21. Köprüde Buluşmalar Kısa Film Atölyesi Seçkisi Açıklandı

21. Köprüde Buluşmalar, Türkiye’den sinemacıları uluslararası sinema ve filmcilik profesyonelleriyle buluşturmaya devam ediyor. Köprüde Buluşmalar’ın 14 – 16 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Kısa Film Atölyesi seçkisi açıklandı. Atölye kapsamında yapılacak jüri değerlendirmesinin ardından, seçilecek kısa film projelerine ayrıca Lumix Pro Destek Ödülü, Türkiye Fransız Kültür Merkezi katkılarıyla düzenlenen Road to Clermont Katılım Ödülü, Square Eyes Danışmanlık Ödülü takdim edilecek.

21. Köprüde Buluşmalar Kısa Film Atölyesi Seçkisi Açıklandı yazısına devam et →

Timur: Bir Fatih’in Yükselişi

Jacob Schwarz’ın yönettiği ve Christian Mortensen, Mahesh Jadu, Yulduz Rajabova ile Joshua Jo’nun oynadığı Timur: Bir Fatih’in Yükselişi, 10 Nisan 2026’da Bir Film dağıtımıyla Vagon Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Genç bir savaşçı olan Timur’un olağanüstü hırsı ve dayanıklılığı, 1360’ların kaotik İpek Yolu döneminde onu Hindistan’dan Akdeniz’e uzanan büyük bir imparatorluğun kurucusuna dönüştürür. Savaşın korkutucu dehşeti, ihanet ve stratejik zekâ ile örülmüş hikâye, Timur’un askeri dehasını ve kişisel kayıplarını birlikte işliyor. Film, onun zaferlerini, iç çatışmalarını ve tarihe silinmez bir iz bırakma arzusunu epik bir anlatımla sunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Timur: Bir Fatih’in Yükselişi yazısına devam et →

Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim Galası Karnaval Havasında Geçti

TRT Çocuk ekranlarında 52 bölüm boyunca yayınlanan ve çocukların büyük ilgi ve tutkuyla takip ettiği Dedektif Reptır adlı TV dizisinin sinema uyarlaması Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim filminin galası renkli ve neşeli görüntülere sahne oldu. Ailelerin ve çocukların yoğun ilgi gösterdiği filmin galası adeta karnaval havasında gerçekleştirildi. Çocuklara pamuk şeker ve patlamış mısır ikram edilen gala gecesinde, orkestranın çaldığı neşeli müziklerle minik misafirler ve aileleri doyasıya eğlendi. Filmin yapımcıları olan Emre Karayel ve Gizem Karayel çifti, galada oğulları Can ve aileye yeni katılan 5 aylık bebekleri İlke ile birlikte davetlileri karşılayarak aile saadeti yaşadılar.

Dedektif Reptır: Birlikte Gülelim Galası Karnaval Havasında Geçti yazısına devam et →

Nasıl Katil Olunur?

John Patton Ford’un yönettiği ve Glen Powell, Margaret Qualley, Jessica Henwick ile Adrian Lukis’in oynadığı Nasıl Katil Olunur? (How to Make a Killing?), 10 Nisan 2026’da Bir Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Becket Redfellow’un annesi büyük bir servetin varisiyken, ailesi tarafından dışlanır ve hayatını kaybeder. Annesinin kendi hakkı olduğunu söylediği mirası geri almak isteyen Becket, yedi aile üyesini ortadan kaldırmaya yönelik bir plan yapar. Varisler birer birer hayatını kaybederken, Becket hem kız arkadaşıyla ilişkisini hem de planını bilen ve pay isteyen eski sevgilisini idare etmek zorundadır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Nasıl Katil Olunur? yazısına devam et →

