Akvaryumdaki Balık mısın?

Çocukken çoğumuza dünya tozpembeydi. Büyüdükçe dünyanın ne kadar trajik bir yer olduğunu deneyimledik. Bizatihi tecrübeyle sabit… Peki henüz 11 yaşında bir çocuk bu gerçekle yüzleşmişse, çarpmanın etkisi ne kadar sert olur? Sonuçları ne kadar ağır olur?

“Le Herisson” yani “Kirpi”; -Türkçeye “Yaşamaya Değer” adıyla çevrildi- 1981 doğumlu genç yönetmen Mona Achache’nin ışıl ışıl parlayan ilk filmi. Muriel Barbery’nin başta Fransa olmak üzere tüm dünyada çok satan romanından uyarlanan film; Türkiye’de “Kirpinin Zarafeti” ismiyle yayınlandı ve de çok sevildi. Kitabı ıskalamış olduğum için çok üzgünüm ama film üstü okumanın da ayrı bir keyif olacağını düşünüyorum.

Gelelim küçük kızımız Paloma’nın hikâyesine… Paloma, yetişkinliği “akvaryumdaki balık” olmaya benzetiyor. Haksız da sayılmaz! Ama bunu nasıl öğrendi? Çünkü o bir çocuk ve tüm çocuklar gibi meraklı. Ama Paloma’daki merak biraz fazla! Ayrıca çok zeki ve müthiş bir gözlem yeteneği var. Karşısındaki tablo ise aynen şöyle; anne; depresyonun majör – minör hatlarında süzülüyor, baba bencil – ruhsuz bir iş adamı, abla dünyadan bihaber… Kendi geleceğinin de böyle olmasını istemeyen Palamo buna kendince bir çözüm buluyor; 12. yaş gününde intihar etmek! Kalan günlerini de küçük kamerasıyla gördüğü her şeyi çekmekle ve intiharını meşru kılacak sebepleri anlatmakla geçiriyor. Daha doğrusu bizi ikna etmeye… Ama her hayatın birbirinin aynısı olmadığını ve sürprizlerle dolu olduğunu henüz bilmiyor; çünkü o hâlâ küçük bir kız… Paloma plânladığı ölüm gününe emin adımlarla yürürken, kapıcıları Madam Michel ve yeni komşuları Kakuro Ozu ile tanışıyor. O andan itibaren Paloma belki de hayatında ilk defa kendininkine hiç benzemeyen insanları, daha doğrusu hayatları keşfetmeye başlıyor. Ve gerçek hayat başlıyor! Zarlar atılıyor.

Beyoğlun’daki sinemalarımızın birer ikişer yok edilmesiyle bu tarz filmleri izleme de, özgürlüğümüz de elimizden alınmış oldu ne yazık ki… Az salonda, dar vakitte görünüp gidiyorlar. 1 ya da şanslıysa 2 hafta ömrü var bu filmlerin… Oysa bir ömür unutulmayacak güzellikte filmler… Bu yüzden kirpinin zarafetini keşfetmek için acele edin!

(10 Haziran 2010)

Gizem Ertürk

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir