29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Üçüncü Gün Geride Kaldı: Kadınların Direnç ve Hafıza Hikâyeleri Ankara’yı Sarmaladı

29.Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin üçüncü günü; kadınların toplumsal hafızadaki yerini ve adalet arayışlarını odağına alan programıyla izleyicilerle buluştu. Festivalin üçüncü günü, 04 Haziran Perşembe sabahında gösterilen Düşler ve Umutlar Arasında ile Kürek Teknesi yapımlarıyla başladı. Akşam saat 19:00 seansında Lucia Murat’ın kült yapıtı Yaşadığını Görmek Ne Güzel ile Ildiko Enyedi’nin Sessiz Dost filmleri izleyicilerle buluştu. Yaşadığını Görmek Ne Güzel filminin gösteriminin ardından Lucia Murat ile yapılan söyleşi film, kişisel hafıza, işkence deneyimi, diktatörlük ve sanatın dönüştürücü gücü üzerine güzel bir sohbete dönüştü.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde Üçüncü Gün Geride Kaldı: Kadınların Direnç ve Hafıza Hikâyeleri Ankara’yı Sarmaladı yazısına devam et

Star Wars: Mandalorian ve Grogu Online Bilet Satışlarında ve IMAX Tercihinde Sektör Ortalamasını Katladı

Sinemanın teknolojiyle buluştuğu Paribu Cineverse salonlarında, 22 – 31 Mayıs tarihleri arasında bilim kurgu ve macera tutkunlarının adresi Star Wars Mandalorian ve Grogu oldu. Vizyondaki bu dönemde Türkiye genelinde 79.145 sinemaseveri ağırlayan yapım, özellikle gençlerin ve erkek izleyicilerin ilgisini çekti. Sektör ortalaması olan % 32’lik online satış oranı bu filmde % 62’ye yükselerek dijitalleşmenin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Sinemasever izleyiciler, devasa perde deneyimi sunan IMAX formatına yoğun ilgi gösterdi. Genel izleme ortalaması % 7,8 olan IMAX formatı, bu filmde % 29’luk bir tercih oranına ulaşarak izleyicilere benzersiz bir görsel şölen sundu.

Star Wars: Mandalorian ve Grogu Online Bilet Satışlarında ve IMAX Tercihinde Sektör Ortalamasını Katladı yazısına devam et

Başrollerini Anne Hathaway ve Ewan Mcgregor’ın Paylaştığı Oak Caddesi’nin Sonu Filminden Yeni Afiş ve Fragman Yayınlandı

David Robert Mitchell imzalı, yeni afiş ve fragmanı yayınlanan Oak Caddesi’nin Sonu (The End of Oak Street) filminden macera dolu yeni afiş ve fragman yayınlandı. Gerçekliğin sınırlarını zorlayan bir aileyi konu alan film, 14 Ağustos’ta yalnızca sinemalarda (IMAX seçeneği ile birlikte) seyirciyle buluşacak. Gizemli bir kozmik olay, Oak Caddesi’ni sıradan banliyö yaşamından koparıp tamamen bilinmeyen bir yere taşır. Bu yeni düzende Platt ailesi, hayatta kalabilmenin tek yolunun birbirlerine sıkı sıkıya kenetlenmek olduğunu keşfeder. Çevrelerinde yollarını bulmaya çalışırken, aile bağları onların hayatta en büyük gücü ve tek sığınağı olacaktır.

  • Basın Bülteni
  • Fragmanı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Başrollerini Anne Hathaway ve Ewan Mcgregor’ın Paylaştığı Oak Caddesi’nin Sonu Filminden Yeni Afiş ve Fragman Yayınlandı yazısına devam et

