Altın Boynuz Türk Film Festivali

Bu yıl ilk kez 23 – 28 Ekim 2014 tarihleri arasında düzenlenen Altın Boynuz Türk Film Festivali’nde 28 Ekim’e kadar 10 uzun metrajlı film Kanadalı seyircilerle buluşacak. Altın Boynuz Türk Film Festivali, Türk sinemasının 100. yılı nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün sponsorluğunda düzenlenecek. Montreal şehir merkezindeki 101 yıllık tarihi Imperial Cinema Salonları’nda gerçekleştirilecek festival, Cansel Elçin’in yönettiği Kampüste Çıplak Ayaklar filmi ile perdelerini açacak. Festival, son gün olan 28 Ekim 2014 Salı akşamı Onur Ünlü’nün İtirazım Var: Bayılırım Belaya filmi ile perdelerini kapatacak.

Altın Boynuz Türk Film Festivali yazısına devam et

Turgut Yasalar’ın Yeni Film Projesi: Bir Tuhaf İntikam

Turgut Yasalar uzun bir aradan sonra yine bir politik polisiye için çalışmaya başladı. Uğur Erkman’ın aynı adlı romanından uyarladığı senaryoda 12 Eylül’ün karanlık günlerinde gözaltına alınan ve ardından felç olan, sonrasında intihar eden kardeşinin intikamını almaya ant içmiş bir adamın hikâyesi anlatılıyor. Bir Tuhaf İntikam yakın tarihimizi, adalet ve vicdan yoksunu bir toplumun yarattığı acıları, bunların bireysel hayatlarda bıraktığı izleri gözler önüne seren ve geçmişle yüzleştiren bir film projesi. Yönetmen ve senarist Turgut Yasalar, daha önce Leoparın Kuyruğu ile Sis ve Gece gibi iz bırakan politik filmlere imza atmıştı.

Turgut Yasalar’ın Yeni Film Projesi: Bir Tuhaf İntikam yazısına devam et

Bir Erden Kıral Filmi, Gece’nin İlk Tanıtım Videosunu İzleyin

Çarpıcı sahneleriyle yılın en çok konuşulan Türk filmleri arasına girecek olan Gece filminin ilk tanıtım videosu yayına verildi. Nurgül Yeşilcay, Mert Fırat, Vildan Atasever, İlyas Salman, Ayça Damgacı, Nur Sürer, Hakan Karahan ve Hakan Yufkacıgıl’in başrollerinde yer aldığı Gece paramparça olmuş bir ailenin çarpıcı hikâyesini anlatıyor. Çevresindeki her erkeği etkileyecek bir güzelliğe sahip Süsen’in, kocası Yusuf ile çıkmaza girmiş bir evliliği vardır. Evlenip kendi yuvasını kurmak için ailesine karşı çıkmayı göze alır ama istediği hayatı kurmak hiçte kolay değildir. Çünkü bazen hayat bazılarına hep ters gider. Gece, 14 Kasım’da gösterime giriyor.

  • Basın Bülteni
  • İlk tanıtım videosunu izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Akif Beki’nin Sinema Hakkında Bildikleri Üzerine

Hürriyet Gazetesi’nin dünkü sayısında Akif, Altın Portakal Film Festivali’nde yaşanan krizi “çok otoriter bir yöntem”le çözmüş. Ben yazısını okurken, bir filmde postallarıyla kümesteki yumurtaları çiğneyen cahil ve acemi çiftçi yamağını hatırladım.

Festival komitesinin ve sektörün sorumlu insanlarının ve hatta Sayın TÜREL’in günlerdir kılı kırk yaran bir titizlikle çözmeye çalıştıkları ve olumlu bir noktaya getirdikleri krize Akif, ayağındaki postal ve elindeki balyozla saldırıyor. İncelikten ve zerafetten yoksun bu görüşler umarım yeni bir krize yol açmaz.

Akif, “ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ”nin öz ve temel kimliğinin “ulusal yarışma” olduğunun farkında değil. Bu nedenle “ulusal yarışma”yı kaldırın diye buyuruyor. Bu ultra cehaletini kanıtlamak için CANNES’in uluslararası olduğunu ileri sürüyor. Yani CANNES hakkında da hiçbir şey bilmediği anlaşılıyor.

CANNES yeryüzü sinemasının bir yıl içinde yapılmış on binlerce filminin yarışmak için başvurduğu en büyük ve ünik bir organizasyondur. Dünya sinemasının kalbidir. Her yıl beş bin gazetecinin ve yirmi bin sinema adamının film alıp sattığı dünyanın en büyük sinema arenasıdır.

OSCAR ise esas itibari ile “ulusal” bir yarışmadır. Sadece Amerikan Sineması’nın ürünleri yarışır. İngilizce olarak çekilmemiş “yabancı film” dalı OSCAR için önemsiz bir yan bölümdür.

Akif, jüri’ler hakkında da yanlış bilgilere sahip. Jüriler tavsiye niteliğinde karar almazlar. Altına imza attıkları jüri kararları hiçbir merci tarafından değişikliğe uğratılamazlar. Bu kararlar kamuoyuna açıklandıktan sonra herkes istediğini söylemekte ve yazmakta, beğenmekte veya yermekte özgürdür.

Bu yıl yaşanan “kriz”, bu temel kuralın “günümüzün yaşanan Türkiye Gerçeği”ne uydurulması gibi garabet bir çaba olarak ortaya çıkmıştır. Ancak; başta Festival Komitesi ile mesleğimizin sorumlu insanları ve Sayın TÜREL, yapılan kural yanlışını erkenden fark ederek “krizi” çözme yoluna gittiler. Kimse “baskıyı alttan almadı” Akif. Herkes “çözüm” için duyarlılık gösterdi. ANTALYA ALTIN PORTAKAL FİLM FESTİVALİ meslektaşlarımızın emeği ve alın teri ile bu günlere kadar yaşatılmış ve yaşatılmaya devam edecek ilk ve en değerli bir organizasyondur. Mesleğimizin yüzüncü yılını kutladığımız bu yılda, çok olumsuz ve cehalet dolu yaklaşımlarla FESTİVALİMİZ’in hırpalanmasını kimse arzu etmiyor.

Jüri’leri “kapı dışarı” atmayı öneren Akif, elli yıl içinde yapılan festivalde “ALTIN PORTAKAL” kazanan yüzlerce filmimizi “boş teneke kutusu” olarak niteliyor. “Sanatı siyasallaştıran istismarcılara da kapıyı kapatılması”nı öneriyor. Hangi yanlışını düzeltelim? Hangi hakaretine cevap verelim? En masum filmin bile içinde “bir siyasi öge” bulunduğunu mu söyleyelim, yoksa Akif’in kulaklarının 50 yıldır teneke kutusu sesi ile beslendiğini mi? En iyisi bütün jürileri Akif belirlesin ve hatta bütün yarışma filmlerini O seçsin.

Türkiye Sineması’nı bu kadar küçümsemek hakkını sana kim verdi Akif kardeş. Sen merak etme biz sorunumuzu kendi aramızda çözeriz. Hiç kimse postal giyip eline balyoz almasın, Akif’de… (*)

*Akif BEKİ, bana “abi” dediği için ön adını kullandım.

(08 Ekim 2014)

Sabahattin Çetin
Yapımcı – Yazar

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden Önemli Açıklama

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, Gezi Olaylarıyla ilgili bir belgesel filmin sansürlendiği şeklinde medyaya yansıyan haberler üzerine bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle: “51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yarışmalı bölümlerine davet edilen ön jürilerin göreve davet nedeni, yönetime ve ana jürinin çalışmasına yardımcı olmak adına bir seçki iletmektir. Festival yönetimi, başvuran filmleri kabul etme ya da reddetme hakkına sahiptir. Bu konu, festival yönetmeliğinin yirmi beşinci maddesinde de belirtilmiştir. Bu madde, ‘bir festival temsilcisinin yönteme ilişkin sorunların çözümlenmesine yardımcı olmak amacıyla, ön seçici …”

100 Yılın En İyisi Altın Portakal Afişinde

51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 100. yılında Türk sinemasına saygı duruşunu, afişindeki Susuz Yaz ile sergiliyor. Film, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın geçtiğimiz aylarda internet üzerinden gerçekleştirdiği halk oylamasında 22 bin 582 oyla Türk Sinemasının En İyi Filmi seçilmişti. Susuz Yaz aynı zamanda 50 yıl önce, 1964 Berlin Film Festivali’nde büyük ödül olan Altın Ayı ödülünü kazanan ilk Türk filmi oldu. Başrollerini Türk sinemasının dört yapraklı yoncasından biri olan Hülya Koçyiğit ile daha sonra sinemamızın kötü adamı olarak ünlenecek sevilen sanatçı Erol Taş’ın üstlendiği film, usta yönetmenlerimizden Metin Erksan’ın imzasını taşıyor.

Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği – SİSAY Kuruluyor

Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği – SİSAY kurulması için Bodrum’da geniş katılımlı toplantıda düğmeye basıldı. 4. Bodrum Türk Filmleri Haftası’nın son gününde toplanan sinema salonu sahipleri, SİSAY’ın kurulum kararını aldı. İlk genel kurullarını Ekim ayı sonunda yapmaya karar alan ve önde gelen grupların yanında Anadolu’nun farklı kentlerinden gelen sinema sahipleri, tüm meslektaşlarına ulaşarak, sektörün tamamının bir çatı altında toplanmasını hedefliyor.

Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği – SİSAY Kuruluyor yazısına devam et