Unutulmaz Aşk Öykülerinin Anlatıcısına Saygı

Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen “Ustalara Saygı” toplantıları 5. sezonuna giriyor. Alanlarının duayenlerine kültür-sanat, bilim dünyamızı zenginleştirdikleri için saygı amacıyla gerçekleştirilen etkinliğin 2009 – 2010 sezonundaki ilk konuğu Yeşilçam’ı yaratan isimlerden Ülkü Erakalın. Faruk Şüyün’ün ünlü sinemacı için hazırladığı “Ustalara Saygı” toplantısı, 02 Kasım Pazartesi akşamı Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) saat 20:00’den itibaren takip edilebiliyor. Geceye sinema sanatçıları Behzat Uygur, Ediz Hun, Gönül Yazar, Irmak Ünal, Kayhan Yıldızoğlu, Korhan Abay, Nilüfer Aydan, Suzan Avcı, Tomris Oğuzalp ve Tulûğ Çizgen konuk olarak katılıyor.

  • Basın Bülteni
  • Ülkü Erakalın fotoğrafları için tıklayınız.
  • Kırmızı Halı’ya Aşk Geliyorum Derse…

    Kanal 24, Kırmızı Halı Programı bu hafta vizyona girecek olan Aşk Geliyorum Demez filminin ekibini ağırlıyor. Yönetmen Murat Şeker, oyuncular Zeki Alasya, Bergüzar Korel, Tolgahan Sayışman ve Altan Erkekli filme dair merak edilenleri anlatıyor. Merve Genç ve Sıdıka Göztok’un hazırladığı; Ediz Gülten’in yönettiği Kırmızı Halı 51. bölümüyle 31 Ekim Cumartesi günü 09:20’de ve 01 Kasım Pazar günü 19:30’da Kanal 24’te.

  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Kırmızı Halı’ya Aşk Geliyorum Derse… yazısına devam et
  • Cinedergi 19 Yayında

    Fırat Sayıcı, Banu Bozdemir ve Serdar Akbıyık’ın hazırladığı ücretsiz sinema dergisi Cinedergi 19 yine dopdolu bir içerikle karşınızda. Bu sayıda üç önemli röportaj Selda Çiçek, Beste Bereket ve Şebnem Sönmez ile yapıldı. Hayatı Film Olanlar, 2012’nin İzinde Kıyamet Alameti Filmler ve Che’ye Uzanan Filmler, bu ayın dosya konuları… 4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin ayrıntılı tanıtımı, Zamanın Ruhu, Sindrella ve Meselâ Dedik köşesi… Eleştiri, vizyon, pek yakında, DVD’ler, kitaplar… Hepsi ücretsiz sinema dergisi Cinedergi’nin yeni sayısında.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Yüksek çözünürlüklü kapak fotoğraflarına haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Cinedergi 19 Yayında yazısına devam et
  • Ayrılığın Yurdu Hüzün

    Enis Rıza’nın yönettiği Ayrılığın Yurdu Hüzün adlı belgesel film 31 Ekim 2009 Cumartesi günü 16:00’da “Voyvoda Cad, No: 5, Karaköy, İstanbul” adresindeki tarihi Sümerbank binasında gösteriliyor. VTR Araştırma Yapım Yönetim yapımı olan film, Rumlarla ilgili önyargıları yenmek ve güveni yeniden inşa etmek adına hazırlandı.

  • Diğer haberlere ve yüksek çözünürlüklü görsele haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Ayrılığın Yurdu Hüzün yazısına devam et
  • Melekler ve Kumarbazlar, Kanal D Cinemania’da

    Ömür Gedik’in hazırlayıp sunduğu sinema programı Kanal D Cinemania’da bu haftanın stüdyo konukları Melekler ve Kumarbazlar filminin başrol oyuncuları, Cem Davran ve Bülent Şakrak. Komedi rolleriyle tanınan Cem Davran, bu filmden sonra da dram türünde işler yapmaya devam edecek mi? Bülent Şakrak’ın başı hangi karakterle derde girdi? Editörlüğünü Fırat Sayıcı’nın yaptığı programda vizyona yeni giren filmler ve çarpıcı sinema haberleri yer alıyor. Ömür Gedik’le Cinemania her Cumartesi Kanal D’de!

  • Basın Bülteni
  • Fotoğrafa haberin devamından üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Melekler ve Kumarbazlar, Kanal D Cinemania’da yazısına devam et
  • 4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Tanıtım Toplantısı Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde Gerçekleştirildi

    14 – 22 Kasım 2009 tarihleri arasında yapılacak olan 4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin basın toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde yapıldı. Basın toplantısına festival onursal başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, festival başkanı Ali Çalışır, Danışma kurulu üyeleri Ali Sönmez, Alin Taşçıyan, İzzet Günay, Necip Sarıcı ve Kültür A. Ş. Genel Müdürü Rıfat Bakan katıldı. Ülke çapında birçok festival ve etkinliğin iptal edildiği bir zamanda festivalin süre ve nitelik açısından geliştirilmesinin kamuoyunca takdir edildiği belirtildi.

  • Basın Bülteni
  • Festival hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    4. Uluslararası Bursa İpek Yolu Film Festivali’nin Tanıtım Toplantısı Bursa Tayyare Kültür Merkezi’nde Gerçekleştirildi yazısına devam et
  • Ankara Tan Kitabevi Film Eleştirisi Semineri

    Ankara Tan Kitabevi, Kasım ayının ilk haftasında Film Eleştirisi Semineri gerçekleştiriyor. Dileyenin eleştiri alanında üretmek için, dileyenin de salt eleştiri tekniklerini öğrenmek için katılabileceği seminerde, bütün eleştiri türleri tanıtılacak ve örnek çalışmalar sunulacak. Programda, Sosyolojik, Psikoanalitik, Tarihsel, İdeolojik, Feminist, Göstergebilimsel eleştiri türleri yer alacak. Son iki hafta, birlikte izlenen filmler üzerine alınan bilgiler ışığında eleştiri uygulamaları yapılacak. Geniş bilgi almak için 0536 6789459 no.lu telefon ve nagihankonukcu@gmail.com e-posta adresi ile bağlantı kurulabiliyor.

  • Basın Bülteni
  • Konağa Kurt Baskını

    Çekimleri Safranbolu’da tamamlanan gerilim – gençlik tarzı sinema filmi Konak’ın galası Nişantaşı Citylife (City’s AVM) Sinemaları’nda yapıldı. Yönetmen Cem Akyoldaş, yapımcı Gonca Elmas Akay, oyuncular Paşhan Yılmazel, Almeda Abazi, Merve Sevi, Damla Debre, Kerem Fırtına, Gökhan Çelebi, Sevil Uyar, Öykü Akay ve Ogün Kaptanoğlu’nun katıldığı gala, dizi film oyuncularının katılımlarıyla da renklendi. Filmin oyuncuları Kerem Fırtına ve Gökhan Çelebi, Kurtlar Vadisi dizisinin unutulmaz simaları arasında yerini alınca dizinin diğer oyuncuları da arkadaşlarını galada yalnız bırakmadılar.

  • Basın Bülteni
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.
  • Yüksek çözünürlüklü fotoğraflara haberin devamından üzerlerine tıklayarak ulaşabilirsiniz.
    Konağa Kurt Baskını yazısına devam et
  • 06 Kasım 2009 Haftası

    “Coco Chanel’den Önce”, kadına giysilerde hak ettiği rahatlığı, sadeliği, estetiği sağlayarak modada kökten bir değişim sağlayan ve bu değişimi bağımsız kişiliği ile tamamlayan ‘küçük dev hanımefendi’nin nasıl “Coco” olduğunun ipuçlarını, doğaldır ki geriye doğru arıyor… Ve ablası ile kader ortaklığı yaptığı yetimhaneye, salaş mekândaki şarkıcılık günlerine, onu himayesine alan ‘deli dolu’ zengin adamla geçirdiği yıllara ve âşık olduğu diğer erkekle ilişkisine giderek ulaşıyor. Sorunsuz bir sinema: Audrey Tautou başta, rollerine tam oturmuş oyuncular; Coco’nun yanında hissettiren bir kamera; gerektiği ölçüde ama oldukça gösterişli birkaç büyük sahne ve yinelenen kostümlerdeki kreasyonun göz alıcılığı, bu Anne Fontaine filmini alımlı hale getiriyor. Ancak ben yine de, Coco’nun karakterini olabildiğince diplere inerek yorumlayan bir önceki film “Coco Chanel & Igor Stravinsky”den yanayım.

