Cumhuriyet Tarihinin İlk Şehit Öğretmeni: Mehmet Zeki Dündaralp

Destek Yayınları etiketiyle yayımlanan Bir Başka Kubilay, Çapakçur’da başöğretmenlik yapan Mehmet Zeki Dündaralp’in trajik yaşamının izini sürüyor. Çevresindeki hareketliliğin bir isyan hazırlığı olduğunu fark eden Dündaralp, durumu önce yerel yöneticilere, ardından gönderdiği telgraflarla Ankara’ya bildirdi. Ancak uyarıları ciddiye alınmak yerine hakkında soruşturma açıldı; ihbarının garaza dayalı olduğuna karar verilerek meslekten çıkarıldı ve gerçekdışı beyanlarda bulunmak ve iftira etmek suçundan mahkûm edildi. Tarihin acı ironisi yalnızca sadece sekiz gün sonra ortaya çıktı:  Dündaralp’in bildirdiği Şeyh Sait İsyanı 13 Şubat 1925’te başladı.

Cumhuriyet Tarihinin İlk Şehit Öğretmeni: Mehmet Zeki Dündaralp yazısına devam et

Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Animasyonun Sınırsız Dünyasına Yolculuk

14 – 20 Eylül tarihleri arasında yapılacak Ayvalık Uluslararası Film Festivali, bu yıl programında animasyon sinemasına özel bir yer ayırıyor. Animasyonun yalnızca çocuklara yönelik bir anlatı alanı olmadığını, biçimsel ve tematik açıdan ne kadar geniş bir dünyaya sahip olduğunu ortaya koyan ilk filmlerle alanın usta isimlerinin filmlerini bir araya getiren bir seçkiye yer veriyor. Altı filmden oluşan bölümde farklı dönemlerden ve coğrafyalardan yapımlar mevcut. Bölümde el çiziminden rotoskop tekniğine, büyüleyici suluboya atmosferinden siberpunk estetiğine geniş bir yelpazeyi kapsayan animasyon filmler bir araya geliyor.

Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nde Animasyonun Sınırsız Dünyasına Yolculuk yazısına devam et

1. Uluslararası Kırım Film Günleri

Kırım Tatar Sinemasının 100. yılı vesilesiyle 17 – 19 Eylül 2026 tarihleri arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle Emel Kırım Vakfı tarafından İstanbul Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda 1. Uluslararası Kırım Film Günleri (1. Halqara Qırım Film Künleri – 1. International Crima Film Festival) gerçekleştiriliyor. Direktörlüğünü Neşe Sarısoy Karatay’ın üstlendiği 1. Uluslararası Kırım Film Günleri’nin açılış töreni 17 Eylül 2026 Perşembe günü saat 14:00’de, kapanış ve ödül töreni ise 19 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 18:30’da Beyoğlu Atlas 1948 Sineması’nda yapılacak.
1. Uluslararası Kırım Film Günleri yazısına devam et

Macera Diyarı: Gizemli Taşlar

Hüseyin Sezai Tütüncüler’nin yönettiği ve ?????, ?????, ????? ile ?????’in seslendirdiği animasyon film Macera Diyarı: Gizemli Taşlar, 18 Eylül 2026’da CJ ENM dağıtımıyla Dream House Company tarafından vizyona çıkarılıyor.
Yaz tatilinde sıkılan Efe’nin hayatı, gizemli bir kitap bulmasıyla tamamen değişir. Kitabın gösterdiği harita onu, yüzyıllardır kayıp olan altı sihirli taşın peşine düşeceği büyülü bir maceraya sürükler. Kanyonlardan volkanlara, gizemli ormanlardan buzullara uzanan bu yolculukta Efe, cesur Luna, sevimli bir trol, görkemli bir anka kuşu ve büyülü bir ejderhayla dost olur. Ancak taşların sırrı hiç beklediği gibi değildir: Onlara ulaşmanın tek yolu iyilikten geçmektedir.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Macera Diyarı: Gizemli Taşlar yazısına devam et

Kumar

Ali Ayyıldız’ın yönettiği ve Cem Özer, Aytaç Acar, Metin Yıldız ile Elif Pelteci’nin oynadığı Kumar, 18 Eylül 2026’da Global Pictures dağıtımıyla Sincar Medya Group Yapım tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, babasının yıllar boyunca gizli tuttuğu karanlık geçmişinden ve sırlarından habersiz bir şekilde büyüyen genç bir adamın hikâyesini merkezine alıyor. Genç adam, babasıyla aynı kaderi paylaşarak yavaş yavaş derin bir kumar batağının içine sürüklenir. Geçmişin tekerrür ettiği bu amansız dünyada ayakta kalmaya çalışan ana karakter, kendi sınırlarını keşfederken diğer yandan babasından kendisine kalan trajik mirasla yüz yüze kalır.

  • Basın Bülteni
  • Fragman

Kumar yazısına devam et

Ben Sana İnanıyorum

Ömer Faruk Sorak’ın yönettiği ve Mahsun Karaca, Mahir İpek, Levent Ülgen ile Mine Kılıç’ın oynadığı Ben Sana İnanıyorum, 13 Kasım 2026’da ????? dağıtımıyla MGX Film – Safe Medya tarafından vizyona çıkarılıyor.
Eniştesi Sabri’nin aklına uyup internete reklam veren işgüzar Avukat Mahsun, paralı ve saygın müşterilerin kapısını çalmasını beklerken yolu yeraltı dünyasının tehlikeli isimlerinden Mümin ile kesişiyor. Sıfırı tüketen ve iki sadık adamı dışında kimsesi kalmayan Mümin, ev hapsi cezasıyla kurtulunca gidecek bir yeri olmadığı için Mahsun’un başına kalıyor. Bir anda kendisini hiç bilmediği tehlikeli bir dünyanın ortasında bulan Mahsun’un artık iki büyük derdi vardır: Mümin’den kurtulmak ve onun yüzünden tehlikeye giren kariyerini yeniden rayına oturtmak.

Ben Sana İnanıyorum yazısına devam et

2. El Film Festivali ve Fantasturka Deneyimi, Sürdürebilirsin Film Festivali ile Ankara’ya Dönüyor

2. El Film Festivali ile Fantasturka – Türk İşi Fantastik ve Korku Filmleri Festivali’ni hayata geçiren ekibin deneyiminden doğan Sürdürebilirsin Film Festivali, 07 – 08 Kasım 2026 tarihlerinde Ankara CerModern’de izleyiciyle buluşacak. Festival; yeni üretilmiş filmlerin yanında daha önce gösterilmiş, yeterince görünürlük bulamamış yapımları göstermeyi amaçlıyor. 10 edisyon düzenlenen 2. El Film Festivali, başka festivallerin ön elemelerinde elenmiş filmleri yeniden izleyiciyle buluşturdu. Fantasturka – Türk İşi Fantastik ve Korku Filmleri Festivali ise sinemamızın göz ardı edilen fantastik, korku ve bilimkurgu film mirasını tekrar ve beyazperdeye taşıdı.

2. El Film Festivali ve Fantasturka Deneyimi, Sürdürebilirsin Film Festivali ile Ankara’ya Dönüyor yazısına devam et

Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya’da

Ahmet Küçükkayalı’nın yönettiği ve Mert Kılıç, Nevin Alp, Bengisu Baykal, Hilmi Özçelik ile Ahmed Saka’nın oynadığı Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya’da, 28 Ağustos 2026’da A90 Pictures dağıtımıyla Era Kreatif Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Rıfat, Zonguldak’ta bir köyde yaşayan 20 yaşında bir gençtir. Babası Bekir, bir grup işçiyi göçükten sağ çıkarmasıyla ün salmış eski bir madencidir. Babası gibi kaderinde maden işçiliği olan Rıfat’ın aklı ise Almanya’dadır. Olaylar onu komşu köyden Alamancı Süleyman’ın kızı Selma ile nişanlanıp damat olarak Gelsenkirchen madenlerine gitmeye mecbur bırakır ve kendini daha büyük mücadelenin içinde bulur.

  • Basın Bülteni
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb

Dışarıdakiler: Bir Zamanlar Almanya’da yazısına devam et

Kehanet (Yönetmen: Romain Gavras)

Romain Gavras’ın yönettiği ve Chris Evans, Anya Taylor Joy, Salma Hayek, John Malkovich ile Vincent Cassel’in oynadığı Kehanet (Sacrifice), 18 Eylül 2026’da Başka Sinema dağıtımıyla Mars Production tarafından vizyona çıkarılıyor.
Seçkin bir bağış gecesinde, ünlüler ve cemiyet hayatının tanınmış simaları, doğaüstü güçlerin kilidini açabilecek efsanevi bir kutsal emanetin peşine düşen silahlı eylemciler mekanı bastığında kendilerini tehlike altında bulurlar.

  • Basın Bülteni
  • Fragman
  • IMDb

Kehanet (Yönetmen: Romain Gavras) yazısına devam et

Korkut Akın Yazıyor: Kendinizi Ne Kadar Tanıyorsunuz?: Davet.