Kutup Kahramanları

Aleksey Zamyslov’un yönettiği ve Sergey Bezrukov, Larisa Brokhman, Yuliya Zorkina ile Mikhail Chernyak’ın seslendirdiği animasyon film Kutup Kahramanları (Geroi Arktiki – Arctic Heroes), 10 Nisan 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Film Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
Kutupların buzulları arasında yıllardır saklı kalmış bir yavru mamut bulunur, bir iş adamının eline düşmekten son anda kurtulur. Sanal dünyada takım arkadaşı olan ancak gerçek hayatta hiç tanışmamış 2 çocuk, bu mamutu korumak için ekran başından kalkıp kutupların gerçekliğine adım atarlar. Kovalamaca, onları mamutların kökenine dair galaktik bir gizeme doğru sürükler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kutup Kahramanları yazısına devam et →

Kopya Kâğıdı

Khaled Diab’ın yönettiği ve Riham Abdel Ghafour, Fadwa Abed, Kamal Abu Raya, Michel Milad Beshay, Mohammed Abo Dawood, Taher El Hakim, Mo’men El Henawy ile Mohamed El Sewisy’in oynadığı Kopya Kâğıdı (Bershama), 10 Nisan 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Ceema Films tarafından vizyona çıkarıldı.
Bir lise sınavı sırasında gözetmen hayatını kaybeder. Öğrenciler bunu gizlemeye karar verirler ve kopya çekmeye çalışırlar, ancak kimse cevapları bilemez. Kurallara takıntılı başarılı bir öğrenci, belediye başkanının oğlu, bir dansçı, altmışlı yaşlarında bir kadın ve kıdemli bir mahkûm, tuhaf, absürt planlar ve kaos içinde bir araya gelirler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kopya Kâğıdı yazısına devam et →

Abdullah Çatlı’nın Kızlarının da Rol Aldığı Çatlı Filminden Vizyon Öncesi Son Fragman: İlk Film İçin Geri Sayım Başladı

Türk siyasi ve gizli tarihinin en çok konuşulan isimlerinden Abdullah Çatlı’nın hayatından esinlenen Çatlı, Asala terör örgütüyle 12 Eylül sonrası verilen mücadele yıllarını odağına alıyor. Filmden yayınlanan yeni fragman, çarpıcı diyaloglarıyla dikkat çekti. Yayınlanır yayınlanmaz sosyal medyada geniş yankı uyandıran fragman kısa sürede gündem oldu. Yeni fragman, yalnızca aksiyon ve gerilim dolu sahneleriyle değil sadakat ve sorumluluk duygusuyla da dikkat çekiyor. Filmde geçen “Bu yolun sonunda ne şan var, ne şöhret, ne de rahat bir ölüm. Ama en mühimi, ileride Türk milletinin bundan duyacağı şeref var.” sözleri fragmanın en akılda sahnelerinden biri olarak öne çıkıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Abdullah Çatlı’nın Kızlarının da Rol Aldığı Çatlı Filminden Vizyon Öncesi Son Fragman: İlk Film İçin Geri Sayım Başladı yazısına devam et →

Karabasan (Yönetmen: Mesut Çetin)

Mesut Çetin’in yönettiği ve Arif Selçuk, Mehmet Ali Tuncer, Ali Buga ile Yusuf Çil’in oynadığı Karabasan, 10 Nisan 2026’da MC Film dağıtımıyla Cine Media Yapım tarafından vizyona çıkarıldı.
İki genç Hacker, bankalardan para tırtıklamakta, araç kiralayıp hava atarlar ve kızlarla takılarak eğlenmektedirler. Olayı duyan mafya peşlerine düşünce Hacker’lar şehri terk ederek köyde bir eve giderler. Büyü olayı nedeniyle herkes köyden göçmüş, sadece yaşlı bir amca, büyücü bir kadın, bir deli ve bir de çoban kalmıştır. Hacker’ların izlerini bulan mafya da peşlerinden gelince köyde tuhaf olaylar başlar. Sonunda köydeki cinler mafyayı cezalandırır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Karabasan (Yönetmen: Mesut Çetin) yazısına devam et →

