Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni

Scott Cooper’in yönettiği ve Jeremy Strong, Paul Walter Hauser, Stephen Graham ile Odessa Young’ın oynadığı Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni (Springsteen: Deliver Me from Nowhere), 24 Ekim 2025’de UIP Filmcilik dağıtımıyla Disney Studios Türkiye tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, Bruce Springsteen’in henüz dünya çapında bir süperstar olmadan önce, başarı baskısıyla geçmişinin hayaletleri arasında sıkışıp kaldığı dönemi anlatıyor. Nebraska albümü, Springsteen’in New Jersey’deki yatak odasında bir 4 kanallı kayıt cihazıyla kaydedildi ve kariyerinde önemli bir kırılma anına işaret ediyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2 / 3 / 4
  • IMDb
  • Korkut Akın Yazıyor

Springsteen: Hiçlikten Kurtar Beni yazısına devam et

Yalın Bir Kasırga

Kasırga deyince, insanın içi ürperiyor, inanılmaz bir yıkım geliyor ilkin insanın aklına. Bir kaçışla başlayan film, belli ki gizem yüklü. Kaçan -melez- kız, karşına çıkan ilk evin kapısını açınca, her şey uçuşuyor. Masanın üstündeki kağıtlar yerlere dağılırken, kapı baca çarpıyor. Kasırga gelecek…

“Yalın” dememizin nedeni de o zaten. Meğer o melez kızın adıymış Kasırga (Köki). Bakalım nasıl esecek? 1790’da, İskoçya’da geçen bir öykü… Kostümler, malzemeler, arabalar, silahlar zamanı yansıtıyor. Babası, Japon samuray Charlotte (Nina Barnett) ve Avrupalı beyaz annesi, ölmüş olsa gerek ki, hiç görmedik. Gezici bir kukla oynatıcısı olsa da baba, eski bir samuray olarak felsefesini kızına aktarmaya, onu eğitmeye çalışıyor. Bir oyun sırasında, altın çalmış Şeker Adam (Tim Roth) ve çetesi izlemeye dalıyorlar. Aralarda dolaşın küçük çocuk (Nathan Malone) altın çuvallarını çalıyor. Kendilerinden çalınan, kendilerinin de çalmış olduğu altının peşine düşen çete ile Kasırga arasında bir kaçma kovalama başlıyor.

John Mcalean’ın yönettiği, filmin kamerası ilginç, müzikleri başarılı bir film olsa da “western” niteliğindeki film istenilen etkiyi yaratamıyor. Başlangıçtaki merak biraz sonra tükeniyor zaten. Çetenin elemanlarını -adları dışında- hiç tanımıyoruz, ama ilginç karakterler olduklarına kalıbımı basarım. Hatta içlerinden biri, kendi çocuğu olmasına rağmen iki cümleyle neden tepkili olduğunu lütfen anlatıyor. İlginç bir hayatı olduğu apaçık. Diğerlerinin de öyle.

“Martı”da, Çehov, “Sahnede bir tüfek varsa mutlaka patlamalı” diyor ya, çetenin bir elemanının elindeki uzun namlulu tabanca da bir kez patlıyor, ama yanlış yerde, yanlış kişiyi vurarak. Ancak Kasırga, babasını dinlemez görünürken (haklı sayılmaz mı, bir baba, sadece nasihat verirse ne kadar dinlenir ki) içine işlemiş söyledikleri. Filmi kurtaran girişindeki sahne sadece…

(18 Haziran 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Munafık 2

Syamsul Yusof’un yönettiği ve Syamsul Yusof, Maya Karin, Nasir Bilal Khan ile Datuk Rahim Razali’nin oynadığı Munafık 2, 18 Temmuz 2025’de MC Film dağıtımıyla Büyük Galileo Film Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
Küçük, izole bir köy… İnternetin, telefonun ulaşamadığı bir yer. Burada yaşayan genç bekâr anne Sakinah ve küçük kızı Aina, açıklanamayan seslerle uyanmakta, evlerinin her köşesinde uğursuz bir varlığın izlerini hissetmektedir. Köy halkı suskundur. Çünkü herkes bilir, bu karanlığın adı vardır. Abu Jar. Bir zamanlar dini lider olarak görülen bu adam, şimdi bir tarikatın başına geçmiş, cinlerle yaptığı anlaşmalarla köyü teslim almıştır.

  • Basın Bülteni
  • Teaser
  • IMDb

Munafık 2 yazısına devam et

Elio’nun Galaksiler Arası Macerasına Aslı Enver de Katılıyor

Türkiye’nin sevilen oyuncularından Aslı Enver, ilk film seslendirme deneyimini Disney ve Pixar’ın merakla beklenen animasyonu Elio ile gerçekleştiriyor. Enver, filmde baş karakter Elio’nun halası Olga Solis’e sesiyle hayat veriyor. Elio, 20 Haziran 2025 Cuma günü sinemalarda izleyici karşısına çıkacak. Film, uzaylılara hayran olan 11 yaşındaki Elio’nun, galaksiler arası zeki yaşam formlarının buluştuğu Ortakevren’de Dünya’nın lideri sanılmasıyla başlayan macerasını konu alıyor. Elio, bu yolculukta beklenmedik dostluklar kurarak galaksiler arası bir krizi çözmeye çalışıyor. Aslı Enver’in sesiyle hayat bulacak Olga Solis, Elio’nun Dünya’daki en önemli destekçilerinden biri.

Elio’nun Galaksiler Arası Macerasına Aslı Enver de Katılıyor yazısına devam et

Cin Kitabı

Hüseyin Sezay Tütüncüler’in yönettiği ve Burak Aydın, Sembol Efsun Efsuslu, Zişan Özlem Akçalı ile Yaren Miray Atabey’in oynadığı Cin Kitabı, 18 Temmuz 2025’de CJ ENM dağıtımıyla Mert Yapım Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Yüz yıllardır ormanın derinliklerine gömülü bir kitap, sahibine istediği her şeyi verecek güce sahiptir, ancak cinler tarafından korunmaktadır. Selin ve Ceren, kitaba dair iz bulduklarında başladıkları yolculuk tehlikeli bir takıntıya dönüşür. Onları, ölülerin bile geri dönemediği ormanın kalbine götürecek bu yolda ilerlerken, hiçbiri bu kitabın ona ulaşan herkesin sonunu yazmak için beklemekte olduğunu bilmemektedir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Cin Kitabı yazısına devam et

Daha Çılgın Cuma’dan Yeni Fragman ve Afiş Yayınlandı

Disney, merakla beklenen devam filmi Daha Çılgın Cuma filminden yeni fragman ve afiş yayınladı. Jamie Lee Curtis ve Lindsay Lohan’ın başrollerinde yer aldığı film, 08 Ağustos 2025 Cuma günü sinemalarda izleyiciyle buluşacak. Curtis ve Lohan, yıllar sonra Tess ve Anna Coleman rollerine geri dönüyor. İlk filmde yaşanan kimlik değişimi kaosunun ardından, hikâye bu kez Anna’nın hem kızı hem de üvey kızıyla birlikte yeni bir hayat kurmaya çalışmasıyla devam ediyor. İki ailenin bir araya gelme sürecinde yaşanan karmaşa, Tess ve Anna’nın bir kez daha beklenmedik bir dönüşümle karşı karşıya kalmasına neden oluyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız: 1 / 2 / 3 / 4
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Daha Çılgın Cuma’dan Yeni Fragman ve Afiş Yayınlandı yazısına devam et

Öfke Virüsü Tam Gaz Yayılmayı Sürdürüyor / 28 Yıl Sonra

Büyük Britanya’ya musallat olan öfke virüsü yıllar sonra yeniden beyazperdeye dönüyor. Bu uzun süre zarfında aslında hiç yok olmamış, hatta başka ülkelere de sıçramıştı. Neyse ki ana kıtadan bertaraf edilmiş ama Britanya anakarasında tehdit halen devam ediyor.

2002 yılında gösterime giren ve serinin özgün hikâyesini başlatan ’28 Gün Sonra / 28 Days Later’da virüslü şempanzelerin enfekte ettiği insanlar çok kısa süre içinde Londra sokaklarına yayılarak ölümcül bir salgını başlatmıştı. O dönem henüz 26 yaşında ilk çıkışını yapan Cillian Murphy, bir trafik kazası sonrası bilincini kaybetmiş bir halde yıkık dökük hastane odasında gözlerini açıyor ve kendisi gibi hayatta kalabilmiş Naomi Harris ile birlikte yeni bir yaşam umudunun izini sürüyordu.

Serinin devam filmi 2007’de geldi. Özgün filmin yaratıcıları yönetmen Danny Boyle ve senaryo yazarı (sonradan bir dizi filmin yönetmenliğini yaparak ünlenecek olan) Alex Garland’ın yapımcılığını yaptığı ’28 Hafta Sonra / 28 Weeks Later’ ilk filmle bağlantısı olmayan farklı bir hikâye üzerinden ilerler. 2001 yapımı ‘Bahis / Incognito’ ile tanınan İspanyol yönetmen Juan Carlos Fresnadillos’un yönettiği ikinci epizodda karısını enfekte olmuşların eline bırakarak kaçan Donald’ın (Robert Caryle) sonu hiç de iç acıcı bitmeyen hikâyesi ve Amerika’dan yardıma gelmiş ordu mensuplarının ölüm kalım mücadelesi anlatılır. İlkine göre çok daha vahşi ve umutsuz bir serüvendir bu.

Bir dolu zombi filmi ve televizyon dizisine esin kaynağı olmuş seri uzunca bir aradan sonra ilk yaratıcılarının eliyle ve yeni bir üçleme müjdesiyle gün ışığına çıkıyor. İskoçya dağlarındaki bir sığınma bölgesinin virüslülerce istilâsı ve ‘teletubbies’ izleyen çocukların ebeveynlerinin çığlıkları ile açılan 28 Yıl Sonra / 28 Years Later’ küçük Jimmy’nin boynunda rahip babasının haçı ile kaçıp kurtulabildiği ürpertici giriş sekansının ardından, anakara ile sadece cezir zamanı geçilebilen dolgu bir yol ile bağlantısı bulunan adacıkta kendi uygarlıklarını kurmuş küçük insan topluluğunun yaşam mücadelesine atlıyor. Yiyecek ve içeceğin sınırlı elde edilebildiği, elektriğin olmadığı, sağlık hizmetlerinin imece usulü sağlandığı küçük köy sakinleri denizden gelebilecek her türlü tehlikeye karşı bir gözetleme ve savunma sistemi kurmuş, genci yaşlısıyla kendilerinin imal ettiği ok ve yaylarla atış talimi yaparak her an savaşa hazır hale gelmişlerdir.

Yeni üçlemenin ilk filmi birbirine bağlı birer saatlik iki bölümden oluşuyor. İlk bir saatlik bölümde köyün savaşçı sakinlerinden Jamie (Aaron Taylor – Johnson) 12 yaşındaki oğlu Spikey’yi (Alfie Williams) dış dünya ve virüslülerle tanıştıracağı ilk avı için korunaklı alanın dışına çıkarıyor. Bu süreçte küçük çocuk, solucanla beslenen yavaş sürünenler yanında çok daha zeki ve hızlı Alfalar ile yüz yüze geliyor. İkinci bölüm ise oğlanın hasta annesi Isla’yı (en son ‘Motorcular / The Bikeriders’da izlediğimiz Jodie Comer) anakara ormanlarında yaşayan Dr. Kelsen (Ralph Nelson) ile buluşturmak üzere yanlarında babası olmadan gizlice kaçışı üzerinden ilerliyor.

Bu ikinci fasılda, enfekte olmuşlardan korunmak için bedenini iyodla kaplamış doktor dışında Britanya’ya gönüllü savaşmaya gelmiş Viking torunu İsveçli Erik (Edvin Ryding), Alfaların en belâlısı Samson (Chi Lewis – Parry) ve hamile partneri devreye giriyor. Bu arada, Dr. Kelson’ın ölümü ve sevgiyi hatırlama adına filmin afişinde yer alan kuru kafalar üzerinde yükselen dev anıtın etrafında yaşam, ölüm ve sevgiye dair aforizmaları ile filmin tonu değişiveriyor.

Boyle ve Garland’ın yıllar sonra gelen devam filminde ilgiyi ayakta tutabilmek için tüm tuşlara bastıklarına tanık oluyoruz. Enfekte kadından doğan ve hastalıksız gözüken bebeğin geleceği, son sekansta zıpır çetesiyle arzı endam eden açılıştaki Jimmy’nin delikanlı olarak hikâyeye dahli vs. yeni üçlemenin Ocak 2026’da vizyona girmesi beklenen bir sonraki ayağı ’28 Year Later: The Bone Temple’ için yapılmış yatırımlar olarak duruyor.

’28 Yıl Sonra’nın özgün ilk seriye şimdilik çok fazla bir şey katmadığı söylenebilir. İlk filmin görüntü yönetmenliğini üstlenen ve bu çalışmasıyla Avrupa Sinema Ödülü’ne layık görülen Anthony Dod Mantle yeniden görevinin başına dönmüş ama ilk filmin özellikle ‘yağmurlu şimşekli gece sekansında’ zirveye ulaşan ışık-gölge oyunlarının başarısına bu kez yaklaşamamış. Yeni serinin yürütücü yapımcılarından Cillian Murphy bu filmde oyuncu olarak gözükmüyor ancak birkaç karede bir görünüp kaybolan zombi karakterin onu andırdığı bir gerçek. Üçlemenin son bölümünde ‘Oppenheimer’dan Oscarlı oyuncunun önemli bir karakter olarak seriye döneceği söyleniyor. Bekleyelim, görelim.

(18 Haziran 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com