İstanbul’dan İnsan Manzaraları

Vücut
Yönetmen-Senaryo: Mustafa Nuri
Müzik: Mehmet Erdem
Görüntü: A. Emre Tanyıldız
Oyuncular: Hatice Aslan (Leyla), Hakan Kurtaş (İzzet), Cengiz Bozkurt (Yılmaz), Þeyla Halis (Semiha), Þebnem Dilligil (Nurgül), İlayda Süren (İlknur), Neslihan Yeldan (Meltem)
Yapım: Ran Prod. (2011)

Kıbrıslı yönetmen Mustafa Nuri, ilk filmi “Vücut”la mekânlarla insanlar arasında metafor kuruyor. Oyuncu performanslarıyla öne çıkan bu film, gerçekçi ve çarpıcı.

Kıbrıslı yönetmen Mustafa Nuri’nin 2011 yapımı “Vücut” filmi sinemamızın iyi yapıtlarından. 1973 yılında Lefkoşe’de doğmuş Nuri’nin bu ilk uzun filmi. Nuri bu filminde, porno yıldızı Leyla’yla porno piyasasına yeni düşmüş İzzet’in aşkını anlatıyor. Leyla, Almanya’da porno filmlerde oynamış. Kendisini bu piyasaya sokan satıcısı Yılmaz’la İstanbul’a geldiklerinde her şey değişmeye başlıyor. Yılmaz, kırklı yaşlarındaki Leyla’yı bıraksa da yeni bir iş için kapısını çalıyor. Leyla’nın, bu berbat dünyada sığındığı yer haplar. Yavaş yavaş çöküyor. Öte tarafta, daha 21 yaşında olan İzzet var. Annesi Semiha ve lisede okuyan kız kardeşi İlknur’la yaşıyor. Annesi İzzet’i dizilerde oynaması için sürekli deneme çekimlerine yolluyor. Ama bir zaman sonra İzzet’in yolu yeni bir porno çekecek Yılmaz’ın filmine gidiyor. İzzet orada Leyla’yı görür görmez farklı bir şeyler hissediyor ve aşık oluyor. Mutsuz ve yalnız Leyla, bahar meltemi gibi taze bu aşka başta dirense de sonunda aşk galip geliyor. Hayat bazılarına trajedisini hazırlarken.

Tarlabaşı büyülüyor…

Aslında filmde yansıyan tüm karakterlerin bir hikâyesi var. Leyla, yıllardır görmediği ablası Nurgül’le ve ailesiyle buluşuyor. Daima kırılgan ve ürkek Leyla, belki de ilk defa oğlu yaşındaki İzzet’le unuttuğu duyguları hatırlıyor puslarla kuşatılmış hayatında. İki çocuk dünyaya getirmiş Nurgül de acaba mutlu mu? Kocasının ağzından düşen hakaretli sözler onu sarsıyor ve kendini yenileyerek arayışlara girişiyor. Leyla, o kadar genç İzzet’e daha güzel görünebilmek için vücudunu tazelemeyi bile istiyor. Yılmaz, tam bir piyasa adamı. Yeni sevgilisi de tavernada şarkı söyleyen Meltem. Yılmaz, onu da porno piyasasına çekmek için oyunlar oynuyor. İzzet’in çocukluğundan beri peşindeki travmatik görüntüler de zihninden sürekli düşüyor. Kız kardeşi daha doğmadan ölmüş babasının annesine yaptığı “seks işkencesi”ne tanıklık etmiş hep. Leyla belki de İzzet’in travmasını tedavi ediyordur belki de. İzzet’in kız kardeşi Nurten de şişmanlığı yüzünden kompleksler yaşıyor hep. İşte yönetmen Nuri, sakince bu derin ve büyük İstanbul’da insan manzaralarını izliyor. Filmin estetiği de iyi. Filmin girişinin görsel açıdan çarpıcı olduğunu belirtmeliyiz. Ama final bölümü, bu gri filmi biraz pembeleştirse de film genelde konusu ve oyuncu performanslarıyla etkiliyor. Bu filmin oyuncuları 18. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ödüller kazandı. Hatice Aslan, “En İyi Kadın Oyuncu” olurken, Seyla Hali de “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” oldu. Hakan Kurtaş da “Umut Veren Genç Oyuncu” ödülünü aldı. Filmin mekânları gerçekten büyüleyici. Özellikle Tarlabaşı. Bu semt, bu filmden bir belgesel olarak kalacak. Çünkü şehri dönüştürüyorlar ve kültürler de sürülüp gidiyor. Filmle bu semt arasında bir metofor kurulmuş da olabilir. İnsanlar ve mekânlar enkaza dönüşmüş çünkü.

(04 Mayıs 2012)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir