Dünya prömiyeri Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nin coşkulu ‘Geceyarısı Gösterimleri’nde gerçekleşen ‘Çıkış 8 / 8-Ban Deguchi’, Japon sinemasının efsanevi yapım şirketi Toho’nun logosu ile açılıyor. Hikâyemiz ise Tokyo metrosunda başlıyor.
Cep telefonlarına gömülmüş kalabalık, balık istifi dolmuş tren vagonundan yükselen canhıraş bebek çığlığına kayıtsızdır. Ancak sinirli bir yolcu sert bir dille annesinden çocuğu susturmasını ister. Öykümüzün olan bitene ilgisiz isimsiz ana karakteri (Kazunari Ninomiya) ise bu süreçte tren penceresine vurmuş karanlık ve hüzün yüklü aksine sorular sorar gibidir. Sırt çantasını yüklenmiş genç adam alt geçide doğru yürürken yeni ayrıldığı kız arkadaşından bir telefon gelir. Kız hamiledir ve bebeği dünyaya getirme konusunda kararsızdır. Eski partnerine bu konuda ne düşündüğünü sorduğunda kesin bir yanıt alamaz. Önce ses gider, genç adam çıkış koridoruna yöneldiğinde hat çekmiyordur artık.
Tren içinde bebek ağlaması esnasında kesilen ardından yeniden coşkuyla çalmaya başlayan ‘Bolero’nun tınıları bundan sonra yaşanacakların ön habercisidir aslında. Ravel’in ‘tek kalıp notanın farklı ses ve enstrümanlarla çalınması’ üzerine kurulu bu en tanımış orkestra eserinde bilindiği gibi parça içinde aynı melodi sürekli bir biçimde döner ve her defasında etkisi giderek artar. Genç adam 8 numaralı çıkışı ararken kendisini benzer bir döngü içinde sürüklendiği alt geçit labirentinde bulacaktır. Çevresinde, sağ elinde evrak çantası sol elinde mobil telefonu, robotik adımlarla yanından geçen kendisinden daha ileri yaşlarda ciddi görünüşlü bir adamdan (Yamato Kochi) başka hiç kimse yoktur.
Hikâye, ‘Bolero’ örneğinde olduğu gibi tedirginliğin dozu giderek katlanan bir tekrarlar silsilesine dönüşür. Duvardaki aynı posterler, aynı yangın musluğu, aynı kilitli kapılar, aynı dolaplar tekrar tekrar karşısına çıkar. Yazılı bir uyarı doğrultusunda, 8 no’lu çıkışa ulaşabilmesi için herhangi bir farklılık ya da ‘anomali’ ile karşılaştığında geri dönerek aksi yöne doğru ilerlemesi gerektiği bilgisini alır. Bu klostrofobik süreçte önce Ninomiya, ardından (belki de genç adamın hiç tanımadığı babasını simgeleyen) Kochi ve nihayetinde aniden beliren küçük oğlan çocuğunun (Naru Asanuma) gizem ve umut dolu çıkış mücadelesini izleriz. Lakin labirentten çıkış kolay olmayacaktır.
Tokyo metrosunun sonsuz bir arafa dönüştüğü yapım, yapımcılıktan gelen, ‘Eğer Kediler Yeryüzünden Yok Olursa’ adlı çok satmış romanın yazarı Genki Kawamura’nın ikinci uzun metrajı. 2022 yapımı bir roman uyarlaması ilk filmi ‘Yüzlerce Çiçek / A Hundred Flowers’da melankolik bir yaşlılık hikâyesi anlatmış olan genç sinemacı ‘Çıkış 8’i Kotake Create’nin geliştirdiği aynı adlı video oyunundan beyazperdeye uyarlamış. Film Hollywood’daki benzerlerinden farklı olarak bir video oyununun aksiyon yüklü geriliminin ötesinde, varoluşsal bir arayışa kafa yoruyor, düşsel bir psikolojik bir serüvene yelken açıyor.
Başlangıçta izleyiciye hiçbir mantıklı açıklama sunulmuyor. Öykünün huzursuz altyapısına karşın Kawamura bildik korku filmlerinin ucuz klişelerine yüz vermiyor. Yeraltındaki tedirgin arayış ilerledikçe olan bitenin ana karakterin kendi yaşadıkları ile ilintili olduğu ortaya çıkıyor. Kawamura özgün video oyununun mekanik özelliklerinin ötesinde, klostrofobik koridorlar aracılığıyla ebeveynlerin çocuklarına karşı sorumluluklarını işaret ediyor. Kişisel vicdan ve yükümlülükleri irdelerken çağdaş Japon toplumundaki değer aşınımlarını sorgulamaya girişiyor. Babasız büyümüş genç adam için harekete geçme, sorumluluğu yüklenme zamanı gelmiştir artık.
Kawamura’nın finalinde hayli duygusal sahneler var. Bu duygusallığı, bu insani adımları şahsım adına sevdim. Japon yönetmenin Kubrick esinli kompozisyonlarını, ‘Cinnet / The Shining’i hatırlatan anları, ‘Exit 8’ göstergesinin ‘2001: A Space Odyssey’deki bir dönemin yapay zekâsı Hal’ün işlevini üstlenmiş bir nevi ‘ilahi varlık’ olarak temsilini de öyle. Yazımı tamamlarken, Japonya’nın idol grubu Arashi’nin süperstarı Ninomiya’nın (kısaca ‘Nino’ diye çağrılıyor) etkileyici performansına ayrıca dikkat çekmek isterim.
(27 Ağustos 2025)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com




