Eyyvah Eyvah’ın Berlin Galası Yapıldı

Senaryosunu Ata Demirer’in yazdığı ve başrolünü Demet Akbağ ile paylaştığı Eyyvah Eyvah’ın Berlin galası dün akşam gerçekleştirildi. Filmin yönetmeni Hakan Algül, Ata Demirer, Demet Akbağ ve Bican Günalan’ın katıldığı galaya ilgi büyüktü. Eyyvah Eyvah ekibi Essen’de de gala yaptıktan sonra İzmir’e geçecek ve Pazar günü de filmlerini İzmir’de seyirciyle birlikte izleyecek. Ata Demirer ve Demet Akbağ, 05 Mart Cuma akşamı da Beyaz Show’a konuk olacak. Serkan Çağrı’nın da klarneti ile katılacağı program boyunca Eyyvah Eyvah’ın şarkıları oyuncular tarafından seslendirilecek.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Eyyvah Eyvah’ın Berlin Galası Yapıldı yazısına devam et
  • Eşrefpaşalılar

    Sadi Bey’in Twitter Günlükleri 7

    Şimdiden tarih düşeyim, “Eşrefpaşalılar”ın box office rakamları gerçeği yansıtmayacak. Bugün Cumartesi, gittiğim birkaç sinemada filme…

    …gelenlere baktım, alışıldık seyirci değil. Zaten filmin gösterime girmesinden önce “hoca efendi hakkında” diye konuşulmaya başlanmıştı.

    “Hoca efendi” dediysem filmde cami hocasını canlandıran Sinan Taymin Albayrak’tan bahsediyorum. Ahmet Hakan da Hürriyet’teki köşesinde…

    …Sinan Albayrak’ın, meşhur falanca Albayrak’ın kardeşi olduğunu yazdı. Filmin sponsorları arasındaki Bank Asya da malûm…

    …”maneviyatla ilgili sanat projelerine destek veren bir kurumdur” diyelim. Sinemalara dönersek, keza birkaçının yetkilisiyle konuştum.

    “Abi” diyorlar, “matineye 70 – 80 bilet kesilmiş, film başlayacak, salonda 2 – 3 kişi var”, bir diğeri “Genellikle grup halinde bilet…

    …talebinde bulunuyorlar, indirim istiyorlar. 6 TL.ye kadar indik. Öteki filme 10 – 15 TL.ye bir bilet, bu filme 2 – 3 bilet kesmiş oluyoruz.”

    Bu teşhisler sonrası şimdiden duyar gibi oluyorum, yarın öbür gün “Aynı dönemde vizyona girdik, bizim film şu kadar hasılat yaptı, sizin…

    …film bu kadarda kaldı” denilecek. Sinemamızda zaman zaman böyle şeyler olur, ancak bu seferki açıkça talimatla film izlemeye döndü. Maşallah…

    …sonunda sinemayı da süratle “sizinkiler – bizimkiler” ayrımına doğru götürüyoruz. Birde akıl vereyim, bir zamanlar sinemamızda dini…

    …filmler moda olduğunda, Anadolu’da hoca efendiler vaazlarında “Şu filmi bir kez seyreden erer, iki kez seyreden göğe çıkar, on kez…

    …seyreden hacı olur” gibi şehir efsaneleri anlatılırdı. “Eşrefpaşalılar” için de pekalâ böyle bir uygulama yapılabilir. En azından…

    Recep İvedik’in -şu gerçekten yalan olan- “Tüm zamanların en çok izlenen filmi” rekoru elinden alınır. Tabi biz yine “tüm…

    …zamanlar rekoru”nun geçmişte kaldığını, artık TV.siz zamanlardaki filmlerin rekorunun kırılmasının hayal bile edilemeyeceğini biliriz.

    Her ne kadar bu yazdıklarımdan olumsuz bir manâ yansıması oluyorsa da Sadi Bey filmi beğenerek izledi, hatta 4 üzerinden 3 yıldız bile verdi.

    Tabi “Yüreğine Sor”u izledikten sonra 3 yıldızın “Eşrefpaşalılar”a çok, 4 yıldızın Yüreğine Sor”a az olduğunu düşünse de kayda böyle geçti.

    (06 Mart 2010)

    Sadi Çilingir

    sadicilingir@sadibey.com

    Titanların Savaşı

    Louis Leterrier’in yönettiği ve Sam Worthington, Liam Neeson, Ralph Fiennes ile Gemma Arterton’un oynadığı Titanların Savaşı (Clash of the Titans), 02 Nisan 2010’da Warner Bros. dağıtımıyla Warner Bros. tarafından vizyona çıkarıldı.
    Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus, ailesini kinci tanrı Hades’e karşı koruma konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus’un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hades’e karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu kendi kaderini çizmektir.

    Titanların Savaşı yazısına devam et

    Oscar’ın Yıldızlarını Tahmin Edin, LG’den Hediyeler Kazanın

    Dünya sineması için ayrı bir önem taşıyan Oscar ödül töreninin Türkiye’de yayınlanmasına önemli bir destek veren LG, Oscar törenine çok az bir süre kala, sinemaseverlere birbirinden eşsiz hediyeler kazanma şansı sunuyor. LG, oscar.ntvmsnbc.com internet sitesi üzerinden, 11 ödül kategorisinde, en çok doğru tahmini en erken veren izleyiciler arasından ilk 10 kişiye çeşitli hediyeler kazanma imkânı tanıyor.

    Derviş Zaim, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Kültür Müdürlüğü’nün düzenlediği Türk Sinemasında Yeni Bakışlar programının bu ayki konuğu, Derviş Zaim. 27 Şubat Cumartesi günü 18:30’da Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan söyleşiye Derviş Zaim, Prof. Dr. Zeynep Tül Akbal ve yönetmen Tan Tolga Demirci katılacak. Söyleşiyi yapımcı-yönetmen Faysal Soysal yönetecek. Sinema alanında her ay etkili bir ismin konuk edildiği Türk Sinemasında Yeni Bakışlar programı Mart ve Nisan aylarında Semih Kaplanoğlu ve Nuri Bilge Ceylan’ı ağırlayacak.

  • Basın Bülteni
  • Yüksek çözünürlüklü afişe haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Derviş Zaim, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde yazısına devam et
  • Sev Kardeşim

    Sadi Bey’in Twitter Günlükleri 6

    Alışveriş merkezlerine ve sinemalara yabancı isim konulmasını kınıyorum. Emek, Saray, Lale, İnci Sineması gibi isimlerin suyu mu çıktı?

    Amerika, İngiltere veya Fransa’da “Saray Sineması” adıyla bir sinema, “Şaşkınbakkal AVM” adıyla bir AVM açsanız, adama poposuyla gülerler.

    Güzel Türkçemize saygı gösterelim. Yabancı isimli AVM ve sinemaların isimlerini değiştirelim.

    Gariban çaresizlikten gecekondu yapar, kamu arazisini işgâl ettiği gerekçesiyle yıkarlar.

    Belediye Sultanahmet Meydanı’nı çirkin barakalarla panayır yerine döndürür, soran olmaz. Aslında o kılıfına uydurulmuş kamu arazisi işgâlidir.

    Bir kısım vatandaş Tokat – Reşadiye’deki 7 askerin şehit olması olayını “provokasyon” (TDK sözlüğüne göre: “kışkırtma”) olarak nitelendirdi.

    Demek ki bu provokatörler o kadar aptal ki yaptıkları işin provokasyon olduğunu belirtecek izler bırakıyorlar. Bir tuhaflık olduğu belli.

    Skiper şöyle diyor: Dev dalgalar iskeleleri yıktı, sahil yolunu parçaladı, milyonlarca dolarlık zarara yol açtı.

    Ksiper kardeşim dalgaların bir suçu yok. Sen denizin içine iskele yaparak, kumsalı yola çevirerek denize milyonlarca dolarlık zarar verdin.

    Diyet o diyet, deniz senin verdiğin zararın diyetini alıyor. Veya -senin kapitalist, ekonomik ifadenle- verdiğin zararın “tazminat”ını alıyor.

    Üzerinde binlerce minik ampul olan elektrik kablolarıyla sizi sarıp sarmalarını ister misiniz? İstemezsiniz değil mi?

    Yine yılbaşı geldi. Şehrin orasında burasındaki ağaçları niye üzerinde binlerce minik ampul olan elektrik kablolarıyla sarıp sarmalıyorsunuz?

    Ağaçlara sordunuz mu?

    Elmadağ ile Kurtuluş son durak arasında teleferik yapılmasını istiyorum. Türkiye’de halka en faydalı teleferik olacağına inanıyorum.

    Yabancı film reklâmlarında bazen yabancı basın yazarlarının kanaatleri belirtiliyor. “Tanrının Kitabı” ve “İntikam Peşinde” reklâmlarından:

    New York Times, Arizona Republic, Chicago Sun Times, Richard Roeper.com, Fox TV, The CW, CBS-TV, ABC-TV. Bana ne bunların kanaatlerinden.

    Ali Murat Güven, Ali Ulvi Uyanık, Atilla Dorsay, Murat Özer, Ömür Gedik, Uğur Vardan ve diğerlerinin kanaatleri bence daha değerlidir.

    (10 Şubat 2010)

    Sadi Çilingir

    sadicilingir@sadibey.com