Dünyayı Değiştiren İki Kadın Beyazperdede ve Beyazcamda Defalarca Kez Canlandırılmıştı

160 yıl önce katılmak zorunda kaldığımız Kırım Savaşına 175 bin askerimiz iştirak etmiş ve 35 bin şehit vermiştik.

Osmanlı Ordusu Rus ordusuna karşı savaşırken yalnız değildi; İngiliz ve Fransız orduları askerlerimizle birlikte Ruslara karşı savaştı.

Dünyanın en güçlü dört ordusu Kırım Savaşı’na katıldığından o dönemde adeta bir dünya savaşı yaşandı.

Kırım Savaşı Osmanlı İmparatorluğu için bir dönüm noktasıydı; çünkü 1853’te başlayan Kırım Savaşı’ndan sonraki 70 yıllık süreçte Osmanlı toprağı, vatan/memleket uğruna, genç, yaşlı, erkek, kadın, çocuk milyonlarca insanımızın kanıyla sulanmıştı…

Sadece Dünya Savaşı’nda esir düşen Osmanlı askeri sayısı 200 binden fazlaydı… Birinci Dünya Savaşı’ndaki Osmanlı’nın en büyüleyici yanı, Avrupalıların “hasta adam” dedikleri bir ülkenin daha bir yıl öncesinde dört küçük Balkan devletine karşı yenilmiş bir ülkenin, adeta “dirilerek” olabildiğince uzun süre savaşmayı başarması ve bunu da gayet iyi bir şekilde yapmasıydı.

Ölümünün 100. yıldönümü olan 13 Ağustos 2010’da tüm dünyada anılan Florence Nightingale tüm kadın oyuncuların canlandırmayı arzuladıkları müthiş bir kadın kahraman, müthiş bir karakterdir.

Florence Nightingale, pek çok kez de sinema ve televizyon filmlerinde canlandırılmıştır… Bu listeyi yazımın sonunda bulabilirsiniz.

İçinde bulunduğumuz 2013 Florence Nightingale’in dünya sahnesine çıktığı Kırım Savaşı’nın başlangıcının 160. yıldönümüdür.

Florence Nightingale bu savaş esnasında Üsküdar Selimiye’de yaralı askerlere hizmet ederek efsaneleşmiştir.

Onun gölgesinde kalan Mary Seacole ise Florence Nightingale kadar üne kavuşamasa da en az onun kadar idealist ve cesur bir kahramandır. Çağının çok ötesindeki bu iki kadın insanlığa çok büyük hizmetlerde bulunmuştur.

Mary Seacole’da içinde bulunduğumuz 2013 başlangıcının 160. yıldönümü olan Kırım Savaşı’na katılanlara hemşire olarak hizmet vererek tarihteki yerini almıştır.

Geride bıraktığımız 150 yılda yararlandığımız sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde ve iyileştirilmesinde büyük rol oynayan Florence Nigtingale vefat ettiğinde doksan yaşını tamamlamıştır.

Sağlık personeline eğitim veren kurumların oluşturulmasında öncü olan Florence Nightingale, bu çalışmalarıyla İngiltere’de ve dünyada hemşirelik alanında devrim yaptı. Özellikle Kırım Savaşı sırasında yaralıların bakımı konusunda yaptığı hizmetler ve çalışmalar sonucu elde ettiği şöhret ile o güne kadar küçümsenen ve kıymeti yeterince bilinmeyen hemşirelik mesleğinin saygınlık kazanmasını sağladı.

İsmi: Florence Nightingale
Doğum Tarihi: 12 Mayıs 1820
Ölüm Tarihi: 13 Ağustos 1910
Doğum Yeri: Floransa, İtalya
Ölüm Yeri: Londra
Uyruğu: İngiliz
Şöhreti: Hemşireliğin öncüsü, sağlık hizmetleri reformcusu.

1820 yılında Frances – William Nightingale çiftinin kızları olarak dünyaya geldi. Annesiyle babası, evliliklerinin ilk iki yılında Avrupa gezisindeydiler. Floransa’da doğan kızlarına bu kentin ismini verdiler. Napoli’de dünyaya gelen kızkardeşine ise bu şehrin Yunanca’daki karşılığı olan Parthenope adı verildi. Çocuk bakıcısından ve babalarından eğitim alan iki kızkardeş, özellikle klâsikler ve politika konularında geniş ve derinlemesine bilgi sahibi oldu. Florence öğrenmeyi çok seviyordu ve olağanüstü zeki bir kızdı. Özellikle de matematik konusunda yetenekliydi.

