Şrek 5’in Türkçe Alt Yazılı İlk Fragmanı Paylaşıldı

Bu yaz, DreamWorks Animation izleyicileri tüm zamanların en sevilen animasyon serilerinden birinin, Türkçe alt yazılı ilk fragmanı paylaşılan, heyecan dolu yeni bir komedi macerasına davet ediyor: Şrek 5. Mike Myers, Oscar adayı Eddie Murphy ve Cameron Diaz, ikonik rolleri Şrek, Eşek ve Fiona’nın sesleri olarak geri dönüyor. Süperstar Zendaya ise Şrek ve Fiona’nın kızı Felicia rolüyle bu dev kadroya katılıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Şrek 5’in Türkçe Alt Yazılı İlk Fragmanı Paylaşıldı yazısına devam et

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışmalara Başvuru Tarihleri Açıklandı

24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, Türkiye’nin en köklü film festivali Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde, Ulusal Yarışma kategorilerine başvuru tarihleri açıklandı. Bu sene 63.sü gerçekleştirilecek festivalde; Ulusal Yarışmalar’a, 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin son başvuru tarihi olan 22 Ağustos 2025’ten sonra tamamlanmış ve 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nden önce Türkiye’de halka açık, ticari gösterimi yapılmamış ve yurt içinde herhangi bir festivale katılmamış Türkiye yapımı filmler başvurulabilecek.

Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Ulusal Yarışmalara Başvuru Tarihleri Açıklandı yazısına devam et

Altın Portakal’da Film Forum Başvuru Tarihleri Açıklandı

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında yer alan, genç ve bağımsız sinema üreticilerini bir araya getiren Film Forum 25 – 27 Ekim 2026 tarihleri arasında 13. kez yapılıyor. Film Forum’a başvurular 29 Haziran 2026 Pazartesi günü alınmaya başlayıp, 21 Eylül 2026 Pazartesi saat 23:59’a kadar kabul edilecek. Film Forum’a, Uzun Metraj Kurmaca Film Platformu kapsamında Pitching ve Sümer Tilmaç Antalya Senaryo Destek Fonu, İlk Uzun Metraj Film Geliştirme Platformu, Work-in-Progress Kurmaca Film Platformu ve Work-in-Progress Belgesel Film Platformu kategorilerindeki projeler kabul edilecek.

Altın Portakal’da Film Forum Başvuru Tarihleri Açıklandı yazısına devam et

Noise: Lanetin Sesi

Kim Soo Jin’in yönettiği ve : Lee Sun Bin, Kim Min Seok, Jun Ik Ryoung ile Ryu Kyung Soo’nun oynadığı Noise: Lanetin Sesi (Noijeu – Noise), 17 Temmuz 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla Rodi Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
İşitme engelli Ju Young, küçük kız kardeşi Ju Hee’nin taşındığı apartman dairesinden gizemli bir şekilde kaybolduğuna dair haber alınca kız kardeşinin yaşadığı apartman dairesine gider. Apartman sakinlerine kız kardeşini sorduğunda, hepsi gürültüden bıktıklarını ve sessizlik istedikleri tsöyler. Apartmana geçmişinden kaynaklı olarak kötü niyetli bir varlığın musallat olduğunu fark ederler.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Noise: Lanetin Sesi yazısına devam et

Filistin 36

Annemarie Jacir’in yönettiği ve Hiam Abbass, Kamel El Basha, Jalal Altawil ile Jeremy Irons’un oynadığı Filistin 36 (Palestine 36), 17 Temmuz 2026’da CJ ENM dağıtımıyla TRT Sinema tarafından vizyona çıkarıldı.
1936 yılında, Filistin’in birçok bölgesinde, Milletler Cemiyeti mandası altında ülkeyi yöneten ve sömürgeci güç olarak görülen Britanya yönetimine karşı direniş giderek büyümeye başlar. Aynı dönemde, Nazi zulmünden kaçarak gelen ve bölgeye yerleşen Yahudiler nedeniyle Filistin’deki toplumsal ve siyasal dengeler de hızla değişmektedir. Yusuf, Halid ve diğer gençler, bu çalkantılı dönemde bu milli mücadelenin direniş saflarına katılır.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Filistin 36 yazısına devam et

Tanrı’nın Sessizliği / Serseri

Harry Dickinson’ın yönettiği ‘Serseri / Urchin’ siyah üzerine beyaz ön jeneriğin ardından İncil pazarlayan satıcının çağrısıyla açılıyor. Orta yaşlardaki kadın ‘Dostlar İsa mesihi duydunuz mu’, ‘Rabbime dua ettim, çektiğim acıları duydu’, ‘Siz de İncil’i alın, ya da uygulamasını telefonunuza indirin’ mesajları verirken kaldırımda derin uykuya dalmış evsiz Michael (Frank Dillane) bir hışım uyanarak ‘Kapa çeneni’ dediği kadına susmasını işaret ediyor. Bu açılış, filmin finali ile anlam kazanacak anahtar sahnelerden biridir.

20’li yaşlardaki genç adam sokakları evi bellemiştir. Çöp bidonlarının ardına gizlediği sırt çantasında üç beş parça salaş giysisi vardır. Telefonunu bir kafede şarj eder. Sıcak bir çorba için gelen geçenden bozukluk dilenir. Daha hazırlıklı olduğu zamanlar, kullanılmayan boş bir mekânda mukavvalar üzerine serdiği uyku tulumuna kıvrılarak uyur. Kendine geldiğinde bağımsız hayır kurumlarının yiyecek dağıttığı, yoksulların ve başka evsizlerin müdavimi olduğu merkezleri turlar. Cüzdanının çalındığını farkettiğinde en yakın arkadaşı Nathan (yönetmen Dickinson canlandırıyor) ile kavgaya tutuşur. Olan biteni izleyen siyahi Simon’un (Okezio Morro) yemek ikramına kuytuda şiddetle karşılık verip, adamın cüzdanını ve satmak için saatini çaldığında Mike bir kez daha cezaevini boylayacaktır.

Dickinson genç adamın geçmişi hakkında bilgi vermezken (yalnızca evlâtlık alındığını öğreniriz), hapishane sürecini de izleyiciyle paylaşmaz. Filmde birkaç kez tekrarlanacak olan bir düş sekansında banyonun deliğinden sabunlu suyun karanlık boşluğa akışıyla özdeşleşen Mike’ın hayatın karanlık dehlizlerinden gün ışığına çıkış yolu arayışı tasvir edilir. Sosyal kurumların bizim gibi ülkelere nazaran çok daha verimli çalıştığı Londra düzeninde 7 ay sonra şartlı tahliye ile salıverilen Mike 6 – 10 hafta arası bir süre için infaz kurumlarıyla çalışan bir hostele yerleştirilir. Bu süre zarfında ondan bir iş bulması ve belli bir düzen kurması beklenmektedir. Önce salaş bir restoranda aşçı yamaklığı, daha sonra kamuya açık parlarda çöp toplayıcılığı işlerini dener.

Uyuşturucu ve alkolden uzak durmaya özen gösterir. Yeni edindiği iş arkadaşlarıyla birlikte eğlenir. Hayatını düzene sokmak adına, küçük hostel odasında ‘kişisel gelişim dersleri’ üzerine meditasyon kasetleri dinler, iyi olmaya, güçlü durmaya çalışır. Ancak gelişmiş bir ülkede yaşasa da, kapitalizm çarklarında ona tanınan süre çok da uzun olmayacaktır. Sendelediği anda, ne başlangıçta hatalarını görmezden gelen restoran sahibi, ne de kendi işini kurmaya kararlı hippi edalı iş arkadaşı ve sevgilisi Andrea (Megan Northam) onun elinden tutacaktır. Mike’ın ilk sahnelerden beri karşısına çıkan yaşlı mistik kadın ve düşünde Nathan kimliğinde beliren rahip onun çaresizliğine kulak verecekmidir.

Dünya prömiyerini geçtiğimiz yıl Cannes’da yapan ve saygın ‘Un Certain Regard’ seçkisinden En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ile dönen son dönemin yetenekli oyuncularından Dillane’i henüz 16 yaşındayken rol aldığı ‘Harry Potter ve Melez Prens / Harry Potter and the Half – Blood Prince’de (2009) genç Tom Riddle olarak izlemiştik. Yönetmen Dickinson’ın ‘Beach Rats’ (2017) ile başlayan oyunculuk serüvenini ise, Altın Palmiye’li ‘Hüzün Üçgeni / Triangle of Sadness’in (2022) ardından Nicole Kidman’ın canlandırdığı orta yaşlardaki kadın patronun çalışanı ve aşığı olarak rol aldığı ‘Baby Girl’ ile taçlandırdığını biliyoruz. Yakışıklı oyuncu, erken yaşlardan beri kafasına koymuş olduğu yönetmenlik tutkusunu perdeye taşıdığı, Agnès Varda imzalı ‘Yersiz Yurtsuz / Sans Toit Ni Loi – Vagabond’ (1985) ve ‘Toplayıcılar / Les Glaneurs et La Glaneuse’ (2000) esinleri taşıyan ‘Serseri’nin bir ilk filmden beklenmeyecek olgunluğa sahip olduğunun altını çizmeliyim.

Yönetmenin rolüne hazırlanırken baş aktörüne Albert Camus’nin ölümsüz romanı ‘Yabancı / L’Étranger’yi okumasını önerdiğini biliyoruz. ‘Serseri’de bu minvalde geçmişini bilmediğimiz Michael Wittshine’ın anını ve varoluşsal çabasını izliyor, onun Bergmanvari ‘Tanrı var mıdır yok mudur’ sorgusuna ve dipsiz karanlığın hüküm sürdüğü karanlık evrende hayatta kalma mücadelesine tanıklık ediyoruz. Dickinson genç bir insanın hayat hikâyesini, hüznü defetmeye çalışan bir mizah ve hayatta kalma arzusu ile harmanlıyor.

(24 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com