Ferhan Baran Yazıyor: Parazitler

Bong Joon-Ho’nun Amerikan sermayesiyle çektiği iki filmin ardından memleketine dönüş yaptığı Altın Palmiye ödüllü son filmi ‘Parazit / Gisaengchung’ sıcağı sıcağına bizde de gösterime girdi. Koreli sinemacının türler arasında ustaca sörf yapan yapıtları sistem eleştirisine, çağdaş kapitalizmin ahlak ve etik değerlerin altını oyması üzerinedir. Güney Kore’nin hızla yükselen ekonomik refah ortamında sınıf ilişkileri üzerine çarpıcı bir gözlem … Devamı… »

Pera Müzesi Film Programları: Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann

Pera Film’in sunduğu Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann Programı, belgesel film yapımcısı ve yönetmeni Tomer Heymann’ın retrospektif niteliğindeki altı farklı çalışmasına odaklanıyor. Gösterimi 13 – 19 Kasım 2019 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek seçki, içinde doğup büyüdüğümüz aile kavramını, seçtiğimiz aileleri ve bir aradalıktan doğan duyguları dürüst ve hassas bir yaklaşımla ele alan belgesellerden oluşuyor.

Pera Müzesi Film Programları: Seçilmiş Aileler: Tomer Heymann yazısına devam et

İsmail Hacıoğlu, Ayla’dan Sonra İlk Başrolüyle Tekrardan Beyazperdede

Şuursuz Aşk filminin fragmanı kısa sürede Youtube’da 1 milyon izleme sayısına ulaştı. Başrolünde İsmail Hacıoğlu’nun oynadığı filmin konusu şöyle: Doğuştan zihinsel engeli olan Yusuf, siyasetten anlamamakla beraber hiç bir siyasi hareketin içinde bulunmamıştır. Tek derdi simit satıp annesine ekmek götürmektir. Bir gün her zamanki gibi simit satmaya başlar. Polis devrimci gençleri kovalarken Yusuf da o sırada göz altına alınır.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Kırkyalan Görücüye Çıktı

Gerçek bir Trakya komedisinin beyazperdeye aktarılacağı Kırkyalan: Biz Dün Gece Ne Yaşadık filminin teaserı yayınlandı. Yönetmen koltuğunda Hamdi Alkan’ın oturduğu, senaryosunu gerçek karakterlerden esinlenerek Rüyhan Duralı’nın yazdığı, başrollerini ise Oğuzhan Uğur, Timur Acar, Berat Yenilmez, Zeynep Alkan, Ceren Taşçı ve Ferdi Sancar’ın paylaştığı Kırkyalan filminin ilk tanıtım filmi yayınlandı. Çekimleri Pınarhisar’da dört haftada tamamlanan proje, sinemaseverleri salonlara çekecek. Şimdiye kadar yapılmış Trakya komedileri arasında en komiği ve en sevilen filmi olma iddiasıyla gerçekleşen proje, 20 Aralık 2019’da vizyona girecek.

  • Basın Bülteni
  • Teaser’ı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Akis

İlker Savaşkurt’un yönettiği ve Selçuk Yöntem, Tarık Emir Tekin, Yasemin Szawlowski ile ?????’in oynadığı Akis, ????? ????? dağıtımıyla Amirler Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Filmin konusu İstanbul’da bir otelde geçiyor.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman

Skandal (Yönetmen: Jay Roach)

Jay Roach’ın yönettiği ve Brigette Lundy Paine, Margot Robbie Charlize Theron ile Jennifer Morrison’un oynadığı Skandal (Bombshell), 20 Aralık 2019′da BG Film dağıtımıyla ????? tarafından vizyona çıkarılıyor.
?????.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Trailer
  • IMDb

Skandal (Yönetmen: Jay Roach) yazısına devam et

Türk Sineması Arama Çalışmasının İkincisi Gerçekleşti

TÜRSAK Vakfı Başkanı Elif Dağdeviren yönetiminde, Bahçeşehir Üniversitesi’nin katkısı ve ev sahipliğinde, sinemamıza dair düzenlenen en geniş kapsamlı arama çalışmasının ikincisi gerçekleşti. Çalışmaya sektör çalışanları, sinema yazarları ve Bahçeşehir Üniversitesi akademisyenleri katıldı. Sinemamızın ulusal yapım ve iletişim gücünün arttırılması, uluslararası daha geniş bir kitle ile buluşmasını sağlamak amacıyla yapılan Türk Sineması Arama çalışması dört oturum olarak gerçekleşti.

Türk Sineması Arama Çalışmasının İkincisi Gerçekleşti yazısına devam et

Asfaltın Kralları… Takım Oyunu Kazanır

Masa tenisi oyuncularına, spin (denilen çok zor ve karşılanması alabildiğine güç bir hareket) çekmek için “topun markasını okumalısın” denir. Bu, topun hareketini çok iyi izleme ve kararlı olmak anlamına geliyor. Bu düzeye gelmiş birilerinin de ne rakibi vardır ne de minneti. Deyim yerindeyse burunları düşse dönüp de bakmazlar bile…

Ken Miles, bir yarış arabasının her şeyini çok iyi bilen, sesinden neresinin aksadığını saptayabilen, daha verimli hale getirmek için de neler yapılması gerektiği konusunda tavizsiz bir usta sürücü.

