Gezici Festival Sinop’ta

Gezici Festival, 08 Aralık’taki Ankara kapanışından sonra ikinci durağı Sinop’a ulaştı. 09 Aralık akşamı gerçekleşen açılış, film ekibinin katılımıyla Entelköy Efeköy’e Karşı’nın gösterimiyle oldu. Gezici Festival Genel Sekreteri Ahmet Boyacıoğlu, Sinop Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin izleyicilerle paylaştığı Yine Bir Gülnihal şarkısından sonra açılış konuşmasını yaptı. “Bir sivil toplum kuruluşunun devlet birimi ile işbirliği yapmasının pek rastlanan bir şey” olmadığını söyleyen Boyacıoğlu, valilik, belediye ve sivil toplumun bir arada bir festival düzenleyebilmesinden mutluluk duyduklarını söyledi.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Gezici Festival Sinop’ta yazısına devam et
  • Büyüdüklerinde TARANTINO Olmayacakları Ne Mâlum?

    Tarantino’nun “ilk” kısa filmlerinin “zekâ seviyesinin altında”, Ahmet Uluçay’ın “ilk” kısa filmlerinin “kötü”, Nuri Bilge Ceylan’ın “ilk” kısa filmlerinin “anlaşılmadığı için – kötü!” denildiği bir sinema bizimkisi…

    ve Ahmet Uluçay öldüğünde “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” filmi ilâh olur ve Nuri Bilge Ceylan’da yaşarken “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK 3 Yönetmeni’nden birisi”…

    Ve kimileri de çıkarlar, konuşurlar sadece şimdilerde; “O NURİ BİLGE CEYLAN, O AHMET ULUÇAY, O TARANTİNO, O POLANSKİ, O HİTCHCOCK, O TARKOVSKY vb.” diye…

    Onların -nerelerden nerelere- geldiğini unutacak kadar aciz “sinemacı”lar var bu ülkede!

    Lise zamanlarında bir çocuk çıkıp bir şeyler yapıyorsa; “sen sinema yapma!” denilemez.

    Bilinemez arkadaş!

    Sen kimsin ki?

    Ya da bunu diyen kişiler, siz ne yaptınız ki lisede?

    Sorarım şimdi sizlere…

    Bu insanlar bugün “hoca” sıfatı taşıyorlar. “sinemacıyım” diyorlar ve her şeyi sadece “ödül”e endeksliyorlar.

    Ama “çok şey bilen”, pardon çok şey bildiğini “iddia” eden bu koca adamlar 40 festivale film gönderip 2 ödül aldıklarında “BAŞARILIYIM!” naraları atıyorlar.

    Onlar mı çok başarılı? Yoksa liseli genç yönetmenler mi?

    Sinema evrensel mi? yoksa ülkemizdeki gibi bireyselleşiyor mu?

    Liseli “Genç Yönetmen”ler mi cesur, bu “hoca” sıfatı taşıyanlar mı korkaklar ki film yapamıyorlar?

    Hiç belli olmaz bu küçümsenen “Liselilerin” ya da “Genç Yönetmen”lerin yeni Tarantino’lar, Hitchock’lar, Yılmaz Güney’ler, Ahmet Uluçay’lar, Nuri Bilge’ler, Zeki Demirkubuz’lar, Derviş Zaim’ler, Özcan Alper’ler, Tolga Örnek’ler olmayacağı…

    Ah göz bebeğini yediğimin “yabancı”sı.

    16 yaşındaki bir adam, o yaşta OSCAR alabiliyorken Amerika’da…

    16 yaşındaki bir adam, film yaptığında aşağılanıyor sadece bu ülke de…

    25 yaşından evvel verilmiyor “yönetmen”lik ünvanı Türkiye’de…

    Bırakın Genç Sinemacıların hayallerini köreltmeyi artık!

    Ah gözünü sevdiğimin sinemacısı…

    Ah gözünün yağına ekmek bandırdığımın coğrafyası…

    Ah ah…

    Sevgiler.

    (17 Aralık 2011)

    Burak Babayiğit
    “Çıraklar Sineması | Yazı Dizisi – 2”
    www.burakbabayigit.com.tr
    www.ciraklarsinemasi.com

    Arka Pencere Dergisi’nden Sinemanın Cennetine Davet

    Arka Pencere Dergisi, 111. sayısında, kapağına Giuseppe Tornatore’nin Cennet Sineması’nı yerleştiriyor. Tunca Arslan, Trendeki Yabancı köşesinde, biri Muhsin Bey’le, diğeri öykücü Osman Şahin’le ilgili olmak üzere, katıldığı iki paneli anlatıyor. Vizyon filmleri eleştirileri arasında Kazanma Sanatı, Ay Büyürken Uyuyamam, Jane Eyre, Yangın Var, Aşkın Formülü Yok ve İz yer alıyor. Arka Pencere Dergisi’nin 111. sayısı, bir Alfred Hitchcock alıntısıyla sona eriyor: “Öldüren Hatıralar’da rüya sekanslarının filmlerde bulanık ve sisli verilmesi şeklindeki geleneksel yöntemi kırmaya kesin kararlıydım.”

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Arka Pencere Dergisi’nden Sinemanın Cennetine Davet yazısına devam et
  • Emek Sineması Acil Durum Toplantı Çağrısı

    İdare mahkemesinin tarihi Beyoğlu Emek Sineması’nın yıkımıyla ilgili yürütmeyi durdurma kararını kaldırması üzerine, muhtelif kamuoyu örgütleri tarafından Emek Sineması’nın yıkımının engellenmesine yönelik toplantı çağrısı yapıldı. Çağrı şöyle: “Yargı Emek’i yıkıma teslim etti! Emek için nöbet vakti! 9. İstanbul İdare Mahkemesi 12.05.2010 tarihinde Emek Sineması için öngörülen projenin ‘uygulanması halinde telâfisi güç ya da imkânsız zarar doğuracak nitelikte olduğu’ gerekçesiyle yürütmenin …”

  • Çağrının devamı için tıklayınız.
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Emek Sineması Acil Durum Toplantı Çağrısı yazısına devam et
  • Adana’ya Bir Yılda 5 Ödül

    Adana’da faaliyet gösteren Atom Film başarılarına bir yenisini daha ekledi; Etki adlı kısa filmi 2. Manisa Altın Üzüm Kısa Film Festivali’nde En İyi Film ödülünü aldı. Bu ödül Atom Film’in bir yıl içinde aldığı beşinci ödül oldu. Yönetmenler Tufan Şimşekcan, Ozan Sihay ve Ali Yılmaz’ın kurucusu olduğu Atom Film, Denizbank Kısa Film Festivali, Altın Kepenk Kısa Film Yarışması, AllDecor Reklam Filmi Yarışması, “Şimdi Reklamlar” Ücretsiz Sinema Atölyesi ve GenceArtı Yarışması’ndan aldığı Jüri Özel, En İyi, En İyi 2. Film, En İyi Proje gibi ödüllerle önemli bir başarıya imza attı.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Adana’ya Bir Yılda 5 Ödül yazısına devam et
  • Film Arası Dergisi’nde Yavuz Turgul: Modern Toplum Olmanın Bedellerini Ödüyoruz

    Film Arası Dergisi, Aralık sayısında Türk Sinemasının unutulmaz filmlerine imza atan ünlü yönetmen Yavuz Turgul’u ağırladı. Senaryosunu, yönetmenliğini ya da her ikisini de üstlendiği Tosun Paşa, Sultan, Çiçek Abbas, Hababam Sınıfı, Züğürt Ağa, Muhsin Bey, Eşkıya, Gönül Yarası ve Av Mevsimi gibi filmleriyle Türk sinemasına damgasını vuran efsane yönetmen Yavuz Turgul, Gülcan Tezcan’ın sorularını yanıtladı. Sinemasından hayata bakışına, Modernizmden yeni Türk sinemasının kimlik arayışına kadar birçok konudaki görüşlerini Film Arası Dergisi’yle paylaşan Turgul, çarpıcı açıklamalar yaptı.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Film Arası Dergisi’nde Yavuz Turgul: Modern Toplum Olmanın Bedellerini Ödüyoruz yazısına devam et
  • Sherlock Holmes: Gölge Oyunları’nın Londra Gala Görüntülerinin Yayın Linkleri Açıklandı

    Ülkemizde 16 Aralık 2011′de vizyona girecek olan Sherlock Holmes: Gölge Oyunları (Sherlock Holmes: A Game Of Shadows) filminin Londra’da yapılan galasına ait özel videonun yayın linkleri açıklandı. Galaya yönetmen Guy Ritchie, başrol oyuncuları Robert Downey Jr., Jude Law, Noomi Rapace ve Jared Harris katıldı. Şimdiye kadar Sherlock Holmes hep ortamdaki en akıllı adamdı. Ancak Profesör Moriarty kötülük kapasitesi ve vicdansızlığı ile ünlü detektiften bir adım önde olabilir. Bu seferki araştırmaları Holmes ve Watson’ı Fransa, Almanya ve son olarak da İsviçre’ye götürecek.

  • Basın Bülteni
  • Gala görüntüleri için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Enflasyon Artışını Vergiye Bağladı, Sinema İçin 21 Milyon Lira Ayırdı

    Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyonun çift haneye doğru yol almasının, Ekim ayındaki vergi artışlarından kaynaklandığını söyledi. TBMM Genel Kurulu’na 2012 bütçesini sunan Şimşek, sinema sektörüne 21 milyon liralık destek öngördüklerini bildirdi. Şimşek, bu konuda şunları anlattı: “Sinemanın gelişimi ve ülkemizin film çekiminde cazibe merkezi olması için yabancı veya yerli-yabancı ortak film yapımlarına destek oluyoruz. Önümüzdeki yıl ilk kez ulusal ve uluslararası film festivalleri ile film hafta ve günlerini de destekleyeceğiz.” (Haber: Aydın Sayman.)

  • Basın Bülteni
  • Fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Enflasyon Artışını Vergiye Bağladı, Sinema İçin 21 Milyon Lira Ayırdı yazısına devam et
  • Bisikletli Çocuk

    Jean Pierre Dardenne ile Luc Dardenne’in yönettiği ve Thomas Doret, Cecile De France, Jeremie Renier ile Fabrizio Rongione’nin oynadığı Bisikletli Çocuk (Le Gamin au Velo – Kid With A Bike), 16 Aralık 2011’de M3 Film dağıtımıyla Bir Film tarafından vizyona çıkarıldı.
    Babası artık onu istemediğini söyleyince 11 yaşındaki Cyril, yetimhanede bir başına kalıverir. Tesadüfen tanıştığı mahalle kuaförü Samantha’dan koruyucu annesi olmasını ister. Aile yaşamına alışmaya çalışırken, başı, genç bir torbacı yüzünden derde girer. İlgisiz bir babayla büyümek Cyril’in hayatını zorlaştıracaktır.

  • Basın Bülteni: 1 / 2
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ali Erden Yazıyor