Vahşinin Kalbi

David Ayer’in yönettiği ve Brad Pitt, J.K. Simmons ile Anna Lambe’in oynadığı Vahşinin Kalbi (Heart of the Beast), 02 Ekim 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından vizyona çıkarılıyor.
Zorlu bir uçak kazasının ardından, Özel Kuvvetler subayı olan James Belmont ve sadık savaş köpeği Odin, Alaska’nın geniş, ıssız ve vahşi doğasında mahsur kalırlar. Birlikte, sert doğa şartlarına karşı acımasız bir hayatta kalma mücadelesine girerler. Vahşinin Kalbi (Heart of the Beast), bir adam ile en sadık dostu arasındaki sarsılmaz bağı anlatan, şimdiye kadarki en büyük sınavlarıyla yüzleşirken keşfe çıkan, yoğun tempolu bir macera gerilim filmi.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Vahşinin Kalbi yazısına devam et

Ferhan Baran Yazıyor: Yeni Bir Hayat / Aynalar No.3

Çağdaş Alman sinemasının özgün yaratıcılarından Christian Petzold’un yeni filmi ‘Aynalar No.3 / Miroirs No.3’ ilhamını 20. yüzyıl başlarının en önemli bestecilerinden Maurice Ravel’in ünlü piyano süitinden almış. Sanatçının 1904 – 1905 yılları arasında bestelediği 5 bölümlük süit, Ravel’in de dahil olduğu ‘Les Apaches’ isimli Fransız avangard sanatçılara ithaf edilmiştir. Filme adını veren, ressam Paul Sordes’a adanmış üçüncü … Devamı…»

Korkut Akın Yazıyor: Yalın ve Bir O Kadar da Duygu Yüklü: Aynalar No.3

Bir pencereden kendinize ait olmayan bir hayatı -o an oradan geçenleri, yaşananları- izliyorsunuz. Bazı filmler seyircisini içine katmaz, ama diliyle, mekânıyla, rengiyle, sesiyle, ritmiyle sizi sarıp sarmalar. Sanki seyircisinizdir (gerçi gerçekten seyircisiniz ama) ve yapabilecek bir şeyiniz yoktur. Ne zamanki, ışıklar yanar, salondan çıkarsınız, filmin duygusu sizinle birlikte giderek büyür. Christian Petzold’un yazıp yönettiği, Paula Beer (Laura) ve … Devamı… »

Advaya Capital, Comscore Movies’i Satın Alarak Gişe Verilerinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Tarafsız ve güvenilir gişe verilerinde küresel güç olan marka Comscore Movies, ellinci yılını kutlayarak önceki adı Rentrak’a geri dönecek. Bu, sektörün ilgi ve dikkatini çeken satın alma, dünya çapındaki sinema gişe analizi alanında altın standart olarak kabûl edilen şirket için yepyeni bir dönemi başlatıyor ve küresel sinema sektörünün son on yıldan fazla süredir en güçlü yılına doğru ilerlediği bir dönemde gerçekleşiyor.

  • Basın Bülteni: 1 / 2

Advaya Capital, Comscore Movies’i Satın Alarak Gişe Verilerinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor yazısına devam et

Düşler Ülkesi (Yönetmen: Mohsen Enayati)

Mohsen Enayati’nin yönettiği ve Negin Kianfar, Mir Taher Mazloomi, Ardeshir Monazam, Manoochehr Valizade ile Manoochehr Zendehdel’in seslendirdiği animasyon film Düşler Ülkesi (Roya Shahr – Dreamland), 12 Haziran 2026’da MC Film dağıtımıyla MC Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Şehrini, yaklaşan yıkımdan kurtarmaya karar veren Arda adlı bir çocuğun hikâyesi. Ülkesini yıkımdan kurtarmak için ihtiyacı olan küreyi almak üzere macera dolu bir yolcuğuna çıkan Arda’ya, bu yolculukta komik ve sevimli arkadaşı Paşa ile hikâyenin zeki ve akıllı kızı Tamara eşlik eder. Bakalım Arda ve arkadaşları Düşler Ülkesi’ni yıkımdan kurtarabilecekler mi?

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Düşler Ülkesi (Yönetmen: Mohsen Enayati) yazısına devam et

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’den Yeni Afiş Paylaşıldı

Yeni afişleri paylaşılan Christopher Nolan’ın heyecanla beklenen yeni filmi Odyssey, dünyanın dört bir yanında yepyeni IMAX film teknolojisiyle çekilmiş mitolojik bir aksiyon destanı olarak tanımlanıyor. Film, Homeros’un temel destanını ilk kez IMAX film gösteren sinema perdelerine taşıyor ve 17 Temmuz 2026 tarihinde tüm dünya sinemalarda gösterime giriyor. Odyssey’in başrollerinde Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson ve Lupita Nyong’o, ayrıca Zendaya ve Charlize Theron oynuyor. Odyssey, Emma Thomas ve Christopher Nolan tarafından Syncopy şirketleri için filme alındı, yürütücü yapımcılığını ise Thomas Hayslip üstlendi.

Bir Christopher Nolan Filmi Odyssey’den Yeni Afiş Paylaşıldı yazısına devam et

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Gösterimlerinin İkinci Günü Geride Kaldı: Kadınların Sessiz Çığlığı Beyazperdede Yankılandı

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin ikinci günü; ‘Çiçek mi dediniz?’ teması etrafında şekillenen, kadınların ev içi yalnızlıklardan cezaevi hücrelerine uzanan hikâyelerini beyazperdeye taşıdığı güçlü anlatılarla, izleyenlerin hafızasında derin izler bıraktı. Günün ilk seanslarından itibaren salonları dolduran sinemaseverler, kadınların adalet, direnç ve toplumsal hafızadaki yerini odağına alan bir programla buluştu. Festival, sadece beyazperdeye yansıyan hikâyelerle sınırlı kalmayıp, gösterimlerin ardından düzenlenen söyleşilerle salonları ortak bir düşünsel üretim alanına dönüştürdü.

29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Gösterimlerinin İkinci Günü Geride Kaldı: Kadınların Sessiz Çığlığı Beyazperdede Yankılandı yazısına devam et

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Heyecanı 24 – 31 Ekim’de

Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’in ev sahipliğinde; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Hüsamettin Elmas, Ramazan Demir, Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Cemil Böcek ve Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz’un katılımıyla gerçekleştirilen festival komitesi toplantısının ardından, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 24 – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği açıklandı. Festivalin tüm detaylarının konuşulduğu kapsamlı toplantı sonrasında bu sene 63.sü gerçekleştirilecek festival için çalışmalara başlanıldı. Film Festivali ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, “Altın Portakal tarihine yakışır şekilde, bu kez çok daha derin bir azim ve kararlılıkla festivalin yeni edisyonu için çalışmalarımıza başladık.” dedi.

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Heyecanı 24 – 31 Ekim’de yazısına devam et

2 Aile Arasında Tam Kadro Geri Dönüyor, 04 Aralık’ta Sinemalarda

Yönetmenliğini Ozan Açıktan’ın üstlendiği, merakla beklenen 2 Aile Arasında filminin vizyon tarihi belli oldu; film 04 Aralık 2026′da gösterime girecek. 2 Aile Arasında, ilk film Aile Arasında’nın sevilen karakterlerini yeniden bir araya getirirken, seyirciyi bir kez daha aileler arasındaki eğlenceli çatışmaların ve sürprizlerin merkezine davet ediyor. Filmin oyuncu kadrosunda Engin Günaydın, Demet Evgâr, Erdal Özyağcılar, Devrim Yakut, Ayta Sözeri, Fatih Artman, Gülse Birsel, Derya Karadaş, Şevket Çoruh, Devin Özgür Çınar, Deniz Hamzaoğlu, Su Kutlu, Erdal Cindoruk, Ünal Yeter, Batuhan Bozkurt Yüzgüleç, Kadir Çermik ve Yavuz Günal yer alıyor.

  • Basın Bülteni
  • Vizyon Duyurusu
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

2 Aile Arasında Tam Kadro Geri Dönüyor, 04 Aralık’ta Sinemalarda yazısına devam et

Bad Boys Yönetmenlerinden Dev Aksiyon Gerilimi 7 Dogs, 26 Haziran’da Türkiye’de Sinemalarda

Arap sinemasının bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük ve en iddialı yapımlardan biri olarak gösterilen 7 Dogs, dünya çapındaki vizyon yolculuğunu Türkiye ile sürdürüyor. Büyük merakla beklenen film, 26 Haziran’da Türkiye’deki sinemalarda izleyiciyle buluşacak. Adil El Arbi ve Bilall Fallah tarafından yönetilen film, oyuncu kadrosu ve yüksek prodüksiyon ölçeğiyle yılın en çok konuşulacak aksiyon yapımlarından biri olmaya hazırlanıyor. Yaklaşık 40 milyon dolarlık bütçesiyle dikkat çeken 7 Dogs, Suudi Arabistan’da sinema sektörünün yeniden canlanmasının ardından hayata geçirilen en büyük yerel yapımlardan biri olarak öne çıkıyor.

Bad Boys Yönetmenlerinden Dev Aksiyon Gerilimi 7 Dogs, 26 Haziran’da Türkiye’de Sinemalarda yazısına devam et

Uzayın Çağrısını Dinleyin / İfşa Günü

‘İfşa Günü / Disclosure Day’ vahşi bir MMA karşılaşmasıyla açılıyor. Ringdeki kanlı maçı izleyen kendinden geçmiş ahali üstün durumdaki dövüşçüye ‘kafasını kopar’ talimatını verirken kendinden geçmiş durumdadır. Steven Spielberg’in filmde bir karakterine söylettiği gibi ‘insanın bu sonsuz ve sırları bilinmez kâinatın yok edici virüsü olduğu’ teşhisine çok da uyan bir açılış sahnesidir bu.

Kamera gösteriyi izleyenlere doğru kaydığında Dr. Daniel Kellner’in (Josh O’Connor) endişeli bakışıyla karşılaşırız. Gizli bilgiler içeren doküman ve disklerin bulunduğu sırt çantasına sıkı sıkıya sarılmış olan siber güvenlik uzmanı, kız arkadaşı Jane’i (Eve Hewson) tekrar görmek istiyorsa elindeki arşivi, elemanı olduğu özel Wardex firmasının adamlarına teslim etmesi gerektiği tehdidi altındadır. Daniel ile Jane özel bir cihaz yardımıyla bu belayı atlatıp geçici olarak bir manastıra kapak atsalarda, soluk soluğa bir kaçma kovalama süreci hikâye boyunca sürecektir.

15 dakikalık bu giriş bölümünün ardından filmin diğer ana karakteri Margaret Fairchild (Emily Blunt) ile tanışırız. Erkek arkadaşı Jackson (Wyatt Russell) ile aynı daireyi paylaşan, çalıştığı yerel televizyonun haber spikerliğine atlama çabasındaki şen şakrak hava sunucusu, pencereden odanın içine giren kırmızılı siyahlı bir kuş ile teması sonrasında, Rusça ve Kore dilinde bülbül gibi şakımaya başlayarak önce partnerini daha sonra iş arkadaşlarını şaşkına çevirecektir. Asıl hadise ise genç kadının hava sunumunu yaparken tuhaf, anlaşılmaz sesler çıkarmasıyla tetiklenir. Daniel ile Margaret’in yollarının kesişmesiyle de ‘Alacakaranlık Kuşağı / Twilight Zone’ benzeri bir iklime savruluveririz.

Spielberg’in uzaylılara ilişkin teorilerine ilk kez bundan tam 49 yıl önce vizyona giren ‘Üçüncü Türden Yakınlaşmalar / Close Encounters of the Third Kind’ filminde tanık olmuştuk. Uzaylılar tarafından kaçırılan çocuk ya da yetişkinlerin UFO’larla dünyamıza geri dönüşleri ve uzaylı bilge uzaylılarla müzik dili vasıtasıyla iletişimin kurulduğu müthiş final bölümü ve barışçıl mesajıyla önemli bir klasiktir bu. Spielberg 1982’de yine aynı temaya dönüş yapmış, uçuş aracı arızalandığı için dünyamızda mahsur kalan ‘E.T.’nin, insanların acımasız merak ve deney uygulamalarından, Dünya’ya ve evrene çok daha merhametli bakan çocuklar tarafından kurtarılışı unutulmaz bir masala dönüşmüştü.

Artık 80’li yaşlarını sürmeye başlayan usta sinemacı yaklaşık yarım asır sonra ABD’li yetkililerin uzaylılarla ilgili çalışmalarının izini sürmeye devam ediyor. Hem de tam 79 yıl öncesine, İkinci Dünya Savaşı sonrası ‘Roswell’ olayına kadar uzanarak teorisini geliştiriyor. Bu uzun süreçte yolu dünyaya düşmüş uzaylıların insanlar tarafından ele geçirilip eziyetli, ölümcül deneylere tabi tutulduklarını hayal ediyor. Kellner’ın gizli arşivinde 1973 yılından sabık ABD başkanı Richard Nixon’lu bir kurgu video dahi bulunmaktadır.

Ancak Spielberg safkan bir tez filmi değil, Hitchcock’dan miras komplo ve gerilimin, James Bond filmleri ya da ‘Görevimiz Tehlike / Mission Impossible’ tarzı baş döndürücü aksiyonların formülünü başarıyla uygulamak suretiyle izleyiciyi kocaman bir 2 saat koltuğuna mıhlayan büyük bütçeli bir yaz serüveni çektiğini hiç unutmuyor. Kâinatta yalnız olmadığımız hususundaki açıklamaların dinsel inanışları zedeleyeceğine ve dünyada bir kaos oluşturacağına dair kaygı duyanları içine İncil’den ayetler sosu karışmış bir tür ‘Gizli Dosyalar / X-Files’ hikâyesi ile tatmine çalışıyor. Devlet yetkilileri ve özel şirketlerle işbirliği halindeki Savunma Bakanlığı gibi kurumları biraz daha geri planda tutarak Wardex’i günah keçisi haline getiriyor. Bu tür aksiyonlardan gına geldi diyen ben gibileri ise de son yarım saatlik bölümle avunun içine almasını biliyor.

Son tahlilde, filmin ‘Üçüncü Türden Yakınlaşmalar’ın bir tür ‘manevi’ devamı olduğu görüşüne katılıyorum. Uzaylı medeni varlıklar bir kez daha çocuklarla, üstelik bence evrenin en masum yaratıkları olan sevimli hayvan dostlarımız olarak teması kuruyorlar. Böylece, henüz saf ve bozulmamış çocuk ruhlar bir kez daha Spielberg’in biricik karakterleri haline dönüşürken, Grimm kardeşlerin ünlü ‘Hansel ve Gretel’ masalı Spielberg’in görkemli yorumuyla belleklere kazınıyor. Uzaylılar bu defa müziğin can kardeşi matematiksel düzen üzerinden iletişimi gerçekleştiriyor. Yine son bölümde yer alan ve uzaylılara reva görülenler ise Nürnberg mahkeme salonunda perdeye düşen seyri acı verici Auschwitz görüntülerinden aşağı kalmıyor.

Spielberg ‘sizden daha fazlasını bilmiyorum ama evrende ve Dünya’da şu an yalnız olmadığımıza dair çok güçlü şüphelerim var ve bu düşünceyle yola çıktım’ dediği son opusunda, hikâyenin kötü adamı Wardex’in patronu Scanlon’a Colin Firth, isyankâr ‘Biyolojik Varlıklar Direktörü’ Hugo’ya Colman Domingo gibi sinema evreninin seçkin oyuncuları hayat vermiş. Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğinde kaotik günlerden geçen gezegenimize uzaylı bilge varlıkların barış çağrısını dinlemeyi öğütleyen Spielberg’in belki de veda filmi olan ‘İfşa Günü’ artılarıyla eksileriyle izlenmeyi hak ediyor.

(10 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Sinemacılık ve Filmcilik Yararına Bağımsız İletişim Platformu