Sadi Çilingir tarafından yazılmış tüm yazılar

Zorlu PSM’de Bu Hafta: 07 – 13 Temmuz

Vestel Amfi bu hafta film gösterimlerine de ev sahipliği yaparak sinema tutkunlarını açık havada yine bir araya getiriyor. Pluxee Sinema Günleri kapsamında bu hafta Bruce Joel Rubin’in yazdığı, Whoopi Goldberg, Patrick Swayze ve Demi Moore’un etkileyici performansıyla Hayalet (Ghost), 07 Temmuz’da, Tom Hiddleston, Tilda Swinton, Mia Wasikowska ve John Hurt’ı bir araya getiren, yönetmenliğini ünlü Jim Jarmusch’un üstlendiği kült yapım Sadece Aşıklar Hayatta Kalır (Only Lovers Left Alive) ise 10 Temmuz Perşembe günü 21:00’doe izleyicilerle buluşarak yaz gecesi heyecanını Vestel Amfi ekranına taşıyorlar.

Zorlu PSM’de Bu Hafta: 07 – 13 Temmuz yazısına devam et →

SüngerBob: Korsan Macerası

Derek Drymon’un yönettiği ve Tom Kenny, Clancy Brown, Rodger Bumpass, Bill Fagerbakke, Carolyn Lawrence ile George Lopez’in seslendirdiği animasyon film SüngerBob: Korsan Macerası (The SpongeBob Movie: Search for SquarePants), 16 Ocak 2026’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Paramount Pictures tarafından vizyona çıkarıldı.
Büyük biri olmak için can atan SüngerBob, cesaretini Bay Yengeç’e kanıtlamak amacıyla, gizemli ve korsan ruhlu hayalet Uçan Hollandalı’nın peşine düşer. Bu deniz yolculuğu komedi-macerası, onu okyanusun en derin derinliklerine götürür: Daha önce hiçbir Sünger’in gitmediği yerlere.

  • Basın Bülteni
  • Fragman: 1 / 2 / 3 / 4
  • IMDb

SüngerBob: Korsan Macerası yazısına devam et →

İBB Beyoğlu Sineması Yaz Aylarında da Açık ve Ücretsiz

İBB Beyoğlu Sineması, özel seçki ve içeriklerle Temmuz ayında da İstanbullu sinemaseverlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Yüzüklerin Efendisi üçlemesi, Jean – Pierre Jeunet imzalı Amelie ve Jeunet’nin Marc Caro’yla birlikte yönettiği Şarküteri, Noah Baumbach’tan Frances Ha, ödüllere doymayan Dünyanın En Kötü İnsanı, Güneş Sonrası ve Drive My Car, Ridley Scott’tan Blade Runner ve Stanley Kubrick’den 2001: A Space Odyssey farklı evrenlerin kapısını aralayacak. Samuel Bayer’in Elm Sokağında Kâbus’u ve Fede Alvarez’in Kötü Ruh’u izleyicilerle buluşacak. Temmuz ayının Çocuk Matinesi’nde ise minik sinemaseverler için Arabalar, Sevimli Canavarlar ve Rio filmleri beyazperdede olacak.

İBB Beyoğlu Sineması Yaz Aylarında da Açık ve Ücretsiz yazısına devam et →

Emre – Gizem Karayel, Dedektif Reptır’ı Sinema Perdesine Taşıyor

Emre Karayel, eşi Gizem Karayel ile birlikte yapımcılığını üstlendiği Dedektif Reptır adlı sinema filmi için hazırlıklara başladı. Daha önce TRT Çocuk ekranlarında 52 bölüm olarak yayınlanan dizi, şimdi sinemanın beyazperdesine taşınıyor. Çekimleri Ataşehir Pancake Stüdyoları’nda büyük bir prodüksiyonla devam etmekte olan filmde, gerçek zamanlı VFX ve sanal prodüksiyon teknikleri kullanılıyor. Unreal Engine teknolojisiyle gerçekleştirilen proje, bu alanda Türkiye’de bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Emre Karayel, yaptıkları projeyle ilgili: “Bu bizim için çok özel bir proje. Kuklalarla birlikte Türkiye’de bir ilki gerçekleştirmeye çalışıyoruz.” dedi.

Emre – Gizem Karayel, Dedektif Reptır’ı Sinema Perdesine Taşıyor yazısına devam et →

Yaşam Üçgeni

Volkan Karataş’ın yönettiği ve Halil Ergün, Anta Toros, Simay Rasimoğlu ile Aslı Saçar’ın oynadığı Yaşam Üçgeni, önümüzdeki aylarda ????? dağıtımıyla ????? tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, distopik bir atmosferde, özellikle su ve gıda kaynaklarının azalmasına odaklanan görünmeyen krizleri sade, metaforik ve çarpıcı bir anlatımla ele alıyor. Yaşam Üçgeni, bireysel olduğu kadar toplumsal bir yüzleşmeye de alan açmayı hedefliyor.

Yaşam Üçgeni yazısına devam et →

Üstün İnsan Olsa da… Superman de Hain İlan Edilebilir

Superman, çocukluğumuzdan bu yana hepimizi, herkesi gerçekten etkileyen, düşlerimizi süsleyen Kripton gezegeninden gelen, kendisini gazeteci olarak tanıtan ama her an her yerde kostümünü giyip üstün özelliklerini kuşanabilen bir kahraman. Bu kez de aynı, pek bir şey değişmemiş.

Aynı hafta gösterime gireceğini umduğum, “Gerçek Ötesi” filminin ana mesajı, bu filmle kanıtlanıyor. (https://sadibey.com/2025/06/30/gercek-politiktir-gercek-otesi/) bir küçük iftira ve basın desteğiyle herkesin kahramanı Superman, bir anda gözden düşüyor; kahramanken hain ilan ediliyor. Filmin temeli bu; geri kalan kısmı her zamanki Superman. Kuşkusuz farklılıklar, güzellikler var, kuşkusuz merak ve heyecanla izleniyor.

David Corenswet, gazeteci Clark Kent “Superman” olarak çıkıyor karşımıza. Yakışıklılığı kesin, ama Superman olabilir mi, bilemiyorum Rachel Brosnahan, Nicholas Hoult, Edi Gathegi, Anthony Carrigan, Nathan Fillion, Isabela Merced, Skyler Gisondo, Sara Sampaio da kadroda…

James Gunn, senaryosuna da katıldığı filmi öncekilerden pek ayırt edilemeyecek, birinin ardından, daha etkisi geçmeden diğer olaylar çerçevesinde -unutulmaması gereken, bu kez, Superman’ın karşısına hiç beklenmeyecek rakipler (düşman da diyebiliriz) çıkıyor- çekmiş. DC Stüdyoları’nın bu ilk uzun metrajlı film çalışması, beklendiği gibi izleyicinin ilgisini çekecektir. Peki, eski Superman’leri izlediyseniz bu yılın Superman’i ile karşılaştırmak ister misiniz?

İzleyenler, filmde Superman’in, sadece bir iftira nedeniyle yaftalanması karşısında, bizde de yaşanan gerçeklerle bağdaştırarak düşünecek, ona göre tavır alacaktır.

(08 Temmuz 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Johnny Puff: Buzda Macera

Nestor F. Dennis’in yönettiği ve Johnny Deep’&in Johnny Puff’u seslendirdiği animasyon film Johnny Puff: Buzda Macera (Johnny Puff: Secret Mission), 22 Ağustos 2025’de A90 Pictures dağıtımıyla Wediacorp tarafından vizyona çıkarıldı.
Sessiz, sakin kıyı kasabası Taigasville, kötü kalpli bilim insanı Otto von Walrus tarafından buzlarla kaplı bir distopyaya dönüştürülmek üzeredir. Ancak kasaba yalnız değildir. Süper güçlere sahip dört cesur Puffin kuşu ve liderleri Johnny Puff, dünyayı kurtarmak için gizli bir göreve atılır. Puff, bu görevin üstesinden gelmeye kararlıdır. Film, takım ruhu, doğa sevgisi ve iyilik gibi değerleri eğlenceli bir şekilde anlatıyor.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Johnny Puff: Buzda Macera yazısına devam et →

Kaptan Pengu ve Arkadaşları’ndan Yeni Macera, Serinin Beşinci Filmi 08 Ağustos’ta TME Films Dağıtımıyla Vizyonda

İlk dört filmiyle gişede büyük başarı yakalayan Kaptan Pengu ve Arkadaşları, beşinci filmleriyle sinema salonlarına dönüyor. Bu kez şehirde unutulmaz bir kurtarma operasyonuna atılan Kaptan Pengu ve ekibi, izleyenleri yeni bir maceraya davet ediyor. Çocuklar ve ailelerin sinemada keyifli vakit geçirmesini sağlayan film, 08 Ağustos’ta TME Films dağıtımıyla salonlardaki yerini alacak. 90 milyon yıllık dostları Yozo’nun da ekibe katıldığı bu yeni serüvende, doğayla güçlü bir bağı olan Yozo, Profesör Alfa adlı bir bilim insanı tarafından kaçırılır. Kaptan Pengu ve arkadaşları, dostlarını kurtarmak ve doğanın dengesini korumak için harekete geçer.

Evrensel Bilim Kurgu ve Fantastik Film Festivali 2025

Uluslararası Bilim ve Sanat Yaratıcıları Derneği’nin organizasyonuyla ve dernek başkanı Filiz Dağ’ın yönetiminde düzenlenen Evrensel Bilim Kurgu ve Fantastik Film Festivali, 29 Eylül – 03 Ekim 2025 tarihleri arasında sinemaseverlerle 4. kez buluşuyor. Teknoloji, sanat ve yaratıcılığın bir araya geldiği, bilim kurgu ve fantastik filmlerin yer aldığı Evrensel Bilim Kurgu ve Fantastik Film Festivali, bu sene ödül kategorilerine yenilerini ekledi: En İyi Film Senaryosu, En İyi Yapay Zekâ Filmi, En İyi Kısa Metraj, En İyi CGI, En İyi Oyuncu, En İyi Yönetmen, En İyi Bilimsel İçerik ödüllerinin yanı sıra Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj gösterimler izleyicilerle buluşacak.

Evrensel Bilim Kurgu ve Fantastik Film Festivali 2025 yazısına devam et →

Kulyas 2 Bitti, Gül Arslan Tatil Turuna Çıktı

Bahçeşehir Üniversitesi oyunculuk bölümü mezunu Gül Arslan, TV.deki başarılı oyunculuğuna sinemada Kulyas 2 ile imza atmaya hazırlanıyor. 08 Ağustos’ta vizyona girecek olan Kulyas 2 isimli korku filminin Kars’da başlayan çekimleri Amerika’da son buldu. Yorucu bir çalışmanın ardından oyuncular tatil için beldelere dağılırken yönetmen Yunus Şevik, filmin son çalışmalarına devam ediyor. Rus çarlarından kalma döneme ait bir yolculuğun içinden Kars’a uzanan, Kars’tan da Amerika’ya kadar uzanan bir hikâye içeren Kulyas 2’nin başarılı oyuncusu Gül Arslan, filmin senaristi Esma Şevik ile hazırlandığını söyledi.

Kulyas 2 Bitti, Gül Arslan Tatil Turuna Çıktı yazısına devam et →

Adana Altın Koza’ya Başvurular Başladı

Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’ne başvurular başladı. Bu yıl 22 – 28 Eylül 2025 tarihlerinde yapılacak festival, sinemamızın yeni yapımlarını ve kısa film alanındaki güncel üretimleri izleyiciyle buluşturacak. Festivalin resmi web sitesi üzerinden yapılacak olan yarışma başvuruları 17 Ağustos Pazar günü 23:59’da sonlanacak.

Adana Altın Koza’ya Başvurular Başladı yazısına devam et →

Gerçek Politiktir: Gerçek Ötesi

Yapay zekâ ile yapılan ilk uzun metraj belgesel film izleyici ile buluşuyor. Bu, önemli ve bir o kadar da kıymetli bir adım. Birçok insan için hâlâ çok uzak, hâlâ inanılmaz gelen yapay zekâ ile çok şey yapılabilir, ancak her seferinde muhakkak bir insan olması gerekir yanında. Çünkü “gerçek”i bilen ya da belirleyen sadece insandır. Alkan Avcıoğlu, senaryosunu (yapay zekâ girince işin içine, yazanın da adı yapay oluyor ister istemez) Vikki Bardot ile birlikte yazmış, Ömer Can Acıoğlu görüntü çalışmalarında destek ve yardımcı olmuş.

Film öyle hızlı ki, yetişmek için gerçekten gözünüzü bile kırpmaktan kaçınıyorsunuz. Avcıoğlu, haklı, her şey hızlı günümüzde, zaten yetişmek çok güç, bir de yavaş olursa izleyici hepten gecikir. Öte yandan müziğinin tekdüzeliği izlenmeyi zorlaştırsa da, özellikle genç izleyiciler için uygun (birlikte izlediğimiz genç arkadaşlar hiç yakınmadı).

Adından da anlaşılacağı gibi film, aslında “gerçeklik” peşinde. Peki, gerçek, gerçekten de gerçek mi? Neye göre, kime göre? Zamana ve zemine göre gerçek de değişir mi? Dilerseniz farklı soralım: Değişsin mi? Gerçek olmayan, aslında hedef kitlesini ikna edebiliyor, kendini kabul ettirebiliyorsa işlevini yerine getirmiş demektir. Hem sahi, gerçek dediğimiz illa ki “gerçek” olmak zorunda değil ki!

