Son İyi Günler

Son İyi Günler adlı kısa film, film ekibi adına yönetmen Mehmet Başak tarafından internet ortamında gösterime sunuldu. Hanife Çiftçi, Mustafa Payat, Yelda Alp, Mübeccel Olgaç ve Meltem İşler Sevindi’nin oynadığı filmde üniversite sınavına hazırlanan Hümeyra, başörtüsü yasaklarından dolayı eğitimine yurt dışında devam eden ablasının izinden gitmek istemektedir. Ancak hamile olan annesi ise kızının ülkede okumasını arzular. Yurtdışındaki kızını okutmak için imkanlarını seferber etmiş olan babası ise küçük kızının hayalleriyle gerçekler arasında kalmıştır. Anneanne evdeki gerilimi dengelemeye çalışır. Hümeyra hedefine ulaşabilecek midir?

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Facebook
  • Filmi izlemek için tıklayınız: 1 / 2

Işığımızın Emekçileri

Işık artı hareket eşittir sinema, bir tanımdır ama sadece sinemanın değil aslında hayatın tanımıdır daha çok. Bir başka deyişle “sinema hayattır” anlamındadır ve bu çok önemlidir. Buna da bağlı olarak belgesel sinema bize bizi gösterir, izletir. Kendinizi görürsünüz beyazperdede, ekranda… kendinizdir o sureti yansıyan. Belgesel çok önemlidir (hatta anketlere göre) herkesin izlediğidir. Ancak yine de hak ettiği değeri bulmaz hayatın içinde.

Belgeselci arkadaşlarımız, hayatın içinden küçük ayrıntılar üzerinden giderek önemli şeyler anlatırlar bize zorlu koşulları aşarak. Kolay değildir, bizse rahat koltuklarımızda ahkâm keseriz acımasızca, şurası olmamış, burası uymamış…

Hat bakım ustaları

Metin Avdaç, yıllarca emek verdiği bir alanda (enerji nakil hattı bakım teknisyenliğinden emekli) yaşanan haksızlığı anlatıyor yeni filmi “Işığımızın Emekçileri”nde… 11 yıla dayanan bir süreçte ilmek ilmek işlediği, karda fırtınada, zor koşullarda gerçekleştirdiği çekimleri bir inci gibi işleyerek (Burada Thomas Balkenhol’ün desteğini unutmamak gerekir… muhakkak ki, böylesi çalışmalara emeğiyle birlikte her şeylerini katıyorlar ışıkçısından müzikleyenine, afişini tasarlayanından taşıyanına dek) sunuyor.

İnsan emeğiyle yapılmak zorunda olan bir iş bu. Zaman kaybettirmeye izni yok. O anda, hemen çözümlenmezse sorun tepeden tırnağa kızıyor, sinirleniyor, köpürüyor herkes. İçyüzünü bilmeden, belki de haksız yere giden küfürler ediliyor birbiri ardınca…

Emek yoğun mücadele

Her şeyimiz elektrikle artık. Elektrik yoksa her şeyimiz duruyor, yapabilecek hiçbir şey kalmıyor… Evlerimiz soğuyor, yemeklerimiz pişmiyor, raylı toplu taşıma araçları hareket etmiyor, suyumuz kesiliyor, bilgisayarlarımız duruyor ve daha nicesi… Peki, kim getiriyor o gideni geri? Masa başında oturup ahkâm kesenler değil, olağanüstü koşulları yenmeye kararlı işçiler. İşte, o işçileri anlatıyor “Işığımızın Emekçileri”.

Küfretmeyin…

Elektriğiniz kesildiğinde, işinizin yarım kalması nedeniyle üzüntünüzü o canla başla, canı burnunda, ölümle kucak kucağa çalışan emekçi insanlara küfretmeyin. İnanın ki, sizden daha çok üzülüyorlar yaşanan o arızalara. Hatta onların üzüntüsü çoklu. Birincisi; evlerinden çıkıp dağ başlarına gitmek, o devasa direklerin tepesine çıkmak zorundalar, güneşin ezmesini, fırtınanın kırbaç gibi yüzlerine vurmasını, karla birlikte donan ellerini umursamadan… İkincisi; canlarını bile feda ederler de, yoksunluklar büküyor bellerini… Malzemeleri yetersiz, lojistik destek neredeyse hiç gelmiyor. Sorunlarını dinleyecek kimseyi bulamıyorlar. Olmazsa olmaz denilecek ihtiyaçları bile karşılanmıyor.

Tam da onun için onlar küfredebilirler, çaresiz insan küfredermiş çünkü. Elektriksiz kalınca bizler de çaresiz kaldığımız için bizim de katılmamız pek haksız sayılmaz küfretmeye… Ama biz, onların küfrettiklerine küfretmeliyiz. Ücretini az ödeyenlere, ihtiyaçları yerine getirmeyenlere, karşılamayanlara, özlük hakları ve sendikal çalışmaları engelleyenlere…

Teşekkürler…

Emeğine çok teşekkür ediyoruz bu gözlerden ırak ama çok önemli bir çalışma alanını ve çalışanlarını bizlere gösterdiği için “Işığın Emekçileri”ni yapanlara, yaratanlara… hem de tepeden tırnağa.

Işığımızın Emekçileri, Metin Avdaç, montajda Thomas Balkenhol, özgün müzikte Güldiyar Tanrıdağılı ve Duygu Demir desteklemiş.

(06 Mart 2018)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

29. Ankara Uluslararası Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması Seçici Kurulu Belli Oldu

29. Ankara Uluslararası Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması seçici kurulu açıklandı. Kurulda S. Ruken Öztürk, Ramin Matin, Devin Özgür Çınar, Özgür Emre Yıldırım ve Emrah Ablak yer alıyor. Prof. Dr. S. Ruken Öztürk, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor. Yönetmen Ramin Matin, Canavarlar Sofrası adlı filmiyle tanınıyor. Oyuncu Devin Özgür Çınar, Geriye Kalan; Özgür Emre Yıldırım ise Sarmaşık adlı filmleriyle hatırlanıyor. Karikatürist Emrah Ablak, Avni, Parazit, L-Manyak, Penguen gibi çeşitli dergilerde çalıştı.

Kelebekler, 30 Mart’ta Sinemalarda

Sundance Film Festivali Dünya Sineması Jüri Büyük Ödülü kazanan ilk yerli yapım Kelebekler, 30 Mart 2018’de Türkiye’de gösterime giriyor. Tolga Karaçelik senaryosunu yazıp yönettiği, Dünya ve Avrupa prömiyerlerinin ardından sinemaseverlerin yoğun ilgisi ve büyük beğenisiyle karşılanan film uluslararası basından övgü dolu yorumlar aldı. Filmde Bartu Küçükçağlayan, Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Serkan Keskin, Hakan Karsak, Ezgi Mola ve Ercan Kesal oynuyor.