Florence’tan varlıklı aile kızı rolünün gereklerini yerine getirmesi bekleniyordu. Bu da, iyi bir evlilik yapması ve muhafazakâr bir hayat yaşaması anlamına geliyordu. Ancak böyle bir hayat tarzı, çocukluğundan bu yana sosyal konulara ilgi duyan, hastaları evlerinde ve hastahanelerde ziyaret eden Florence’e uygun değildi. O koyu derecede bir Hıristiyan’dı. Sosyal konulara ve hemşireliğe, Tanrı tarafından yönlendirildiğine yürekten inanıyordu.

Kızlarının matematiğe ilgi duymasını aile kabullenemedi. Babası onun kadınlar için daha uygun olduğu düşünülen alanlarda eğitim görmesini istiyordu. Ancak Florence ailesini zaman içinde ikna etmeyi başardı ve sonradan “en başarılı öğrencim” sözleriyle kendisini tanımlayacak olan James Joseph Sylvester’dan eğitim almak için gereken izni kopardı. Florence matematiğin sadece kendisine değil, hayatın her alanında uygulamasına da ilgi duyuyordu. Hemşirelik hayatında özellikle istatistik çok önemli rol oynadı ve yaptığı her çalışmasında hemşirelikle istatistiği bütünleştirdi/kaynaştırdı.

19. yüzyılın ortalarında hemşirelik mesleği kadınlar için uygun olmayan bir meslek olarak görülüyordu. Özellikle de bu meslek eğitimli ve zengin aile çocuğu olan kadınlar için akla bile getirilemezdi. O yılların ön yargılarına göre bu mesleği sadece düşük eğitimli, kaba saba kadınlar yapardı. 1845 yılında Florence’in bir hastahanede çalışmak istediğini itiraf etmesi üzerine ailesi bu kararına şiddetle karşı çıktı. Florence’ın yurt dışında çalışmaktan başka çaresi yoktu.

1850 yılında Mısır’ın İskenderiye şehrinde Katoliklerin yönettiği St. Vincent de Paul Enstitüsü’nde hemşirelik eğitimi almaya başladı. Ayrıca Almanya’nın Düsseldorf şehriyle Paris’te de eğitim aldı. 1853’te Londra’ya geri döndüğünde Harley Street’te faaliyet gösteren Kadınlar Hastahane’sinde yönetici olarak gönüllü pozisyonda çalışmaya başladı.

1853’te Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasındaki çatışmalarla başlayan savaş, 1854’te İngiltere, Fransa ve Osmanlı İmparatorluğu’nun bir araya gelerek Rusya’ya savaş ilân etmesiyle birlikte büyüdü… Bu çatışmalar sırasında İngiliz sağlık hizmetleri en ağır şekilde eleştiriliyordu. Florence’in yakın arkadaşı olan İngiliz Savaş Bakanı Sidney Herbert, ondan yönetici hemşire rolünü üstlenmesini rica etti. Askeri hastahanelerdeki hemşirelik hizmetlerini denetlemesi isteniyordu. Resmi ünvanı ise, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki İngiliz Hastahaneleri’nin Kadın Hemşireler Kuruluşu Yöneticisi şeklindeydi.

Uzman hemşireleri ilk defa sahaya çıkaran Florence Nightingale, İstanbul Üsküdar’daki Askeri Hastahane’de 38 hemşireden oluşan bir ekip oluşturdu. İstanbul’a vardığında koşullar son derece berbat ve ilkeldi. Hijyenik olmayan hastahane koşullarına ulaştırılan/getirilen yaralı askerler her an ölümle burun burunaydılar. Öyle ki, hastanelerde savaş alanlarından daha fazla ölüm olayları yaşanıyordu. Kolera ve tifüs salgını vardı.

Florence öncelikle koşulları düzeltmekle işe başladı. Temiz su, bol meyve-sebze ve yeterli hastahane ekipmanı sağladı. Ayrıca veri toplamaya önem vererek ölüm oranlarını hesaplamasını sağlayan bir kayıt tutma sistemi geliştirdi. Şubat 1855’e gelindiğinde ölüm oranlarının dramatik şekilde azaldığı görüldü.

Florence’in İstanbul’daki mücadelesi devam ederken görevine bağlılığıyla ilgili raporlar İngiltere’ye ulaşmıştı. O artık her akşam yaralı hastalarını elinde lambasıyla tek tek dolaşan “Lambalı Kadın” olarak tanınıyordu. Ancak kariyeri için yıllarca verdiği mücadele ve Üsküdar’daki askeri hastahanedeki zorlu yaşam koşulları yüzünden fiziksel ve ruhsal sağlığı hızla bozulmuştu. Ağustos 1856’da Londra’ya döndüğünde kendisi de hastaydı.

Hastalığına rağmen kariyerindeki başarısı çığ gibi büyüdü. Tüm askeri hastahanelerdeki koşulların geliştirilmesine destek olacak istatistiksel çalışmaları yayınlamaya hasta yatağından devam etti. Yaptığı çalışmaların Kraliçe Victoria, onun eşi Prens Albert ve Başbakan Lord Palmerston’un dikkatini çekmesi üzerine 1857 yılında onun görüşlerine dayalı olarak resmi bir inceleme başlatıldı.

1860 yılında Londra’daki St. Thomas ve King’s College hastahanelerinde eğitim enstitüleri kurdu. Bunun için gereken parayı da Kırım’da bulunduğu yıllarda kurmuş olduğu Nightingale Fonu’ndan sağladı. Eğitim enstitülerinde iki temel prensip vardı: Hemşireler, amaç-odaklı kurumlarda pratik eğitim alacak; ahlâki yönü güçlü ve disiplinli bir yaşam sürecekti. Getirdiği yenilikler sayesinde, hemşirelik mesleği ile hemşirelerin o güne kadar acısını çektiği negatif imajın kökten bir şekilde değişmesini sağladı.

1883 yılında Kraliçe Victoria’nın verdiği Kraliyet Kızılhaç ödülüyle onurlandırılırken 1907 yılında Merit Nişanı’nı alan ilk kadın ünvanını da kazandı.

Öldürücü hastalığına rağmen 200 kitap, rapor ve broşür yayınladı. Bunların büyük kısmı, sağlık önlemleri, askeri sağlık ve hastahane organizasyonu üzerineydi. 1860 yılında yayınlanan “Hemşirelik Notları” adlı kitabı geniş ilgi gördü.

13 Ağustos 1910’da 90 yaşındayken öldü. Hampshire’de Embley Park yakınlarındaki St. Margaret Kilisesi’nde toprağa verildi. 1915 yılında Londra’da dikilen Kırım Anıtı ile Kırım Savaşı’na ve askerlerin sağlığına yaptığı katkılar onurlandırıldı.

Florence Nightingale Hakkında

Florence Nightingale, İstatistik Cemiyeti üyeliğine seçilen ilk kadındı.

Richard Monckton Milnes ile Lord Houghton’dan gelen evlilik tekliflerini defalarca reddetti ve hiç evlenmedi.

Doğum günü olan 12 Mayıs tarihi Uluslararası Hemşirelik Günü olarak ilân edilmiştir.

Kırım Savaşı’ndan döndükten sonra kamuya açık yerlerde hiç görünmedi, etkinliklere katılmadı ve konuşma yapmadı.

60 tane kedisi vardı. Bunlar arasında Bismarck, Disraeli ve Gladstone adını verdiği üç İran kedisi de yer alıyordu.

Favori hayvanı Athena adını verdiği baykuşuydu. Kırım Savaşı öncesinde dört yıl boyunca beslediği baykuşunu seyahat ederken yanında taşıyordu.

Zaman Çizelgesi

Tarih / Florence Nightingale / İlişkili Olaylar
1820 İtalya’nın Floransa kentinde doğdu.
1837 Kraliçe Victoria tahta çıktı.
1851 Hemşirelik eğitimi aldı.
1853 Bir kadınlar hastanesinin yönetici hemşireliğine atandı. Kırım Savaşı başladı.
1854 38 hemşireyle birlikte Türkiye’deki askeri hastaneye gitti. İngiltere ile Fransa, Rusya’ya savaş ilân etti. Mary Seacole deniz yoluyla Kırım’a gitti.
1855 Kırım Humması hastalığına yakalandı. Kırım’daki askerler arasında Ocak’ta hızla artan ölüm oranları, Nisan ayında dramatik şekilde azalmaya başladı.
1856 İngiltere’ye döndü. Kırım Savaşı sona erdi.
1860 Londra’daki St. Thomas ve King’s College hastanelerinde eğitim enstitüleri kurdu.
1863 Kırmızı Kitap adıyla da bilinen Sağlık Komisyonu Raporu’nu tamamladı. İngiltere’de kolera salgını. Abraham Lincoln, Gettysburg Konuşması’nı yaptı.
1865 William Booth tarafından fakirlere yardım sağlayan Kurtuluş Ordusu kuruldu.
1881 Mary Seacole öldü.
1883 Kraliyet Kızılhaçı ile ödüllendirildi.
1907 Merit Nişanı’nı aldı.
1910 Londra’da öldü. Kral 5. George tahta çıktı.

