Adalarda Açık Havada SinemADA Başlıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı, Açık Havada SinemADA etkinliği ile son yılların ses getiren filmlerini izleyicilerle buluşturuyor. Büyükada Atatürk Meydanı ve Heybeliada Değirmenburnu Mesire Alanı’nda 28 Ağustos – 05 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinlikte film gösterimleri ve yönetmenlerle söyleşiler yer alacak. Etkinlik kapsamında, Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler filminden, Cannes Altın Palmiye ödüllü Ken Loach’ın Ben Daniel Blake’ine, 12 filmden oluşan bir seçki yer alıyor.

Adalarda Açık Havada SinemADA Başlıyor yazısına devam et

Okyanus Düşlerinin Peşinde

‘Dust Bowl’ ya da ‘Dirty Thirties’ olarak adlandırılan 1930’lu yıllar, şiddetli toz fırtınalarının ABD’nin kırsal bölgelerine önemli derecede ekolojik ve tarımsal zarar verdiği bir dönemdir. Büyük Ekonomik Bunalım yıllarının zor koşullarına aşırı kuraklık da eklenince, bu dönemde sayısız çiftçi ailesi okyanusa ulaşma özlemi içerisinde göç etmek zorunda kalmıştır. Bu tozlu yıllar usta yazar Jonh Steinbeck’in birkaç kez sinemaya uyarlanmış ‘Gazap Üzümleri / Grapes of Wrath’ ile ‘Fareler ve İnsanlar / Of Mice and Men’ adlı romanlarına konu olmuştur. Dönemi ustaca betimleyen bir diğer sinema eseri olarak 1978 yapımı Terrence Malick filmi ‘Cennet Günleri / Days of Heaven’ anılabilir.

Sinemalarda sessiz sedasız gösterime giren ‘Düşler Ülkesi / Dreamland’ tam da bu dönemin göbeğinde 1935 baharında geçen bir hikâye üzerinden ilerliyor. Binbir ümitle ücra Bismark kasabasına göç eden Baker ailesi, verimsiz topraklarda aradığını bulamamıştır. Bu toprakların lanetli olduğunu düşünen baba John, oğlu Eugene henüz 5 yaşındayken Mexico Körfezi’nin bereketli kıyılarına ulaşmak üzere ailesini terk eder. Yalnız kalan anne yeniden evlenir ve yıllar geçer.

Eugene 17 yaşına geldiğinde koşullar farklı değildir. Fırsatını bulanlar bu çorak topraklardan bereketli Kaliforniya kıyılarına göç etme peşindedir. Babasının yıllar önce göndermiş olduğu posta kartındaki büyülü okyanus manzarası onun hayallerini süslemektedir. Üvey baba evinde yaşamanın mutsuzluğu içinde, bakkaldan gizlice aşırdığı dedektif ve süper kahraman öykülerinin düş dünyasında gezinip durmaktadır.

Dönem yoksul ve mutsuz insanların devridir. Bonnie ve Clyde benzeri kaybedecek hiçbir şeyi olmayan genç insanlar banka soymak suretiyle köşeyi dönme gayretindedir. Komşu Missouri’de gerçekleşen son soygun, aralarında küçük yaşta bir kız çocuğunun da bulunduğu 5 kurbanla kanlı bir bilanço bırakmıştır geriye. Soygunculardan erkek olanı aldığı kurşun yarasıyla hayatını kaybetmiş, sevgilisi Allison Wells bacağında bir kurşunla izini kaybettirmeyi başarmıştır.

Genci yaşlısı kasabalı erkekler genç kadının yakalanması için konmuş 10.000 dolarlık ödül için sürek avına girişir. Lakin Allison aynı gece bizim ailenin pek kullanılmayan ahırında Eugene’in karşısına çıkacaktır. Genç çocuk elinde silah yaralı bir hayvan gibi inleyen genç kadına gönüllü olarak yardım ederken, merakla okuduğu dedektif romanlarının heyecanlı iklimine adım atacak, Allison’un deyişiyle bu çirkin ve zorlu hayattan okyanus hayallerine ulaşmayı deneyecektir.

İlk gösterimini 2019 Tribeca Bağımsız Filmler Festivali’nde yapmış olan ‘Düşler Ülkesi’ yönetmen Miles Joris – Peyrafitte’nin ikinci uzun metrajı. 2016 yapımı ilk filmi ‘As You Are / Olduğun Gibi’ ile Sundance’de Jüri Özel Ödülü kazandığında henüz 23 yaşında olan genç sinemacı, yeni çalışmasında da ergenlik ile erkeklik arasındaki köprüyü katetme yolundaki ana karakterinin öyküsüne eğiliyor. Çok izlenmiş televizyon dizileri ‘Peaky Blinders’ ve ‘Animal Kingdom’ ile tanınan genç İngiliz oyuncu Finn Cole, Eugene karakterine hayat vermiş. Filmin yapımcılarından biri olan son dönemin parlayan kadın oyuncularından Margot Robbie ise efsanevi Bonnie Parker’ın ruh ikizi kanun kaçağını canlandırıyor.

