Akbank 10. Kısa Film Festivali

Türkiye’de kısa film alanında etkin bir platform oluşturan Akbank Kısa Film Festivali bu yıl 10. yaşını kutluyor. Yeni fikirleri desteklemeyi, genç sinemacılara kendilerini gösterme olanağı ve kısa film kültürüne katkı sağlamayı amaçlayan Festival, 10 – 20 Mart 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Akbank 10. Kısa Film Festivali programında, Festival Kısaları, Uluslararası Bölüm, Kısadan Uzuna, Belgesel Sinema, Canlandırma Kısalar, Özel Gösterim, Deneyimler, Atölye ve Söyleşi bölümleri yer alıyor. Festival kapsamında, düzenlenecek kısa film yarışmasının son başvuru tarihi ise 01 Kasım 2013 Cuma.

Akbank 10. Kısa Film Festivali yazısına devam et

Oscarlı Yönetmen Farhadi, Altın Portakal’da

Bir Ayrılık adlı filmiyle en iyi yabancı film dalında Oscar kazanan İranlı ünlü yönetmen Asghar Farhadi Altın Portakal’a konuk oluyor. Farhadi, bu yıl Cannes Film Festivali’nde jüri özel ödülü kazanan ve başrol oyuncusu Bérénice Béjo’ya en iyi kadın oyuncu ödülü getiren Geçmiş (Le Passe) filminin Antalya’daki galasında sinemaseverlerle bir araya gelecek. Filmin galasına Asghar Farhadi ile birlikte başrol oyuncusu Ali Mosaffa da katılacak. Farhadi’nin ülkesi dışında çektiği ilk film olan Geçmiş (Le Passe) bu yılın en çok söz edilen yapımları arasında yer alıyor. Film, Fransız eşi Marie’den boşanmak için Tahran’dan Paris’e gelen Ahmet’i ve Marie ile yeni sevgilisi Samir’i konu ediniyor. Farhadi, gösterimden sonra izleyicilerle söyleşi yapacak.

Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre BAK Projesi’nde Yapım Süreci Başladı

18-26 yaşları arasındaki genç katılımcılar, Hatırlamak ve Anlatmak İçin Şehre BAK Projesi kapsamında şehir ve hafıza temaları çevresinde geliştirdikleri proje konularının ön hazırlıklarını tamamladılar ve Temmuz 2013 itibariyle yapım sürecine başladılar. Bazı proje konuları şehirlerin kadın ve erkek mekânları, sesleri, müzikleri ve kültürel çeşitlilik, coğrafyanın yaşayışa etkileri ve yaşamın coğrafyayı şekillendirmesi, eski ve yeni mekân karşılaştırmaları gibi mekân ve coğrafya etrafında şekillenirken; bazı projeler kayıplar, gerilla ve cezaevi hikâyelerine odaklanarak kişisel ve toplumsal hafızanın izlerini takip ediyorlar. 2013 Eylül ayı sonunda bitmesi plânlanan film çekimlerinin ardından katılımcılar yapım sonrası atölyesi için Diyarbakır ve Batman’da tekrar biraraya gelecekler.

Saroyan Ülkesi, Locarno Film Festivali’nde Gösterildi

Yönetmenliğini Lusin Dink’in, yapımcılığını Soner Alper’in yaptığı, William Saroyan’ın ailesinin memleketi Bitlis’e yaptığı yolculuğu anlatan Saroyan Ülkesi, uluslararası açılışını 66. Locarno Film Festivali’nin Güney Kafkasya’ya odaklanan Açık Kapılar seçkisinde yer alarak yaptı. Nisan ayında İstanbul Film Festivali’nde Ulusal Yarışma bölümünde yer alan Saroyan Ülkesi, 10. Erivan Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali Ermeni Panoraması bölümünde Gümüş Kayısı kazanmıştı. Kategoriler üstü üslubu kurgu-belgesel olarak da nitelendirilen Saroyan Ülkesi’nin yolculuğu ulusal ve uluslararası festivallerde devam edecek. 2011 yılında Ermenistan – Türkiye Sinema Platformu tarafından desteklenen Saroyan Ülkesi (Saroyan Land), platform kapsamında ortaya çıkan sekizinci film.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yolun Başında Filmi Ermenistan ve Kanada’da

    “Birbirimizle Konuşmak” projesi kapsamında çekilen, yönetmenliğini Somnur Vardar’ın, yapımcılığını Zeynep Güzel’in, görüntü yönetmenliğini Gor Baghdasaryan’ın yaptığı Yolun Başında filmi İstanbul, İzmir ve Diyarbakır gösterimlerinin ardından Erivan Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali’ne seçildi. 09 Temmuz’da Erivan’da gerçekleşen gösterime ve film ekibinin katılımıyla yapılan söyleşiye ilgi yüksekti. Yolun Başında, Ermenistan’ın ardından Toronto Uluslararası Film Festivali Türkiyeli Kadın Yönetmenler Özel Haftası’na seçilerek 24 Ağustos’ta Kanada’da gösterildi.

    Altın Koza’da Türkiye İlk Gösterimleri

    Bu yıl 16 – 22 Eylül 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek, 20. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin, dünya sineması bölümü ile ilgili detaylar belli olmaya başladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, dünyanın çeşitli festivallerinden ödülle dönmüş pek çok eserin Türkiye prömiyerlerinin, 20. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında Adana’da yapılacağını açıkladı. Coen Kardeşler’in, Cannes’da yarışan ve Büyük Ödülü alan son filmi Sen Şarkılarını Söyle (Inside Llewyn Davis), festival kapsamında Türkiye’deki ilk gösterimi yapılacak filmlerden ilk göze çarpanlar arasında bulunuyor.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Altın Koza’da Türkiye İlk Gösterimleri yazısına devam et

    2. Uluslararası Van Gölü Film Festivali Yarın Akşam Başlıyor

    Barış ve Sinema Derneği ile Bajar Kültür Sanat Danışmanlığı’nın ortak çalışması olarak düzenlenen 2. Uluslararası Van Gölü Film Festivali yarın akşam başlıyor. Festival ile Van’a sanatsal ve sinemasal anlamda katkı sağlayarak Van’ın her anlamda gelişimine ve kalkınmasına yararlı olmak amaçlanıyor. Festival kapsamında verilecek olan İnci Kefali Sinema Ödülleri’nin Uzun Metraj Yarışma jürisi Vecdi Sayar, Serap Aksoy, Aydın Bağardı, Ali Sürmeli ve Thomas Balkenhol’dan, Belgesel Yarışma jürisi ise Sabite Kaya, Fatin Kanat ve Özlem Sarıyıldız’dan oluşuyor.

    Körü Körüne Boyun Eğmektir Öldürücü Olan

    İngiliz yönetmen Sally Potter’ın 32. İstanbul Film Festivali’nde ilgiyle karşılanmış son çalışması ‘Ginger & Rosa’ bu hafta ticari gösterimine başlıyor. Soğuk savaş yıllarında geçen sancılı bir büyüme hikâyesi bu. İthalatçı firmanın uygun görmüş olduğu Türkçe ismi ‘Bir Hayalimiz Vardı’, baş karakterlerden Ginger’ın can dostu Rosa’ya yazmış olduğu şiirin başlangıcından alınmış. İki genç kızın hayali ömür boyu birbirlerinden ayrılmamak. Lâkin dostlukları, dünyanın sonunu getirecek ölümcül savaş tehlikesinin sürdüğü bir ortamda patlak veren aile içi bunalımlar ve cinsel devrimi haberleyen radikal karşı çıkışlarla büyük bir sınav verecektir.

    Nükleer savaş tehlikesinin tüm dünyayı tehdit ettiği huzursuz altmışlı yıllar başlarındayız. Sovyetler Birliği’nin Küba’da konuşlanmış uzun menzilli füzelerine misilleme uyarılarıyla karşılık veren ABD’nin savaş çığlıkları sarmıştır her yanı. Savaş karşıtı aktivist babasının kızıdır Ginger. Nükleer tehdit sakin İngiliz kasabasındaki sorumsuz ergenlik coşkusuna gölge düşürmüştür, protestolara katılır. II. Dünya Savaşı dehşeti içinde büyümüş, küçük yaşta hamile kaldığı Ginger’ı büyütebilmek için ressamlık hayallerini terk etmiş kayıp kuşaktan anne ile büyük savaşa katılmayı reddedişinin bedelini hapis yatarak ödemiş idealist babanın mutsuz birlikteliğinin hüküm sürdüğü ev ortamı da huzurlu değildir. Beklenmedik bir gelişme, can arkadaşının babasıyla duygusal yakınlığı Ginger’ı derinden sarsar, devlet diktatörlüğüne karşı çıkarak özgür düşünceyi düstur edinmiş babasının küçük burjuva aile yaşamının hapsedici kurallarına başkaldırması küçük kızın hayata bakışını değiştirir.

    ‘Ginger & Rosa’ kolaylıkla bir aile melodramına kayabilecek hikâyesine mesafeli ve devrimci bir üslûpla yaklaşan, yönetmenin özyaşamsal anılarından beslenmiş yılın en iyi filmlerinden biri. Schubert’in müziğini duyduğunda gözyaşlarını tutamayan ‘Özgürlük Düşüncesi’ kitabı yazarı baba Roland’ın kişiliğinde insanoğlunun otoriteye başkaldırışını merkeze almış saygın bir çalışma. Ginger’da Elle Fanning, Roland’da Alessandro Nivola başta olmak üzere, Annette Bening’den Timothy Spall’e parlak oyuncu kadrosunun performansı üst düzeyde. Robbie Ryan’ın dönemin ruhunu yakalamış mükemmel sinematografisi ve çok iyi düzenlenmiş müzik kuşağının filme katkısını anmadan geçmeyelim.

    (07 Eylül 2013)

    Ferhan Baran

    ferhan@ferhanbaran.com

    8. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali Sona Erdi

    30 Ağustos Zafer Bayramına rastlayan 8. Kaunos Altın Aslan Türk Filmleri Festivali’nin kapanış galasında dün akşam, günün manasına uygun olarak Kemal Uzun’un yönettiği ve başrollerini Gürkan Uygun ile Berrak Tüzünataç’ın paylaştığı Çanakkale: Yolun Sonu filmi gösterildi. Filmin sonrasında festival yönetmeni Taha Feyizli Köyceğizlilerin festivale gösterdiği ilgiye teşekkür etti. Köyceğiz Belediye Başkanı Salih Erbay da festival vesilesiyle Köyceğiz’e Aykut Oray Kültür Merkezi’ni kazandırdıklarını ve günün manasına uygun olarak yeni nesillerin kültürlü ve Atatürk’ün gençliğine yakışır şekilde eğitilmelerine vesile olacakları için mutluluk duyduklarını belirtti. Konuşmalar sonrasında festival, bir Atatürk belgeselinin gösterimi ve 10. Yıl Marşının söylenmesi ile sona erdi.

    St. Petersburg Türk Filmleri Festivali

    Rusya’nın Kültür Merkezi St. Petersburg’da 27 – 29 Eylül 2013 tarihleri arasında düzenlenecek St. Petersburg Türk Filmleri Festivali perdelerini Deniz Akçay’ın Köksüz filmi ile açıyor. 32. İstanbul Film Festivali’nde aldığı seyirci ödülünün ardından dünyanın en prestijli festivallerinden biri olan Venedik Film Festivali’nin bu yılki programına dahil olan Köksüz filmi dünyanın en eski film festivali olan Venedik’te Geleceğin Aslanı ödülü için de yarışıyor. St. Pezersburg Türk Filmleri Festivali’nde Semir Aslanyürek’in Rusça çevirdiği Vagon ve Reis Çelik’in Lal Gece filmleri de özel istek üzerine seyircilerle buluşuyor.