Advaya Capital, Comscore Movies’i Satın Alarak Gişe Verilerinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Tarafsız ve güvenilir gişe verilerinde küresel güç olan marka Comscore Movies, ellinci yılını kutlayarak önceki adı Rentrak’a geri dönecek. Bu, sektörün ilgi ve dikkatini çeken satın alma, dünya çapındaki sinema gişe analizi alanında altın standart olarak kabûl edilen şirket için yepyeni bir dönemi başlatıyor ve küresel sinema sektörünün son on yıldan fazla süredir en güçlü yılına doğru ilerlediği bir dönemde gerçekleşiyor.

  • Basın Bülteni: 1 / 2

Advaya Capital, Comscore Movies’i Satın Alarak Gişe Verilerinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor yazısına devam et

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Gösterimlerinin İkinci Günü Geride Kaldı: Kadınların Sessiz Çığlığı Beyazperdede Yankılandı

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin ikinci günü; ‘Çiçek mi dediniz?’ teması etrafında şekillenen, kadınların ev içi yalnızlıklardan cezaevi hücrelerine uzanan direnç hikâyelerini beyazperdeye taşıdığı güçlü anlatılarla, Ankaralı sinemaseverlerin hafızasında derin izler bıraktı. Günün ilk seanslarından itibaren salonları dolduran sinemaseverler, kadınların adalet, direnç ve toplumsal hafızadaki yerini odağına alan bir programla buluştu. Festival, sadece beyazperdeye yansıyan hikâyelerle sınırlı kalmayıp, gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilerle salonları ortak bir düşünsel üretim alanına dönüştürdü.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Gösterimlerinin İkinci Günü Geride Kaldı: Kadınların Sessiz Çığlığı Beyazperdede Yankılandı yazısına devam et

29. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Gösterimler ve Açılış Töreni Eşliğinde Başladı

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali,düzenlenen açılış töreniyle başladı, festivalin onursal ödülleri sahiplerini buldu. Yapımcı Dilde Mahalli ödülünü annesine ithaf etti. Festivalde bulunamayan Melisa Sözen törene katılamadığını belirtti, Onur Ödülü’ne layık görülen Emel Göksu’ya ödülü kızı Fadik Sevin Atasoy tarafından takdim edildi. Göksu, kızıyla birlikte sahneye çıktığı bu mekânda ödül almanın kendisi için çok özel bir anlam taşıdığını ifade etti.

29. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali Gösterimler ve Açılış Töreni Eşliğinde Başladı yazısına devam et

Ayrıntı Yayınları Haziran Kitapları

Ayrıntı Yayınları, 2026 Haziran ayında satışa sunacağı kitaplarını açıkladı. Giuliano Da Empoli’nin Avcıların Çağı, David B. Resnik’in Bilim Etiği, Feride Aksu Tanık’ın Gizli Nekropolitika: Sömürgecilik, Pandemiler ve Aşı Emperyalizmi, Deniz Küçüközdemir’in Şehrimiz, Dünyamız, Fatma Berber’in Taştan Düş Yaratmak: Edebiyat, Theresia Enzensberger’in Uyku, adlı kitapları 2026 Haziran’ ayında satışa sunulacak. Siyasi danışman olarak edindiği deneyimi, politik iklimi okuma becerisi ve okurlarını derinden yakalayan mizahıyla bir araya getiren yazar Giuliano da Empoli, Avcıların Çağı adlı bu eserinde kendi deyimiyle bir “Aztek kâtibi” görevini üstleniyor.

Ayrıntı Yayınları Haziran Kitapları yazısına devam et

Düşbaz Yayınları Haziran Kitapları

Düşbaz Yayınları, 2026 Haziran ayında satışa sunacağı kitapbını açıkladı. Ayça Çakmaz’ın Ölümün Elinden Kurtarılan Şeyler adlı kitabı 2026 Haziran ayında satışa sunulacak. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında şöyle deniyor: “Şartlar ne olursa olsun iyi olmayı seçtiği için iyi kalabilen insanlar döndürecek bu dünyayı. Şimdi al çocuklarımızı kanatlarının altına. Bu köprülerin altından çok sular akacak, tüm çamlar gün gelip bardak olacak, ama biz mücadeleden hiç vazgeçmemiş insanlar ilelebet iz bırakacağız. İnan ve parla sevdiceğim, biz bu savaştan sağ çıkacağız.” Çakmak, Yeniden Doğsam: Aynı Yolda Yürür müyüm  adlı ilk kitabı ile tanındı.

Düşbaz Yayınları Haziran Kitapları yazısına devam et

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Başlıyor

02 – 07 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, yarın Kült Kavaklıdere Sineması’nda yapılacak film gösterimleriyle başlıyor.  Ankara Devlet Opera ve Balesi Sahnesi’nde yapılacak açılış töreninde Onur Ödülü, tiyatro, film ve dizilerin usta oyuncusu Emel Göksu’ya takdim edilecek. Bilge Olgaç Başarı Ödülleri, Brezilya sinemasının feminist direnişçisi Lucia Murat’a, sinemamızın genç yapımcısı Dilde Mahalli’ye ve  oyuncu Melisa Sözen’e takdim edilecek. Genç Cadı Ödülü ise Kuru Otlar Üstüne filminde gösterdiği başarılı performansıyla tanınan 19 yaşındaki Ece Bağcı’ya verilecek.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Başlıyor yazısına devam et

5. Kaş Uluslararası Film Festivali

5. Kaş Uluslararası Film Festivali (5th Kaş International Film Festival), “Kaş Bir Rüya” temasıyla perde açıyor. Festival, 10 – 14 Haziran’da Kaş’ta, 20 – 21 Haziran’da ise İstanbul’da Kadıköy Sineması’nda yapılıyor. Gösterim ve etkinliklere katılımın ücretsiz olacağı festivalin açılış filmi, En İyi Uluslararası Film Oscar’ına uzanan ve Cannes Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü alan Joachim Trier imzalı Manevi Değer (Sentimental Value) olacak. Festival boyunca Benhür Bolhava, Burak Serin, Ilgıt Uçum ve Oben Yılmaz’ın yer aldığı ön jürinin yaptığı değerlendirmeler sonucunda finale kalan 27 film, 4 farklı kategoride yarışacak.

  • Basın Bülteni
  • Tanıtım Filmi
  • Web Sitesi

5. Kaş Uluslararası Film Festivali yazısına devam et

Sarı Zarflar’a Alman Film Ödülleri’nden (Lola) İki Büyük Ödül

Berlin’den Altın Ayı ödülü ile dönen ve 2027 Oscar aday adaylığı tescillenen, İlker Çatak imzalı Sarı Zarflar filmi Alman Film Akademisi’nin üyelerinin oylarıyla belirlenen Alman Film Ödülleri (Lola) gecesinde En İyi İkinci Film Ödülü olan Gümüş Lola’yı kazandı. Film ayrıca, Marvin Miller imzalı besteleriyle En İyi Film Müziği Ödülü’nün de sahibi oldu. Sarı Zarflar’ın başrollerinde Özgü Namal, Tansu Biçer, Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aziz Çapkurt ve Jale Arıkan oynuyor.

Sarı Zarflar’a Alman Film Ödülleri’nden (Lola) İki Büyük Ödül yazısına devam et

Sinematek’te Yeni Hafta: 02 – 07 Haziran 2026

Sinematek / Sinema Evi, 28 Nisan – 03 Temmuz 2026 arasında melankoliyi gösterişsiz bir sinema diliyle anlatan Fransız yönetmen Louis Malle’e adanmış seçkiden ve dünya sinemasından yeterince görünürlük bulamamış, World Cinema Project kapsamında restore edilen filmleri seyirciyle buluşturuyor. 03 Haziran 2026 Çarşamba günü ise Azgelişmişliğin Anıları gösterimi sonrasında Çiğdem Öztürk bir sohbet gerçekleştirecek.

Sinematek’te Yeni Hafta: 02 – 07 Haziran 2026 yazısına devam et

Yeni Bir Hayat / Aynalar No.3

Çağdaş Alman sinemasının özgün yaratıcılarından Christian Petzold’un yeni filmi ‘Aynalar No.3 / Miroirs No.3’ ilhamını 20. yüzyıl başlarının en önemli bestecilerinden Maurice Ravel’in ünlü piyano süitinden almış. Sanatçının 1904 – 1905 yılları arasında bestelediği 5 bölümlük süit, Ravel’in de dahil olduğu ‘Les Apaches’ isimli Fransız avangard sanatçılara ithaf edilmiştir. Filme adını veren, ressam Paul Sordes’a adanmış üçüncü bölüm ya da diğer adıyla ‘Une Barque sur L’Océan’, kırık akorların temsil ettiği okyanus dalgaları üstünde yolunu bulmaya çalışan küçük teknenin temsilidir.

Petzold’un filminin ana karakteri Laura da (Paula Beer) benzer bir ruh hali içindedir. Konservatuar piyano son sınıf öğrencisi genç kızın ilk sahnede otoban üzerindeki köprüden aşağı doğru baktığını izleriz. Sonrasında bir ırmak kıyısındadır. Akışkan suya bakarken Laura’nın intihar eğilimini hisseder gibi oluruz. Bu intihar meselesi ilerleyen bölümlerde filmin başka bir karakteriyle ilişkilendirilecektir. İletişim kuramadığı müzisyen erkek arkadaşı Jakob (Philip Froissant) ve müzik prodüktörü arkadaşları ile birlikte çıktığı hafta sonu gezisini yarıda keserek Berlin’e dönmeyi isteyen de Laura’dır. Mutsuzluğunu sessizliğine saklamış olan genç kız, duyarsız partneri ile ücra dağ yolunda ilerlerken Betty’nin (Barbara Auer) sanki geleceği tayin eden gizemli bakışıyla irkilir ve hemen ardından o meşum araba kazası gelir.

Genç adam talihsiz bir biçimde başını taşa çarpıp hayatını kaybetmiş, Laura ise dikişe bile ihtiyacı olmayan sırtındaki küçük bir sıyrıkla hayatta kalmıştır. Genç kız polislerin ısrarına rağmen hastaneye gitmeyi reddeder ve kabûl ettiği takdirde mütevazı köy evinde Betty ila birlikte kalmak istediğini söyler. Orta yaşlı ev sahibinin başta dil sürçmesiyle ‘Yelena’ diye hitap ettiği Laura yaşamda kalmış, evin beyaza boyanan çitlerinin simgelediği ‘yeni bir hayatın’ beyaz sayfalarını açmanın tedirgin heyecanına kapılmıştır.

Laura’nın geçmişinde neler yaşadığının sırlarını vermez Petzold. Betty’nin yeni konuğuna giysilerini, eşyalarını verdiği Yelena’nın akıbetini de uzunca bir süre gizler izleyiciden. Betty’nin ayrı yaşadığı kocası Richard (Matthias Brandt) ile yetişkin oğlu Max (Enno Trebs) eve gelen yabancının şerefine yemeğe davet edilir. Tamirci baba oğul yıpranmış evin kırık dökük aletlerini tamir eder. Laura bozulmuş akordu tamir ettirilen eski piyanonun başına geçer. Yelena’nın soluk notalarından Chopin’in 4 numaralı mi bemol minör prelüdünü çalan Laura’dır artık. Meraklı yaşlı komşuların göz ucuyla inceledikleri yeni bir ailenin temelinin atılışına tanıklık ederiz. Ancak, geçmiş travmaların, büyük acıların konuşulmadığı yeni bir yaşamda huzur ve uyumu sürekli kılmak o denli kolay olacakmıdır.