Söze böyle girince, bizim ülkemizde Ford ve Ferrari adlarının kullanılma kısıtlılığı nedeniyle “Asfaltın Kralları” olarak çevrilen (asıl adı “Ford v. Ferrari”, tam çevirirsek de “Ford Ferrari’ye Karşı”) ve gerçek bir konuyu işleyen filmin temelindeki rekabeti bir kenarda bırakmış gibi oldum. Ancak filme birkaç açıdan bakmak gerekiyor… Birincisi, rekabet ve bu rekabeti kendi çıkarları için kaybetmeye çevirmeyi göze alan üst düzey yöneticiler… İkincisi de işini iyi yapmaya odaklananlar muhakkak bir şekilde haklarını alıyor veya koruyorlar.

Kader ağlarını örüyor…

Otomasyona geçmiş olsa da Ford, iflasa sürüklenirken yeni bir atağa kalkar… Tanınmış ama kendi çapında araba tasarımcılığıyla yaşamını sürdüren Caroll Shelby’e (Matt Damon) gider. Le Mans’ı kazanan sayılı pilotlardan biri olan Shelby de çocukluğundan beri tanıdığı ve güvendiği aksiliğiyle tanınan Ken Miles’i (Chiristian Bale) alır yanına. Kimseye minnet etmediği için de tamirhanesine haciz konmuş Miles, itiraz edecek durumu olmadığı, hem ayrıca iyi para önerildiği için birlikte çalışmayı kabul eder.

Gece gündüz, deyim yerindeyse yemek arası bile vermeden çalışır, arabaların eksiğini, fazlasını, araştırır, bulur, sorunu çözmeye çalışırlar. Ford, daha önce Ferrari ile ortaklığını, bir diğer rakip Fiat’a kaptırdığı için kısa sürede kendisini / arabalarını ispat etmek için ilk yarışlara katılmaya kararlıdır.

Gelelim rekabetin haksız yanına…

Rekabet iyidir. Geliştirir, güçlendirir, tanınmayı sağlar… hepsinin ötesinde kazandırır alıcıya da satıcıya da. Rekabet iyidir de haksız rekabet denilen, Nasreddin Hoca’nın bindiği dalı kesmesi gibi kendi işine, ürününe, hizmetine zarar vermeye kalkışmak pek yararlı değildir. Miles ile tartışan (tartışmayan kimse varmış gibi) bir yönetici, sırf o kazanmasın diye kendi takımını hataya yönlendirir.

Burada, tam da gündemde, Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales’i anımsamak gerekir… Ülkesini zor durumdan kurtarıp gerçekten başarılı işler yapan Morales, iktidar hırsına yenilip de ömür boyu başkan kalmanın planlarını yapınca -bütün kazandırdıklarına ve halkın desteğine rağmen- ülkesini terk etmek zorunda kaldı.

Yerini sağlam tutmak için her türlü kötülüğü gözünü kırpmadan yapan Ford’un yöneticilerinden birine rağmen Shelby ve Miles kazanırlar… Hem de defalarca. Hem de tarihe adlarını altın harflerle kazıyarak. O işbirliğini, o dayanışmayı, o güveni hissediyorsunuz film boyunca.

Asfaltın Kralları, adının tartışmalar doğurmasının dışında gerek ritmi gerekse oyuncularıyla gerçekten çok başarılı. Müthiş bir dinamizm var film boyunca, yarışlar, pilotların hırsları… ama daha da önemlisi kararlılıkları ve sakinlikleri, yarış heyecanına kapılmamaları, dikkatlerini asla başka bir şeye yönlendirmemeleri (o hızla giderken tabelayı görmeyi bırakın okumaları bile inanılmaz bir şey… ve film hilesi değil, gerçek) hayata bakışımızı da sorgulattıracak biz izleyicilere.

Kaçırılmaması gereken bir görsel şölen.

Asfaltın Kralları
Yönetmen James Mangold
Oyuncular Matt Damon, Christian Bale, Josh Lucas…
15 Kasım’dan başlayarak gösterimde…

(13 Kasım 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

İsmail Hacıoğlu da Naim Filminde

Ünlü oyuncu İsmail Hacıoğlu ve Dijital Sanatlar Yapımevi’nin Ayla filmi ile başlayan işbirliği konuk oyuncu olarak 22 Kasım’da vizyona girecek olan, yönetmenliğini Özer Feyzioğlu’nun yaptığı Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu’yla devam ediyor. Sinema ve televizyon dünyasının sevilen ismi İsmail Hacıoğlu filmde, şampiyonlar şampiyonu haltercimizin Türkiye’ye ilticası sırasında yardım eden gözü kara ekibin içinde yer alıyor.

2. Uluslararası Siirt Kısa Film Festivali’nde Finale Kalan Filmler Belli Oldu

Bu yıl 11 – 15 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan 2. Siirt Uluslararası Kısa Film Festivali’nde finale kalan filmler belli oldu. Kısa bir süre önce film toplamaya başlayan ve 435 kısa filmin başvuru yaptığı festivalin başvuru süreci 03 Kasım’da sona ermişti. Ön jüri filmleri teker teker izledi ve 32 filmin finale kalmasına karar verdi. Şimdi, finale kalan filmler birbirinden ünlü, alanlarında uzman kişilerden oluşan ana jüri huzurunda ödül için yarışacaklar. Festival, 5 gün boyunca senaryo, yönetmenlik, oyunculuk ve kamera atölyelerini katılımcılarla buluşturacak.