Av

Emre Akay’ın yönettiği ve Billur Melis Koç, Ahmet Rıfat Şungar, Yağızcan Konyalı ile Yılmaz Bayraktar’ın oynadığı Av (The Hunt), önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla ????? tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, genç bir kadının onu öldürmek isteyen bir grup erkekten kaçarak ormana sığınması ve av iken avcıya dönüşmesinin hikâyesini konu alıyor.

Av yazısına devam et

Korkut Akın Yazıyor: Güzel Adam Süreyya

Bir insanın yaşamı, her kim olursa olsun, her nerede yaşıyorsa yaşasın, her ne yapıyorsa yapsın muhakkak ki özeldir, önemlidir. Tabii ki, bakmak, bakmayı bilmek, ondaki farklılığı anlamak, anlatabilmek gerekli… Bunu bize sunan filmlere belgesel diyoruz. Belgeseller, yorum da içeren ama aslında izleyicinin yorumunu öne çıkaran çalışmalardır. Bizim ülkemizde, belgesel denilince akla -her nedense- sadece tarihi değerlerin anlatılması … Devamı… »

Cebimdeki Yabancı Filmindeki Oyun, Arkadaş Grupları Arasında Çığ Gibi Büyüyor

Serra Yılmaz’ın yönettiği ve Belçim Bilgin, Buğra Gülsoy, Çağlar Çorumlu, Leyla Lydia Tuğutlu, Serkan Altunorak, Şebnem Bozoklu ve Şükrü Özyıldız’dan oluşan oyuncu kadrosuyla Cuma günü vizyona giren Cebimdeki Yabancı yepyeni bir akım başlattı. Sinemaseverler tarafından büyük ilgiyle karşılanan filmi seyreden seyirciler arkadaş gruplarıyla birlikte bu oyunu oynamaya başladı.

Deliha 2’nin Yakışıklı Patronu

Gupse Özay’ın Deliha lâkaplı deli dolu karakteri Zeliha’nın yeni macerası yine bol kahkaha vaad ediyor. Kurallarından taviz vermeyen Can Şef, Deliha karşısında ne yapacağını şaşıracak. Bir yandan restoranı birbirine katıp herkese kök söktüren Deliha, bir yandan da iyi niyetiyle de tüm mutfağın kalbini kazanacak. Restoranın yakışıklı şefi Can da hem çok kızıp hem çok sevdiği Deliha karşısında iki arada bir derede kalacak. 12 Ocak’ta sinemaseverlerle buluşacak olan Deliha 2′nin oyuncu kadrosunda Gupse Özay’a Eda Ece, Aksel Bonfil, Esin Eden Derya Alabora, Hülya Duyar, Ali Çelik, Mehmet Fatih Özkan, Mehmet Er, Meltem Özlem Akınözü ve Mert Öner eşlik ediyor.

1. Bursa Animasyon Filmleri Festivali

1. Bursa Animasyon Filmleri Festivali, Lebon Kültür Merkezi tarafından 24 Şubat 2018 Cumartesi günü, Ataevler Metrosu yanındaki Adranos Hotel’de düzenleniyor. Nazım Hikmet’in çizgi filmleri, Bursa’ya geri dönüyor. Festivalde büyük ustanın senaryosunu Bursa’da yazdığı Hanene Huzur Dolsun ve Sevdalı Bulut adlı çizgi filmleri 17:30 ve 18:30’da yapılacak iki gösterimde sinemaseverlere sunulacak. Romantik devrimci olarak tanımlanan şair, oyun, anı ve roman yazarı Nâzım Hikmet Ran, sinemamızın onlarca uzun metraj filmin de senaryosunu yazmış ve yönetmenliğini yapmıştır.

Yılın En İyileri Bu Hafta Sonu Başka Sinema’da

Bu yıl 50.si verilecek SİYAD – Sinema Yazarları Derneği Ödülleri’ne aday 5 yerli film bu hafta sonu Başka Sinema kapsamında yönetmenlerinin katılımıyla yeniden gösteriliyor. Kadıköy Rexx Sineması’nda gerçekleşecek gösterimler için online bilet satışı da başladı. SİYAD’a göre yılın en iyi 5 yerli filmi, Pelin Esmer’in İşe Yarar Bir Şey, Ceylan Özgün Özçelik’in Kaygı, Reha Erdem’in Koca Dünya, Emre Yeksan’ın Körfez ve Fikret Reyhan’ın Sarı Sıcak adlı filmlerden oluşuyor. Festivallerden ödüllerle dönen Pelin Esmer’in yönettiği ve Başak Köklükaya ile Öykü Karayel’in oynadığı İşe Yarar Bir Şey hayatı ve ölümü şairane bir dille anlatmasıyla övüldü.

Yılın En İyileri Bu Hafta Sonu Başka Sinema’da yazısına devam et

Zor Zamanlara Dair Bir Peri Masalı

Türkiye prömiyerini yaptığı 24. Uluslararası Adana Film Festivali ve ardından İKSV Filmekimi haftasında ‘Aşkın Gücü’ adıyla gösterilen ‘The Shape of Water’, ithalatçı firma karar değiştirince ‘Suyun Sesi’ adıyla gösterime girdi. Oysa film sessizce yaşanan bir büyülü sevdayı anlatıyor.

Fantastik sinemanın özgün yaratıcılarından Guillermo del Toro 1960 başlarının Baltimore kentini seçmiş mekân olarak. Savaş sonrasının bolluk bereketiyle yükselen banliyö yaşamı, her garajda bir araba, yıldızı giderek parlayan televizyon dünyası ve reklam sektörüyle, Amerikan mitinin şekillendiği yıllardır bunlar.

Toplumun kıyısındakiler için durum farklıdır her zaman olduğu gibi. Farklı evrenlerden yüreklere dokunan masallarla tanıdığımız Meksika asıllı usta öykücü, Hollywood stüdyo yapımlarının tüm dünyaya pompaladığı Amerikan rüyasınının gerisindeki küçük insanlardan, hor görülen azınlıklardan oluşturmuş filminin ana aktörlerini. ‘Soğuk Savaş’ın en kızışmış yıllarında gizli araştırmaların sürdürüldüğü bir laboratuvarda temizlikçi olarak çalışan Elisa (Sally Hawkins), bebekken uğradığı bir saldırı sonrasında nehir kenarında terkedilmiş. Duyabiliyor ama konuşamıyor. Amazon nehrinde ele geçirilmiş ve incelenmek üzere laboratuvara getirilen insansı amfibik yaratık (Doug Jones) ile bakışlar ve işaretler aracılığıyla ilişki kuruyor. Bir de yaratığın bir çırpıda yuttuğu haşlanmış yumurtalar ve portatif pikaptan yayılan müziğin nağmeleriyle.

Yaratığın deney alanından kaçırılması pek kolay olmayacaktır. Elisa’nın siyahi iş arkadaşı Zelda (Octavia Spencer), babalığı eşcinsel ressam Giles (Richard Jenkins) ile amirlerinin imha emrine karşı çıkan çift taraflı casus Dr. Hoffstetler -ya da Rus adıyla Dmitri- (Michael Stuhlbarg) bu bölümde devreye girecektir.

‘Suyun Sesi’, Del Toro usulü etkileyici bir ‘Güzel ve Çirkin’ hikâyesi. Hem heyecanla izlenen bir gerilim, hem duygusal bir aşk hikâyesi. Hem de Hollywood sinemasının parlak günlerine, müzikallere, yok olmuş sinema kültürüne bir ağıt, bir aşk mektubu. Alice Fay, Betty Grable gibi yıldızların şarkıları ve danslarıyla düşlere dalan Elisa ile Giles eski usul bir sinemanın üst katındaki dairede yaşıyor. Bir zamanların görkemli, tapınak misali sinema salonlarından biridir bu.

Kennedy suikasti ve Vietnam bozgunu öncesinde görünürdeki pembe tablo, arka planda derin bir nükleer saldırı korkusunu barındırıyor gerçi. Konuşma engelli kız, siyahi işçi kadın, eşcinselliğini bastırmış ressam ve suda yaşayan insansı yaratık örneğinde olduğu gibi azınlıkta kalanlar için çok daha zor zamanlar bunlar. Farklı ırklara, milletlere, farklı cinsel tercihlere yaşam hakkı tanınmayan o yılları, aynı mücadelenin sürmekte olduğu günümüz iklimine bağlamak istemiş Del Toro.

Farklı türleri bir potada eritebilen, duygusal açıdan güçlü, insani mesajlarıyla izleyicisini mutlu eden bir film ‘Suyun Sesi’. Görsel tasarımı, Alexander Desplat imzalı müzik çalışması ve de cinselliği saklamayan tavrıyla etkileyici bir çalışma.

(15 Şubat 2018)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com