Yazı mı Tura mı, 10 Nisan’da Sinemalarda

Heyecanla beklenen dram ve gerilim filmi Yazı mı Tura mı’nın ilk fragmanı yayına verildi. 10 Nisan 2026 Cuma günü  sinemalarda gösterime girecek, oyuncuların makyaj ve kostümleri ile seyircinin ilgisini çekecek olan filmin yönetmen koltuğunda Ahmet Hakan Çiftçidurmaz oturuyor. Filmde, şehir dışından aniden döndüğünde eşinin beklenmedik ihanetiyle sarsılan Erkan bu durum karşısında kontrol edilemez bir kıskançlık ve öfke girdabına sürükleniyor ve Erkan, eşinin ihanetiyle birlikte ölümcül bir oyuna girişiyor. Yapımcılığını Ergun Çolakoğlu’nun üstlendiği filmin başarılı oyuncu kadrosunda Ergül Çolakoğlu, Şenay Karakuş, Sevgi Altan gibi isimler yer alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Yazı mı Tura mı, 10 Nisan’da Sinemalarda yazısına devam et →

Ferhan Baran Yazıyor: Soykırımın Anatomisi / Kurtuluş

Emin Alper’in 76. Berlin Film Festivali’nden zaferle dönen son filmi ‘Kurtuluş’ çok yerinde bir kararla sıcağı sıcağına gösterime girmiş bulunuyor. Auteur sinemacımızın beşinci uzun metrajı, dağdan inen Hazeran erkeklerinin iki PKK’lının cesedini güvenlik kuvvetlerine teslimiyle açılıyor. Evine dönen korucu Mesut’u (Caner Cindoruk) hamile eşi Gülsüm (Özlem Taş) ve elini öpen boy boy 4 evladı karşılıyor. Mesut tüfeğini duvara asıyor ancak bu … Devamı…»

Bildiğim Tek Hayat Bu / Chopin Chopin!

Eşsiz tınılarıyla yıllardır müzik yolculuğumu zenginleştiren kadim dostum kusura bakmasın. Polonya sinemasının deneyimli yönetmenlerinden Michał Kwieciński‘nin imzasını taşıyan ‘Chopin Chopin!’i çeşitli nedenlerden ötürü yeni görebildim. Caddebostan Kültür Merkezi’nin (CKM) ferah salonunda oldukça dolu bir gündüz seansında izlediğim film seyirciden gördüğü ilgiyle gösterimini sürdürüyor.

1810 – 1849 yılları arasındaki kısacık yaşamına ölümsüz yapıtlar sığdırmış olan besteci doyumsuz piyano konçertolarının yanı sıra, noktürnleri, prelüdleri, etüdleri ya da ana vatanı Polonya’ya özlemini yansıttığı baladları, mazurkalarıyla ünlü virtüozların repertuvarında her daim yerini almıştır. Yakın dostu Franz Liszt‘in ifadesiyle, piyano yapıtlarını kendisinden başka hiçbir müzisyenin ulaşamayacağına inandığı bir ruh ve duygu coşkunluğuyla icra etmiş olan Chopin’in Avrupa müzik çevrelerinin parlak yıldızı olduğu 1835 Paris’inde açılıyor bu güzel film. Çağımızın rock yıldızları misali ilgiyle alkışlanan dahi müzisyen ünlü Salle Pleye’de yakın arkadaşı Liszt (Victor Meutelet) ile birlikte çaldığında salonu dolduran seçkin müziksever kitleyi bir kez daha kendisine hayran bırakmıştır.

Hayatı umursamayan genç Chopin (Eryk Kulm) tüberküloz gerçeğiyle tam bu noktada yüzleşir. 15 yaşındaki kız kardeşini yitirdiği musibet hastalık onun yakasına da yapışmış, göğüs zarında oluşan delikle birlikte hastalık ileri aşamaya geçmiştir. Fazlaca bir ömrü kalmadığını ifade eden doktor arkadaşı, hastalığın tedavisinin dönemin koşullarında mümkün olmadığını, yalnızca semptomların hafifletilebileceğini bildirir O’na. Öksürüğündeki kanamalar gittikçe şiddetlenecek, beden eriyecek, iktidarsızlık ve kısırlığın ardından terminal dönemde bacakları şişecektir.

Polonyalı ailesinin Fryderyk’i, yakın arkadaşlarının Fritz diye hitap ettikleri Paris sosyetesinin gözbebeği Frédéric Chopin içine gömdüğü hüznünü hayat dolu gülücükleriyle gizler. Doktorların ‘kalabalıktan uzak durun’, ‘uykunuza dikkat edin’, ‘güneşli yerlere gidin’ tavsiyelerine kulak asmadan, saatler boyu süren piyano dersleri ve yoğun salon resitallerinden arta kalan zamanını hastalığına meydan okurcasına eğlence ve zevk içinde geçirmeyi sürdürür.

Bu dünyadan gitmeden önce bir aile kurma çabasına girişir ancak müstakbel gelinin annesi Madame Wodzinska (Dominika Ostalowska) kızı için sağlıklı, güçlü kuvvetli bir damat adayını seçecektir. Fryderyk’in gülüşünün gizlediği hüznü farkedecek olan dönemin ünlü feminist kadın yazarı George Sand (Joséphine de La Baume) genç besteciye kucağını ve kalbini açar. Chopin’in müzikal yaşamındaki bu verimli dönem bilindiği üzere çok uzun sürmez. Paris’teki kolera salgını sırasında Karlsbad’daki ailesini ziyaret eden Fryderyk’in, annesinin ‘artık bir yuva kurman lazım’ sözlerine cevaben ‘biri nasıl sevilir bilmiyorum, hiçbir şey hissetmiyorum; tek bildiğim hayat bu’ deyişini doğrularcasına, bir çocuk dahi olarak 6 yaşından beri piyano müziği ile haşır neşir olan genç adam ‘menekşe kokulum’ dediği Sand’ı da O’nu hiç sevmemiş olduğunu itiraf ederek terk edecektir.

Yönetmen Kwieciński, bizde gösterime girmeyen 2022 yapımı bir önceki çalışması ‘Filip’de başrolü vermiş olduğu genç yetenek Eryk Kulm’a son derece yerinde bir kararla çağının pop starı Chopin yorumunu teslim etmiş. Bir önceki ortak çalışmalarında Varşova gettosundan kurtulmuş Yahudi gencin sahte Fransız kimliğiyle Frankfurt’ta bir otelde zorunlu işçi olarak çalışırken kendine özgü yöntemleriyle Almanların ari ırk terörüne karşı direnişini anlatan filmde 1990 doğumlu genç aktörü ilk kez tanımış ve adını bir yere not etmiştim. Genç oyuncu başarısının tesadüfi olmadığını kanıtlıyor. Klum, ölümcül hastalığına rağmen hayata dört elle sarılan bestecinin umarsız taşkınlıklarını, kendisi gibi gencecik yaşında hayata veda etmiş çağdaşı Mozart’ın ölüm döşeğinde yarım bıraktığı ‘Requiem’inin ünlü ‘Lacrimosa’ bölümünü manastırdaki rahibelerden duyduğundaki kederi, ya da üzerine hızla gelen atlı arabanın önünden kaçmak ya da kaçmamak arasındaki o kısa süreli kararsızlığını bir potada eritebilen enerjik performansıyla göz dolduruyor.