Petzold zarif bir sonatın adını verdiği yeni çalışmasında soruları yanıtsız bırakmayı tercih etmeyi sürdürüyor. ‘Undine’de ‘su’, ‘Kızıl Gökyüzü / Roter Himmel’de ‘ateş’ elementlerine karşılık, bu defa rüzgârıyla, yeşiliyle, türlü şifalı otlarıyla ‘tüm doğa’yı merkeze almış, içinden fırtınalar geçen ama usul usul kendini gizleyen üçlemesini tamamlamış. Başta Paula Beer olmak üzere bir repertuvar tiyatrosu kadrosu oluşturmuş oyuncularıyla bir kez daha çalıştığını görüyoruz. Değişmez sinematografı Hans Fromm’un kırılgan planlarıyla iki kadın arasındaki Bergmanvari ilişki çerçevesinde yabancılık ile şefkat, huzur ile huzursuzluk, evin içindeki sıcaklık ile yıpranmış duvarların sakladığı acı sırlar arasında oluşturduğu hat çok incelikli. Ravel ve Chopin ile klasik müzikte huzur bulan ruhları tatmin ederken, Frankie Valli & The Four Seasons’ın 70’li yıllardan kalma ‘Gece / The Night’ şarkısıyla dört duvar efkârı yırtmak istemiş.

(03 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

KEM Yapım’dan Peş Peşe İddialı Projeler: Sırada Kantin Var

KEM Yapım, iddialı projelerine bir yenisini daha ekliyor. Yapımcılığını Kemalhan Balçık’ın üstlendiği Kantin filminin çekimleri için geri sayım başladı. Haziran ayının son haftasında motor diyecek olan film, korku ile kara mizahı kusursuz bir şekilde harmanlıyor. Gerçek olaylardan esinlenen Kantin’in başrolünde ise son dönemin en dikkat çeken ve karizmatik oyuncularından Görkem Sevindik yer alıyor. Sevindik, filmin merkezindeki Hekim karakteriyle hem sert mizacı hem de korkuyla yüzleşen mücadeleci tavrıyla hikâyeye yön verecek. KEM Yapım, BKM’den Kolonya Cumhuriyeti 2′nin haklarını alarak sektörde dikkat çeken stratejik hamlelerden birine imza atmıştı.

KEM Yapım’dan Peş Peşe İddialı Projeler: Sırada Kantin Var yazısına devam et

Yalın ve Bir O Kadar da Duygu Yüklü: Aynalar No.3

Bir pencereden kendinize ait olmayan bir hayatı -o an oradan geçenleri, yaşananları- izliyorsunuz. Bazı filmler seyircisini içine katmaz, ama diliyle, mekânıyla, rengiyle, sesiyle, ritmiyle sizi sarıp sarmalar. Sanki seyircisinizdir (gerçi gerçekten seyircisiniz ama) ve yapabilecek bir şeyiniz yoktur. Ne zamanki, ışıklar yanar, salondan çıkarsınız, filmin duygusu sizinle birlikte giderek büyür.

Christian Petzold’un yazıp yönettiği, Paula Beer (Laura) ve Barbara Auer’in (Betty) taşıdığı film alabildiğine yalın… Almanya kırsalında, bir evde geçiyor. Laura, bir an gördüğü kadının yüzündeki hüznü, yalnızlığı yakalar. Geçirdikleri araba kazası sonrasında, o kadın (Betty) yardımına koşar ve yanında kalmayı ister.

Sonrasında… sonrasında bir şey yok. Boşuna aksiyon, aşk, hareketlilik ve/veya sinema tarihi boyunca edindiğimiz o geleneksel trükleri beklemeyin. İki yalnız kadının birbirlerine söylemediği ama içten içe yaşadıkları içsel kavgaları ile karşı karşıyasınız. Bir an düşünüyorsunuz, “Ben olsaydım o durumda, ne yapardım”. Kuşkusuz, herkes kendince bir yol bulur haklılık payı olan ve o yolu tutar. Karşımızdaki iki yalnız kadın birbirlerine iyi geliyor tüm suskunluklarına karşın. Betty, iki adamdan söz eder, yemeğe çağırırlar. Kocası ve oğludur gelenler. İki yalnızın yanına iki yalnız daha katılır. Baba ve oğul tamircidir, Betty’nin hemen tüm sorunlarını çözerler. Tek çözülemeyen duygular yumağıdır ve o yumağı kişi sadece kendisi çözebilir. Laura, Betty’ye iyi gelmiştir.

Kimilerinin Petzold’un filmografisine yakıştıramadığı film, aslında günümüz insanının yalnızlığını, çözümsüzlüğünü, çaresizliğini ele alıyor. Seyircinin bir aynadan (ayna geniş alanı yansıtır, oysa pencere daha kısıtlı alanı gösterir, pencere demek gerekir) takip ettiği öykü, doğrudan kendi yaşamıdır aslında.

05 Haziran’dan başlayarak gösterimde…

(02 Haziran 2026)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Aynalar No.3

Christian Petzold’un yönettiği ve Paula Beer, Barbara Auer, Matthias Brandt ile Enno Trebs’in oynadığı Aynalar No.3 (Mirrors No.3), 05 Haziran 2026’da Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Kırsalda geçirdiği bir araba kazasından kurtulan Laura, yara almamış olsa da derinden sarsılır. Kazaya tanık olan ve ona anne şefkatiyle yaklaşan bir kadının evine kabûl edilir. Kadının kocası ve yetişkin oğlu da mesafeli tavırlarını zamanla bir kenara bırakınca, dördü aileyi andıran bir düzen kurar ve birlikte birkaç mutlu gün geçirir. Ancak geçmişleriyle yüzleşme zamanı geldiğinde, Laura da kendi hayatıyla hesaplaşmak zorunda kalır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Aynalar No.3 yazısına devam et

Paribu Cineverse Akasya, Star Wars: Mandalorian ve Grogu Cosplay Etkinliğine Ev Sahipliği Yaptı

Paribu Cineverse, büyük yapımların vizyona girişlerinde sinemaseverlere sadece perde başında oturmaktan öte anlar yaşatmayı hedeflediğini bir kez daha gösterdi. Bu doğrultuda Star Wars: Mandalorian ve Grogu’nun (Star Wars: The Mandalorian & Grogu) Türkiye prömiyerini eşsiz bir atmosfere dönüştürmek için Akasya’da kapsamlı bir karşılama etkinliği hazırlandı. Etkinlik kapsamında, dünyanın en büyük Star Wars kostüm kulübünün Türkiye oluşumu olan 501. Lejyon Türkiye Ekibi de Akasya’da yerini aldı. Yaklaşık 25 kişiden oluşan dev kadro, Star Wars evreninin en ikonik karakterlerinin aslına sadık kalınarak hazırlanmış kostümleriyle sinemaseverleri karşıladı.

Paribu Cineverse Akasya, Star Wars: Mandalorian ve Grogu Cosplay Etkinliğine Ev Sahipliği Yaptı yazısına devam et

Korkunç Bir Film Filminin Ana Afişi Paylaşıldı

Ana afişi paylaşılan Korkunç Bir Film, Michael Tiddes tarafından yönetiliyor ve başrollerini Marlon Wayans, Shawn Wayans, Anna Faris ile Regina Hall paylaşıyor. 05 Haziran 2026 Cuma günü UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından gösterime çıkarılacak filmde yirmialtı yıl önce fazlasıyla tanıdık, maskeli bir katilden kaçmayı başaran Core Four, yeniden katilin hedefinde ve hiçbir korku filmi markası güvende değil. Film; reboot’lar, remake’ler, requel’lar, prequel’lar, sequel’lar, spin-off’lar, elevated horror akımı, origin hikâyeleri, içinde “legacy” geçen her şey ve aslında hiç final olmayan “final chapter”larla dalga geçerek hepsini biçip geçiyor.

Korkunç Bir Film Filminin Ana Afişi Paylaşıldı yazısına devam et

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu