Amerika’nın Tüm Yabanıl Kuşları

Bafta ödüllü belgeselci yazar yönetmen Bart Layton’ın son filmi ‘Amerikan Soygunu / American Animals’, özgün adını Charles Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’nde ifade ettiği üzere, nesiller boyu dış dünyadan Kentucky’nin derin ve girintili mağaralarına yerleşmiş ‘Amerikan Hayvanları’ndan alıyor. Türkçe adının seyirci çekmeye yönelik olduğu malûm. Ancak filmin 2004 yılında Amerika’da gerçekleşmiş en tuhaf soygun girişimlerinden birinin öyküsü olduğunu da baştan belirtelim.

Kentucky’de bulunan Transylvania Üniversitesi öğrencisi dört genç okul kütüphanesinin özel bir bölümünde muhafaza edilen ve çoğu 19.yüzyıldan kalma kitapların nadir baskılarını çalma girişiminde bulunuyor. Aralarında başta sözü edilen Darwin eserinin de bulunduğu bu koleksiyonun en nadide bölümünü ise 1785 – 1851 yılları arasında yaşamış ve ömrünün büyük bir bölümünü Amerika’nın yabanıl kuşlarının resimlerini çizmeye adamış John James Audobon’un iki devasa albümü oluşturuyor.

12 milyon dolar değer biçilen bu nadir albüm kitaplar, sıkı güvenlik önlemleri alınmadan kütüphanenin emektar yaşlı sorumlusu tarafından korunmaktadır üstelik. Biri ressam adayı Spencer, diğeri muhasebe alanında parlak dereceleri bunan Eric, bir diğeri varlıklı aileden gelme başarılı sporcu Chas ve grubun en gözü kara olanı Warren’in böyle bir suça bulaşabileceğine ne aileleri ne hocaları ihtimal vermemiştir. Öyle ya, bölgenin iyi tanınmış bu ailelerinde herşey çocukların başarılı olmasına göre ayarlanmıştır. Bu beklenmedik soygun girişimi dört gencin hayatını sonsuza kadar değiştirecektir.

‘Amerikan Soygunu’, ‘bu film gerçek bir olaya dayanmamaktadır, gerçeğin ta kendisidir’ benzeri bir ibareyle başlıyor. Yönetmen Layton’ın bizde sınırlı sayıda sinemada gösterilmiş 2002 yapımı ‘Hayat Avcısı / The Imposter’ filmini izlemiş olanlar bu ifadeye şaşırmayacaklar. Özgün adından anlaşılacağı üzere bir büyük sahtekarlık ve dolandırıcılık hikâyesi üzerine akıl almaz bir belgesel olan ‘Hayat Avcısı’, gerçek kişilerle röportajlar ve profesyonel oyuncuların yer aldığı canlandırmalar eşliğinde değme polisiye hikâyelere taş çıkartan bir serüveni soluk soluğa anlatır. İnsanoğlunun karanlık bölgelerini arşınlayan nefes nefese bir yolculukta, gerçeklik, algılarımız, kandırmak, gönüllü kandırılmak üzere izleyiciyi soru yağmuruna tutar.

‘American Animals’ hayatlarının baharında dört genç insan özelinde çağdaş insanın doymak bilmeyen ve hayvani içgüdülerinden beslenen başarı ve servet sahibi olma arzusunu teşhir ediyor. Ressamlık yolundaki Spencer, hayatını ve sanatını temelden etkileyecek baş döndürücü bir deneyimin peşinde bu umutsuz maceraya atılmışken, diğerleri emek sarf etmeden bir şeylere sahip olmanın izini süren, günümüz genç kuşaklarının birer prototipidir.

Layton bu defa farklı bir şey deniyor. Aralarında Spencer’i canlandıran ve ‘Kutsal Geyiğin Ölümü’nden şeytani bakışlı Martin olarak hatırladığımız, son olarak ‘Çernobil’ adlı mini dizide karşımıza çıkan Barry Keoghan’ın da yer aldığı dört yetenekli genç oyuncuyu kullanarak soygunun öyküsünü adım adım anlatırken, olayı bizzat gerçekleştirmiş gerçek kişileri filmine konuk alıyor ve onların düne bakarak bugünü yorumlarını istiyor. Gerçek kişilerle hapis yattıkları zaman diliminde tanışmış olan Layton, onların 7 yıllık mapus hayatı sonrası hayata bakışlarını yaşanan olaylarla koşut kurgulayarak belgeselcilikte yeni bir tarzın kapısını açmış oluyor.

Karakterler üzerine daha detaylı incelemelere gitmesini beklerdim yazar yönetmenden, ama bu haliyle de seyri keyifli bir deneyim bu.

