12 – 23 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenen Cannes Film Festivali bu yıl 79. yaşını kutluyor. Afişinde 1991 yapımı kült Ridley Scott filmi ‘Thelma & Louise’den Susan Sarandon ile Geena Davis’in fotoğrafının yer aldığı şenliğin Altın Palmiye ödüllü ana yarışmasının büyük jürisine bu sene Güney Koreli auteur sinemacı Park Chan-Wook başkanlık ediyor. Jürinin diğer üyeleri, ‘Hamnet’ ile gönül telimizi titreten Çin asıllı Amerikalı yönetmen Chloé Zhao, geçtiğimiz mevsimin ödüllere boğulan filmi ‘Manevi Değer / Sentimental Value’nun baş aktörü İsveçli oyuncu Stellan Skarsgård, Ken Loach külliyatının efsanevi senaryo yazarı Paul Laverty, Belçikalı yazar yönetmen Laura Wandel, Şilili yönetmen Diego Céspedes, Etyopya asıllı İrlandalı aktris Ruth Nega ve Amerikalı tanınmış aktris Demi Moore’dan oluşuyor.
Festival, Fransız yönetmen Pierre Salvadori’nin yarışma dışı gösterilecek olan ’La Vénus Eléctrique’ filmiyle açılıyor. Altın Palmiye seçkisi kapsamında dünya prömiyerini yapacak olan ’Nagi Notları’, Cannes 2016’dan ‘Harmonium’ ile anımsadığımız Japon sinemacı Koji Fukada imzasını taşıyor. Bu yıl seçkiye ağırlığını koyan Japon sineması ayrıca unutulmaz ‘Drive My Car’ (2021) yönetmeni Ryusuke Hamaguchi’den gelen ’Aniden / Soudain’ ve festivalin gediklilerinden Hirokazu Kore-eda’nın kaybettikleri oğullarını ona tıpatıp benzeyen bir robot çocula ikame eden çiftin öyküsünü anlattığı ’Sheep in the Box’ ile temsil ediliyor. Bu Uzakdoğu rüzgarına ürkütücü ‘Kara Büyü / The Wailing’in (2016) yaratıcısı Hong-Jin Na’nın yeni doğa üstü denemesi ’Umut / Hope’u da ilave edebiliriz.
Festivalin kıdemli ağır toplarının çalışmaları bu yıl da merakla bekleniyor. Pedro Almodovar imzalı ’Buruk Noel / Amarga Navided’ yaratıcılık krizindeki yönetmen Raúl (Leonardo Sbaraglia) ile annesinin kaybının ardından partneri tarafından terkedilen Elsa’nın (Barbara Lennie) kesişen öyküleri üzerinden ilerliyor. Unutulmaz ‘Soğuk Savaş / Cold War’un yönetmeni Pawel Pawlikoski uzunca bir aradan sonra Cannes’a dönüş yapıyor. Nobel ödüllü yazar Thomas Mann (Hanns Zischler) ile kızı Erika’nın (muhteşem Sandra Hüller) 1949 yılında yıkıntılar içindeki Almanya’ya dönüş yolculuğunu anlatan ’Anavatan / Fatherland’ sabırsızlıkla beklenenler arasında yer alıyor. Asghar Farhadi’nin Fransa’da çektiği son filmi ’Paralel Öyküler / Histoires Parallèles’ yeni romanına ilham arama sürecinde genç bir aracı vasıtasıyla komşu çiftin özel hayatına sızmaya çalışan Sylvie’nin (Isabelle Huppert) gerçeklik ve hayal gücünün çapraz ateşi altında yoldan çıkması üzerine. Filmin müziklerini erken yaşta yitirdiğimiz efsanevi Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieslowski’nin değişmez bestecisi Zbigniew Preisner bestelemiş.
Yine Cannes’ın eski galiplerinden Andrey Zvyagintsev’in adını Yunan mitolojisinden alan ’Minotor’u yoğun iş stresinin üzerine bir de karısının ihanetini yakalayan üst düzey yöneticinin düzeni paramparça olduğunda şiddete kayışını anlatıyor. Romanyalı usta Cristian Mungiu ’Fiyort’ adlı son çalışmasıyla bir kez daha davet edildiği Cannes’da, Romen Mihai (Sebastian Stan) ile Norveçli Lisbet’in (muhteşem Renate Reinsve) Kuzey’in ücra köyünde komşuları ile fikir ayrılığına düşmeleri üzerinden tolerans ve özgürlüğün sınırları gibi kavramları tartışmaya açıyor. 2015 yılında ‘Saul’un Oğlu’ ile Cannes seyircisini allak bullak eden bir Holokost dramını imzalamış olan Macar sinemacı László Nemes’in festivalde yeniden boy göstereceği ’Moulin’ İkinci Dünya Savaşı sırasında De Gaulle’ün komutuyla paraşütle indiği Fransız topraklarında direnişi örgütleyen Jean Moulin’in (Gilles Lellouche) gerçek hikâyesinden yola çıkmış. Gözü pek pilotu esir alıp türlü işkenceyle konuşturmaya çalışan Nazi komutanı Klaus Barbie’ye ülkemizi bir çok kez ziyaret eden Schaubühne Berlin topluluğunun efsanevi baş aktörü Lars Eidinger hayat vermiş.
2022 yapımı ‘Yakın / Close’ ile Cannes’dan ödülle dönmüş olan Belçikalı Lucas Dhont bu yıl üçüncü uzun metrajı ’Korkak / Coward’ ile Cannes ana seçkisine dahil olmuş. Genç Pierre’in Birinci Dünya Savaşı’nda çarpışırken siper gerisinde aşkı ve sanatı keşfini anlatan yapım kahramanlık ve korkaklık kavramlarını neşter altına yatırıyor. Amerikalı yönetmen Ira Sachs ’Sevdiğim Adam / The Man I Love’ da 1980’ler NewYork’unda tiyatro dünyasının ikonik sanatçısı Jimmy George’un (Rami Malek) ölüm karşısında çok güçlü yaşama ve yaratma, belki de son bir defa sevme ve sevilme arzusu üzerinden ilerliyor. Festival programında ilk kez adlarına rastladığımız İspanyol Javier Calvo ile Javier Ambrossi ikilisinin yönetmen koltuğunda oturduğu ’Kara Liste / La Bola Negra’ ise 1932, 1937 ve 2017 yıllarında geçen öyküler aracılığıyla, cinsellik, arzu ve acı temaları üzerinden farklı dönemlerde eşcinselliği yaşamanın bedelini araştırıyor.
Festival programcılarının favorisi Amerikalı yazar yönetmen James Gray yine uzunca bir aradan sonra ’Kâğıttan Kaplan / Paper Tiger’ ile Cannes iklimine dönüş yapıyor. Film 80’li yıllarda New York, Queens’te Amerikan Rüyası’nın peşine düşmüş iki kardeşin (Adam Driver ile Miles Teller) aile bağlarını tehdit eden Rus Mafyası ile savaşımı üzerine. Cannes’da yarışma dışı gösterilmiş 2022 yapımı ‘Canavarlar /As Bestas’ ile radarımıza girmiş bulunan İspanyol yönetmen Rodrigo Sorogoyen bu yıl başrolde Javier Bardem’i izleyeceğimiz ‘Sevgili / El Ser Querido’ ile Altın Palmiye yarışına ortak oluyor. 2017 yılından unutamadığımız Western’in yönetmeni Valeska Grisebach yeni çalışması ’Hayallerdeki Macera / Das Geträumte Abenteuer’ ile Altın Palmiye serüvenine iştirak ediyor. Üç yıl öncesinin Altın Palmiyeli ‘Bir Düşüşün Anatomisi / L’Anatomie d’Une Chute’ün Oscarlı senaryo yazarı Arthur Harari ise ’Bilinmeyen / L’Inconnue’ adlı yeni filminin Kafkavari hikâye örgüsüyle sinema dünyasını şaşırtmaya hazırlanıyor. Film, çılgın bir partide tanıştığı meçhul kadının (Léa Seydoux) bedeninde uyanan fotoğrafçı David Zimmerman’ın (Niels Schneider) çıkmazı üzerine. ’Korsaj / Corsage’ın Avusturyalı yönetmeni Marie Kreutzer imzalı ’Kibar Canavar / Gentle Monster’ ise saygın piyanist kocası hakkında tüyler ürpertici bir gerçeğe uyanan Lucy Weiss’ın (bir kez daha Léa Saydoux) dramını perdeye taşıyor.
Altın Palmiye seçkisi Fransız sineması kontenjanından 4 filmle tamamlanıyor. Emmanuel Marre imzalı ‘Notre Salut’ 1940 Eylül’ü Vichy hükümeti döneminde hayatta kalma savaşımı veren politik strateji uzmanının hikâyesi üzerinden ilerliyor. MUBI’den izlenebilen şaşırtıcı ‘Beş Şeytan / Les Cinques Diables’ın yaratıcısı Léa Mysius bu kez ‘Gece Öyküleri / Histoires de la Nuit’ ile gönülleri fethetmeye hazırlanıyor. Jeanne Herry’nin ’Garance’ı filmle aynı adı taşıyan alkolik bir aktrisin çıkmazı üzerine kurulmuş. 2021 yapımı ‘Anaïs’in Aşkları / Les Amours d’Anaïs’ ile tanıdığımız Charline Bourgeois – Tacquet, ’Bir Kadının Yaşamı / La Vie d’Une Femme’da 50 yaşındaki kadın cerrahın hayatını sorguluyor.
(11 Mayıs 2026)
Ferhan Baran
ferhan@ferhanbaran.com