Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Dünyaca Ünlü Anime Serisi İlk Kez Beyazperdeye Taşınıyor

Anime dünyasının en iyi yapımlarından biri ilk kez beyazperdeye taşınıyor. 31 Ekim’de gösterilecek olan Chainsaw Man – The Movie: Reze Arc, Tatsuya Yoshihara’nın yönetmenliğinde hayata geçirildi. Bir zamanlar Yakuza’nın borçlarını kapatmaya çalışan Denji, ihanete uğrayıp öldürüldüğünde hayatı sonsuza dek değişir. Son anlarında, sevdiği şeytani köpeği Pochita onunla birleşir ve Denji, Chainsaw Man’e dönüşür. Şimdi şeytanlar, avcılar ve gizli düşmanlarla örülü korkutucu bir savaşın ortasında, gizemli bir kız olan Reze Denji’nin karşısına çıkar. Aşk ile hayatta kalma içgüdüsünün birbirine karıştığı bu yeni çatışma, Denji’nin en ölümcül sınavı olacaktır.

Dünyaca Ünlü Anime Serisi İlk Kez Beyazperdeye Taşınıyor yazısına devam et →

Anakonda

Tom Gormican’ın yönettiği ve Jack Black, Paul Rudd, Steve Zahn ile Thandiwe Newton’un oynadığı Anakonda (Anaconda), 26 Aralık 2025’de TME Films dağıtımıyla Sony Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Doug ve Griff, yıllardır en sevdikleri film Anakonda’yı yeniden çekmenin hayalini kurmaktadır. Orta yaş krizine girdiklerinde bu hayali ertelememeye karar verir ve ekiplerini toplayarak Amazon’un derinliklerine doğru yola çıkarlar. Ancak beklenmedik bir anda karşılaştıkları anakonda, yaşadıkları anı film sahnesi değil, gerçek bir tehdide dönüştürür. Böylece hayallerinin peşinde başlayan serüven, kısa sürede ölüm kalım mücadelesine evrilir.

  • Basın Bülteni
  • Facebook
  • Fragman
  • IMDb
  • Korkut Akın Yazıyor

Anakonda yazısına devam et →

Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri Belli Oldu

13 – 21 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenecek 36. Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri belli oldu. Bu yıl Aziz Nesin Emek Ödülü, tiyatro, sinema ve müzikteki çok yönlü üretimiyle Zuhal Olcay’a; Sanat Çınarı Ödülü, sinemaya kalıcı katkılarıyla Rutkay Aziz’e verilecek. Sinema kültürünü yaşatan ve arşiv çalışmalarıyla belleğimizi koruyan Sinematek / Sinema Evi, Kitle İletişim Ödülü’nün sahibi olurken; sanat dünyasındaki farklı üretimleriyle Demet Evgar ve Selman Nacar da Vakıf Özel Ödülleri’ne değer bulundu. Ankara Film Festivali Onur Ödülleri, festivalin açılış gecesi olan 13 Kasım’da sahiplerine sunulacak.

Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri Belli Oldu yazısına devam et →

Sanat Günleri Gökçeada’da Başlıyor

Eylül ayında birincisi gerçekleştirilecek olan Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim Sanat Günleri, 22 Eylül 2025 tarihinde Gökçeada’da başlıyor. Gökçeada Belediyesi ve Nusret Bey Vakfı tarafından düzenlenecek olan ve 2 gün sürecek olan sanat günleri, sanatçı Ege’nin adada vereceği konserle başlayacak. Birinci gün programında Nusret Bey Vakfı Etkinlikleri ve müze ziyareti de yer alacak. İkinci gün programında ise Kelebeklerin Uyuduğu Yerdeyim film gösterimi düzenlenecek.