(13 Temmuz 2019)

Ferhan Baran

ferhan@ferhanbaran.com

El-Hatk Filminin Galası Beyoğlu Atlas Sineması’nda Yapılıyor

Türk – Arap Medya Derneği (TAM), senarist ve yönetmenliğini Muhammed el-Bahravi’nin yaptığı El-Hatk filminin galasını 16 Temmuz 2019 Salı günü Beyoğlu Atlas Sineması’nda gerçekleştiriyor. Film, Mısır’ın arka sokaklarında geçen küçük ve sıradan hayatların büyük ve sarsıcı hikâyesini kanlı darbenin ardından gelişen dehşet ikliminde anlatıyor Mısırlı muhaliflerin pek bilinmeyen hikâyesi ilk defa sinemanın beyazperdesine taşıyor.

El-Hatk Filminin Galası Beyoğlu Atlas Sineması’nda Yapılıyor yazısına devam et

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali 2019

Kariyo & Ababay Vakfı (KAV) ana sponsorluğunda geçen yıl ilki düzenlenen Başka Sinema Ayvalık Film Festivali bu yıl 04 – 09 Ekim 2019 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Bu yıl da dünyanın dört bir yanından, başlıca festivallerde öne çıkan filmler, söyleşiler, atölyeler izleyicilere sinemayla dolu beş gün sunacak. Festivalin bu yılki açılışını Pedro Almodóvar’ın son filmi Acı ve Zafer (Dolor y Gloria) yapıyor. Başrollerinde yönetmenin vazgeçilmez oyuncularından Antonio Banderas ve Penélope Cruz’un bulunduğu yapım, Pedro Almodóvar’ın hayatından otobiyografik öğeler taşıyor. Antonio Banderas, kariyerindeki en iyi performanslarından birini sergilediği filmle bu yıl Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Bu yıl festival destekçileri arasına Kendine Has da katıldı. Ayvalık Belediyesi, Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AIMA), Bilginer-Melin Ayvalık Sanat Kültür Eğitim Vakfı da geçen yıl olduğu gibi bu yıl da festivale olan değerli katkılarını sürdürüyor.

Başka Sinema Ayvalık Film Festivali 2019 yazısına devam et

Sabancı Vakfı 4. Kısa Film Yarışması

Sabancı Vakfı’nın toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmek amacıyla 2016 yılından bu yana düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın 2019 yılı başvuruları başladı. “Kısa Film Uzun Etki” sloganı ile gerçekleştirilen Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nın bu yılki teması “Dijital Yalnızlık” olarak belirlendi. Yarışma başvuruları 22 Kasım tarihine kadar yapılabilecek. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgal Bilsel Safkan, yaptığı açıklamada “Yarışma temasını Dijital Yalnızlık olarak belirledik. Gençleri teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanmaya, artan zamanlarında da sanatla ve sporla ilgilenmeye teşvik etmek arzusundayız.” dedi.

Sabancı Vakfı 4. Kısa Film Yarışması yazısına devam et

10 Yaşında Başlayan Mucize: Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

Eşsiz yetenek Naim Süleymanoğlu’nun hayatını anlatan Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu filminde başrol oyuncusu Hayat Van Eck gibi çocukluğunu canlandıran iki minik oyuncuyu da kardeşi, Milli Halterci Muharrem Süleymanoğlu rollerine hazırladı. 10 yaşında haltere başlayan, art arda yıllarca ulaşılmaz rekorlar kıran Naim Süleymanoğlu’nun çocukluğuna hayat veren oyuncular antrenmanlarda canla başla çalıştı. Filmde Naim Süleymanoğlu’nun haltere başladığı zamanları Batuhan Davutoğlu, daha büyük hallerini ise Deniz Ali Cankorur oynuyor.

  • Basın Bülteni
  • Çocuklarla çalışmayı izlemek için tıklayınız.
  • Film hakkında geniş bilgi için tıklayınız.

Ferhan Baran Yazıyor: Bu Topraklarda Her Şey Yanar Kül Olur

Çağdaş sinemanın ustalarından Jia Zhangke, ekonomik ve teknolojik anlamda baş döndürücü değişimin, son yüzyılda Çin toplumunun ahlaki değerlerini ve kadim kültürel dokusunu nasıl dönüştürdüğünü anlatmayı sürdürüyor son filminde. Geçtiğimiz yıl Cannes Film Festivali’nde prömiyerini yapmış olan ‘Kül En Saf Beyazdır / Jiang Hu Er Nü’, 21. yüzyıl başından günümüze 17 yıllık uzunca bir zaman dilimi sürecinde ülkenin kapitalist … Devamı… »