Duygunun Sürüklediği Yaşamlar

İnsan sosyal bir varlıktır, yaşı, işi, görüşü ne olursa olsun bir arada olmak, sohbet etmek, birlikte bir şeyler yiyip içmek, gezip tozmak, kısacası hayatı yaşamak ister… Bu sosyalliğinin semeresi çoğunlukla mutluluktur ya, arada az da olsa sorun ve/veya sıkıntı yaşayabilir.

Hastalıklı iletişim…

Genç ve güzel Frances, annesini de kaybetmenin hüznüyle eski yaptıklarından keyif almamaktadır. Bir gün metroda bulduğu bir çantayı sahibine götürür. Bu insanca yaklaşımıyla, dul ve her şeyi kendisinin en iyi yaptığına inanan Greta ile tanışır. Greta, piyano çalan, nazik ve sakin biri olarak gösterir kendisini. Yalnızlıktan korktuğunu söyler. Genç kız da onu yalnız bırakmayacağına söz verir.

Aradaki yaş farkına rağmen belli bir süre devam eden ilişki, bir süre sonra Greta’nın haddini ve hududunu aşmasıyla dayanılmaz bir hal alır. Genç kız kaçar yaşlı dul kovalar…

İnsan arkadaşını kendi seçer…

Genç Frances, dayanamaz hale geldiğinde, birlikte aynı evi paylaştığı arkadaşının önerisiyle farklı bir yöntem denemeye kalkışır, ama bu kendisini daha bir çıkmaza sürükler.

Kendi seçtiği bir yaşlı ile hastalıklı ilişkiden kurtulamazken; Frances’in babası, detektif tutarak kızını ararken arkadaşı onun için canını bile hiçe sayar.

Burada belirleyici olan, insanın kafalarındaki uyum olsa gerek. Arkadaşınız için her şeyi yaparsınız. Haksız bile olsa, onun yanında yer alırsınız kavgada bile. Ama aranız soğuksa, kopmuşsa ilişkiniz, babanızı aramazsınız bile.

İnsan psikolojisi çok garip… Neden hastalıklı davranışlar sergiler, neden istenmediği halde üstüne üstüne gider, taciz eder? Bunun bir yanıtı yok. Olsaydı zaten, taciz, tecavüz, cinayet gibi insanlık dışı olaylar yaşanmazdı.

Psikolojik rahatsızlıkları olanlar, filmde de görüldüğü üzere hem çok zeki oluyorlar hem de ikna etmeyi başarıyorlar. Kolay değil onlarla başa çıkmak… Buna da bağlı olarak “davul bile dengi dengine”…

Yönetmen Neil Jordan, filmin ritmini, gerilimin dozunu çok iyi korumuş, izleyici gözlerini perdeden ayıramıyor bile. Müzik de dozunda… Mekân kullanımı ise çok başarılı.

(18 Nisan 2019)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Merakla Beklenen Kapı, Beyazperdeyi Gözyaşları ve Alkışlarla Araladı

Mardinli bir ailenin acıklı serüveni Kapı, Levent Cinemaximum Kanyon Sineması’nda gerçekleşen galada seyirciyle ilk buluşmasını gerçekleştirdi. Galaya ilgi yoğundu. Durak Film imzalı, Nihat Durak’ın yönettiği, Filiz Üstün Durak’ın yazdığı bu etkileyici ve sıra dışı aidiyet hikâyesi yüreklere dokundu. Finalde filmi dakikalarca ayakta alkışlayan davetliler salonları gözyaşları içinde terk etti. Film gösteriminden önce oyuncular basınla bir araya geldi.