Filmin kimi boşluklar barındıran senaryosu belli klişeler üzerinden ilerliyor. Ancak genç yönetmen bu zaafı görsel yetkinliğiyle kapatmasını becermiş. ‘Gece Yarısı Sokakta Tek Başına Bir Kız / A Girl Walks Home Alone at Night’ın becerikli görüntü yönetmeni Lyle Vincent’ın ile işbirliği iyi sonuç vermiş. Terrence Malick’den ödünç alınmış renk paleti, Fritz Lang’ın kara filmlerinden esinlenilmiş ışıklandırma ve hareketli kurgusuyla iyi bir iş çıkarmış genç yönetmen. İki kaçağın bir motel duşunda geçen ve karakterlerden birinin uzunca bir süre kadraj dışında kaldığı yaklaşık 7 dakika uzunluğundaki plan sekans ise gerçekten çok başarılı. Kurak topraklara aylar sonra ilk yağmurun düştüğü final sahnesi de bir o kadar etkileyici. Filmin müziklerinde Patrick Higgins ile birlikte imzası olan Joris – Peyrafitte’in yeni işlerini takip etmekte yarar var diyorum.

(31 Ağustos 2021)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok

Jon Watts’ın yönettiği ve Tom Holland, Zendaya, Benedict Cumberbatch ile Jon Favreau’nun oynadığı Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok (Spider Man: No Way Home), 17 Aralık 2021′de Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarılıyor.
Örümcek-Adam’ın sinematik tarihinde ilk kez, mahallemizin sevimli kahramanı maskesiz ve normal hayatı ile Süper Kahraman olmanın yüksek risklerini birbirinden ayıramayacak durumda. Doktor Strange’den kendisine yardım etmesini istediğinde bu riskler daha da tehlikeli bir hal alır ve onu gerçekten Örümcek-Adam olmanın ne anlama geldiğini keşfetmeye zorlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb

Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali Sinemaseverlerle Buluşmak İçin Gün Sayıyor

Farklı kültürleri, gelenekleri ve görenekleri diaspora toplulukları aracılığıyla bir arada gösterme fırsatı sunacak olan Diaspora Uluslararası Kısa Film Festivali, kuvvetli bir film seçkisiyle seyircisini buluşturacak. İlk yılında 6 kıtadan toplam 3123 film başvurusu gerçekleştiren festival, 27 – 29 Ağustos 2021 tarihleri arasında Atlas 1948 Sineması’nda gerçekleştirilecek. Festival, sinemaseverleri farklı dünyalarda yolculuğa çıkaracak.

Brigitte Bardot

Cennet

Düğün Fotoğrafı

İklim Değişimi (Climate Change)
Susam
Sürgünde Bir Yıl
Teslimat

Toz Olmak(Partir En Poussiere – Turning To Dust)

Yüksek İrtifa ya da Şeylerin Tuhaflığı

Zamanın Rengi

Engelsiz Filmler Festivali’nden Müzik ve Sesleri Sinemayla Buluşturan Seçki: Oditoryum

Sinemaseverlerle 11 – 17 Ekim 2021 tarihleri arasında 9. kez buluşmaya hazırlanan Engelsiz Filmler Festivali’nin programı belli olmaya devam ediyor. Klasikleşmiş seçkilerinin yanı sıra her yıl farklı seçkilerle zenginleşen festivalin bu yılki yeniliklerinden biri de müzik ve sesin dönüştürücü gücüne odaklanan filmlere kulak vererek, dünyanın farklı coğrafyalarında müziği ya da sesi merkezine alan hikâyeleri izleyeceğimiz Oditoryum seçkisi olacak.

Engelsiz Filmler Festivali’nden Müzik ve Sesleri Sinemayla Buluşturan Seçki: Oditoryum yazısına devam et

Kadıköy’de Rus Filmleri Haftası Başladı

İstanbul Rusya Başkonsolosluğu’nun ve Mosfilm’in katkılarıyla, Kadıköy Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Rus Filmleri Haftası etkinliği 1941 – 1945 Büyük Vatanseverlik Savaşı’nın 80. yıl dönümüne adanıyor. Etkinliğin, Caddebostan Kültür Merkezi’nde yapılan açılış töreninde, 1959 yılı yapımı Bir Asker Destanı filmi gösterildi. Törene, Rusya Federasyonu İstanbul Başkonsolosu Andrey Buravov ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı katıldı. Mosfilm’in seçkisi en iyi savaş filmleri Türkçe altyazılı olarak gösterilecek ve filmlerin ücretsiz biletleri Caddebostan Kültür Merkezi’nin internet sayfasından alınabilecek.

Kadıköy’de Rus Filmleri Haftası Başladı yazısına devam et