“Akıllı insan evlenmez, birlikte yaşar” için Oscar Wilde’in, “İnsan her zaman âşık olmalıdır. İşte bu yüzden asla evlenmemelidir” sözünün günümüze uyarlanmış hali diyebiliriz. Evlendiğiniz, uzun yıllar her şeyinizi paylaştığınız insanla ne kadar anlaşabilirsiniz? Denemeden söylemek zor; filmde de “boşanın” önerisine “ama çocuğumuz var” yanıtı ne kadar tanıdık değil mi? Sahi, evlilik için boşuna “tarihin marangoz hatası” denmiyor. Çok … Devamı… »

Ferhan Baran Yazıyor: Hava Durumundan Asla Emin Olamazsın / Fırtınadan Önce

Nisan 1944’te İngiltere’nin güneybatısındaki Slapton Sands sahillerinde yapılan, Normandiya Çıkarması’nın (D-Day) gizli genel provası niteliğindeki Tiger Harekatı (Exercise Tiger) koordinasyon hataları ve Alman botlarının saldırısı sonucu 750’den fazla Amerikan askerinin kaybıyla sonuçlanmıştır. Anthony Maras’ın yönettiği ‘Fırtınadan Önce / Pressure’ işte bu talihsiz girişimin sahili kana bulayan görüntüsüyle açılıyor. … Devamı…»

Ferhan Baran Yazıyor: Gecenin Çocuğu / Karanlıktan Gelen

‘Annelik kutsallık mıdır?’. Kadının bedensel ve kişisel bağımsızlığını sorgularken geleneksel annelik mitini tuzla buz eden, ‘cennet annelerin ayakları altındadır’ yutturmacasıyla kadınları evlerde çocuk bakmaya koşullandıran geleneksel toplum düzenini iyice bir tekmeleyen, manifesto niteliğindeki ‘ezber bozan’ Mary Bronstein filmi ‘Bacaklarım Olsaydı Seni Tekmelerdim’ hakkındaki yazımın başlığında bu soruya ‘hayır’ cevabını vermiştim. … Devamı…»

ENKA Açıkhava Sineması Bu Hafta Üç Filmle Sona Eriyor

Ağustos ayı boyunca sinemaseverleri seçkin yapımlarla buluşturan ENKA Açıkhava Sineması, bu hafta üç özel gösterimle sona eriyor. 17 Ağustos’ta Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another), 19 Ağustos’ta Muhteşem Marty (Marty Supreme), 21 Ağustos’ta ise Kurtuluş Projesi (Project Hail Mary) seyirciyle buluşacak. “1 bilet alana 1 bilet bedava” kampanyası uygulanan sinemada Paul Thomas Anderson’un yönettiği, Sean Penn ve Leonardo DiCaprio’nun rol aldığı Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another), Oscar Ödülleri’nde En İyi Film, Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu dahil altı ödül kazanan film, geçmişin peşini bırakmadığı sürükleyici bir hikâye anlatıyor.

ENKA Açıkhava Sineması Bu Hafta Üç Filmle Sona Eriyor yazısına devam et

Evlilik Zor Zanaat / Davet

Olivia Wilde’ın yönettiği ‘Davet / The Invite’ Oscar Wilde’ın veciz cümlesi ile açılıyor: ‘İnsan her zaman aşık kalmalı, bu sebeple de hiçbir vakit evlenmemeli’. Aktris sinemacının ünlü yazarla bir akrabalığı bulunmuyor. ‘Cockburn’ olan soyadını İrlandalı yazara olan hayranlığı nedeniyle lise yıllarında sahne adı olarak seçtiğini de biliyoruz. Filmin temel meselesini bir çırpıda özetleyen bu epigrafla açılış yapmasının da yerinde olduğunu belirtelim. Bu minvalde ilk sahnede müzik dersleri verdiği orta halli konservatuvarda sahnedeki küçük öğrenci orkestrasını dinlemeyen, gözlerini kapatmış ve kendi gençlik hayallerine dalmış Joe (Seth Rogen) ile tanışıyoruz. Orta yaşlı adamın ‘Onslaught’ adını verdiği grubuyla yapmak istedikleri artık çok geride kalmıştır. Şükür ki ailesinden kalma başını sokacak güzel bir San Fransisco dairesine sahiptir ama bu onun kendisini bir başarısızlık timsali olarak görmesini daha da derinleştirmektedir.

Angela (Olivia Wilde bizzat kendisi oynuyor) ile 15 yıllık evlidirler. Film boyunca hiç karşımıza çıkmayacak olan 12 yaşındaki kızları Maggie babasına tapmaktadır ama bu da Joe için bir teselli kaynağı olmaktan uzaktır. Evlilikleri yorulmuştur. Bir senedir seks yapmamış, konuşmayı asgariye indirmiş, aynı evin içinde iki yabancı haline gelmişlerdir. Joe o sıradan mesai günü bitiminde eve döndüğünde karısının üst kattaki eksantrik komşu çifti yemeğe davet ettiğini öğrenir. Yorgundur, misafir çekecek hali yoktur. Üstelik gecenin geç saatlerine kadar seks yapan komşu çiftin inleme ve çığlıklarından hayli muzdariptir. Karısı tam tersini düşünür. Boşluğunu eve yeni eşyalar almak ve daireyi yeniden düzenlemekle doldurmaya çalışan Angela, hummalı onarım çalışmaları esnasında onların komşularına rahatsızlık verdiğini ve bu davetin bir tür özür mahiyetinde olduğunu ileri sürer.

Karı kocanın sesli tartışmaları sürerken kapı çalınır, Hawk (Edward Norton) ile Piña (Penélope Cruz) ellerinde krem karamele benzeyen ev yapımı İspanyol usulü ‘flan’ ile çıka gelir. Üst kat komşularının bir mezar sessizliğindeki daireye farklı bir enerji getirdiklerini anında hissederiz. Howard adını ‘Hawk’ olarak değiştirmiş olan çekici adam itfaiyecilik mesleğini geride bırakmış, halen iyileştirici bir masaj tekniği olan ‘rolfing’e merak sarmıştır. Bir psikolojist ve seksolojist olan Piña ile danışanıyken tanıştığını ve iki yıldır beraber olduklarını öğreniriz.

Joe üst kattan gelen erotik inleme seanslarından söz açmaya fırsat bulamadan Piña ile Hawk konuya girer ve kendi dairelerinde yakın arkadaşlarıyla birlikte oldukları toplu seks partilerinde aşağıya verdikleri rahatsızlık için özürlerini sunarlar. Joe ile Angela tüm açık fikirliliklerine karşın şaşkındır. Ateşli çift, alt kattaki Platt ailesinin kapıda, pencerede, asansörde kendilerini gizli bir hayranlıkla süzdüğünü farkettiklerini ima ettiğinde iyice bocalarlar. Hawk ile Piña ‘seks tercihleri doğrultusunda’ dörtlü olarak birlikte olmalarını teklif ettiğinde yeni bir dönemecin eşiğine gelmişlerdir bile.

Filme konu olan metin İspanyol yazar Cesc Gay’ın ‘Els veïns da dalt’ adlı oyununa ait. Gay kendi oyununu 2020 yılında ‘Sentimental’ ya da İngilizce bilinen ismi ‘The People Upstairs’ olarak filme almış. Metnin Ha Jung-woo’nun yönettiği 2025 yapımı bir Kore versiyonu da mevcut. ‘Dert Etme Sevgilim / Don’t Worry Darling’ ile ilk yönetmenlik denemesinden alnının akıyla çıkmış olan Amerikalı Wilde, San Fransisco iklimine taşıdığı ekibe, çağımızın Sophia Loren’i olarak adlandırılmayı hak eden Cruz’u da eklemek suretiyle özgün metnin İspanyol kıvamını korumuş. Dar alandaki diyalog yüklü paslaşmalar, görüntü yönetmeni Adam Newport-Berra’nın katkısıyla dinamik bir lunapark hız treni ritmine kavuşmuş. Filmin dört oyuncusu da harika performanslar sunuyor.

Wilde’ın aynalar kullanımı ve dairenin her bir odasının yitip gitmekte olan bir evliliğin izlerini taşıyan incelikli tasarımı mükemmel. Wilde giderek bir ‘evlilik terapisi’ne dönüşen filmine son bir hamleyle, özgün filmde olmayan bir açılım da ekliyor. Özlemi çekilen bir birlikteliğin ve coşkulu cinselliğin ete kemiğe bürünmüş hali olan Norton – Cruz çiftinin ziyaretinin gerçek mi yoksa bilinçaltı hayallerin ürünü olup olmadığı noktasını izleyiciye bırakmayı tercih ediyor. Zekice kurgulanmış bu tek mekân filmi son haftaların en heyecan verici yapımlarından. Varsa uzun süreli birlikteliğinizi sorgulamak ve şöyle bir silkinmek için iyi bir fırsat.

(21 Ağustos 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com