Bartosz Jariszewski tarafından kaleme alınan senaryo Chopin’in fırtınalı geçen son 15 yılını ele alıyor. Halk arasındaki adıyla ‘verem’in kötü karakter olduğu konvansiyonel anlatı, ölümsüz müzik adamının gelgitlerle dolu yaşam ve üretim sürecine odaklanıyor. Fransa’nın yeni bir ihtilal ateşiyle fokurdadığı, Chopin’in eserlerini taltif eden Kral Louis Philippe’in (Lambert Wilson) gidişatı tedirginlikle gözlemlediği bir dönemdir bu aynı zamanda. 2 saati biraz aşan yapım bu fırtınalı yılların ve Chopin’in etrafında gelişen trajik gelişmelerin detaylarına fazlaca giremiyor belki. Ancak bestecinin tüm müzikseverleri derinden etkilemiş ezgilerine ara ara karışan Robot Koch imzalı çağdaş tınılar, Chopin’in yaşadığı çağdaki pop yıldızı imajını başarıyla perdeye aktarıyor.

(13 Mart 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Rayların Ötesinde

Cenk İzgören’in yönettiği ve Mine Doğan, Ahmetcan Özer, Remzi Çetinkaya ile Kudret Dönmez’in oynadığı Rayların Ötesinde, 13 Mart 2026’da MC Film dağıtımıyla Ötüken Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Reklamcılık yapan Başak, kanserle yıllardır süren savaşını kaybetmektedir. Rakiplerinden ve sosyal çevresinden uzakta, sessiz bir kasabada trenin önüne atlayarak intihar etmeyi planlar. Ancak hat çökmüştür, onu ölüme götürecek tren bir türlü gelmez. Rayların arasında, çiftçilerin ekinlere zarar verdikleri için sıcakta ölüme terk ettikleri kaplumbağalarla karşılaşır. Ölümün sessizliğini ararken, hayatın tuhaf ve belirsiz yüzü yavaşça karşısına çıkar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Rayların Ötesinde yazısına devam et →

Can Yayınları Mart Kitaplarını Duyurdu

Can Yayınları, Mart ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Latife Tekin’in yeni romanı Para Gürültüsü çağın finans dili içinde sıkışan insanı odağına alırken, Natsuko İmamura Ağaca Dönüşen Kız’da toplumun kıyısındaki kadınların dokunaklı hikâyelerine eğiliyor. Ayın diğer kitapları arasında Susan Taubes’in Boşanma, Christian Kracht’ın Ölüler, Abdullah Ezik’in Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Öykü Antolojisi ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Şiir Antolojisi, Yukio Mişima’nın Güneş ve Çelik ile Yasak Renkler, Desiderius Erasmus’un Özgür İrade Üzerine ve Thomas De Quincey’nin İngiliz Posta Arabası adlı kitapları var.

Can Yayınları Mart Kitaplarını Duyurdu yazısına devam et →

Ferhan Baran Yazıyor: Aynı Düzenin Kurbanları / Görünmez Kaza

“Yek Tasadef Sadeh’ Farsça kökenli bir ifade olup, Türkçe karşılığı ‘basit ya da sıradan bir kaza’ anlamına gelir. İranlı auteur sinemacı Cafer Panahi’nin 78. Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen son filmi özgün adını işte bu ifadeden alıyor. Bizde geçtiğimiz yıl Filmekimi’nde sinema seyircisi ile buluşmuş olan yapım, ABD’nin gayri ahlâki bir tutumla kadim İran’a açtığı sıcak savaş ikliminde, ‘Görünmez Kaza’ adıyla … Devamı…»

Oak Caddesinin Sonu

David Robert Mitchell’in yönettiği ve Anne Hathaway, Ewan McGregor, Maisy Stella ile Christian Convery’nin oynadığı Oak Caddesi’nin Sonu (The End of Oak Setreet), 14 Ağustos 2026’da TME Films dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
Film, gerçekliğin sınırlarını zorlayan ve hayatta kalmaya çalışan bir aileyi konu alıyor. Gizemli bir kozmik olay Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşıdıktan sonra, Platt ailesi hayatta kalabilmelerinin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya bağlı kalmak olduğunu keşfeder. Artık tanınmaz hale gelen çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken, aile bağları onların tek sığınağı olur.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Oak Caddesinin Sonu yazısına devam et →

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu