Hayri Çölaşan Yazıyor: 2022 Yılı Film Festivalleri Değerlendirmesi

Bu araştırma sinema alanında araştırmalar yapan Hayri Çölaşan tarafından 2009 yılından beridir düzenli yapılan ve kameraarkasi.org web sitesinde yer alan veri tabanı çalışmasından çıkan sonuçtur. Türkiye’nin yurtiçi ve yurtdışında düzenlediği, yabancı ülkelerin de Türkiye’de düzenlediği film festivalleri, yarışmalar ve gösterimler çerçevesinde, her türden filmin, projelerin, senaryoların sayısı, istatistikleri, aldığı ödüller, görev yapan jüri … Devamı… »

Tavuri

Derviş Zaim’in yönettiği ve Mustafa Serttaş, Tanger Serttaş, Ayhan Serttaş ile İlker Serttaş’ın oynadığı uzun belgesel film Tavuri, önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla Marathon Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Tavuri, hayatının yarısını hapishanede geçiren şeytan lakaplı Mustafa Serttaç karakteri aracılığıyla suç, suça bağımlılık, toplum ve özgürlük temalarını sorguluyor. İlkokulu bitirmemiş olan Mustafa Serttaş Kıbrıs’ta yoksul ve parçalanmış bir ailede yetişmiş ve çocukluğundan itibaren hırsızlığa başlamıştır. Zamanla bu alışkanlığı bir tutkuya dönüşmüştür. Filmin yönetmeni Derviş Zaim Mustafa Serttaş’ı sekiz yaşından beri tanımaktadır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman

Tavuri yazısına devam et

TRT Ortak Yapımı Nefes: Yer Eksi İki Filminin Afişi Yayınlandı

Türk sinemasında yeni bir Mehmetçik destanı yazmaya hazırlanan, sezonun merakla beklenen filmi TRT ortak yapımı Nefes: Yer Eksi İki 17 Şubat’ta seyircisiyle buluşmak için gün sayıyor. Hakan Evrensel’in aynı adlı romanından yazarın kendisi tarafından senaryolaştırılan filmin başrolünde Murat Yıldırım, İlker Aksum, Şahin Kendirci, Eren Hacısalihoğlu, Arda Anarat yer alırken, filmin yönetmenliğini Ozan Uzunoğlu yapıyor. Yapımcılığını Mustafa Cihat Durmuş’un üstlendiği 1993 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesinde geçen filmin afişinde tüm başrol oyuncuları yer alırken, filmde yeşil üniformalı askerlerin üzerlerindeki kan lekelerine benzetilerek işlenen gelincik çiçeklerine vurgu yapılmış.

Kimin Hakikati: Cennetten Gelen Çocuk

Dar bir çerçevede, kendi içerisinde hareketli, hiçbir alavere dalavere içermeyen, aile içi şiddetin alabildiğine yoğun yaşandığı balıkçının oğlu El Ezher’e burslu olarak kabul edilir. El Ezher, ünü ülkesin sınırlarını aşmış, önemli bir üniversitedir ve doğal olarak yaşamını kurtardığı düşünülür. Nerede yaşarsa yaşasın, ekonomik durumu ne olursa olsun bu, gerçekten, herkes için önemli bir şeydir. Balıkçının oğlu Âdem, daha ilk gün, okulun açılışında Büyük İmam’ın ani ölümüyle kendisini sıcak bir çatışmanın içinde bulur. Dini merkez olması gereken bir okulda, din üzerinden entrikalar dönüyor.

Filmin öyküsü…

Tarık Saleh’in, ağırlıklı olarak İstanbul’da, Tevfik Barhom, Fares Fares, Muhammet Bekri, Mehdi Dehbi, Yunus Albayrak, Abdulcabbar Alsuhili, Okan Bozkuş, Büşra Duran Gündüz ile çektiği Cennetten Gelen Çocuk (Boy From Heaven) bir boyutuyla günümüz Türkiye’sini de anlatıyor.

El Ezher’de, çok yönlü bir eğitim veriliyor. Felsefenin hemen her yönü ele alınıyor: Marksist bakış açısı da var, liberal bakış da. Kimi ahireti öne çıkarıyor, kimi ekolojiyi. Biri emekten yana, diğeri sanayinin gelişmesini anlatıyor. Böylece öğrencilerin gelişmesi amaçlanıyor. Bu güzel. Ama öte yandan öğrencilerin maddi (hatta manevi de) sorunlarına kimse eğilmiyor. Âdem, bir çay içebilecek parası bile olmadığından “hoca”sının sözünü tutamıyor. Sahi, “barınamıyoruz” diye isyan eden öğrencilerimizle benzemiyorlar mı?

Hocaların çevresindeki öğrencilerin oluşturdukları grupları gören Âdem, kimin neden ve niye gruplaştığını sorduğunda aldığı yanıt şaşırtıcıdır: Hakikat. Ama akla gelen ikinci bir sorunun yanıtını filmden biz izleyicilerin süzmesi gerekiyor: Kimin hakikati?

Siz kimden yanasınız?

Filmde Büyük İmam seçilecek; Türkiye’de de seçim öncesindeyiz. Filmde siyasi cinayetler işleniyor; Türkiye’de de işlenen cinayetlerin faili bulunamıyor. Filmde her grup hakikat olduğunu iddia ettiği bir yol izliyor; Türkiye’de de seçime katılacak her parti kendisinin en iyi yöneteceğini iddia ediyor. Filmde adaletten önce “devlet güvenlik” örgütü geliyor; Türkiye’de de istihbarat örgütü adaleti belirleyen siyasetin en büyük koruyucusu. Genel çerçevede bakarsak, günümüz Türkiye’sinin bir izdüşümü film.

İsveç’in Oscar adayı olarak belirlenen “Cennetten Gelen Çocuk”, gerçekten gerilim yüklü ve soru işaretleriyle dolu. Öyle ki ne kamera hareketini ne oyuncuları ne çerçeveyi görüyorsunuz; öykü örgüsüne odaklanıyor ve ister istemez karşılaştırıyorsunuz. Belki de sevgili görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı’nın (ışığı üzerimize değsin), “Ne zaman ki resmi görmezsiniz, o zaman başarılı bir film izlerseniz.” dediği gibi…

(31 Ocak 2023)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com