Bildiğim Tek Hayat Bu / Chopin Chopin!

Eşsiz tınılarıyla yıllardır müzik yolculuğumu zenginleştiren kadim dostum kusura bakmasın. Polonya sinemasının deneyimli yönetmenlerinden Michał Kwieciński‘nin imzasını taşıyan ‘Chopin Chopin!’i çeşitli nedenlerden ötürü yeni görebildim. Caddebostan Kültür Merkezi’nin (CKM) ferah salonunda oldukça dolu bir gündüz seansında izlediğim film seyirciden gördüğü ilgiyle gösterimini sürdürüyor.

1810 – 1849 yılları arasındaki kısacık yaşamına ölümsüz yapıtlar sığdırmış olan besteci doyumsuz piyano konçertolarının yanı sıra, noktürnleri, prelüdleri, etüdleri ya da ana vatanı Polonya’ya özlemini yansıttığı baladları, mazurkalarıyla ünlü virtüozların repertuvarında her daim yerini almıştır. Yakın dostu Franz Liszt‘in ifadesiyle, piyano yapıtlarını kendisinden başka hiçbir müzisyenin ulaşamayacağına inandığı bir ruh ve duygu coşkunluğuyla icra etmiş olan Chopin’in Avrupa müzik çevrelerinin parlak yıldızı olduğu 1835 Paris’inde açılıyor bu güzel film. Çağımızın rock yıldızları misali ilgiyle alkışlanan dahi müzisyen ünlü Salle Pleye’de yakın arkadaşı Liszt (Victor Meutelet) ile birlikte çaldığında salonu dolduran seçkin müziksever kitleyi bir kez daha kendisine hayran bırakmıştır.

Hayatı umursamayan genç Chopin (Eryk Kulm) tüberküloz gerçeğiyle tam bu noktada yüzleşir. 15 yaşındaki kız kardeşini yitirdiği musibet hastalık onun yakasına da yapışmış, göğüs zarında oluşan delikle birlikte hastalık ileri aşamaya geçmiştir. Fazlaca bir ömrü kalmadığını ifade eden doktor arkadaşı, hastalığın tedavisinin dönemin koşullarında mümkün olmadığını, yalnızca semptomların hafifletilebileceğini bildirir O’na. Öksürüğündeki kanamalar gittikçe şiddetlenecek, beden eriyecek, iktidarsızlık ve kısırlığın ardından terminal dönemde bacakları şişecektir.

Polonyalı ailesinin Fryderyk’i, yakın arkadaşlarının Fritz diye hitap ettikleri Paris sosyetesinin gözbebeği Frédéric Chopin içine gömdüğü hüznünü hayat dolu gülücükleriyle gizler. Doktorların ‘kalabalıktan uzak durun’, ‘uykunuza dikkat edin’, ‘güneşli yerlere gidin’ tavsiyelerine kulak asmadan, saatler boyu süren piyano dersleri ve yoğun salon resitallerinden arta kalan zamanını hastalığına meydan okurcasına eğlence ve zevk içinde geçirmeyi sürdürür.

Bu dünyadan gitmeden önce bir aile kurma çabasına girişir ancak müstakbel gelinin annesi Madame Wodzinska (Dominika Ostalowska) kızı için sağlıklı, güçlü kuvvetli bir damat adayını seçecektir. Fryderyk’in gülüşünün gizlediği hüznü farkedecek olan dönemin ünlü feminist kadın yazarı George Sand (Joséphine de La Baume) genç besteciye kucağını ve kalbini açar. Chopin’in müzikal yaşamındaki bu verimli dönem bilindiği üzere çok uzun sürmez. Paris’teki kolera salgını sırasında Karlsbad’daki ailesini ziyaret eden Fryderyk’in, annesinin ‘artık bir yuva kurman lazım’ sözlerine cevaben ‘biri nasıl sevilir bilmiyorum, hiçbir şey hissetmiyorum; tek bildiğim hayat bu’ deyişini doğrularcasına, bir çocuk dahi olarak 6 yaşından beri piyano müziği ile haşır neşir olan genç adam ‘menekşe kokulum’ dediği Sand’ı da O’nu hiç sevmemiş olduğunu itiraf ederek terk edecektir.