Sanat Günleri Gökçeada’da Başlıyor yazısına devam et →

Savaş Üstüne Savaş, TME Films Dağıtımıyla 03 Ekim’de Sinemalarda

Akademi ve Bafta ödüllü Leonardo DiCaprio, sinemanın en özgün anlatıcılarından Paul Thomas Anderson’ın yazıp yönettiği Savaş Üstüne Savaş ile beyazperdeye geliyor. Anderson’ın yeni filmi yıldız oyuncuyu sert, çarpıcı ve çok katmanlı bir dünyanın merkezine yerleştiriyor. Savaş Üstüne Savaş, 03 Ekim 2025’te sinemalarda seyirci karşısına çıkacak. Film, artan gerilimiyle karakterler arasındaki çatışmayı öne çıkarıyor. Paul Thomas Anderson’ın kendine özgü tarzı, Savaş Üstüne Savaş’ın karanlık hikâyesini daha da çarpıcı kılarak seyircide iz bırakacak. Filmde, DiCaprio’ya Oscar ve Bafta ödüllü Benicio del Toro ve Sean Penn eşlik ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Savaş Üstüne Savaş, TME Films Dağıtımıyla 03 Ekim’de Sinemalarda yazısına devam et →

Bodrum’da Perde Açılıyor: Dünya Sinemasına Yeni Bir Bakış, Bodrum Uluslararası Film Festivali Başlıyor

03 – 08 Ekim 2025 tarihleri arasında sinema, Ege kıyılarına bir başka yakışacak. Bodrum, yepyeni bir uluslararası festivalle dünya sinemasına kapılarını açıyor: Bodrum Uluslararası Film Festivali (BIFF) başlıyor. Festivalin basın toplantısı 09 Eylül 2025 Salı günü Bodrum Golf Clup’da yapıldı. Bodrum Sinema ve Kültür Derneği tarafından, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle ve Muğla Valiliği, Bodrum Belediyesi, Bodrum Kaymakamlığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Kos Belediyesi’nin iş birliğiyle yapılan festival, Bodrum ile Kos Adası arasında sinema dolu bir köprü kuracak. Türkiye – Yunanistan Sinema Buluşması iş birlikleri için iki komşu ülkenin sinemacılarını aynı masada buluşturacak.

Bodrum’da Perde Açılıyor: Dünya Sinemasına Yeni Bir Bakış, Bodrum Uluslararası Film Festivali Başlıyor yazısına devam et →

Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Finalistleri Belli Oldu

22 – 28 Eylül 2025 tarihlerinde yapılacak 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Edebiyat Uyarlaması Uzun Metraj Senaryo Yarışması’nda finalistler belli oldu. Sinemamızın edebiyatla kurduğu bağı daha da güçlendirmek, yazılı edebiyatın zengin dünyasını perdeye taşımayı ve yeni kuşak senaristleri üretime teşvik etmeyi amaçlayan yarışmaya bu yıl 27 proje başvurdu.

Adana Altın Koza’nın Edebiyat Uyarlaması Senaryo Finalistleri Belli Oldu yazısına devam et →

Yerli Yurtsuz, Türkiye Prömiyerini Altın Portakal’da Yapacak

Rıza Oylum’un yönettiği belgesel Yerli Yurtsuz, Türkiye prömiyerini 62. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yapacak. Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve Sivil Düşün tarafından desteklenen Yerli Yurtsuz, 4. kuşak demir ustası olan Yervant Demirci’nin Mardin Derik’te başlayıp Ermenistan’da devam eden yaşamının izini sürüyor. Yerli Yurtsuz belgeselinin çekimleri Mardin Derik, İstanbul Samatya ve Ermenistan Erivan’da yapıldı.

Yerli Yurtsuz, Türkiye Prömiyerini Altın Portakal’da Yapacak yazısına devam et →

Eudaimonia

Yönetmen: Gizem İbak’ın yönetmenliğini yaptığı kısa film Eudaimonia’nın başrolünde Mehmet Aslantuğ oynuyor. Burhan Gün yapımcılığında Fikrigün Film tarafından yapımcılığı üstlenilen filmin görüntü yönetmenliğini ise Uğur İçbak yapıyor. Film, baba ile oğulun çıktığı yolculukta geçmişle yüzleşmenin ve yeniden bağ kurmanın evrensel hikâyesini anlatıyor. Filmin yapım sürecine T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, EMN XR Studio ve Orion Rental House destek verdi.