“Gerçek Ötesi”, dün ile bugünü, bugün ile yarını; zaman ile zemini tartıştırmayı hedefliyor. Hepimiz, Körfez Savaşı sırasında bütün insanların içini acıtan o petrole bulanmış karabatak görüntüsünün gerçek olmadığını biliyoruz. Peki, o görüntü gerçek (burada hakiki, sahi, somut, real ve daha birçok sözcüğü sıralayabiliriz) olmadığı halde etkilemedi mi hepimizi? Sahte olan bu denli etkileyici olabiliyorsa, o, gerçekten de daha gerçektir. Bilmiyorum, film, belki daha farklı bir mesaj veriyordur, ama politik bir gerçekliğe (aman dikkat! buradaki “politik” siyasal anlamında değil, sadece politika yol, yöntem, anlayış anlamındadır) dikkat çektiği açık.

Alkan Avcıoğlu’nun bu meşakkatli ve uzun uğraş gerektiren belgeseli, gerçek ve gerçek ötesini yapay zekâ ile aktarılıyor. Sinemacılar, “gözün gördüğü renkleri görmüyor, siyah tam siyah olmuyor” diye elektronik kameraya itiraz ediyordu; ancak bir süre sonra hepsi elektronik kamera ile film çekmeye başladı. Aradan 40 yıl geçti, artık yapay zekâ ile çok daha yetkin, çok daha katmanlı, çok daha anlamlı filmler izlemeye başlıyoruz. Gücünü de gerek görüntülerinden, gerek anlatımından gerekse dilinden alıyor. Dijital sanatın yepyeni ve alabildiğine geniş pencereler açıyor yaşama. Buna da bağlı olarak bu yolun ilk (ve gerçekten başarılı) örneğini izlemek; gelecek için “sahte” ama insanları ikna edebilen çarpıcı görüntülerin önemini kavramak için bir fırsat sunuyor.

(07 Temmuz 2025)

Korkut Akın

korkutakin@gmail.com

Kybelenin Laneti: İstila

Zülfü Hamit Altın’ın yönettiği ve Metin Keçici, Fadime Yıldız, Zülfü Hamit Altın ile Özkan Şahin’in oynadığı Kybelenin Laneti: İstila, 17 Temmuz 2026′da CJ ENM dağıtımıyla Mert Yapım Medya tarafından vizyona çıkarıldı.
25 haneden oluşan köyde herkes birbirini tanımaktadır. Köy muhtarı, sevilen, halkın her türlü sıkıntısına koşan, güvenilir ve iyi yürekli bir insandır. Ancak bir gün, köy halkından birinin yaşadığı ağır psikolojik rahatsızlık nedeniyle köye tılsımlı ilimlere vakıf Ruken Hoca çağrılır. Hoca’nın gelişiyle birlikte köyde tuhaf olaylar gerçekleşmeye başlar. İnsanlar, hayvanlar sebepsiz yere zarar görür. Köy görünmeyen bir karanlığın içine sürüklenir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kybelenin Laneti: İstila yazısına devam et →

Altın Yunus’a Doğru İlk Adım: Boğaziçi Film Festivali Yarışmaları İçin Başvurular Başladı

07 – 14 Kasım 2025 tarihleri arasında düzenlenecek olan 13. Boğaziçi Film Festivali  yarışma bölümleri için başvuru süreci başladı. Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından gerçekleştirilen ve son başvuru tarihi 01 Ekim 2025 olan festival bu yıl Artistik Direktörlüğünü Enes Erbay’ın üstlendiği organizasyonla, İstanbul’u bir hafta boyunca sinemanın en güzel örnekleriyle buluşturacak. 13. yılında da 4 kategoride başvuruların kabul edileceği festivalde, Ulusal Uzun Metraj, Uluslararası Uzun Metraj, Kısa Film ve Ulusal Belgesel Film Yarışmaları yapılacak.

Altın Yunus’a Doğru İlk Adım: Boğaziçi Film Festivali Yarışmaları İçin Başvurular Başladı yazısına devam et →

Dinozorun Dişleri / Jurassic World: Yeniden Doğuş

Steven Spielberg’in Michael Crichton’un eserinden sinema evrenine taşıdığı ‘Jurassic Park’ın ateşi sönmüyor. Aradan geçen 32 yıl boyunca gösterime giren ve büyük ilgiyle karşılanan 6 filmin ardından artık marka haline gelmiş seri ‘Jurassic World’ kulvarında yeni bir atağa kalkıyor. Uzun soluklu serinin ilk filminin senaristi David Koepp tarafından kaleme alınan ‘Jurassic World: Yeniden Doğuş / Jurassic Word: Rebirth’ projesinin yönetmenliği, geçtiğimiz mevsimin ‘insanlığın yapay zekâ ile imtihanını sorgulayan’ ve ilginç felsefesi ile geçtiğimiz mevsimin en ilgiye değer bilim-kurgularından biri olarak dikkat çeken ‘Yaratıcı / The Creator’da imzası olan Gareth Edwards’a teslim edilmiş.

‘Jurassic World: Hakimiyet / Jurassic World: Dominion’dan 3 yıl sonra vizyona giren bu son macera, tıbbi amaçla dinozorların izini süren ilaç firmasının devreye girmesi ile tetikleniyor. 32 yıllık süreçte gezegenin ekolojisine, kırılgan iklim şartlarına ve türlü hastalıklara yenik düşmüş olan son dinozorlar sirk hayvanı misali kent merkezlerinde sergilenirken hayatta kalan diğerleri, bir zamanlar melezleştirme deneylerinin yapıldığı, ancak 17 yıl önce ihmal sonucu bir facia yaşanmasının ardından bilim insanlarının terk ettiği, dinozorların bir zamanlar gelişip çoğaldığı bol oksijene haiz tropikal bölgelerde varlıklarını sürdürmektedir. Kara, deniz ve havada yaşayan devasa canlılardan alınacak DNA örneklerinin kalp hastalıklarını tedavi edici özelliği keşfedildiğinde, donanımlı bir ekip Ekvator bölgesindeki metruk Saint Hubert adasına doğru yola çıkar.

Deniz yoluyla başlayan bu serüvende ekibi toparlamakla görevli ilaç şirketinin temsilcisi Martin Krebs (Rupert Friend) öncelikle daha önce özel harekat biriminde görev almış paralı asker Zora Bennett (Scarlet Johansson) ile anlaşır. Yüksek bir meblağ karşılığında bu gizli görevi kabul eden Zora yanına daha önce birlikte çalıştığı ‘insanları ve malları olmamaları yere götürmekte usta’ kaptan Duncan Kinkaid (Mahershala Ali) ile el sıkışır. Ekibe bir de bilim adamı gerekmektedir. Dinozorları kendi ortamlarında incelemek için bu kanun dışı sefere çıkmayı kabul eden Dr. Hery Loomis (Jonathan Bailey) ile birlikte ana kadro tamamlanır.

Süresi iki saati aşan filmin su dinozoru Mosasaurus’tan kan ve doku örneklerinin alınması için savaş verildiği deniz macerasından oluşan ilk bölümünden özellikle büyük keyif aldığımın altını çizeyim. Spielberg’in 50 yıl öncesindeki ünlü ‘Denizin Dişleri / Jaws’ klasiğinden esinler taşıyan bu bölümde, New York’tan Atlantik Okyanusu’na maceraya gelmiş bir baba, iki kızı ve büyük kızın erkek arkadaşından ibaret İspanyol kökenli aile küçük tekneleri alabora olunca gizli harekat ekibi ile kader birliği yapıyor. Adrenalin kat sayısının zirve yaptığı bu bölümde filmin müziklerini yapan Oscarlı Fransız asıllı besteci Alexandre Desplat’nın ‘Jaws’ın John Williams imzalı müzik çalışmasının ana temasına öykünmesi nostaljik bir hoşluk olmuş.

Sağ kalabilenlerin karaya çıktığı tekinsiz adada ise ekibi daha büyük tehlikeler beklemektedir. Otçul kara dinozorlarından (Titanozaurus) nümune alındığı barışçıl bölüm görkemli Jurassic senfoninin andante bölümünü oluşturuyor denebilir. Ardından gelen molto vivace final bölümü ise adada yaratılmış mutant ucubeler ile para hırsından gözü dönmüş insanoğlu arasında geçen şiddet dozu yüksek mücadeleye sahne olacaktır.

Dünya sinemaları ile aynı hafta sonu bizde de gösterime giren film, serinin Spielberg’in yönettiği ilk iki bölümünden sonra en iyi açılış başarısına ulaşmış. Bu da yeniden doğuşun yolunun açık olduğunu gösteriyor. Özel efekt uzmanlığından yetişme başarılı yönetmeni ve albenili oyuncu kadrosuyla iyi kotarılmış bu yaz eğlenceliğinin serinin takipçilerini hayal kırıklığına uğratmayacağını söyleyebilirim.

(07 Temmuz 2025)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com