Yönetmen Kwieciński, bizde gösterime girmeyen 2022 yapımı bir önceki çalışması ‘Filip’de başrolü vermiş olduğu genç yetenek Eryk Kulm’a son derece yerinde bir kararla çağının pop starı Chopin yorumunu teslim etmiş. Bir önceki ortak çalışmalarında Varşova gettosundan kurtulmuş Yahudi gencin sahte Fransız kimliğiyle Frankfurt’ta bir otelde zorunlu işçi olarak çalışırken kendine özgü yöntemleriyle Almanların ari ırk terörüne karşı direnişini anlatan filmde 1990 doğumlu genç aktörü ilk kez tanımış ve adını bir yere not etmiştim. Genç oyuncu başarısının tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Klum, ölümcül hastalığına rağmen hayata dört elle sarılan bestecinin umarsız taşkınlıklarını, kendisi gibi gencecik yaşında hayata veda etmiş çağdaşı Mozart’ın ölüm döşeğinde yarım bıraktığı ‘Requiem’inin ünlü ‘Lacrimosa’ bölümünü manastırdaki rahibelerden duyduğundaki kederi, ya da üzerine hızla gelen atlı arabanın önünden kaçmak ya da kaçmamak arasındaki o kısa süreli kararsızlığını bir potada eritebilen enerjik performansıyla göz dolduruyor.

Bartosz Jariszewski tarafından kaleme alınan senaryo Chopin’in fırtınalı geçen son 15 yılını ele alıyor. Halk arasındaki adıyla ‘verem’in kötü karakter olduğu konvansiyonel anlatı, ölümsüz müzik adamının gelgitlerle dolu yaşam ve üretim sürecine odaklanıyor. Fransa’nın yeni bir ihtilal ateşiyle fokurdadığı, Chopin’in eserlerini taltif eden Kral Louis Philippe’in (Lambert Wilson) gidişatı tedirginlikle gözlemlediği bir dönemdir bu aynı zamanda. 2 saati biraz aşan yapım bu fırtınalı yılların ve Chopin’in etrafında gelişen trajik gelişmelerin detaylarına fazlaca giremiyor belki. Ancak bestecinin tüm müzikseverleri derinden etkilemiş ezgilerine ara ara karışan Robot Koch imzalı çağdaş tınılar, Chopin’in yaşadığı çağdaki pop yıldızı imajını başarıyla perdeye aktarıyor.

(13 Mart 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Rayların Ötesinde

Cenk İzgören’in yönettiği ve Mine Doğan, Ahmetcan Özer, Remzi Çetinkaya ile Kudret Dönmez’in oynadığı Rayların Ötesinde, 13 Mart 2026’da MC Film dağıtımıyla Ötüken Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Reklamcılık yapan Başak, kanserle yıllardır süren savaşını kaybetmektedir. Rakiplerinden ve sosyal çevresinden uzakta, sessiz bir kasabada trenin önüne atlayarak intihar etmeyi planlar. Ancak hat çökmüştür, onu ölüme götürecek tren bir türlü gelmez. Rayların arasında, çiftçilerin ekinlere zarar verdikleri için sıcakta ölüme terk ettikleri kaplumbağalarla karşılaşır. Ölümün sessizliğini ararken, hayatın tuhaf ve belirsiz yüzü yavaşça karşısına çıkar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Rayların Ötesinde yazısına devam et

Can Yayınları Mart Kitaplarını Duyurdu

Can Yayınları, Mart ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Latife Tekin’in yeni romanı Para Gürültüsü çağın finans dili içinde sıkışan insanı odağına alırken, Natsuko İmamura Ağaca Dönüşen Kız’da toplumun kıyısındaki kadınların dokunaklı hikâyelerine eğiliyor. Ayın diğer kitapları arasında Susan Taubes’in Boşanma, Christian Kracht’ın Ölüler, Abdullah Ezik’in Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Öykü Antolojisi ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir Antolojisi, Yukio Mişima’nın Güneş ve Çelik ile Yasak Renkler, Desiderius Erasmus’un Özgür İrade Üzerine ve Thomas De Quincey’nin İngiliz Posta Arabası adlı kitapları var.

Can Yayınları Mart Kitaplarını Duyurdu yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Aynı Düzenin Kurbanları / Görünmez Kaza

“Yek Tasadef Sadeh’ Farsça kökenli bir ifade olup, Türkçe karşılığı ‘basit ya da sıradan bir kaza’ anlamına gelir. İranlı auteur sinemacı Cafer Panahi’nin 78. Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen son filmi özgün adını işte bu ifadeden alıyor. Bizde geçtiğimiz yıl Filmekimi’nde sinema seyircisi ile buluşmuş olan yapım, ABD’nin gayri ahlâki bir tutumla kadim İran’a açtığı sıcak savaş ikliminde, ‘Görünmez Kaza’ adıyla … Devamı…»

Oak Caddesinin Sonu

David Robert Mitchell’in yönettiği ve Anne Hathaway, Ewan McGregor, Maisy Stella ile Christian Convery’nin oynadığı Oak Caddesi’nin Sonu (The End of Oak Setreet), 14 Ağustos 2026’da TME Films dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, gerçekliğin sınırlarını zorlayan ve hayatta kalmaya çalışan bir aileyi konu alıyor. Gizemli bir kozmik olay Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşıdıktan sonra, Platt ailesi hayatta kalabilmelerinin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak olduğunu keşfeder. Artık tanınmaz hale gelen çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken, aile bağları onların tek sığınağı olur.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Oak Caddesinin Sonu yazısına devam et

İstanbul’un İlişki Eksperleri Uluslararası Krize mi Neden Oldu?

Başrollerini Cem Gelinoğlu ve Doğu Demirkol’un paylaştığı Kardeşler Araştırma filminin önemli bir kısmı Londra’da çekildi. Poll Films by Polat Yağcı ve 25 Film ortak yapımı olan filmin Tower Bridge, Carnaby Street, Oxford Street gibi simge noktalarda gerçekleştirilen Londra çekimleri yaklaşık 60 kişilik ekiple bir haftada tamamlandı. İlişki ekspertizi iki kardeşin kendilerini uluslararası bir krizin içinde bulmasını konu alan komedi filmi 20 Mart’ta seyirciyle buluşacak.

İstanbul’un İlişki Eksperleri Uluslararası Krize mi Neden Oldu? yazısına devam et

Senden Geriye Kalan: Büyük Bir Dünya

Vanessa Caswill’in yönettiği ve Maika Monroe, Tyriq Withers, Rudy Pankow ile Lainey Wilson’un oynadığı Senden Geriye Kalan (Reminders of Him) Severek evlendiği erkeği bir trafik kazasında kaybedince bütün suçu üstlenen Kenna (Maika Monroe), hapiste doğurduğu ancak eşinin anne babasının yanında büyüyen çocuğunu görmek için kente döner. Kocası Scotty’nin (Rudy Pankow) anne babası doğal olarak Kenna’ya tepkilidir. Ancak en yakın arkadaşı Ledger (Tyriq Winters) başta tepki duyarken, kadının duygusallığını ve gerçek yaşananları öğrenince onun yanında yer alır.

Tipik, komedisi de olan duygusal bir film. Bir romandan uyarlanmış. Yönetmen Vanessa Caswill, neredeyse hiçbir atraksiyona yer vermeden, olanca içtenliğiyle, alabildiğine yumuşak, yalın bir film sunmuş bize. Uzun zamandır böylesi duygusal film izlemediğimizden (hiç mi yok-tu diyeceksiniz, tabii ki var ama bunun kadar etkileyici olanı, doğrudan insanın içine işleyeni çok seyrek) bu filmin sakin, yalın anlatımı, oyuncularının içtenliği duygusallığı daha bir sevdiriyor filmi.

Anne çocuk duygusallığı, çocuk sevgisi, çocuk sorgulaması, ailelerin (genellikle kaynanalar çocuklarını eşlerine layık görmezler) katı bakışlı kırıcılığı, iki genç insanın yalın ilişkisi, yasak aşk ikilemi hepsi bir arada, belki biraz uzun ama dozu kıvamında yer alıyor.

Bir dönüp kendinize (hadi, genişletelim çemberi), çevrenize, ülkenize bakıyorsunuz… kadın cinayetleri, akran zorbalığı, trafik magandalığı arasında hiç gülümseyen bir yüz bile göremediğiniz için filmin olası hatalarını görmezden geliyorsunuz. Ledger, çok yakın arkadaşı Scotty’nin eşini görmemiş olabilir ama trafik kazası sonrası hiç mi haber takip etmez, arkadaşının ölümüne yol açan kazayı yapan kişiyi hiç mi merak etmez! Aklınıza takılsa bile uzaklaştırıyorsunuz hemen, buna benzer küçük aksamaları…

Oyuncular, sanki yaşıyorcasına rahat ve doğal… Müzik de öyle… Bir duygusallığı yaşamak isteyenler için…

(12 Mart 2026)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Örsçelik Balkan 7. Kısa Film Festivali

Örsçelik Balkan 7. Kısa Film Festivali kapsamında Karaköy Rotary Kulübü Örsçelik Balkan Kısa Film Yarışması düzenleniyor. Yarışma kapsamında, sanatsal etkinlikler yoluyla; Atatürk’ün başlatmış olduğu kültür devrimi yolculuğuna; sanat kavramının kapsayıcı, etik, estetik, insani ve benzeri değerleriyle üretilen etkili kısa filmler yoluyla farkındalık katmak, toplum yaşamının kalitesini artırmak, bu bağlamda yurttaşların, sanatçılar ve sanat eserleriyle buluşmasını sağlamak amaçlanıyor. Ödül ve gala töreni 07 Nisan 2026 tarihinde Tepebaşı Pera Müzesi’nde gerçekleştirilecek olan yarışmaya son film gönderim tarihi 20 Mart 2026 olarak belirlendi.

Örsçelik Balkan 7. Kısa Film Festivali yazısına devam et

Sevimli Kahraman Dedektif Reptır Beyazperdede

Yapımını Üç Artı Prodüksiyon, yapımcılığını Emre ve Gizem Karayel’in üstlendiği Türkiye’nin ilk gerçek zamanlı kukla dedektiflik serisi Dedektif Reptır beyazperdeye taşınıyor. Daha önce TRT Çocuk ekranlarında yayınlanan ve çocukların kalbinde taht kuran serinin sinema filminden fragman yayınlandı. Minik izleyicilerin ilgiyle takip ettiği Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim, TME Films dağıtımıyla 13 Mart’ta sinemalarda yerini alacak. Dedektif Reptır ve ekibi, kendilerine gelen birbirinden ilginç vakaları çözmek için soluksuz bir maceraya atılıyor. Gizemli olayların izini süren ekip, karşılarına çıkan engelleri takım ruhu ve problem çözme yetenekleriyle aşıyor.

Sevimli Kahraman Dedektif Reptır Beyazperdede yazısına devam et

Disney Filmi Hoplayanlar (The Hoppers) Ön Gösterimini Paribu Cineverse Kanyon’da Gerçekleştirdi

Paribu Cineverse, yönetmen koltuğunda Daniel Chong’un oturduğu Disney filmi Hoplayanlar’ın galasını Paribu Cineverse Kanyon salonunda gerçekleştirdi. Sinemaseverler ve her yaştan animasyon tutkununun yoğun ilgi gösterdiği gecede, insan ve hayvan dünyasını birleştiren bu yenilikçi hikâye büyük bir heyecanla karşılandı. Film; bilim insanlarının, insan bilincini gerçekçi robot hayvanlara aktarmanın bir yolunu keşfetmesi sonrası hayvansever Mabel’ın bilincini bir kunduza aktararak hayvanlar aleminde bir serüvene çıkmasını konu ediniyor.

Disney Filmi Hoplayanlar (The Hoppers) Ön Gösterimini Paribu Cineverse Kanyon’da Gerçekleştirdi yazısına devam et

SİYAD 58. Türkiye Sineması Ödülleri’nde Adaylar Açıklandı

Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD), 58. Türkiye Sineması Ödülleri adayları belli oldu. Gürcan Keltek’in yönettiği Yeni Şafak Solarken filmi 11 adaylık alırken Emine Yıldırım’ın Gündüz Apollon Gece Athena 10, Pelin Esmer’in O da Bir Şey mi ile Türker Süer’in Gecenin Kıyısı filmleri 9’ar adaylık elde etti. Cem Yiğit Üzümoğlu, başrolünde yer aldığı iki filmi Yeni Şafak Solarken ve Sahibinden Rahmet ile En İyi Erkek Oyuncu dalında iki adaylık birden kazandı. Sevilen oyuncularımızdan Ayla Algan ise Yeni Şafak Solarken filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı kategorisinde ödüle aday gösterildi.

