Senaryo ve yapımcılığını Matrix Üçlemesi’nin yaratıcıları Wachowski Kardeşler’in üstlendiği V For Vendetta, vizyona girdiği 17 – 19 Mart haftasonunda 26,1 milyon dolar (yaklaşık 34,7 milyon YTL) hasılat ile ABD’de En Çok İzlenen Film oldu.
Geleceğin totaliter İngiltere’sinde geçen V For Vendetta’nın başrolünde Natalie Portman yer alıyor. Filmdeki “V” karakterini ise Matrix Üçlemesi’nin Ajan Smith’i Hugo Weaving canlandırıyor. V For Vendetta’nın diğer rollerinde ise Stephen Rea, Stephen Fry, Rupert Graves ve John Hurt oynuyor.
Kategori arşivi: Haberler
11. Milano Film Festivali Uluslararası Uzun ve Kısa Metrajlı Film Yarışmaları
11. Milano Film Festivali Uluslararası Uzun ve Kısa Metrajlı Film Yarışmaları için başvurular başladı. 01 Ocak 2005 tarihinden sonra yapılmış uzunluk ve format farketmeksizin her türde film için başvuru yapılabiliyor. Son başvuru tarihi 31 Mayıs 2006.
Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde Ek Gösterimler
4. Filmmor Kadın Filmleri Festivali kapsamında İstanbul Modern’de 34 Taksi ve Kameranın Ardındaki kadın Bilge Olgaç filmleri için ek gösterim yapılacaktır. Ek gösterim tarihleri aşağıdaki gibidir:
18 Mart Cumartesi
12:00 – 34 Taksi / Belmin Söylemez
13:00 – Kameranın Ardındaki Kadın Bilge Olgaç / Feza Sınar
Plato Sinema Okulu
Ülkemizin kendi alanında önemli ve değerli birer imza sahibi olan sinema sanatçıları ve reklâm ustaları, Plato Sinema Okulu çatısı altında, yoğunlaştırılmış kurslarla geleceğin meslektaşlarına bilgi ve tecrübelerini aktarmaya hazırlanıyor. Eğitime 03 Nisan’da başlayacak olan 12 haftalık Sinema ve Oyunculuk Kursu’nda, Türkiye’nin en faal ve gözde sinemacıları, teorik ve pratik açıdan yoğun ve zengin bir ders programı sunuyor. Kurslarda Serdar Akar, Şevket Çoruh ve diğer ünlü isimler ders veriyor.
e – K@til 18 Yaş Sınırı Aldı
Bir lisede, bir grup öğrenci arasında oynanan bir yalan söyleme oyununu konu alan gençlik korku filmi “Cry Wolf / e-K@til”, “Otel / Hostel” ve “Brokeback Dağı / Brokeback Mountain” gibi filmlerle birlikte 18 yaş sınırı aldı. “e-K@til”, vizyona çıktığı ülkeler arasında en yüksek yaş sınırını Türkiye’de aldı. Vizyona girdiği diğer tüm ülkelerde “Otel / Hostel”den daha düşük yaş sınırı alan film sadece Türkiye’de aynı yaş sınırını aldı.
r Film, Mayıs Filmlerini Belirledi
r Film, Mayıs ayında gösterime çıkaracağı filmlerini belirledi. Türkçe basın bülteni ve yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yakında sadibey.com’da. Ön bilgiler için filmlerin web sitelerini ziyaret edebilirsiniz.
Beyza’nın Kadınları
Türü, psikolojik – polisiye gerilim… Beyza’nın Kadınları, Türk sinemasında bu türün ilk örneği… Mustafa Altıoklar (fotoğrafta ortada) imzalı 140 dakikalık bu uzun film, sıkılmadan sonuna kadar aynı heyecanla izlenebiliyor.
1992’de çektiği ilk filmi Denize Hançer Düştü‘den sonra, yönetmen Mustafa Altıoklar, İstanbul Kanatlarımın Altında (1996), Ağır Roman (1997), Asansör (1999), Banyo (2005), O Şimdi Asker (2005) filmlerine imzasını attı. Beyza’nın Kadınları ise, Mustafa Altıoklar imzasını taşıyan sekizinci film. Altıoklar, O Şimdi Asker filmi dışında filmlerinin aynı zamanda senaristi de…
Beyza’nın Kadınları‘nda başrollerde, Mustafa Altıoklar’ın Banyo filminde de rol almış Demet Evgar’ı (Beyza), daha çok dizilerden tanıdığımız, Bir Tutam Baharat filminde de rolü olan Tamer Karadağlı’yı (Komiser Fatih), Avrupa Yakası dizindeki rolüyle tanıdığımız ve ilk uzun metrajı olan Levent Üzümcü’yü (Psikiyatr koca Doruk) ile 40 yıllık sinema hayatına 150’den fazla film sığdıran Salih Güney’i (savcı), çocuk oyuncu olarak tanıdığımız, hatta Çalıkuşu dizi denilince akla gelen, ama bir süredir sinemaya ara vermiş Mine Çayıroğlu’nu (Serap) görüyoruz. Mustafa Altıoklar’ın, yine geleneğini bozmayarak, bu filminde de daha önce sinema filminde oynamamış, ara vermiş ya da bugüne kadar hiç başrolü bulunmayanları filminde oynattığını görüyoruz. Her ne kadar, yapımcı Elif Dağdeviren’in, Beyza rolü için daha popüler birini önermişse de Mustafa Altıoklar’ın Demet Evgar’da ısrar ettiğini de biliyoruz.