Florence Nightingale’i Televizyon ve Sinema Filmlerinde Canlandıranlar:

* 1912: The Victoria Cross/The Charge of the Light Brigade – Oyuncu: Julia Swayne Gordon
* 1915: Florence Nightingale – Oyuncu: Elisabeth Risdon
* 1936: Wedding Group/Wrath of Jealously – Oyuncu: Fay Compton
* 1936: The White Angel – Oyuncu: Kay Francis
* 1937: Victoria the Great – Oyuncu: Joyce Bland
* 1938: Sixty Glorious Years/Queen of Destiny – Oyuncu: Joyce Bland
* 1951: The Lady With the Lamp – Oyuncu: Anna Neagle
* 1952: Hallmark Hall of Fame: Florence Nightingale – Oyuncu: Sarah Churchill
* 1963: The Jack Benny Program/Jack Is Kidnapped – Oyuncu: Merry Anders
* 1965: Hallmark Hall of Fame/The Holy Terror – Oyuncu: Julie Harris
* 1970: Monty Python’s Flying Circus: Intermission – Oyuncu: Graham Chapman
* 1978: Meeting of Minds – Oyuncu: Jayne Meadows
* 1985: Florence Nightingale – Oyuncu: Jaclyn Smith
* 1993: Florence Nightingale: Animated Hero Classics – Oyuncu: Lisa Hart
*1994: Magic Grandad/ Famous People: Florence Nightingale – Oyuncu: Kate Isitt
* 1994: A Skirt Through History – Oyuncu: Rosalie Crutchley
* 2002: Big Train – Oyuncu: Amelia Bullmore
* 2005: Mary Seacole: The Real Angel of the Crimea – Oyuncu: Michelle Bunyan
* 2008: Florence Nightingale – Oyuncu: Laura Fraser

Florence Nightingale Tarafından Gölgelenen Mary Seacole

Bir İngiliz tüccar ile evli olan Jamaika’lı Mary Seacole, hemşireliği annesinden öğrendi. Askeri hemşire olarak gönüllü hizmet yaptı. Ancak Jamaika’daki doktorlardan aldığı tavsiye mektuplarını getirmesine rağmen İngiltere’de çalışma isteği defalarca reddedildi. Bunun sebebi siyah ırktan olmasıydı.

Kırım Savaşı’na kendi imkânlarıyla katılan Mary Seacole, meditasyon yeteneğini de kullanarak nekahat dönemindeki askerlerin kalması için Sivastopol’da bir İngiliz Oteli oluşturdu ve bombardıman altındaki yaralı askerleri tedavi etti.

Bu arada Florence Nightingale’in İngiliz Oteli hakkında küçümseyici konuşmalar yaptığı duyuluyordu. Mary’nin onu Üsküdar’da ziyaret etmesine rağmen ikisi birlikte hiç çalışmadılar. Florence gibi Mary’nin de İngiltere’ye döndüğünde sağlığı bozulmuştu ama hiçbir zaman Florence Nightingale kadar tanınmışlık düzeyine erişemedi. Ekonomik durumunun berbat ötesi olduğu günlerde anılarının yayınından gelen para ve tedavi ettiği askerlerden gelen bağışlarla parasal durumunu güvence altına almayı başardı.

1881 yılında Londra’da öldü. Kensal Green’deki Katolik Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kırım Madalyası ve Fransız Onur Ödülü (Legion d’Honneur) almış olmasına rağmen hayatı boyunca tarihsel açıdan ihmâl edilmiş bir figür olarak kaldı. 20. yüzyıl sonlarına doğru hikâyesinin ilgi çekmesi üzerine tarihteki önemini yeniden kazandı.

Mary Seacole Hangi Oyuncular Tarafından Canlandırıldı?

* 2003: Magic Grandad/Famous People 2: Mary Seacole – Oyuncu: Beverly Hills
* 2005: Mother Seacole – Oyuncu: Claudette Young
* 2005: Mary Seacole: The Real Angel of the Crimea – Oyuncu: Angela Bruce

(28 Temmuz 2013)

Hakan Sonok

hakansonok.sonok1@gmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir