Dünyanın En Lânetli Adamı

Aşka Şans Ver (La Chance de Ma Vie)
Yönetmen: Nicolas Cuche
Senaryo: Luc Bossi-Laurent Turner
Müzik: Christophe Lapinta
Görüntü: José Gerel
Oyuncular: Virginie Efira (Joanna), François-Xavier Demaison (Julien), Raphaël Personnaz (Martin), Thomas N’Gijol (Vincent), Yves Jacques (Maxim), Elie Semoun (Philippe), Marie-Christine Adam (Dominique), Francis Perrin (François)
Yapım: Fidélité Films-TF 1 Films (2010)

Fransız yönetmen Nicolas Cuche’ün ikinci uzun filmi “Aşka Şans Ver”, başkalarının ilişkilerini düzelten, ama beraber olduğu kadınlara kötü şans getiren Julien’in hikâyesi. Film insanı gülmekten kırıp geçiriyor.

Daha çok televizyon dizileri çeken Fransız yönetmen Nicolas Cuche, ilk filmi “Jojo la Frite – Jojo’nun Yeri”ni 2002’de çekmişti. Orijinal anlamı “Hayatımın Şansı” olan 2010 yapımı “La Chance de Ma Vie – Aşka Şans Ver”, yönetmenin ikinci sinema filmi. Yönetmen Cuche, Fransız sinemasındaki komedi filmlerinde kendine sağlam bir yer edinmeye başladı. Yönetmenin televizyon için çektiği dizi filmleri de keşfetmek gerek, ama nasıl? Bu dizilerin görselliği gerçekten çarpıcı ve insanı sinema filminin içine çekiyor sanki.

Kendi hayatı berbat…

Julien Monier, evlilik danışmanı. O, kadın ve erkek arasındaki sorunları çözüyor, onlara mutluluk sunuyor. Kilisedeki nikâhta, ayrılma noktasına gelen çifti barıştırıp, adeta yeniden birbirine aşık eden Julien, kendi hayatına girmiş kadınlarla durumunu düzeltemiyor. Sorun kendisinde tabii ki. Film, kilisedeki nikâha gelmeden, kendini rahiplerle dolu bir manastıra kapatmış Julien’i buluyor önce. Üzerindeki lânetten ve uğursuzluktan boğulan, artık beraber olduğu kadınların başına fazla felâket getirmeden bu dünyanın nimetlerine sırtını dönerek manastırda inzivaya çekilmiş Julien. Elbette buraya gelene kadar yaşanmış bazı şeyler de var. Kilisedeki nikâhta, kavga eden gelinle damadı barıştırdıktan sonra hayatının kadını Joanna Sorini’ye gözleri takılıveriyor. Böyle güzel bir kadının kendinden çok uzakta olduğunu düşünmeye başlayan Julien, tıpkı filmlerdeki gibi onunla iletişim kurabiliyor. Bir zaman sonra Joanna’nın evli olduğunu da öğreniyor. Üstelik Joanna’nın evliliğindeki sorunları çözme işi de yeni işi oluyor. Ama, aşk hiç tahmin edilemeyen, ne zaman ve nerede ne olacağını bilemediğiniz bir şey. Bütün plânların ötesinde bir şey. Ateş bacayı sarıyor, Julien’le Joanna kendilerini yatakta buluveriyorlar. Bu bir gecelik bir “sonsöz” mü, yoksa sonsuza kadar sürecek bir aşkın “önsöz”ü mü? Bu sorulara cevap aranırken, aradaki her şey seyirci için tadından yenmez mükellef bir seyirliğe dönüşüyor. Bir an kendinizi Blake Edwards filmlerinin içindeymiş gibi sanıyorsunuz. Filmde bolca Edwards tadı veren “burlesk”, bir komedi filmi kuşatıyor ve seyirci de ipinden boşalmış gibi kahkahalara boğuluyor. Bazı belden aşağı esprilerin de zarif olduğunu belirtmeliyiz. Çünkü buralarda kadınlar kahkakahayı patlatıyorlar. Asansörde Joanna’nın halleri, Joanna’yla Julien’in babası François’nın köpeğinin arasında geçen tüm sahneler, Joanna’nın elektrikli araba tasarımını Güney Koreli yatırımcıya sunarken, yanlış çantadan çıkardığı “vibratör”, Uzakdoğulu taksi şoförünün Paris’te adres araması gibi birçok şey seyirciyi gülmekten midesine kramp indiriyor. Son yıllarda hiçbir filmde bu kadar gülmemiştik.

Filmin muhteşem oyuncularından 1977’de Brüksel’de doğmuş Virginie Efira, Joanna karakterine güzelliğini de katmış. 2005 yılından bu yana sinema ve televizyon dünyasında bulunan oyuncu, Fransız ve Belçika’da sinema filmlerine yüzünü armağan ediyor. Bizler onu daha yeni keşfediyoruz. Filmin diğer lokomotifi 1973 doğumlu Fransız oyuncu François-Xavier Demaison. 2005’te filmlerde görünmeye başlayan bu oyuncu, Cécile Telerman’ın 2005 yapımı “Tout Pour Plaire – Eyvah Yaş Otuz Beş” filminde emlâkçıyı canlandırmıştı. Valérie Guignabodet’nin 2009 yapımı “Divorces – Boşanmalar” filmiyle de ilk başrolüne ulaştmıştı. Filmden yansıyan Paris ve Brüksel fotoğrafları da güzel.

(01 Temmuz 2011)

Ali Erden

sinerden@hotmail.com