Merakla Beklenen Kapı, Beyazperdeyi Gözyaşları ve Alkışlarla Araladı yazısına devam et

8. Uluslararası Çocuk Hakları Film Festivali

Dünyanın dört bir yanından çocuk hakları temalı filmleri izleyicilerle buluşturmayı ve çocuk haklarına yönelik film üretimini desteklemeyi amaçlayan 8. Uluslararası Çocuk Hakları Film Festivali, 12 – 19 Nisan 2019 tarihleri arasında Bursa’da yapılacak. Her yıl Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bir maddesinin ele alındığı festivalde bu yıl, sözleşmenin devletlerin bir ad, vatandaşlık ve aile bağlarına sahip olma hakkına saygı gösterme gerekliliğini vurgulayan 8. maddesi olan “kimliğin korunması”na dikkat çekilecek. Festivalin açılışı 12 Nisan Cuma günü saat 14:30’da, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılacak.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Tanıtım Filmi

8. Uluslararası Çocuk Hakları Film Festivali yazısına devam et

Hüseyin Karakaş’ı Kaybettik

Ünlü TV dizi yönetmeni ve yapımcısı Hüseyin Karakaş, 11 Nisan 2019 Perşembe günü hayatını kaybetti. 1947 yılında Elazığ’da doğan ve adını Kartallar Yüksek Uçar adlı TV dizisi ile duyuran Karakaş’ın yönettiği TV dizileri arasında Sekiz Sütuna Manşet, Yılkı Atı, Belene, Yarın Artık Bugündür, Karayar Köprüsü, Bu Sevda Bitmez gibi sevilen diziler var. Aşkın İlk Yarısı ve Bir Kadın Düşmanı adlı iki sinema filmini de yöneten Karakaş’ın cenazesi, 12 Nisan 2019 Cuma günü, Kanlıca Abdülvehhab Evvap Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip defnedilecek. Merhuma tanrıdan rahmet, kederli ailesine sabırlar dileriz.

Nazım Hikmet Belgeseli İlk Kez Ankara Uluslararası Film Festivali’nde

Ankara Uluslararası Film Festivali, 18 Nisan’da MEB Şura Salonu’nda yapılacak açılış töreniyle başlıyor. Geçtiğimiz yıl, Sabahattin Ali belgeseli ile festivalde büyük ilgi gören Nebil Özgentürk, bu yıl da Nazım Hikmet’in hayatının çok bilinmeyen bir dönemini ele alan Nazım’ın Kanatları belgeseli ile Türkiye prömiyerini Ankara Uluslararası Film Festivali’nde yapıyor. Belgesel ayrıca 23 Nisan Salı günü Büyülüfener Kızılay Sineması’nda gösterilecek.

Hellboy, 11 Yıl Sonra 11 Nisan’da Geri Dönüyor

Cehennemden gelen ünlü çizgi roman karakteri Hellboy, 11 yıl sonra CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla beyazperdeye geri dönüyor. 2008 yılındaki son filmi Hellboy Golden Army’nin ardından Hellboy’un beyazperdedeki yeni macerası 11 Nisan’da fantastik film tutkunlarıyla buluşuyor. Başrolünde Stranger Things dizisinden tanıdığımız David Harbour’ın yer aldığı filmde, Hellboy, intikam ateşiyle yanıp tutuşan ve insanlığa savaş açan bir büyücüye karşı mücadele ediyor. Her saniyesi aksiyon dolu filmde Harbour’a Ian McShane, Milla Jovovich, Sasha Lane ve Daniel Day Kim eşlik ediyor. Hellboy’un yönetmen koltuğunda ise Neil Marshall oturuyor.

Neden Yaratıcıyız?

Hermann Vaske’nin yönettiği ve Pedro Almodovar, David Bowie, Umberto Eco ile Angelina Jolie’nin oynadığı Neden Yaratıcıyız? (Why Are We Creative), 19 Nisan 2019’da CGV Mars Dağıtım dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Tek soru sonrasında, 30 yıllık bir çalışma neticesinde 50’den fazla ünlü ismin cevapları ve sonsuz olasılıklar. Yönetmen Hermann Vaske, tutku dolu bir araştırmanın parçası olarak, 30 yılı aşkın bir süre müzik, felsefe, bilim, siyaset ve sanat dünyasından 50’den fazla ünlü isme tek bir soru soruyor: ”Neden yaratıcısın?” Vaske’nin aldığı cevaplar, en az soruların sorulduğu kişiler kadar ilginç ve çekici.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Fragman
  • IMDb