Elma Dersem Çık

İzzet Başlak’ın yönettiği ve Aşkım Kapışmak’ın oynadığı Elma Dersem Çık, 13 Aralık 2019’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla 5NOKTA4 Film tarafından vizyona çıkarıldı.
İletişim uzmanı ve yazar Aşkım Kapışmak, yayınladığı ve bir hayli ilgi gören Elma Dersem Çık adlı kitabını şimdi de sinema perdesine taşıyor. Sahnedeki yapmış olduğu gösterisi ile Türkiye’de 70 şehir ve 110 noktada, dünyada da 100’ün üzerinde büyük şehirlerde sahne alarak milyonlara ulaşan Aşkım Kapışmak, sahnede iki saat olan gösterisini sinemada 90 dakika yaparak izleyicilere ulaşacak. Aşkım Kapışmak, gösterisini sinemaya taşıyan ikinci isim oldu.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Teaser: 1 / 2

7. Kayseri Film Festivali Yönetiminden Açıklama

7. Kayseri Film Festivali’nin Uzun Metraj Film Yarışması’na müracaat etmiş olan Burak Çevik’in Aidiyet filmiyle ilgili festival yönetimi kamuoyuna hitaben bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle: “7. Kayseri Film Festivali kapsamında gerçekleştirilen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alan ‘Aidiyet’ filminin yönetmeninin sosyal medya hesabında yayımlanan açıklamasına istinaden Kayseri Film Festivali Yönetimi de bir açıklama yaptı. 7. Kayseri Film Festivali çerçevesinde gerçekleştirilen Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda, Yarışma Başvuru Yönetmeliği’nin ‘Yapımlar izleyiciye ve seçici kurula festival yürütme kurulunun …”

Korkut Akın Yazıyor: Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi: Aşk Bağımlılık mıdır…

… bir bakıma evet. Eli elinde olsun istersiniz, gözü üzerinizden ayrılmasın, hep bir arada olsun dersiniz. Kendi düş ve düşüncenize, hayallerinize ne zaman kalır ne fırsat. Sadece o vardır yaşamınızda. En tam da bu nedenle aşk için bağımlılıktır demek pek yanlış değildir. Ressam Marianne’a, (Noémie Merlant) evlenmek üzere olan genç Héloïse’in (Adèle Haenel) portresi sipariş edilir. Ancak ressam, bu portreyi manastırdan yeni çıkmış genç kadından … Devamı… »

25. Gezici Festival Başladı

Ankara Sinema Derneği’nin T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlediği 25. Gezici Festival, 29 Kasım Cuma günü başladı. Seyirciler tüm gösterimlere yoğun bir ilgi gösterdi. Gösterimler sonrasında gerçekleştirilen söyleşilerde Küçük Şeyler filminin yönetmeni Kıvanç Sezer, oyuncuları Alican Yücesoy, Başak Özcan, kurgucu Selda Taşkın ve Terazi Filmleri seçkisini hazırlayan yazar Fatih Özgüven sinemaseverlerle buluştu.

25. Gezici Festival Başladı yazısına devam et

7. Kayseri Film Festivali’nde Sinemanın Her Alanıyla Dolu Bir İkinci Gün Yaşandı

Talas Belediyesi ev sahipliğinde, Anadolu Sinemacılar Derneği tarafından ve Kadir Turna direktörlüğünde gerçekleşen Kayseri Film Festivali heyecanı, sergiler, söyleşiler, paneller ve film gösterimleri ile ikinci gününde devam etti. Festivalin ikinci gün maratonunda Talas Osmanlı Sokağı Tol Kilise’de gerçekleştirilen Yeşilçam Sergisi ve söyleşiler ile film gösterimlerine alternatif etkinlikler gerçekleştirildi.

