Çiçero, 18 Ocak’ta Vizyonda

Dijital Sanatlar Yapımevi’nden yılın ilk filmi Çiçero: İlyas Bazna’nın basın gösterimi yapıldı. Serdar Akar’ın yönettiği film, Ankara Casusu ya da Yüzyılın Casusu olarak anılan İlyas Bazna’nın hayatından ilham alınarak beyazperdeye uyarlandı. İkinci Dünya Savaşı tüm yıkıcılığıyla sürerken herkes Türkiye’nin savaşa girip girmeyeceğini merak ediyordu. İşte o günlerde, Ankara’daki İngiliz Büyükelçiliği’nin kalbinde uşak olarak çalışan, Çiçero kod adlı İlyas Bazna, İngiltere’nin gizli belgelerini Hitler Almanya’sına sızdırmaya başlar ve olaylar gelişir. İlyas Bazna, bu nefes kesen faaliyetleriyle Türkiye’yle birlikte tüm dünya devletlerinin de kaderini değiştirir.

Olacak İş Değil

Neil Burger’in yönettiği ve Bryan Cranston, Kevin Hart, Nicole Kidman ile Aja Naomi King’in oynadığı Olacak İş Değil (The Upside), 25 Ocak 2019’da Chantier Films dağıtımıyla Chantier Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Şartlı tahliye edilmiş ve bir süredir iş arayan eski mahkum Dell, kendini yanlış iş görüşmesinde bulur. Dell’in saygısız tavırlarından hoşlanan Phillip, personel şefinin itirazlarına rağmen O’nu kendisine yardımcılık yapması için işe alır. Farklı dünyaları olan Phillip ve Dell, başlayan bu süreçte birbirlerinin yaşadığı deneyimlerden çok şey öğrenirler. Aralarında çok güçlü bir bağ oluşan bu ikilinin dostlukları oldukça keyifli bir hal almaya başlar.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Olacak İş Değil yazısına devam et

Çemberin İçindesiniz: Kefernahum

Yoksulluk, göçmenlik, uyuşturucu satıcılığı, çocuk işçi, çocuk istismarı, çocuk gelinler, aidiyet, kimliksizlik ve tabii hepsiyle birlikte yabancı düşmanlığı… Nadine Labaki’nin çarpıcı, çarpıcı olduğu kadar gerçekçi, bir o kadar da duygusal, ama daha da önemlisi isyan ettiren filmi…

Bir insan kendi ülkesinde yabancı olmayı ister mi? Kurtuluşu yoksa yoksulluktan, açlıktan, istismardan, kimliksizlikten… denize düşen yılana sarılır sözü misali, ister. Siz olsanız, siz de istersiniz.

Lübnan ile özdeşleşen…

Lübnan’da bir yaşam merkezi Kefernahum, deniz kıyısında, belki de ılıman havasıyla, yaşanması en güzel yerlerden biri… Biz o merkezin sadece bir kesitini görüyoruz. Yetiyor zaten. Bir bakışla İstanbul’un varoşlarından ne farkı var (bir zamanların Tarlabaşı, Fikirtepe, Bağcılar’ı… şimdilerin Esenyurt’u vb.). Daha doğmadan gözden çıkarılmışların, resmi hiçbir kaydı olmayanların dünyanın her yerinde giderek artan yoksulluğu çarpıcı bir biçimde ortaya konuyor. Küresel sermayenin yarattığı küresel yoksulluk ve yoksunluk.

Kalabalık bir ailenin ergenliğe adım atmak üzere olan oğlu, kardeşinin sırf çıkar uğruna babası yaşında, kâr peşinde birine satılmasına karşı çıkan, bir kimliği bile olmadan yaşayan Zain’in kendi anne ve babasını “Niye doğurdunuz beni?” diyerek dava etmesinin öyküsüdür anlatılan. Bir tek güzel söz, bir gülüşe hasret milyonlarca çocuğun simgesi Zain’in, zorlu ve haklı mücadelesini gözyaşları ve isyan duygusundan sıyrılarak izlemek çok zor. Siz; Zain yerine Hüseyin, satılan küçük kız Sahar yerine Seher, sırf çocuğunu korumak amacıyla her türlü işte çalışmaya çalışan Rahil yerine Ayşe-Fatma, küçük Yonas yerine Yunus adını koyabilirsiniz. Yaşamlarında ve yazgılarında değişen hiçbir şey olmaz.

Yaşamak için…

Zain’in anne babası, bilinçsizliklerinin de sonucu olarak işsizliklerinin, açlıklarının çözümünü çok çocuk yapmakta arayan bir çift (bizim ülkemizdeki çiftlerden pek de farklı değil). Çok yoksullar. Alışveriş yaptıkları bakkalın derdi çocuk gelin… Daha 11 yaşında (bile değil) Sahar’ı gelin (biz ona satın da diyebiliriz) alıyor ve ölümüne neden oluyor. Zain ise küçük kardeşinin (O’nu ne denli koruma içgüdüsü taşıdığını biliyoruz, müthiş bir an o) intikamını alıyor… O da Zain’in bilinçsizliği… Bilinçliliğiyse daha sonra, yaşamın içinde gerçeklerle yüz yüze kaldıkça güçleniyor. Zaten filmin asıl odağı o bilinçlenme.

Yoksulluk ve yoksunluk…

Dedikodu ve mahalle baskısı, bizde olduğu gibi Kefernahum’da da alabildiğine fazla. “Desinler”cilik kadar “ne derler” de belirleyici… Kadercilik ve muhafazakârlık yoksulluğun, ama en çok da yoksunluğun temelindeki etken.

Bunlara bir de göçmenler eklenince karmaşa daha da büyüyor, içinden çıkılmaz hale geliyor. Tabii, gözyaşı da peşinden. Peki, çözüm, çözüm var mı? Cahillik ve tutuculuk çözüme de izin vermiyor, zaten vahşi kapitalizm istemiyor çözümü.

Belgesel…

Kefernahum belgesel değil, ama belgesel denli hayatın içinde. Mekânlar da oyuncular da gerçekçi. Filmin başından itibaren kendinizi içinde buluyorsunuz o yaşamın, zaten hep gözünüzün önünde… Filmin geçtiği her yer -ister mahalle, ister okula gidemeyen çocuklar, ister hapishane, uyuşturucu veya yasa dışılık hepsi- sizin bulunduğunuz çevrenin hemen dışında… Belki siz de içindesiniz çemberin.

(23 Ocak 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Sezonun En Çok Konuşulan Filmleri bomontiada ALT’da

bomontiadaALT, 19 Ocak – 10 Şubat 2019 tarihleri arasında Başka Sinema işbirliğiyle sezonun en çok konuşulan 14 filmini ağırlıyor. Gösterimler Salı ve Perşembe akşamları saat 20:30, Cumartesi ve Pazar günleri ise saat 17:00’de gerçekleşecek. David ve NicSheff isimli baba oğulun gerçek hayat hikâyesinden uyarlanan Güzel Oğlum (Beautiful Boy), vizyon öncesi bomontiadaALT’ta gösterilecek. Film, oğullarının uyuşturucu bağımlılığıyla yıllarca mücadele eden bir ailenin yürek burkan ama yine de umut dolu hikâyesini anlatıyor. Güzel Oğlum’da başrolleri ünlü oyuncular Steve Carell ve Call Me By Your Name ile yıldızı parlayan Timothée Chalamet paylaşıyor.

Sezonun En Çok Konuşulan Filmleri bomontiada ALT’da yazısına devam et

Sinematek / Sinemaevi Üniversite Öğrencileriyle Buluşuyor

Sinemayı gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültür mirası olarak gören ve sinema sanatının en iyi örneklerini seyirciyle buluşturarak film kültürünün gelişimine katkıda bulunmayı hedefleyen Sinematek / Sinemaevi, bir yandan program çalışmalarına devam ederken, bir yandan da üniversiteleri ziyaret ederek öğrencilerle buluşuyor. Buluşmaların amacı, genç sinemacıların ve sinemaseverlerin hem mesleki hem kültürel gelişimlerine büyük katkılarda bulunarak Sinematek / Sinemaevi’nin tarihsel önemi, işleve ve çalışmaları hakkında bilgi vermek ve onlarla geleceğe uzanan güçlü bir bağın temellerini atmak olarak belirlendi.

  • Tanıtım Filmi

2017 – 2018 Yılı Festival Değerlendirmesi

Türkiye’de 2017 ve 2018 yıllarında yapılan film festivalleri veya yarışmalarda 2017 ve 2018 yapımı filmlerin aldığı ödüller kameraarkasi.org linkindeki dosyada sıralandı. Hayri Çölaşan’ın hazırladığı araştırma http://www.kameraarkasi.org sitesinde yer alan veri tabanı çalışmasından çıkan sonuçtur. 2018 yılında yapılan veya yapılamayan film festivalleri ve yarışmaları, katılan filmlerin aldığı ödüller, jüri üyeleri, verilen linkteki kitap çalışmasında belirtilmiştir.

2017 – 2018 Yılı Festival Değerlendirmesi yazısına devam et

Yeni Sinema Kanunuyla İlgili TESİYAP’tan Kamuoyuna Duyuru

TESİYAP, Yeni Sinema Kanunu’yla ilgili bir duyuru yayınladı. Kamuoyuna hitaben yazılan duyuru şöyle: “Sinema ve televizyon alanında faaliyet gösteren film ve dizi yapımcılarının üyesi olduğu meslek birliği TESİYAP olarak 21 Aralık 2018 tarihinde TBMM’ye sevk edilen ve 09 Ocak 2019 tarihinde TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor… ”

Kitap ve Sinemaseverler Sömestr Tatiline n11.com’la Giriyor

Sömestr tatil sezonuna merhaba diyen e-ticaret platformu n11.com, sömestr döneminde çocuklar, gençler ve aileler için birbirinden çok kitap, Blu-ray film ve sinema bileti seçeneklerini satışa sunuyor. Sömestr tatilinde şehir dışı tatil planı yapanlar kadar evde vakit geçirecekler için de keyifli seçenekler sunan n11.com kitap kurtları ve sinefilleri mutlu ediyor. n11.com’da satışa sunulan Cinemaximum biletleri film keyfini beyazperdede izlemeyi sevenlerin tercihi oluyor. Cinemaximum biletleri sömestr için en iyi tercihlerden biri oluyor.

Bu Kulübün Eşi Benzeri Yok

Ali Yorgancıoğlu’nun yönettiği, senaryosunu Evren Erdoğan, Ayşe Balıbey ve Bener Karaçor’un yazdığı, başrolünde Aslı İnandık’ın rol aldığı komedi filmi Aslı Gibidir 25 Ocak Cuma günü seyircisiyle buluşuyor. Filmde, gerçek Yaşam Dublörleri, bir kurum ya da bir kişinin yaşadığı bir olayda istenilen karakterin kılığına girerek o kişinin hayatını kurtarıyor. Başarılı oyuncu Aslı İnandık bu kulübe katılarak girdiği benzersiz karakterler seyirciyi kahkahaya boğacak.