Eudaimonia yazısına devam et →

Good Boy

Ben Leonberg’in yönettiği ve Indy, Shane Jensen, Arielle Friedman, Larry Fessenden, Stuart Rudin, Hunter Goetz ile Anya Krawcheck’in oynadığı Good Boy, 26 Aralık 2025’de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Todd ve köpeği Indy, Todd’un ailesinden kalma ormanın ortasındaki ıssız bir kulübeye yerleşmişlerdir. Bir süre sonra Indy, evde karanlık ve rahatsız edici bir varlık olduğunu anlar. Todd ise yanıbaşındaki bu kötücül gücün daha da tehlikeli hale geldiğini fark etmez. Sadık dost, köpek Indy, hem sahibini hem de kendisini korumak için sadece kendisinin görebildiği bu tehlikeyle karşı karşıya gelecektir.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Good Boy yazısına devam et →

Acı ve Tatlı Kahkahalar ile: Bugün Güzel

Yapımını TAFF Pictures’ın üstlendiği, hikâyesi Oğuzhan Koç’a, senaryosu ise Aksel Bonfil’e ait Bugün Güzel filmi için okuma provası gerçekleşti. Hayatın acı ve tatlı gerçeklerinin üstesinden aşk, dostluk ve neşe ile nasıl gelinebileceğini sıcak bir hikâye ile salonlara getirece film, zorluklara karşı farklı bakış açılarının, yaşama biçimini nasıl etkileyeceğini mizahi bir dille ele alıyor.

Acı ve Tatlı Kahkahalar ile: Bugün Güzel yazısına devam et →

Boğaziçi Film Festivali’nde Sinemaya Destek Güçleniyor

Bu yıl 07 – 14 Kasım tarihleri arasında 13. kez gerçekleştirilecek Boğaziçi Film Festivali, Türkiye ve dünya sinemasına desteğini sürdürüyor. Festivalde bu yıl, Ulusal Uzun Metraj Yarışma, Uluslararası Uzun Metraj Yarışma, Ulusal Belgesel Yarışma ve Ulusal Kısa Film Yarışması bölümlerinde farklı kategorilerde ödüller sahiplerini bulacak. Festival Başkanı Ogün Şanlıer açıklamasında, “On üç yıldır sinemanın birleştirici gücünü İstanbul’dan dünyaya taşımaktan mutluluk duyuyoruz. Boğaziçi Film Festivali, genç yeteneklerin görünürlük kazanmasına ve uluslararası iş birliklerinin kurulmasına olanak sağlıyor. Özellikle bu yıl rakamları artırmaya gayret ettik.” dedi.

Boğaziçi Film Festivali’nde Sinemaya Destek Güçleniyor yazısına devam et →

Büyüleyici Bir Yaşam Dersi / Chuck’ın Hayatı

‘Chuck’ın Hayatı / The Life of Chuck’ Stephen King’in bir kısa hikâyesinden sinemaya uyarlanmış. Korku ve gerilim öyküleri üstadı ve de aynı türde filmleri ile tanınan yönetmen Mike Flanagan adları sizleri yanıltmasın, bu bir korku hikâyesi değil. Film, King’in ‘Yanımda Kal / Stand By Me’, ‘Esaretin Bedeli / The Shawshank Redemption’ ya da ‘Yeşil Yol / The Green Mile’ gibi beyazperdeye de aktarılan romanlarının dramatik evrenine çok daha yakın bir varoluş öyküsü üzerinden ilerliyor.

