Kasabanın Sırrı / Normal

Ben Wheatley’nin yönettiği ‘Normal’ Japonya’nın Osaka kentinde açılıyor. Yanlış yaptıkları için iki adamına öfkesini kusan Yakuza lideri önce onları öldürmeyi düşünmüştür ama ne denli pişman olduklarını gösterirlerse kendilerine ikinci bir şans verilecektir. Adamlardan biri hatasının diyeti olarak serçe parmağını bizzat kesmeyi kabullenir, diğeri tereddüt edince kellesinden olur.

Wheatley’nin bu sert girişinin ardından Minnesota’nın kendi halindeki beldesi Normal’e yollanırız. Çoğu küçük kasaba gibi yarısı terk edilmiş, ama diğer yarısı oldukça dost insanlarla güzel bir yerleşim bölgesidir burası. Ulysses Richardson (Bob Odenkirk) cesedi karlar altında bulunan ve kalp krizinden vefat ettiği söylenen eski şerifin yerine yenisi seçilene kadar 8 haftalığına vekaleten kasabaya gelmiştir. Önceki görev aldığı yerde bir taciz meselesine müdahale ederken zanlının ölümüne neden olduğu için açığa alınmış ve daha sonra geçici olarak buraya gönderilmiştir. Bu olay Ulysses’in mevcut aile düzenini altüst etmiş, halen haber almaya can attığı karısından ayrı teselliyi içki kadehlerinde arar olmuştur.

Amacının kasabayı bulduğu gibi bırakmak olduğunu bilir deneyimli kanun adamı. Ülkedeki çoğu insan için ayakta kalmanın ne kadar zor olduğu bir dönemde yalnızca 1.890 kişiden ibaret sakin kasabanın huzurlu düzenine biraz da kuşkuyla yaklaşır. Yeni belediye binası için 17 milyon dolar gibi kasabanın mali imkanlarının hayli üzerine çıkan bir meblağ tahsisine şaşırır ama sesini çıkarmaz. Birkaç hafta sonra Japon gangsterlerin ücra beldeye intikal edişinin ardından küçük çaplı bir banka soygunu girişimiyle kasabanın sırrı ortaya çıkar. Amerika’da kanun dışı çok para kazanan ve tümünü ülkelerine transfer etmekte zorlanan Japonlar, altın külçelerinden oluşan kârlarının bir bölümünü belli bir yüzde karşılığında muhafaza etmeleri için teklifte bulunmuş ve bunun karşılığında tüm kasaba ruhunu satmıştır.

Görünürdeki normalin ardındaki gerçeği keşfeden Ulysses, kasabanın ileri gelenlerinden küçük esnafa kadar her bir kasaba bireyini karşısında bulur. Bir yandan mafyanın adamları diğer yandan silahlanmış kasaba halkına karşı ‘Kahraman Şerif’ edasıyla tek başına karşı duran Ulysses’in karlar altındaki ölümcül mücadelesi başlamıştır.

İngiliz asıllı Wheatley, ‘Ölüm Listesi / Kill List’ (2011), ‘Garip Turistler / Sightseers’ (2012) ve 17. yüzyıl İngiltere iç savaşında bir simyacı ve savaş meydanından kaçan birkaç kişinin gömülü hazine peşindeki halüsinasyonlar ve ince bir kara mizah yüklü serüvenini konu edinen sıra dışı yapıtı ‘Büyülü Tarla / A Field in England’ (2013) ile İstanbul Film Festivali bünyesinde hatırı sayılır bir hayran kitlesi edinmişti. Yönetmen Hollywood’a kapak attıktan sonra beklenen ivmeyi yakalayamadı maalesef. Başlarda karlı buzlu Coen biraderler klasiği ‘Fargo’ (1996) beklentisine girdiğimiz, lakin sonrasında karakterler üzerine yoğunlaşmadan şok edici bir aksiyona evriliveren ‘Normal’ çok önemli bir film değil belki ancak senaryoya da katkıda bulunmuş olan ‘Better Call Saul’un karizmatik aktörü Odenkirk’ün varlığıyla rahatlıkla izleniyor.

Normal, 19 Haziran tarihinden başlayarak sinemalarda gösterime giriyor.

(15 Haziran 2026)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

Bir yanıt yazın