenalaşmış ve hayatını kaybetmiştir. Ruhu çalıştığı yere geri dönen Tok intikam peşindedir. Denetim sırasında yaşanan kaos sonucunda fabrika kapatılır. Bakalım aile hayaletlerden nasıl kurtulacaktır?

Ölmüşlerin ruhları ancak hatırlandıkları zaman geri dönme imkanı bulmaktadır. Böylece, hayatta olan sevdiklerinin anıları elekroşokla silinerek hayaletlerin gerçek dünyaya dönüşü engellenebilecektir. Nat’dan beklenen, yaşayanların düşlerine girerek anılarını röntgenlemesidir. Bunun için bir ‘rüya denetim laboratuvarı’ hazırlanır. Nat kendi için hayal ettiği yuvayı hayata geçirebilmek için, kapital sahibi egemen ailenin şartlarını kabul ederek ‘işe yarar’ bir hayalet olmayı kabullenir. Ancak, on yıllar boyunca ezilmiş, yok edilmiş ruhların unutulmaya hiç niyeti yoktur. Ekim 1976’da Thammasat Üniversitesi’nde gerçekleşen kanlı devlet ve milis saldırısı, ya da Mayıs 2010’da başkent Bangkok’da yaşanan askeri operasyonlarda hayatını kaybedenler karanlık geçmişi hafızalarda taze tutmaya and içmişlerdir.

Asya kültürlerinde yaşayanlarla ölüler arasındaki sınırın çok bulanık, çok geçirgen bir çizgide olduğunu biliyoruz. Boonbunchachoke, yazarken bile başımı döndüren serüvende bu temel noktadan yola çıkarak türleri hınzırca ve zarif bir biçimde harmanlamış. Rüyaların trajik anların görüntüleri mi, yoksa gerçekleştirilmemiş arzuların tezahürü olduğu hususunda yaman denemelere girişmiş. Bir dizi hayalet öyküsüne aşkın gücünü, dayanılmaz romantizmi, mizahı, dehşeti, siyaseti, sosyal ve kuir yorumları eklemlemiş. Politik keskinliğini duygusal zekâ ve mizahla ustaca birleştirirken, kapitalist düzenin işe yarayanları nasıl ödüllendirdiğini sergilemiş. Ayrımcılıkla bir kenara itilenlere, ister hayalet, ister LGBT bireyi olsun, sisteme hizmet ettikleri sürece ilişilmediğinin altını çizmiş. 70 küsur yıllık tarihe bakıldığında benzer travmaları yaşamış ülkemizde de benzer biçimde yaşanmış zulümlerin hiçbir zaman unutulmamasını dilerken, bu sıra dışı filmi deneyimlemenizi hararetle öneririm.

(08 Ağustos 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Doraemon Filmi: Yeni Nobita ve Şeytanların Denizaltı Kalesi

Tetsuo Yajima’nın yönettiği ve Wasabi Mizuta, Megumi Öhara, Yumi Kakazu ile Subaru Kimura’nın seslendirdiği animasyon film Doraemon Filmi: Yeni Nobita ve Şeytanların Denizaltı Kalesi (Eiga Doraemon Shin Nobita no Kaiteiki Ganjo), 04 Eylül 2026’da CJ ENM tarafından vizyona çıkarılıyor.
Okyanusun derinliklerinde gizemli bir sualtı kalesinin varlığını keşfeden Nobita ve arkadaşları, bu esrarengiz yapının sırrını çözmek için yeni bir maceraya atılır. Doraemon’un birbirinden farklı ve ilginç teknolojik aletlerinin yardımıyla denizin bilinmeyen derinliklerine doğru yolculuğa çıkan ekip, kısa sürede kendilerini hiç tanımadıkları yepyeni bir dünyanın içinde bulurlar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Doraemon Filmi: Yeni Nobita ve Şeytanların Denizaltı Kalesi yazısına devam et

Nostaljik Yaz Şenliği

Bir dönemler pek çok sinemaseverin büyük heyecanla beklediği Nostaljik Yaz Şenliği bu kez 3 şehirde, 6 sinemada, 14 önemli yönetmenin 29 klasik filmi ile geri dönüyor. David Lynch, Michael Haneke, Krzysztof Kieślowski, Ingmar Bergman, Jean-Luc Godard ve Akira Kurosawa gibi  ustaların başyapıtları 06 Ağustos – 03 Eylül 2026 tarihleri arasında Nostaljik Yaz Şenliği kapsamında izleyici ile buluşacak. Gösterimler İstanbul’da Beyoğlu Atlas 1948, Kadıköy, Mecidiyeköy Biletinial Torun Center, Caddebostan CKM, Ankara’da Kült Kavaklıdere ve İzmir’de Karaca Sineması’nda sinemaseverleri beyazperdenin unutulmaz filmleriyle buluşturacak.

Nostaljik Yaz Şenliği yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu