3. Roma Türk Film Festivali

SRP İstanbul, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve T. C. Başbakanlık Tanıtma Fonu Kurulu’nun katkılarıyla, usta yönetmen Ferzan Özpetek’in onursal başkanlığında, bu yıl Roma Türk Film Festivali’nin üçüncüsünü 26 – 29 Eylül 2013 tarihleri arasında gerçekleştirecek. İtalyanların korkulu bir ifadeyi esprili bir söylemle anlatmak için kullandıkları “Mamma li Turchi / Eyvah Türkler Geliyor” cümlesini “motto” olarak kullanan Roma Türk Film Festivali, “Bu Defa Filmleriyle Geliyorlar” cümlesiyle tarihe de ironik bir gönderme yapıyor; tarihin bıraktığı izleri kültürel bir buluşma ile yeniden yapılandırıyor.

Forum İstanbul Açıkhava Sineması’nın İlk Konuğu Celal ile Ceren

Forum İstanbul mağazalarından 12 Temmuz – 10 Ağustos 2013 tarihleri arasında yapılacak her 25 TL.lik alışveriş, açık havada sinema keyfi yaşatacak. Forum İstanbul, Ramazan ayı ve Şeker Bayramı boyunca devam edecek açık hava sinema gösterimlerinin açılışını, 2013 yılının en sevilen romantik komedisi Celal ile Ceren’le yapıyor. Şahan Gökbakar’ın hem yazdığı hem de başrolünü Ezgi Mola ile birlikte üstlendiği, yönetmenliğini Togan Gökbakar’ın yaptığı Celal ile Ceren, aşkı, ayrılığı, ayrılıktan sonra güllük gülistanlık olacağı düşünülen hayatın nasıl sarpa sarabileceğini esprili bir dille anlatıyor.

Forum İstanbul Açıkhava Sineması’nın İlk Konuğu Celal ile Ceren yazısına devam et

SE-YAP’ın Organizasyonuyla Eurimages Toplantısı Gerçekleştirildi

SE-YAP (Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği) tarafından organize edilen Eurimages toplantısı, kurumun direktörü Roberto Olla’nın katılımıyla 05 Temmuz Cuma günü Feriye Feyyaz Tokar Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Moderatörlüğü SE-YAP Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yapımcı Yamaç Okur tarafından yapılan toplantıda Roberto Olla ile Eurimages Türkiye Temsilcisi Mehmet Demirhan konuşmacı olarak yer aldılar. Toplantıya T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı temsilen Sinema Genel Müdürü V. Mesut Cem Erkul ve Genel Müdür Yardımcısı Ali Atlıhan, yapımcılar ve konuklar katıldılar.

SE-YAP’ın Organizasyonuyla Eurimages Toplantısı Gerçekleştirildi yazısına devam et

CerModern Açık Hava Film Günleri Devam Ediyor

CerModern Açık Hava Film Günleri, 08 Temmuz Pazartesi günü Reha Erdem’in Jîn filmi ile açılışını yaptı. Gösterim öncesi davetlilerin katıldığı bir kokteyl düzenlendi. Gösterimler Salı günü Pelin Esmer’in Gözetleme Kulesi ve Çarşamba günü Derviş Zaim’in Devir filmi ile devam etti. 12 Temmuz Cuma günü sonlanacak olan Açık Hava Film Günleri’nde 11 Temmuz Perşembe günü Nihat Durak’ın Mutlu Aile Defteri ve kapanış filmi olan, Yılmaz Erdoğan’ın yönettiği Kelebeğin Rüyası izlenebilecek. 16 Temmuz tarihi itibariyle açık hava film gösterimleri yaz süresince her Salı akşamı sinemaseverlerle buluşacak.

CerModern Açık Hava Film Günleri Devam Ediyor yazısına devam et

Tek Arzusu Birazcık Mutluluk Olan Kadını Naomi Watts Canlandırdı

Düğün törenini (29 Temmuz 1981’de) bir milyar, cenaze törenini (06 Eylül 1997’de) ikibuçuk milyar insanın televizyon ekranlarından canlı yayında izlediği Prenses Diana’nın son iki yılını konu alan ve 20 Eylül’de Türkiye sinemalarında gösterilmeye başlanacak “Diana” filminin teaser afişi ortaya çıktı.

02 Mart 2014 Pazar gecesi Oscar’lardan birkaç ödülle dönmesi beklenen “Diana”da gerçek aşkın bir kadının her kim olursa olsun, hayatını nasıl değiştirebileceği tüm duygusallığıyla işleniyor.

Prenses Diana (1961 doğumlu) annesi-babası 1969’da boşanınca ve babası nüfuzunu kullanarak annesiyle görüşmesine uzun süre engel olunca hayatındaki ilk travmasını yaşadı. Kısa hayatı boyunca daima mutluluğu aradı, ona ulaşmaya çalıştı.

20 yaşındayken evlendiği Prens Charles’la 16 yaşındayken tanıştı; çiçekten çiçeğe konan uçarı Prens o dönemde Diana’nın ablası Lady Sarah’la flört etmişti… Evlendiklerindeyse Diana ve Charles’ın ayrı dünyaların insanı olması, uyum kurmak için Charles’ın hiçbir adım atmaması, hiçbir çaba harcamaması ve sadece metresi Camilla Parker Bowles’ı sevmesi Prenses Diana’nın mutsuzluğunu katladı.

Prenses Diana’nın ünlü akrabaları arasında başbakan Winston Churchill, yönetmen Guy Ritchie (şarkıcı Madonna’nın eski kocası), oyuncular Audrey Hepburn, Ellen DeGeneres, Oliver Platt, Humprey Bogart da bulunuyordu.

Prenses Diana dünyanın çeşitli bölgelerine gömülü olan ve her yıl çok sayıda insanın ölümüne ya da sakat kalmasına yol açan kara mayınlarının etkisiz hale getirilmesi için açılan kampanyalara destek olarak büyük takdir kazanmıştı.

Diana, Evita Peron ve Marilyn Monroe Gibi Efsaneleşti

Dünya medyasında Prens Diana’yla ilgili yeni bir haberin çıkmadığı gün neredeyse bulunmuyor.

Diana’nın bindiği otomobil satılıyor; giydiği elbiseler servetler dökülerek el değiştiriyor; çok uzun süre her tür konuşmasının gizlice dinlendiği, kaydedildiği anlaşılıyor; 1980’lerin sonlarında erkek kılığına girerek Rock yıldızı Freddie Mercury’e (Dört Oscar’lı “The King’s Speech-Zoraki Kral” ile üç Oscar’lı “Les Miserables-Sefiller” müzikâlinden tanıdığımız Tom Hooper’ın yöneteceği, Sacha Baron Cohen’in 1991’de ölen Freddie Mercury’i canlandıracağı film 2014’e yetiştirilmeye çalışılıyor) eşlik ederek eşcinsel barına gittiği, burada kimsenin (Diana’nın) gerçek kimliğini anlayamadığı ortaya çıkıyor.

Diana, 06 Şubat 1952’den bugüne (yaklaşık 61 yılı aşkın bir süredir) İngiltere Kraliçesi ünvanına sahip olan 2. Elizabeth’in 1981-1996 yılları arasında geliniydi. 1996’da Prens Charles’tan boşandığında 17 milyon sterlin alarak bir felâkete dönüşen evliliği hakkında konuşmamayı kabûl etmişti. Prens Charles’la evliliğinden William (1982 doğumlu) ve Harry (1984 doğumlu) adlarında iki oğlu vardı.

Prens Harry’nin Babası Prens Charles Değil İddiaları

Diana’nın küçük oğlu Harry’nin babasının Prens Charles değil de Prensesin sevgililerinden James Hewitt olduğu iddiası da uzun yıllardır medyayı meşgûl ediyor.

Diana’nın Sevgilileri

Helen Mirren’a Oscar kazandıran “The Queen-Kraliçe” (2006) Prenses Diana’nın ölümünden hemen sonra yaşananları konu alıyordu… “Diana” filmindeyse kocasınca her fırsatta aldatılan bir kadının kocasına verdiği karşılıklar ve yaşadığı aşk ilişkileri konu ediliyor.

Diana’nın sevgilileri arasında Pakistan asıllı kalp cerrahı Hasnat Khan’da vardı ve bu ilişki iki yıl kadar sürdü.

“Diana”da Hasnat Khan rolünde “Lost” dizisinin yıldızı Naveen Andrews, ilk başarılı kalp naklini gerçekleştiren kalp cerrahı Güney Afrikalı Christiaan Barnard rolündeyse Michael Byrne var.

Diana’nın yakınlarına söylediğine göre 1987’de motorsiklet kazasında ölen sevgilisi Barry Mannakee bir suikaste kurban gitmişti.

Prenses Diana’nın son sevgilisi ölümü beraber karşıladığı Dodi Al- Fayed oldu… Dodi, Ünlü Harrods Mağazaları’nı 1985’te satın alan, 2010’da da Katarlılara satan, Mısırlı işadamı Muhammed Al-Fayed’in oğluydu. Dodi ve Diana, Al-Fayed ailesine ait Jonikal adlı yatla Akdeniz’de tatil yapmıştı… Muhammed Al-Fayed oğlunun ve Diana’nın öldüğü 1997’deki olayın kaza olmadığını, Kraliyet Ailesinin düzenlettiği bir suikast iddiası olduğunu dile getirdi, getirmeye devam ediyor… Muhammed Al-Fayed’in girişimleri sonucunda yaklaşık 16 yıldır Diana’nın Paris’te paparazzilerden kaçarken trafik kazasına mı, suikaste mi kurban gittiği hala tartışılıyor ve komplo teorilerine (kanıtlanamayan çeşitli iddialara) göre Diana öldüğünde karnında Mısırlı işadamı Dodi Al- Fayed’in bebeğini taşıyordu ve yine aynı teorilere göre bu bebeğin cesedi İngiliz ajanlarınca (gerçek James Bond’lar tarafından) Diana’nın karnından hamilelikten hiçbir iz bırakmayacak şekilde çıkarılarak kaçırıldı.

“Diana” filminde Cas Anvar Dodi Al-Fayed rolünde.

Diana’nın kocasını aldattığı erkekler arasında James Hewitt, James Gilbey, Will Carling gibi isimler de var.

“Diana”nın Baş Oyuncusu: Naomi Watts

Diana rolüyle yeni ödüllere ulaşması hiç şaşırtıcı olmayacak Naomi Watts ise “King Kong”dan (2005) beş milyon dolar ücret almıştı… Naomi Watts, “21 Grams-21 Gram” (2003) ve “The Impossible-Kıyamet Günü”yle de (2012) Oscar ödülüne aday gösterildi.

“Diana”nın Yönetmeni: Oliver Hirschbiegel

Hirschbiegel, Parkinson hastalığından muzdarip, savaşı kazanmak için her türlü barbarlığı yapmış ordusu yenik düşmüş, Rusların eline geçmemek için her şeyi yapmaya hazır Adolf Hitler’in son günlerini yabancı film dalında Oscar ödülüne aday gösterilen ölümsüz bir filme (“Çöküş-Der Untergang”) dönüştürmüştü.

“Diana”nın teaser fragmanı:
http://www.youtube.com/watch?v=3GFmyr3G4to

(17 Temmuz 2013)

Hakan Sonok

hakansonok.sonok1@gmail.com