Şeftalisi Ala Benziyor

Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri):

İnsanoğlu/kızı öyledir, olayın iyi tarafını hep kendine yontar. Sanatçıya “Hangi filmleriniz?” diye sorarsınız, cevabı yapıştırır: “Kuyucaklı Yusuf”, “Herşeye Rağmen”, “Selamsız Bandosu”; oysa, “Fırtına Behçet”, “Şeftalisi Ala Benziyor” adlı filmlere de katkı vermiştir. Onları hatırlattığınızda doğal olarak “Ekmek parası, n’apalım?” diye size, yani seyirciye geri sorar. Aslında o dahi haklıdır. Bize de “Seyrettiğiniz filmler?” diye sorduklarında hemen dökülürüz: “Amarcord”, “Potemkin Zırhlısı”, “Anayurt Oteli”, “Üç Arkadaş”…, hiç “Tak Fişi Bitir İşi”, “Saffet Beni Affet” demeyiz, oysa Atıf Yılmaz’ın Eylül Fırtınası’nı veya Anthony Quinn’li “Kasabanın Sırrı”(The Secret of Santa Vittoria) seyrettiğimiz Alkazar Sineması’nda “Parçala Behçet”i de seyrettiğimizden bahsetmeyiz. Öyle bu işler, hayatın cilvesi n’apıcaksın? (27 Eylül 2020)

Şu günlerde az yağdığı için sitem ettiğimiz yağmur, muhtemelen şöyle mırıldanıyordur: “Nedir bu insanlardan çektiğim; az yağsam ‘İstanbul’un 70 – 80 günlük suyu kaldı’, çok yağsam ‘Barajlar taşacak, İstanbul’u sel basacak’ diyorlar.” Vallahi bence haklı. (07 Ekim 2020)

Adını futbol sloganından alan ve ilk aklıma gelen film “Şenol Birol Gool”dür, sonra “Ya Ya Ya Şa Şa Şa”, son olarak da “Eski Açık Sarı Desene”yi hatırlıyorum. Sizin de hatırladıklarınız varsa ekleyin ki böyle bir listemiz de bulunsun. (07 Ekim 2020)

Biz 65+’lara koronavirüs vurduğu gibi bir de festivaller vurdu. Fısıltı gazetesine göre bazı festivaller, yüksek risk grubunda olduğu gerekçesiyle bu yıl genellikle 65+ sanatçılara verilen “Yaşam Boyu Onur Ödülü” kategorisini iptal etmişler. Hadi sektörün kamera arkasının arkası grup olarak biz 65+ basın mensuplarını davet etme. O makûl de, bu daldaki ödülü taş çatlasa 2 – 3 kişiye vereceksin, ver gitsin. Zaten birkaç yıl sonra istesen de veremeyeceksin. Buradan hareketle bir öneride bulunayım, bu gibi durumlar için ödül kategorilerine “Yaşam Yarıboyu Onur Ödülü” kategorisi ekleyin. Boyu ödülünü iptal ettiğinizde Yarıboyu ödülünü Cahit’in dediği gibi 35’inden gün almış sanatçılara verirsiniz. (07 Ekim 2020)

Bazen hatayı düzeltmek de hata olarak görülebilir. Şöyle ki benim “Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım İstanbul’un; seni aradım kadehlerdeki dudak izlerinde” olarak bildiğim şarkıyı adam “Bu akşam bütün bahçelerini dolaştım İstanbul’un, seni aradım çimenlerdeki ayak izlerinde” şeklinde biliyorsa benim bildiğimi hata olarak görecek, oysa kendi bildiği hatalı. Geçen gün birisi ortama “Yine yeşerdi fındık bahçeleri…” diye yazmış, düzelttim onu, “Yine yeşerdi fındık dalları…” dedim. (10 Ekim 2020)

Durup dururken aklıma gelen bir soruyu kamuya sorayım: Sinema sektörünün festival, yarışma, atölye, ödül töreni, vs. gibi faaliyetlerinin başlaması öncesinde yapılan duyurularda “…. Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle…” şeklinde bir ifade bulunuyor. Sinema sektörüne maddi, manevi yapılan bu destek, biz kendi yağıyla kavrularak yayın yapan sinema web sitelerine neden verilmiyor? Hemen her faaliyete destek verilmesi, yapılan etkinliklerin, vatandaşa hizmet etmekten çok, bu desteğe kavuşmayı hedefledikleri zannına kapılmamıza sebep oluyor. (13 Ekim 2020)

Türkü söyleyen sanatçıya kulak kabarttım, “Dağlar ışımış, yolcum üşümüş perişanım ben…” diyor. Sanıyorum bugünlerde ortamda çokça dolaşan “ışıklar” kelimesinden dolayı dikkatimi çekti. Araştırayım dedim, ünlü “Ay doğar ilk akşamdan geceden….” türküsünün üçüncü dizesiymiş. Meğer türküyü şu kadar yıldır yanlış biliyormuşum, dizenin doğrusu “Dağlar kışımış, yolcum üşümüş, perişanım ben” şeklindeymiş. Bilgi bilgidir, yazayım şuraya. (15 Ekim 2020)

Sinemacıları öyle olur olmaz zamanda hafife almamak lazım, yabancı dil öğrenmemize bile vesile oluyorlar. Misalen sevdiğim oyuncu Liam Neeson’un “Honest Thief” orijinal adlı filmi 06 Kasım’da “Dürüst Hırsız” adıyla vizyona giriyor. İnanıyorum ki bu iki kelimenin İngilizce karşılıklarını bendeniz ve Neeson hayranları an itibarıyla hafızamıza yazdık. (16 Ekim 2020)

Bizim Pangaltı da tam dört arada bir derede semt sayılır. Sağa dönsen Nişantaşı, Beşiktaş, sola dönsen Feriköy, Okmeydanı; ileri gitsen Mecidiyeköy, Gültepe, geri gitsen Taksim, Karaköy. (18 Ekim 2020)

Sinemalar için çekilmiş olan “9 Kere Leyla” ve “Azizler” filmlerinin beyazperdede gösterilmeden Netflix’e verilmesini doğru bulmadığımı alenen beyan ederim. Sinema tarihimize batışın öncüleri olarak geçmemelerini dilerim. (20 Ekim 2020)

(19 Şubat 2021)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir