Amerika’nın İşkencehaneleri İşte Böyledir

Akılalmaz (Unthinkable)
Yönetmen: Gregor Jordan
Senaryo: Peter Woodward
Müzik: Greame Revell
Görüntü: Oliver Stapleton
Oyuncular: Samuel L. Jackson (H), Carrie-Anne Moss (Helen), Michael Sheen (Steven Yusuf), Stephen Root (Charles), Lora Kojovic (Rina), Martin Donavan (Jack), Gil Bellows (Ajan Vincent), Necar Zadegan (Jehan)
Yapım: Lleju-Sidney Kimmel (2010)

Avustralyalı yönetmen Gregor Jordan’ın “Akılalmaz” filmi batının İslamofobik önyargılı bakışıyla Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan savaşlarında uyguladığı işkenceleri gösterirken, sonradan Müslüman olmuş Steven Yusuf’un da kitlelere yönelik şiddet girişimine de dokunuyor.

Kendisine “H” diyen Henry Harold Humphries hakkında her şeyi bilen tek insan gizemli Charles Thompson bu yeryüzünde. Siyahi “H”, FBI tarafından takip altında. “H”, arananlar listesinde olan geçmişi karanlık biri. Dosyası, CIA yerine yanlışlıkla FBI’ın eline geçince, Helen Brody’nin ekibi “H”yi tutukluyor. Bosnalı Müslüman Rina’yla evli ve iki çocuğu olan “H”yi Charles FBI’dan kurtarıyor. Ardından “H”, sonradan Müslüman olmuş Steven sorununu, gizli askeri merkezde kendi yöntemleriyle çözmeye çalışıyor. Ajan Helen, “H”nin işkence yöntemlerine karşı koysa da orada askeri yöntemler geçiyor. Film, Steven Arthur Younger’in video çekimiyle başlıyor. Afganistan ve Irak’ta savaşmış eski asker Steven, Yusuf adını alarak Müslüman olmuş. Videoda, ABD’nin üç şehrine nükleer bomba koyduğunu söylüyor Steven Yusuf. Ertesi gün bu görüntüler tüm televizyon ekranlarına düşüyor. Ajan Helen, patronu Jack’in talimatıyla askeri merkeze gidiyor ve üst üste şok yaşıyor orada. Sivil düşüncenin, insan haklarının ve Helen’nin hep vurguladığı Cenevre Sözleşmesi’nin hiç uğramadığı bu askeri merkezde, yine eski asker “H”nin işkence yöntemleri işliyor. Filmde, İskoç işkencesi yansımıyor ama, Amerikalı askerlerin uyguladıkları onun kadar acıtıcı işkenceler tek tek gösteriliyor seyirciye.

İşkencenin her türlüsü…

1966’da doğan Avustralyalı yönetmen Gregor Jordan, bizde 2001 yapımı “Buffalo Soldiers – Acemi Askerler” filmiyle biliniyor. Kendini seyirciye tarafsız hissettiren bu yönetmen, aslında her şeyi açık açık gösteriyor. İki tarafın da kötücül yanları yansıyor perdeden. Steven Yusuf, bomboların yerini söylemek için, ABD’nin savaşları bitirmesini ve tüm askerlerini Müslüman coğrafyadan çekmesini istiyor. Askerler de, Amerikalı masum insanların ölmemesi için Steven Yusuf üzerinde her türlü işkenceyi uyguluyor. “H”, Helen’in karşı koymalarına rağmen, Steven Yusuf’a acı verecek işkencelerini neredeyse haz alarak tek tek uyguluyor. Sadece fiziksel değil, psikolojik işkence de yapıyor. “H”, çocuklarıyla Suudi Arabistan’a giderken havaalanında vizesi iptal olan ve tutuklanan Steven Yusuf’un karısı Jehan’ın (Cihan) işkencehanede boğazını doğrayıveriyor. Hatta, Steven Yusuf’un çocuklarını bile öldürme noktasına geliyor “H…” Los Angeles, New York ve Dallas’ta yerleştirilmiş bombaların adreslerini veren Steven Yusuf, bir şeyi eksik mi söylüyordu? Gerçekten yönetmen, Amerika’daki bakış açılarını ve önyargılarını “Unthinkable – Akılalmaz” filminde gösterebilmiş. Filmde, Amerikalıların İslamofobi ve El Kaide korkularına dokunabiliyor seyirci. Bu korku, paranoyak düzeyde tüm devlet birimlerine sinmiş. Müslüman olmak “terör”le özdeşleşmiş zihinlerde. Eski asker Steven Yusuf, Müslüman olduktan sonra bu dünyada bildiği tek şeyi, şiddeti uygulamaya koyuyor. “H”nin Bosnalı Müslüman karısı Irina da FBI’ın gözetimindeymiş hep. Irina’nın neden camiye gitmediği de sorun olmuş. Irina, Bosna’daki savaşta Sırp askerlerince tecavüze uğramış ve ailesi katledilmiş. Olay mahallinden ayrılmayan Irina, ailesini öldüren ve kendisine tecavüz eden askerleri öldürmüş. Bosna’da asker olan “H”ye Irina’yı teslim etmişler ve sonra da aşk doğmuş. İşkence sahneleriyle bakılması yer yer zorlayan filmde her tarafın da şiddet duyguları yansıyor perdeye. Bu psikolojik gerilim ve şiddet yüklü filmi seyderken fark edeceksiniz belki, işkence yapanın, acı çektirenin içindeki sadistliğin nasıl dışarı çıktığını. 1969 doğumlu Galli oyuncu Michael Sheen’i, Stephen Frears’ın 2006 yapımı “The Queen – Kraliçe” filmindeki İngiliz Başbakanı Tony Blair karakteriyle hatırlayabilirsiniz. Hatta Ron Howard’ın 2008 yapımı “Frost / Nixon” filminde David Frost karakterini de canlandırmıştı.

(05 Ağustos 2011)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir