Taksim – Sahne Açılıyor, Sine – Sen’le Sinema Günleri Başlıyor

Attila İlhan Kültür Merkezi’nin gösterim salonu Sahne, kapılarını sinemaya ve sinemacılara açıyor. Etkinlikler kısa film, belgesel ve uzun metraj film için ayrı günlerde olacak. Sine-Sen her hafta bir bir uzun metraj film yönetmenini bir filmiyle konuk edecek. Film gösteriminin ardından yönetmen neden bu projeyi seçti, senaryosunu nasıl yazdı, yapım için bütçeyi nasıl buldu, sette ne zorluklarla karşılaştı, paylaşacak.

  • Basın Bülteni
  • Sine-Sen Web Sitesi
  • Logoya haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Taksim – Sahne Açılıyor, Sine – Sen’le Sinema Günleri Başlıyor yazısına devam et
  • Sinemamızın Tüm Zamanları

    Sinema, sadece kurmaca filmlerin oluşturduğu bir alan değil; ama yaygın olarak bu şekilde anlaşılır ve böyle bilinir. Belgesel film ise televizyonlar yolu ile yaygınlık kazandı. Aslında yazacağım konu farklı, Yeşilçam Dönemi sona erdikten sonra, devam eden film üretimi sayısı hızla düşmüş idi. Salonlarda “yerli film” görmek nerede ise unutulmaya yüz tutuyordu, ara sıra çıkan bir iki film dışında film bulunmaz olmuştu. Eşkıya’nın çıkışı ile işler değişti. İç piyasayı da kontrol altına alan yabancı firmalar geri durmasını öğrendiler. Tamamen farklı nedenlerle de olsa giderek gösterime giren -hatta bazen kök itibari ile yabancı firmaların pazarladığı- filmler, sinemadan iyice çekilmiş “yerli film seyircisini” geri getirdi ve film üretimini de artırdı. Ama bu seyirci profili, Yeşilçam günlerinin seyircisi ile aynı özelliği göstermiyordu, gösteremezdi de… Zaman, filmler ve de seyirci de değişmişti, sinemalar, gösterim düzeyleri bile…

    İmdi, bu noktada, hasılat toplayan filmler karşısında yapılan seyirci değerlendirilmesinde kullanılan “…bütün zamanların…” deyimine takılıyorum, bu beni rahatsız ediyor. 58 yıllık sinema seyircisiyim, zaman içinde farklı nedenlerle sinema ile seyircilikten öteye ilgilerim oldu ve bu bana gösterdi ki, zaman içinde önce oturmuş olmasına rağmen giderek değişiklikte gösterebilen bir seyircimiz var.

    12.02.2010 günlü Cumhuriyet Gazetesi’nde Sungu Çapan Recep İvedik 3 filmi ile ilgili yazısına bir üst başlık atmış: “Bütün zamanların en çok seyirci toplayan ‘Recep İvedik’ komedi serisinin üçüncü filmi gösterimde”… Bütün zamanlar… ben sinemamızı 1917’de yapılan ilk filmimiz Pençe (Sedat Simavi) ile başlatıyorum. Yeşilçam Dönemi ise ’50’lerin başında (1952-) başlıyor net olmamakla birlikte. O yıllardaki sinema salonu sayısı, koltuk sayısı, gösterimlerde kesilen bilet adedi ülke genelinde ne kadar değerlendirildi, bunu bugün kontrol etmek mümkün değil. 1951 yapımı Mezarımı Taştan Oyun’un (Hüseyin Peyda) değil gösterime çıktığı sezon kestiği biletin ne kadar olduğunu, kaç yıl gösterimde kaldığını belirleyebiliyor muyuz? Güneydoğu Anadolu’da bu sezon yıllar sürdü ve konu iki kere aynı adla, bir de Peyda’nin bir diğer filmi Söyleyin Anama Ağlamasın adı ile üç kez daha “yeniden” çekildi. 1964 yapımı Fabrikanın Gülü (Ümit Utku) Nuri Sesigüzel’in sinemadaki ilk filmi idi. Tokat’ta gösterime girdiğinde tanık olduğum olay şu idi: Salı ve Cuma günü (gündüz) “Bayanlar matinasının” birisinde 600 kişilik salon tamamen dolduktan başka, -bu durum çok olduğu için hazırlıklı olan sinemanın- yedekteki taburelerine de bilet kesildi, salonun fuayesinde tamir edilmek için bulunan yazlık bahçe sinemasının sandalyelerine de kesildi, gişe memuru “son bileti” kendi oturduğu tabureye kesti, film çoktan başlamıştı ve gişe önünde hâlâ -on kadar- bilet bekleyen vardı…

    1971 yapımı Keloğlan (Süreyya Duru) Anadoluda ne kadar iş yaptı bu gün biliniyormu? Salonlar küçültüldü, Anadoluda birçok yerde bir ara tamamen kapanan sinemalarda yeniden açılım yapıyor ama hiç biri eski salonlar değil. Yüzlerce kişi dolup dolup film seyrettiğimiz o salonlarda adını hatırlamadığımız filmler ne kadar seyirci topladılar? Son 10-15 yılda gişe durumları (box-office) hesaplanıyor, yayınlanıyor ve yaygın olarak izlenebiliyor. Seyirci sayıları 4 milyonu aştığında, filmler bütün zamanlara yayılarak seyirci rekoru kırmış oluyor. Herkesin bir yanından gördüğü Yeşilçam Dönemi içerden başka dışardan başkadır. İçinin incelemesi yeteri kadar hiç bir zaman yapılmamıştır. İncelenmeyen konulardan biri de, o günlerin seyirci yoğunluğudur. Bugün buna ne kadar olanak vardır, bilemiyorum ama, on yıl sonra 11.si yapılacak olan Recep İvedik’ler ile seyircimizi -sinemamız tüm zamanları için- yaftalamayalım.

    (12 Şubat 2010)

    Orhan Ünser

    Medyavizyon Filmleri 8 Dalda 82. Oscar Ödüllerine Aday Gösterildi

    Medyavizyon Film’in filmleri 82. Oscar ödüllerinde 8 dalda aday gösterildi. 26 Şubat 2010′da gösterilecek olan Nine yılın En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, Sanat Yönetmeni, Kostüm, Şarkı dallarında, 06 Kasım 2009′da gösterilmiş olan Yasak Bölge 9 (District 9) ise yılın En İyi Filmi, Uyarlama Senaryo, Montaj ve Görsel Efekt dallarında aday.

  • Görsele haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Medyavizyon Filmleri 8 Dalda 82. Oscar Ödüllerine Aday Gösterildi yazısına devam et
  • Adana Sinema Derneği, Kısa Film Semineri Işıl Özgentürk’le Devam Ediyor

    Adana Sinema Derneği Kısa Film Semineri hız kesmeden devam ediyor. Bugüne kadar Bahçeşehir Üniversitesi İleşitim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü öğretim görevlisi Yard. Doç. Dr. Nilay Ulusoy ve İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali Koordinatörü Hilmi Etikan’ın konuşmacı olarak katıldığı seminer, bu hafta Işıl Özgentürk’ü ağırlıyor. 06 – 07 Şubat 2010 tarihlerinde gerçekleşecek seminerde, Kısa Filmde Senaryo ve Diyalog Yazım Aşamaları, Prodüksiyon Çalışmaları, Çekim Hazırlıkları ve Oyuncu Yönetimi gibi konular işlenecek. Seminer saat 10:30’da Adana Kültür Sanat Merkezi’nde yapılacak.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Işıl Özgentürk fotoğrafları için tıklayınız.
  • Ustalara Saygı’da Yılmaz Güney’le 2 Saat

    Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen Ustalara Saygı toplantılarına paralel olarak gerçekleştirilen Arşivlik Muhabbetler – Yeşilçam’ı Yaratanlara Saygı gecelerinde bu hafta sanatseverler, unutulmaz Yılmaz Güney filmleriyle buluşacaklar. Umut, Acı, Ağıt, Arkadaş, Seyyit Han, Sürü, Endişe, Yol’un da aralarında bulunduğu yüzün üzerinde filmle yalnızca Türk seyircisi için değil, dünyadaki izleyiciler için de özel değerler taşıyan yapıtlara imza atan, saygın ödüller kazanan Yılmaz Güney için gerçekleştirilecek etkinlik, Faruk Şüyün tarafından hazırlandı. Yılmaz Güney’le 2 Saat başlıklı toplantı, Ortaköy Kültür Merkezi’nde 08 Şubat Pazartesi akşamı saat 20:00’den itibaren takip edilebilecek.

  • Basın Bülteni
  • Yılmaz Güney fotoğrafları için tıklayınız.
  • Kültür Merkezi krokisine haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ustalara Saygı’da Yılmaz Güney’le 2 Saat yazısına devam et
  • Cinemania’da “Romantik Komedi” Rüzgârı

    Ömür Gedik’in hazırlayıp sunduğu sinema programı Kanal D Cinemania’da bu haftanın stüdyo konukları Romantik Komedi filminin iki prensi Cemal Hünal ve Engin Altan Düzyatan. Romantik Komedi filmine nasıl dahil olduklarını anlatan ikili, çekim sürecinde yaşadıkları eğlence dolu anlardan da bahsediyor. Engin Altan Düzyatan, kendisini Brad Pitt’e benzetiyor mu? Editörlüğünü Fırat Sayıcı’nın yaptığı programda Yeşilçam’ın Yaprakları köşesinde Hale Soygazi, vizyon filmleri ve çarpıcı sinema haberleri, vs. yer alıyor. Ömür Gedik’le Cinemania, her Cumartesi Kanal D’de.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Cinemania’da “Romantik Komedi” Rüzgârı yazısına devam et
  • 1. Altın Kestane Ödülleri Sahiplerini Buldu, Yılın En Fenaları, Arka Pencere Dergisi’nde

    Türk sinema dünyası, bu haftadan itibaren yeni bir ödüle kavuştu. Yıl boyunca gösterime giren yerli filmleri, başarısızlık açısından değerlendiren, en fenaları birincilik kürsüsüne çıkartan, Altın Kestane Ödülleri, bir Arka Pencere organizasyonu olarak ilk adımını attı. 2009 yılında Türkiye sinemalarında ticari gösterime giren 69 film, 26 sinema yazarı ve gazetecisinin oylarıyla masaya yatırıldı, ilk kestaneler, En Fena Film, En Fena Yönetmen, En Fena Erkek Karakter Performansı, En Fena Kadın Karakter Performansı, Alarm Zili Ödülü ve Jüri Özel Ödülü olmak üzere altı kategoride dağıtıldı.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü afişe haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    1. Altın Kestane Ödülleri Sahiplerini Buldu, Yılın En Fenaları, Arka Pencere Dergisi’nde yazısına devam et