Çoklu kişilikli 30’lu yaşlarında güzel ve zarif bir kadın, Boğaz sularından çıkarılan kesik bacaklar ve bu cinayetler zincirini çözmeye çalışan bir komiser ile ABD’de eğitim almış bir psikiyatr… Film, işte bu üçlü etrafında dönüyor. Kendisi de tıp eğitimi almış olan Mustafa Altıoklar, bu film için kriminoloji ve adli tıpla uzun edütler yaptığını belirtiyor. Filmde bu titizlik kendini gösteriyor ayrıca.
Boğaz’ın sularındaki balıkçı teknelerinden birinin ağına kesik bir bacak takılır. Yapılan otopsi sonucunda bacağın kime ait olduğu bulunur. Bu cinayetin araştırılması için bir savcı, Komiser Fatih ve psikiyatr Doruk görevlidir. Doruk’a göre, bu bir seri cinayettir, cinayetler arasında bir bağlantı olduğunu belirtir ve ona göre katilin bir misyonu vardır. Araştırmalar devam eder. Bu arada Doruk’un karısı Beyza, yaşadığı bilinç kayıplarından dolayı, altüst durumdadır. Filmin konusuyla ilgili fazla detay vermeyelim. Filmin adı kadar, senaryosunun da son derece dikkat çekici olduğunu söyleyelim sadece. Tür açısından bir ilke imzasını atan Altıoklar’ın bu filmini izlenmeye değer buluyorum. Film, başından sonuna kadar, seyirciyi bir cinayet bulmacasının içine alıyor ve bazı sahnelerde şaşırtarak, sürpriz bir sonla bitiyor. Ancak, filmi, 18 yaşın altındakilerin izlemesi yasak. Bu yasağı yönetmenin çok yersiz bulduğunu da belirtelim.
(16 Mart 2006)
Asya Çağlar
Almanya’dan Kısa Filmler
Almanya’dan kısa filmler, 18. Uluslararası Kısa Film Festivali çerçevesinde Goethe-Institut Istanbul (Alman Kültür Merkezi) ve Ístanbul Modern Sanat Müzesi’nde gösteriliyor. Kısa film programı Kısa ve İyi II için seçilen 27 yeni yapıt, Almanya’nın son yıllardaki kısa filmleri üzerine genel bir bakış sunuyor. 4 farklı konu başlığı altında toplanan yapıtlar, 18. Uluslararası Kısa Film Festivali çerçevesinde ilk kez kendilerine ayrılmış bir bölümde izlenilebilecekler. Filmler, 23 – 27 Mart 2006 tarihleri arasında Goethe-Institut’da, 28 – 31 Mart tarihleri arasında ise İstanbul Modern Sinema’da gösteriliyor.
Almanya’dan Kısa Filmler yazısına devam et
Film Müziği Üstüne Bir Kaynak
ES Yayınları sinema kütüphanemizi genişletmeye devam ediyor. Yayınevi, geçen aylarda çıkardığı 4 kitaptan sonra bu kez de Türkçe’de neredeyse hiç kaynağın olmadığı film müziği üstüne bir kitap çıkardı. Âlâ Sivas’ın Paul Tonks’dan çevirdiği Film Müziği de öncü bir kaynak kitap niteliğinde. Öncü kitaplar, genellikle birikmiş sorunlara bir parmak bal çalarlar. Film Müziği de böyle bir kitap. Hem sinema – müzik ilişkisinin tarihini, hem de teknik işbirliğini bir arada anlatıyor. Kitap, sinemanın alfabesi olan hareketli görüntülerin, bir başka sanat olan müzik ile karanlık salonlarda ve birlikte yaptıkları yolculuğun bir tarihi.
Film Müziği Üstüne Bir Kaynak yazısına devam et
İstanbul Film Festivali Yaklaşıyor, İndirimli Ön Satışlar Başlıyor
25. Uluslararası İstanbul Film Festivali, 01 – 16 Nisan tarihleri arasında gerçekleşiyor. Festival biletleri için indirimli ön satış dönemi 18 Mart Cumartesi günü başlıyor. 18 – 31 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek indirimli ön satış döneminde 30 adetin üzerinde bilet alan sinemaseverler için % 15 indirim uygulanacak. İndirimli biletler, Beyoğlu’nda Emek ve Atlas ile Kadıköy’de Rexx Sinemaları’nda açılacak gişelerden; Biletix Çağrı Merkezi (0216 5569800), internet sitesi (www.biletix.com) ve Biletix satış noktalarından satın alınabilecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Altın Portakal’ın Ödülleri Rekora Gidiyor, Büyük Ödül 300 Milyar
42. yılında, TÜRSAK Vakfı ile AKSAV işbirliğinin, ulusal ve uluslararası alanda önemli bir başarıya imza attığı Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin toplam ödül miktarı bu yıl 45.000 YTL. daha artırıldı. TÜRSAK ve AKSAV yönetiminin aldığı ortak kararla, En İyi Film Ödülü 300.000 Yeni Türk Lirası olarak belirlendi. Festival’de En İyi Yönetmen‘e verilen para ödülünün, artırılarak 30.000 YTL’ye çıkarıldığı Festival’de bu yıl ilk kez En İyi Senaryo ve En İyi Müzik dalında da para ödülleri verilecek.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
Kent Merkezinde Bir Sinema Kitaplığı
2004 yılından bu yana konusunu sadece sinema olarak belirleyen ve bu alanda ülke sinemalarından yönetmenlere, sinema tekniğinden akımlara ve film kuramlarına dek kitaplar yayımlamayı sürdüren ES Yayınları şimdi de bir sinema kitaplığı kuruyor. Yayınevinin faaliyetlerini sürdürdüğü Kadıköy’deki mekânında artık bir de kitabevi mevcut. ES Yayınları’nın son iki yılda yayımlamış olduğu tüm kitapların yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı sinema kitaplarını, film afişlerini ve kartlarını da bu adreste bulmanız mümkün. ES Yayınları, tüm sinemaseverlere özel indirimlerden yararlanma imkânı da sunuyor.
Brad Pitt’in Firması, “13”ün Yeniden Çevrim Haklarını Satın Aldı
Sundance Film Festivali’nin en heyecan verici keşfi olan 13 (13 / Tzameti)‘nin yeniden çevrim hakları geçtiğimiz hafta Brad Pitt’in sahip olduğu Plan B şirketi tarafından satın alındı. Yapımcı şirket MK2, sonunda Brad Pitt’in sahip olduğu Plan B ile el sıkıştıklarını açıkladı. Gizemli bir mektuptaki talimatları izleyerek başını korkunç bir belâya sokan genç bir adamın hikâyesini anlatan 13, Following’den bu yana çekilmiş en heyecan verici ilk film olarak gösteriliyor. Önümüzdeki aylarda ülkemizde de gösterime girmesi plânlanan 13′ün ilk gösterimi 25. İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirilecek.
Brad Pitt’in Firması, “13”ün Yeniden Çevrim Haklarını Satın Aldı yazısına devam et
İstanbul Film Festivali, Festivalden Önce Üniversitelerde
25. Uluslararası İstanbul Film Festivali, festival heyecanını festival başlamadan üniversitelere taşıyor. 23. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilen ve Radikal Halk Oylaması’nda izleyicinin en beğendiği film seçilen Yeniden Sev Beni (Reconstruction), İstanbul’daki 16 üniversitenin 17 kampüsünde öğrencilere gösteriliyor. Bir Film’in katkılarıyla 06 Mart Pazartesi günü başlayan gösterimler 30 Mart Perşembe gününe kadar ücretsiz olarak, aralarında Boğaziçi, Bilgi, Yıldız Teknik, Marmara, Mimar Sinan ve Koç Üniversiteleri’nin bulunduğu 16 üniversitede gerçekleştiriliyor.
- Basın Bülteni
- Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
If 2007’ye 343 Gün Kaldı
Yapı Kredi Üniversite Bankacılığı’nın ana sponsorluğunda gerçekleşen If istanbul / AFM Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali beşinci yılına veda etti. If bu yıl beşinci doğum gününü büyüyerek kutladı: İstanbul’da ilk kez iki sinemayı, Beyoğlu AFM ile birlikte Caddebostan AFM Budak Sineması’nı renklendirdi ve Ankara’ya taşıdığı üç günlük özel seçkisiyle If Ankara’yı da başlattı. Birbirinden heyecan verici 50’den fazla bağımsız filmi 40.000 sinemasevere ulaştırdı. Bu yılki festivalin diğer sürprizleri ise perküsyon, sinemada ses tasarımı, animasyon gibi dört farklı atölye çalışması oldu.