Günlerimizin Sahibi Kim? / La Grazia*

Adındaki zarafeti beyazperdeye yaymasını bilen ‘La Grazia’ geçtiğimiz yılın en iyi filmlerinden bir tanesiydi. Paolo Sorrentino ustanın 82. Venedik Film Festivali’nden ödüllerle dönen bu son çalışması kurgusal bir İtalyan cumhurbaşkanının hikâyesi üzerinedir.

Hristiyan Demokrat gelenekten gelen Mariano De Santis (Toni Servillo), Quirinale Sarayı’nda geçirdiği 7 yılın ardından evine ve sıradan vatandaş yaşamına dönmenin eşiğindedir. Yaşlı kurt siyasetçi görev süresinin sona ermesine yalnızca 6 ay kalmışken bir süredir önünde bekleyen ‘ötanazi yasası’nı imzalama konusunda çekinceler taşır. Bu konuda, üç aydır söz konusu yasa üzerinde çalışan baş yardımcısı hukukçu kızı Dorotea (Anna Ferzetti) ile tatlı sert bir tartışma içindedir. Siyasi kariyerinin yanı sıra 2046 sayfalık devasa ‘Ceza Hukuku’ külliyatıyla ülkenin saygın hukuk adamlarından biri olan De Santis, imzalamazsa ‘işkenceci’, imzalarsa ‘katil’ olarak damgalanma ikilemini yaşarken, taammüden cinayetten tutuklu iki mahkûmun af dilekçesi önüne geldiğinde iyice bocalayacaktır.

Üzerinde ‘Hristiyan Demokrat kültürü’ asılı devlet adamı ‘kaygan zemin’ teorisinden hareketle hep denge ve uzlaşma insanı olmuş, kendisine yakıştırılan ‘betonarme’ lâkabını fazlasıyla hak etmiştir. Kızının ciddi uyarısı eski yargıcı kendi kedisiyle hesaplaşmaya, ‘günlerimizin sahibi kimdir’ sorusunu sormaya iter. Dorotea, ritüellerden sıkıldığını söyleyen yaşlı babasına bunun özgürlüğüne kavuşabilme fırsatı olduğunu anlatır. 8 yıl önce kaybettiği karısı, büyük aşkı Aurora’nın ardından özgürlüğün onun için faydasını kestiremez gerçi yaşlı adam, ama uzay gemisindeki mühendis astronotları Giordano’nun bir kuş hafifliğindeki salınımını hayran hayran izlemekten kendini alamaz. Bugüne değin hep sıkıcı ve gri bir adam olmuştur. Yeni bir tutku onun için artık çok geçtir belki ancak ‘yasanın her zaman uzaktan gösterdiğini’ idrak ettiğinde, gerçeği bulma yolunda ‘zarafet ve merhamet’e, ‘şüphenin güzelliği’ne doğru cesaretle yelken açmayı becerebilecek midir?

Federico Felllini’nin mirasçısı olarak anılan Sorrentino’yu İtalyan kültürüne ve ‘Roma’ya adanmış ‘Muhteşem Güzellik / La Grande Bellezza’ (2013), ‘Gençlik / Youth’ (2015) gibi coşkulu fresklerin yanı sıra, çizmenin ünlü politikacılarının yaşamına eğilen filmlerinden hatırlıyoruz. 2008 yapımı ‘Il Divo’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından 7 defa hükümet kurmuş başbakan Giulio Andreotti’yi, 2018 yapımı iki bölümlük ‘Loro’da Silvio Berlusconi’yi yorumlamış olan sinemacı, bu kez halkın takdirini kazanmış, bizlerin de özlemini çektiği dürüst bir siyasetçiyi resmetmek istemiş. Yönetmenin fetiş oyuncusu Servillo, kurgusal bir devlet başkanında bir kez daha Sorrentino’ya el vermiş, gelenekçiliği kırarak hayatın anlamı üzerine soruların peşine düşen ana karakteri tadına doyum olmaz bir performans ile yorumlamış.

*’La Grazia’ İstanbul prömiyerini geçtiğimiz Ekim ayında Filmekimi’nde yapmıştı. Şimdilerde ‘Başka Sinema’nın ‘Bahar Festivali’nden başlayarak özel gösterimlerle birçok ilimizde seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Bu zarif filmi kaçırmayın.

(15 Nisan 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir yanıt yazın