Flanagan kısa hikâyenin sondan başa gelişen yapısını korumuş. Hikâye ‘Teşekkürler Chuck’ başlıklı üçüncü ve son perde ile açılıyor. Chuck ile bu bölümde, kentin tüm caddelerine yer alan ışıklı ışıksız panolar, televizyon ve sosyal medyanın reklam kuşaklarını kuşatan posterler vasıtasıyla tanışıyoruz. Genç adam 39. yaşını kutlarken ona duyulan minnetin bir ifadesidir ekranlara yansıyan. Öte yandan sadece ABD değil tüm gezegen, kıyamet öncesi bir felâketler yumağının içindedir. Kuzey Kaliforniya’daki 9.1 şiddetindeki deprem bölgenin % 80’lik kısmını oturulamayacak hale getirmiştir. Anayolda oluşan koca bir obrukla trafik tıkanmıştır. Yangınlar, seller, kıtlık çivisi çıkmış dünyanın sonunu haberlemektedir sanki.

Orta öğretimde görevli Marty Anderson (Chiwetel Ejiofor) durmuş trafikte ilk kez reklam panosunda gördüğü Chuck’ın kimliğini sorgularken, geçmişe dönen son bölümde onun küçük Chuck ile ilişkisini hakkında bilgi sahibi oluruz. Siyahi öğretmen ayrıldığı ama görüşmeyi sürdürdüğü eski eşi hemşire Felicia Gordon (Karen Gillan) ile buluştuğunda ondan intihar vakalarının hızla arttığını öğrenir. Yasın son evresinde insanların beklemekten başka çaresinin kalmadığı bir zifiri karanlıkta Kozmos son nefesini mi vermektedir?

Ekolojik ihanetin evrenin sonunu işaret ettiğine dair bir karanlık distopya ile açılan yapım, ‘Yaşasın Sokak Çalgıcıları’ adlı ikinci bölümde aydınlık ve güler yüzlü bir dünyaya taşır bizleri. Güngörmüş Marty’nin deyimiyle ‘Kıyametin Oz Büyücüsü’ gibi her panoda ışıldayan 30’lu yaşlarının sonlarındaki Charles ‘Chuck’ Krantz (Tom Hiddleston) ile kanlı canlı bu epizodda buluşuruz. Muhasebecilik zırhını kuşanmış bir halde ‘21. Yüzyılda Bankacılık Konferansı’ndan yeni çıkmıştır. Hayatı bir zamanlar düşündüğünden çok daha dardır ama O buna uyum sağlamış gibi durmaktadır. Yine de günlük şovu için ısınma yapan sokak müzisyeni Taylor’ın (The Pocket Queen) önünde duraklamadan edemez. Ve sonrasında kravatını gevşetip müziğin ritmine uyarak antolojilere geçecek dansını yapmaya başlar. Geçimini sağlayabilmek için meydanın ortasına çökmüş yetenekli müzisyen davuluyla onun tutkulu beden hareketlerine katılırken, sevgilisinin bir telefon mesajıyla terkettiği genç Janice Halliday (Annalise Basso) kavalyesi olarak Chuck’a eşlik eder. Çılgın ikili ‘Tanrı’nın dünyayı bunun için yarattığını’ duyumsayarak davulun ritmine uygun dansı sürdürürler. Tüm neşesine karşın Janice kaygılıdır yine de. Herşey ziyan olmaktadır, ‘belki biz de ziyan oluyoruzdur’ diye düşünmekten kendini alamaz.

Hikâyenin finali ama krolonojik olarak birinci perdesi ‘İçimde Yığınları Saklıyorum’ başlığını taşır. Walt Whitman’ın bir şiirinden alınmıştır dizeler. Chuck’ın 7 yaşına döneriz. Keyifli bir aile yaşantısı süren küçük çocuk annesi ile babasını, bir de henüz doğmamış küçük kardeşini meşum bir trafik kazasında kaybettiğinde evin neşesi de uçar gider. Bundan böyle birlikte yaşayacağı dedesi kendisini sayılara ve alkole vururken, babaannesi dünyayı artık gri, sessiz ve lezzetsiz buluyordur. Chuck 10 yaşına girdiğinde (bu yaşını yetenekli çocuk oyuncu Benjamin Pajak canlandırıyor) bazı lezzetler geri dönmeye başlar. Büyükanne yeniden yemek yapmaya başlarken torununu dansa teşvik eder, birlikte izledikleri ‘West Side Story’, ‘All That Jazz’ ya da ‘Cover Girl’ misali klasik Amerikan müzikalleriyle yaşama geri dönerler. Ancak dedenin, 1800’lü yılların sonuna doğru inşa edilmiş, ailenin 70’li yılların başından beri ikamet ettiği Viktoryen evin çatı katındaki kubbeli odaya giriş yasağı sürmektedir hâlâ. Krolonojik açıdan sondan başlayıp başa doğru ilerleyen filmi spoiler vermemeye çalışarak incelemek kolay olmuyor. İçinde yığınlar biriktirerek büyüyen Chuck’ın akıbetini ve sırrına ereceği kubbeli odada neler yaşandığının hikâyesi ise dilerseniz izleyecek olanlara kalsın.

Kurguyu da üstlenmiş olan Flanagan her üç bölümde de önceki filmlerini aşan bir yönetmenlik çabası ortaya koymuş. Daha çok televizyon dizileriyle bilinen Eben Bolter bölümler arasındaki kontrastın altını çizen usta işi sinematografisiyle göz dolduruyor. Nick Offerman’ın dış sesiyle detaylarına vakıf olduğumuz bu kısa ama etkileyici yaşam serüveninde rol alan ensemble farklı yaşlardaki Chuck’ı canlandıran genç oyuncular dahil iyi seçilmiş ve yönetilmiş. Afişlerde tek başına yer alan olan İngiliz sinemasının klas oyuncularından Hiddleston’u filmin bütününde izleyememek benim gibi sevenlerini biraz hayal kırıklığına uğratıyor gerçi ama ekibin kalanı onun boşluğunu aratmıyor. İlk bölümde ünlü siyahi aktör Ejiofol öne çıkarken final bölümünün dedesi Albie Krantz’da yaklaşık 50 yıl öncesinin ‘Yıldız Savaşları / Star Wars’ından anılarımıza yerleşmiş olan gencecik Luke Skywalker ‘Mark Hamill’i iyice yaşlanmış haliyle buruk bir nostalji yaşatıyor.

Flanagan’ın geçen yıl genç yaşta bu dünyadan göçen Amerikalı ünlü gazeteci dostu Scott Wampler’ın zamansız gidişine bir ağıt olarak adadığı filmi, karamsar bir kıyamet tasvirinin ardından dokunaklı bir yaşam dersi veriyor. Belanın bin türlüsü aynı anda üşüşse de, bu kısacık hayatta insan biriktirmenin, küçük bedende yığınlar büyütmenin hazzı ve mutluluğuna işaret ediyor.

(16 Eylül 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Sevince

Barış Başar’ın yönettiği ve Hayat Van Eck, Bahar Şahin, Sevinç Erbulak ile Altan Erkekli’nin oynadığı Sevince, 26 Eylül 2025’de A90 Pictures dağıtımıyla Bahane Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Asperger Sendromu’na sahip Cem’ın hayatı, konservatuar eğitimi için İzmir’den İstanbul’a gelen Elif ile tanışmasıyla bambaşka bir yöne evrilir. Cem’ın annesi tarafından onun için yaratılan korunaklı dünyanın sınırları Elif sayesinde çatlamaya başlar. İki genç, sevgi ve anlayışın, görünmez sınırları aşarak hayatı nasıl değiştirdiğini keşfeder. Film, seyirciye hem kalbe dokunan hem de farkındalık yaratan bir deneyim sunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Instagram
  • Fragman

Sevince yazısına devam et →