    “İncir Çekirdeği”, özellikle Batman’dan gelen haberlerle gündemde yer almış kadın intiharlarından yola çıkarak, bu acıyı yaşamakta olan Mardinli genişçe bir ailenin ‘bir gün’ünü anlatıp, “Güneydoğu’da kadın olmak”ın fotoğrafını çekiyor. Mizansen zaafları ve karakterleri irdeleme sorunları var ama politik altyapısı sağlam, bütünüyle dürüst ve samimi bir film. Kadın oyuncular (ve erkekler de) denetimli, hiçbiri rol çalmıyor. İlgiyi hak eden bir çalışma.

    “Kıskanmak”, ailenin gözbebeği olmuş ağabeyinin (ve güzel yengesinin yanında) ‘patriarkal’ düzene uygun biçimde bir sığıntı gibi yaşayan çirkin kadın Seniha’nın hasutluğu üzerinden insan denilen varlığın kötülük kodlarını arayan bir film -maalesef- olamamış! Çünkü bir edebi eserin sinemaya uyarlanması esasen o kitabın özünün doğru aktarılmasını hedeflediği halde, burada satıhta gezinen bir intikam hikâyesi olmuş çıkmış. Örneğin, karakterler arası çetrefil cinsellik ve cinsel çağrışımlar yok gibi; oysa çok önemli. Örneğin, romanın sayfalarından aynen çıkıp oyuncuların ezberlerinden geçerek ağızlarına monte edilmiş gibi duran diyaloglar inandırıcı ve etkili değil; tiyatro sahnesi performansları gibi.

    Zeki Demirkubuz, ismi zaten nüvesi olan bu romana kendi siyasi – sosyolojik yorumunu getirmiş gibi dursa da, belirsiz ve başarısız. Sinema değeri olarak ise, görüntü yönetiminin kattıkları var… Ama sadece o kadar! Örneğin, tüm karakterlerin ve entrikanın zembereğini kuracak anahtar bir ilk sahne var ki, her anlamda kusursuz olmalı: 1930’ların Zonguldak’ında Cumhuriyet Balosu! Bir bakıyorsunuz “evlere şenlik”. Sözcükler ağzına oturmayan acemi oyuncunun sunuş konuşması; sanat yönetmeni ortada yok, her şey eğreti… Sanırım, Demirkubuz minimal sinemasına dönmeli. Roman uyarlaması ona göre değilmiş. Yazık olmuş yani. Oysa edebi olarak o denli başarılı bir eser ki “Kıskanmak”.

    “Yasak Bölge 9”, dünya kamuoyunda ‘karides’ olarak bilinen, dünya dışı akıllı yaratıklarla yaşanan son olayları ekrana getirmiş. Biliyorsunuz, 20 yıl önce Johannesburg üzerinde sabitlenen uzay gemisine girilmiş ve perişan durumda uzay varlıklarıyla karşılaşılmış, arızalı geminin hemen altında onlar için bir kamp oluşturulmuştu. Bu süre zarfında kamp ile çevresinde yükselen anarşizm yüzünden, sayıları milyonu aşan göçmenleri kent dışında yeni bir bölgeye nakletme ve onlardan bir tür virüs kapıp değişinime uğramaya başlayan görevli insan Wikus Van De Merwe’yi zapturapt altına alma girişimlerini anlatmakta film. O olaylar sırasında çekilen belgesel görüntülerden bolca yararlanan, yarı kurmaca, aksiyonun zirvesinde bir çalışma… Kampın, silah endüstrisinde de faaliyet gösteren bir şirketin yönetiminde olması ve sadece uzay varlıklarının temasıyla çalışan uzaylı silâhlarının Wikus’un mutasyonu sayesinde aktif hale getirilebileceğini tespit eden şirket bilim adamlarının onu bir denek haline getirme çabaları, kıyasıya eleştirilmekte. İnsanlığınızı sorgulayacağınız bir film “Yasak Bölge 9”!

    Anımsatalım, ana gemi, bir baba oğul ‘karides’in çabası ve Wikus’un yardımıyla hareket ettirilip dünyayı terk etse de, halen, iki milyonu aşmış uzaylı popülâsyonu Güney Afrika’nın başında. Haberlerde sık sık izliyoruz zaten. Konuya duyarlı seyircilere bu yarı-belgeseli kaçırmamalarını öneririm.

    (04 Kasım 2009)

    Ali Ulvi Uyanık

    aliuyanik@superonline.com