SİYAD 58. Türkiye Sineması Ödülleri’nde Adaylar Açıklandı yazısına devam et

Büyü 3: Son Ayin

Burak Çelik’in yönettiği ve Kristine Kay Larsen, Sophia Matthias, Yaşar Üzer ile Melih Özkaya’in oynadığı Büyü 3: Son Ayin, 03 Nisan 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla VistaMotion – NNC Grup – Servet Aksoy tarafından vizyona çıkarıldı.
Yıllar önce Anadolu’nun ıssız bir köyünde gerçekleştirilen yasaklı bir ritüel, kanlı bir şekilde yarım kalmış ve mühürlenmiştir. 22 yıl sonra, geçen yılların ardından Mezopotamya kökenli kadim şeytan Pazuzu’nun laneti yeniden harekete geçer. Anadolu’da unutulmuş bir mezar kazısı ve aynı anda Los Angeles’ta gerçekleşen esrarengiz bir doğum, iki büyük dini Anadolu’da yıllar sonra bir araya getirir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Büyü 3: Son Ayin yazısına devam et

SİYAD 58. Türkiye Sineması Ödülleri’nde Adaylar Açıklandı, Adaylıklarda Yeni Şafak Solarken, Gündüz Apollon Gece Athena ve O da Bir Şey mi Öne Çıkıyor

Sinema Yazarları Derneği’nin (SİYAD) 58. Türkiye Sineması Ödülleri adayları belli oldu. Gürcan Keltek’in yönettiği Yeni Şafak Solarken filmi 11 adaylık alırken Emine Yıldırım’ın Gündüz Apollon Gece Athena 10, Pelin Esmer’in O da Bir Şey mi ile Türker Süer’in Gecenin Kıyısı filmleri 9’ar adaylık elde etti. Vuslat Saraçoğlu’nun Bildiğin Gibi Değil 5 adaylık kazanırken Cem Yiğit Üzümoğlu, baş rollerinde oynadığı iki filmi Yeni Şafak Solarken ve Sahibinden Rahmet ile En İyi Erkek Oyuncu dalında iki adaylık birden kazandı. Vefat eden oyuncumuz Ayla Algan ise Yeni Şafak Solarken’deki rolüyle En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı kategorisinde aday oldu.

SİYAD 58. Türkiye Sineması Ödülleri’nde Adaylar Açıklandı, Adaylıklarda Yeni Şafak Solarken, Gündüz Apollon Gece Athena ve O da Bir Şey mi Öne Çıkıyor yazısına devam et

Peter Watkins: Kestirme Yol Yok – Beşinci Hafta Gösterimleri

Görültü’nün gerçekleştirdiği Peter Watkins: Kestirme Yol Yok Retrospektifi’nde bu hafta iki film gösteriliyor. Filmlerin ilki 04 Mart 2026 Çarşamba günü saat 20:00’de retrospektif kapsamında ikinci ve son kez gösterilecek olan Privilege (Ayrıcalık). Watkins’in tek stüdyo filmi olan 1966 tarihli Privilege (Ayrıcalık), kültür endüstrisinin devlet ideolojisi tarafından kullanılması üzerine bilimkurgusal öğeler içeren bir distopya. Film, bir pop idolü olan Steven Shorter’ın totaliter rejimin uyum sağlama ideolojisinin piyonuna dönüşmesi üzerinden ilerliyor. Gösterilecek diğer film ise La Commune (Paris, 1871), [Komün (Paris, 1871)].

Peter Watkins: Kestirme Yol Yok – Beşinci Hafta Gösterimleri yazısına devam et

Türkiye’nin En İyi Animasyon Filmi Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi Geliyor

Türkiye’nin ünlü karikatürist ve animasyon yapımcısı Varol Yaşaroğlu’nun yapımcılığını üstlendiği Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi filmi 22 Mayıs’ta gösterime giriyor. Haluk Can Dizdaroğlu ve Berk Tokay’ın yönettiği, senaryosu yine Haluk Can Dizdaroğlu tarafından kaleme alınan filmde animasyon kahramanların dışında gerçek oyuncu olarak Varol Abi’yi Varol Yaşaroğlu, çizgi film meraklısı kızı Gece Işık Demirel canlandırıyor.

Türkiye’nin En İyi Animasyon Filmi Süper 1 Takım: Varol Abi’nin Çizgi Film Makinesi Geliyor yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu