Alkan Avcıoğlu’nun yönettiği belgesel film Gerçek Ötesi (Post Truth), 11 Temmuz 2025’de Başka Sinema dağıtımıyla Spongeworthy Studio tarafından vizyona çıkarıldı.
Yapay zekâ ile üretilen ilk uzun metrajlı belgesel film olan Gerçek Ötesi, gerçek dünya hakkında sahte bir film. Onlarca yıla yayılan bir anlatı ile hakikat ve gerçeklik kavramlarının değerini yitirdiği bir dünyaya nasıl dönüştüğümüzü inceliyor. Teknolojiyle kurduğumuz ilişkiyi sorgularken, izleyiciyi kendi gerçeklik algısını yeniden düşünmeye davet ediyor. Enformasyon bombardımanı altında yaşadığımız, artık gerçeğin kopyalarının hüküm sürdüğü bir çağı kendi üslûbuyla belgeliyor.
Günlük arşivler: 29 Haziran 2025
Dünya Kötü Bir Yer / Şişli Kız
Avrupa sinemasının genç auteur sinemacılarından Magnus von Horn’un geçtiğimiz yıl Cannes’da dünya prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı ‘Şişli Kız* / Pigen Med Nålen’ 2025 – 2026 sinema mevsimine damgasını vuran önemli filmlerden.
Birinci Dünya Savaşı’nın ağır yoksulluğunu yaşayan Danimarka’nın kasvetli Kopenhag’ını mekân alan yapım, kocasını cepheye göndermiş fabrika işçisi Karoline’in (Vic Carmen Sonne) hayatta kalma mücadelesi ile açılır. Savaşın bitiminde kocasının eve dönüşünden umudunu kesen genç kadın, çalıştığı tekstil fabrikası sahibi Jørgen (Joachim Fjelstrup) ile aşk yaşamaya başlıyor. Cepheden yüzü parçalanmış halde dönen kocasını daha iyi bir gelecek umuduyla geri çeviriyor, ancak hamile kaldığında sevdiği adam ve barones annesi tarafından kapı dışarı ediliyor. İşinden de olan Karoline umutsuz bir halde bebeğinden kurtulmaya çalışırken, yolu bir kadınlar hamamında orta yaşlardaki Dagmar (Trine Dyrholm) ile kesişiyor. İstenmeyen çocukları varlıklı ailelere evlatlık olarak veren Dagmar’ın şekerci dükkanına sığınan genç kadını bu süreçte hem insanlığını hem de ahlaki değerlerini zorlayacak karanlık bir sınav beklemektedir.
Sinema tahsilini Polonya’nın anlı şanlı Łódź Sinema Okulu’nda tamamlayan İsveç asıllı yönetmen, ilk uzun metrajından başlayarak kuzey insanının derin yalnızlığını beyazperdeye taşır. 2015 yapımı ‘Bundan Sonra / Efterskalv’, çocuk yaşta işlediği cinayet nedeniyle iki yıl ıslahevinde kaldıktan sonra topluma karışmaya çalışan ancak çevresi tarafından dışlanarak yalnızlığa mahkum edilen genç delikanlının (Ulrik Munther) umarsız sevgi arayışını gri ve mavinin soğuk tonlarını kullanarak resmeder. İkinci memleketi Polonya’da Leh dilinde çektiği 2020 yapımı ‘Ter / Sweat’de sosyal medya fenomeni Sylwia’nın (Magdalena Koleśnik) parlak pembe dünyasındaki üç gününün peşine düşer. Kadınlara fitness önerileri vererek şöhreti yakalayan genç kadın, yüzbinlerce takipçisi olmasına ve çevresi ona sadık hayranlarıyla dolup taşmasına rağmen gerçek anlamda bir mahremiyetin özlemi içindedir. Kendi yalnızlığıyla yüzleşip hayatını sorgulamaya başladığında yaşadığı hayatın ruhsuzluğu onu derinden sarsacaktır.
Bizde İstanbul Film Festivali programlarında yer almış ilk iki uzun metrajının ardından Cannes’da Altın Palmiye ana seçkisine kabûl edilen ‘Şişli Kız’da yoksulluğun ve kasvetin resmini çizerken siyah-beyaz bir sinematografiyi tercih ediyor genç sinemacı. Bir drama olarak başlayan film kuzeyin korkunç masallarından fırlamış bir korku seyirliğinin sınırlarını zorlarken dünyanın kötü bir yer olduğunu vurguluyor, ancak tüm karamsarlığına karşın yine de finalde bir umut ışığını esirgemiyor seyirciden.
Von Horn bir söyleşinde başından beri seyircinin beklentileriyle köşe kapmaca oynayan bir dehşet öyküsü anlatmak istediğini ifade ediyor. Bu minvalde, Karoline’in maskenin ardındaki yüzünü ucubeler sirkinde sergileyerek hayatta kalmaya çalışan kocasının öyküsü, dönemin gerçekten yaşamış seri katili Dagmar Overbye’ın dehşetengiz hikâyesine karışırken, ‘Ter’de birlikte çalışmış olduğu Polonya asıllı görüntü yönetmeni Michal Dymek’in kamerasından yüzyıl öncesi Kopenhag’ının bakımsız arka sokakları, kirli pis iç mekânlar sessiz yılların korku klasiklerinde ustaca kullanılmış dışavurumcu bir sinema estetiği ile perdeye yansıyor. Dönemin 2/3 akademi oranı ile çekilen yapımda Lumière kardeşlerin sinema tarihinin ilk filmi olarak kabul gören ‘fabrikadan çıkan işçiler’ sekansı yeni baştan yaratılmak suretiyle yedinci sanatın doğuş yıllarına bir selam da çakılıyor. Vic Carmen Sonne ve Dagmar rolüyle Avrupa sinema ödülünü kazanmış olan Trine Drylhom’un benzersiz performanslarıyla yükselen filmin dehşet ve tedirginlik eşiği ise Frederikke Hoffmeier’in atonal müzik çalışmasıyla zirve yapıyor.
*Bu yıl yabancı film Oscar adayları arasında ilk 5 yapım arasına giren ‘Şişli Kız’ halen MUBI’de gösterilmektedir. Özel gösterimlerle yeniden beyazperdede izleme imkânı yaratılması en büyük dileğimiz.
(06 Temmuz 2025)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com