7. Kayseri Film Festivali’nde Sinemanın Her Alanıyla Dolu Bir İkinci Gün Yaşandı yazısına devam et

Jumanji: Yeni Seviye

Jake Kasdan’ın yönettiği ve Dwayne Johnson, Jack Black, Kevin Hart ile Karen Gillan’ın oynadığı Jumanji: Yeni Seviye (Jumanji: The Next Level), 13 Aralık 2019’da Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
Jumanji: Yeni Seviye filminde çete geri dönüyor ama bu sefer oyun tamamen değişiyor. Jumanji’ye, içlerinden birini kurtarmak için döndüklerinde, hiçbir şeyin bekledikleri gibi olmadığını keşfediyorlar. Çete elemanları dünyanın en tehlikeli oyunundan kaçabilmek için, bilinmeyen ve keşfedilmemiş parçaları bulmak ve kurak çöllerden karlı dağlara uzanan esrarengiz yollara meydan okumak zorunda kalacaklardır.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Jumanji: Yeni Seviye yazısına devam et

Küçük Joe: GDO Dediğiniz Bizim Ölümümüzdür…

Kapitalizm, daha çok kâr, daha çok kâr için daha çok sömürü sistemidir. Önüne ne gelirse onu, insanı da çiçeği de sömürür, hem de posasını çıkarasıya…

Bilimkurgu filmlerde; yok ülkelerde, yok bilim insanları olası işlerle yeni uygulamalarla uğraşırlarken gösterilir. Kimi zaman -sonuç itibarıyla- barışçı gibi görünseler de bizlerin kuyusunu kazarlar.

Küçük Joe da onlardan biri… Küçük Joe, bir çiçek, kültür bir çiçek, yani üretilmiş. Onu üreten kadın, oğlunun adını vermiş çiçeğe. Çiçek, kokusuyla insanlara mutluluk verecek, ama kendi kendine üreyemeyecek, kısır bir çiçek olacak.

Hani bize mutluluk verecekti? Kendi geleceğini belirleyemeyen bir çiçek niye ve nasıl mutluluk versin kendini üretenlere? O laboratuvar ve/veya hepsinin patronu o çiçeği daha çok satmak için kısır ürettiriyor. Şimdi sorarım size, bizim ülkemizde “hibrit” denilen tahıl ve bitki tohumlarından ne farkı var? Yok! Hiçbir farkı yok.

Genetiğiyle Değiştirilmiş Organizmalar

Mısırın içine timsah organizması eklediğinizde raf ömrünü uzatıyorsunuz, domatese kaplan organizması yükleyince nakliyede bozulma riski en aza iniyor. Buğdayın da, pirincin de… aklınıza gelen her meyve ve sebzenin genetiğiyle böyle oynayınca ne tat kaldı ne de sağlık… Şimdi kimse o ürünleri almıyor, almak istemiyor…

Küçük Joe da benzer bir genetiği değiştirilmiş organizma… Ancak daha gelişkin olduğu için bir adım ileri gidebiliyor ve kendisini hayatta tutacak şeyler yapabilme becerisini geliştiriyor. Filmin sonunda bir de sürpriz var.

Sinema her ne kadar eğlendirme aracıysa da bilgilendirmekten de geri kalmıyor. Bilgilendirirken eğitiyor, eğitirken bilinçlendiriyor, bilinçlendirirken güçlendiriyor, güçlendirirken çözüm yolu için zorluyor da… Küçük Joe, bunların tümünü bir arada verebilen bir film. Sakin ve rahat bir anlatımı var. Zorlamıyor seyirciyi… Ama daha izlerken başlıyor soru işaretleri insanın kafasında kasap çengeli misali büyümeye, büyüyüp Demokles’in kılıcı gibi sallanmaya… Bugün dünyamız küresel iklim değişikliği sorunuyla yüz yüze. Giderek kuraklık, kıtlık baş gösterecek. Bir çözüm bulmak gerek. Ancak kapitalizm sadece para kazanmak amaçlı çözüm (!!!) gösterir, gerçek çözüme ulaşmayı engelleyerek.

Küçük Joe
Yönetmen Jessica Hausner
Oyuncular Emily Beecham, Ben Whishaw, Kerry Fox…
27 Aralık’tan başlayarak gösterimde…

(06 Aralık 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Göç Mevsimi

Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri):

Ayniyle şöyle oldu: 3-4 gün önce “Müslüm”ün önümüzdeki haftalarda tekrar vizyona gireceğini duydum. Sonra yapımcısına ödül verildiği haberi geldi. Peşinden, yılın en çok iş yapan ve sevilen filmi “Müslüm”ün başrol oyuncusu Timuçin Esen dururken, yılın pek az iş yapan ve rağbet görmeyen “Can Feda” filminin oyuncusu Burak Özçivit’e neden Yılın En İyi Erkek Oyuncusu ödülü verildiği sitemi “Müslüm” yapımcısından- geldi. Dünkü günde de Muhterem Nur’un yapımcıyı mahkemeye verdiği haberini duyduk. Bütün bunların hepsi, öyle veya böyle “Müslüm”ün yeniden gösterimine reklam desteği yapıyor kanaatindeyim netekim. Alın işte bugün de Sadi Bey böyle bir paylaşım yapıyor. Ki kendisi “Müslüm” filmini çok sevmiştir ve bir türlü ısınamadığı Timuçin Esen’e bu filmdeki başarılı rolü nedeniyle fevkalade ısınmıştır. (12 Ocak 2019)

Bu fotoğrafları dün şehrin muhtelif yerlerindeki panolardan aldım. Ortama not düşeyim: “Ünlü filmleri çağrıştıran sanatsal etkinlikler furyası mı başlıyor nedir? (Lars Von Trier “Dogville” / Mustafa Altıoklar “İstanbul Kanatlarımın Altında” / Steve Spielberg “Üçüncü Türden Yakınlaşmalar – Close Encounters of the Third Kind”) (04 Şubat 2019)

İmla işaretlerinden . kardeşimiz beyanatta bulunmuş, şöyle diyor: “Son zamanlarda beni bol miktarda, ulu orta, cümle içlerinde ‘noktasında’, cümle sonlarında ‘nokta’ şeklinde kelime olarak kullanmaya başladınız. Hasta etmeyin adamı, beni doğal şeklimde . veya , kardeşimle birlikte ; veya üst üste : veya üçümüz bir arada … veya sıralı olarak …….. kullanın. Veya bol bol kitap okuyun kelime haznenizi zenginleştirin.” (Bu paylaşımın ilhamını bir belediye başkanı adayının konuşmasından aldım.) (06 Şubat 2019)

Havalar biraz soğumaya başlamasın, bütün hava durum tahmincileri hemen “Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası” haberleri yağdırmaya başlar. Bendeniz de bir Balkan kökenli olarak -elimde değil- yurda zarar veriyormuşum gibi bir tedirginlik duyarım. Bu gelen dalganın gittiği haberlerini hiç duymayız. Allah rızası için arada sırada “Artvin üzerinden giden soğuk hava dalgası” veya “Hakkari üzerinden yurdu terk eden serin hava dalgası” gibi haberler de yapın yahu. (07 Şubat 2019)

Öngörüde bulunayım, dediydi dersiniz: Bu rant meselesi o kadar çığırından çıktı ki, yakın gelecekte büyükşehirlerin ana cadde ve bulvarları üzerlerine de bina yapacaklar. Ve caddeler bu binaların içinden geçiyor olacak. Kim ne derse desin, neticede parayı veren düdüğü çalıyor. (14 Şubat 2019)

Söylemek istediğimizi konuya uygun ifade etmeliyiz. Mizahi misalen, “TV.lerdeki yemek programları kabak tadı verdi” demek doğru değil, çünkü kabak da bir yiyecek. “TV.lerdeki yemek programları bıktırdı” veya “…programlarından gına geldi.” şeklinde ifade etmeli, mizahi misalen. (14 Şubat 2019)

TV.de sinema filmi gösterilirken muhterem RTÜK sigara dumanını, rakı kadehini flulaştırmayı uygun görüyor fakat spor skiperinin maç özetini verirken bangır bangır “Top çaldı, top çalmayı becerdi…” gibi ifadelerle çalmanın iyi bir şey olduğu algısını yayıp durmasına ses çıkarmıyor. (16 Şubat 2019)

Sinemada mısır sorunu çözüldü derken, “Organize İşler: Sazan Sarmalı”nın sinema gösterimini tamamlamadan Netflix’te gösterilmesi konuşulmaya başlandı. Bu hengamede bazı sinema zincirlerinde başlayan hediye bilet uygulaması dikkatten kaçmamalı. Bir zamanlar dağıtım şirketleri salonlara rastgele eleman gönderip seyirci sayısını saydırır, salonların eksik sayı göstermelerinin önüne geçmeye çalışırdı. Bu uygulama devam ediyor mu bilmiyorum. Son zamanlarda birkaç yerde rastladığım hediye bilet uygulaması üzerine kötü kötü düşünmeye başladım. Sinema zinciri sahibi olsam ve gidip bir market zinciriyle anlaşsam: “Size 10.000 adet hediye bilet vereyim, siz de bana 10 ton mısır verin” desem; bu 10.000 biletin dağıtımcı payını şak diye cebime atsam nasıl olur? (Burada bahsi geçen zincirlerin gerçek hayattaki zincirlerle bir ilgisi yoktur. Mesela.) (16 Şubat 2019)

Şimdiden haber vereyim; yakın gelecekte sinema sektörünü yeni bir kriz bekliyor. 17 Mayıs’ta vizyona girecek “Hababam Sınıfı Yeniden” filminden sonra eski Hababam Sınıfı’nın memlekette dolaşmadık yer bırakmayan sevimli oyuncuları “Gerçek Hababam biziz” diye kazan kaldırabilirler. Yeni Hababam oyuncularını bugün, 17 Şubat’ta, tam 3 ay önceden uyarmış olayım. Denkinizi ayak alın, pardon ayağınızı denk alın. (17 Şubat 2019)

Kimin dediğini hatırlayamadım ama söyleyen ne güzel söylemiş: “Bed asla necabet mi verir hiç üniforma; zerduz palan ursan eşek yine eşektir.” Nişantaşı City’s Sineması’nda “Göç Mevsimi”ni izlemek için yukarıya çıkacağız, köşedeki girişte 3-4 kişi asansör bekliyoruz. Tam boş asansör kabini indiği anda, dışarıdan gelen 2 çok şık bayan, bekleyen bizleri dikkate almadan asansöre daldı. Biraz durdum, söylemesem olmayacak, “Demek ki asansör sırası yokmuş.” diye mırıldandım. Tebessüm ederek karşılık verdiler. “Buna da şükür.” dedim içimden. Kafama çanta da patlatabilirlerdi. (23 Şubat 2019)

Seyretmeden hiçbir filme ön yargı ile yaklaşmamak lâzım. Olumsuz kanaatle gittiğim basın gösteriminden sonra ilk defa bir Şafak Sezer filmini sevdim ve beğendim. Bu film iş yapar: “Yalan Dolan”. Ve devamı gelir. (26 Şubat 2019)

“Kel âlâka” tabirinin kuaförlük bilimiyle bir ilgisi var mıdır? (Ahmet bu sorudan muaftır, cevabını bilse de bilmese de bilmiştir gibi işlem yapılacaktır.) (26 Şubat 2019)

(06 Aralık 2019)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Kendi Yolumda

Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği ve Gökhan Özoğuz, Gökçe Bahadır, Tamer Levent ile Okan Çabalar’ın oynadığı Kendi Yolumda, 09 Ekim 2020′de CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Athena Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Gökhan Özoğuz, Adana’da gittiği tamircide, bir tamirci çırağı olan Ömer Ali ile karşılaşır. Ömer Ali’nin kendisine dinlettiği şarkıyı beğenir ve işin peşini bırakmamasını söyler. Baskıcı babasının yanında çalışmakta olan genç tamirci, Gökhan’a; “Sen de benimki gibi bir aileye doğsaydın, Athena Gökhan olabilir miydin?” sorusunu yöneltir. Gökhan bu sorudan çok etkilenir ve arabanın tamirini beklerken uykuya dalar.

Kendi Yolumda yazısına devam et

Yunus Güner ile Oyunculuk İçin İlk Adım

Konservatuvar ve Güzel Sanatlar Fakülteleri’nin oyunculuk bölümüne hazırlık eğitimi kapsamında TB Sanatsal Yetenek Yönetimi organizasyonu ile Yunus Güner’in eğitimleri Aralık ayı itibariyle başlayacak. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunu Yunus Güner’in TB Sanatsal Yetenek Yönetimi’nde vereceği oyunculuk bölümü eğitimleri ile oyuncu adayları hayallerindeki konservatuvar ve güzel sanatlar fakültelerinin oyunculuk bölümüne girmek için kendileri için gereken eğitimleri alacak. Eğitimler Aralık ayı itibariyle başlayacak.