Tüm Dünya İçin Tokat Gibi Bir Film: Misafir

54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin resmi seçkisinde yer alan Misafir filminin yönetmeni Andaç Haznedaroğlu, başrol oyuncusu Saba Mubarak ve Yeşim Ceren Bozoğlu, Antalyalı sinemaseverlerle buluştu. 3,5 yıl mültecilerle yaşadığını belirten Haznedaroğlu, “Filmde yaşanan her şeye şahit oldum. 1 yıl boyunca benim kim olduğumu bilmiyorlardı. Rol teklif ettiğimde şaşırdılar. Gördüğünüz her şey gerçek ve maalesef bu bir insanlık dramı.” diye konuştu.

Tüm Dünya İçin Tokat Gibi Bir Film: Misafir yazısına devam et

Atçalı Kel Mehmet

Çilingir Sofrası (Sadi Bey’in Facebook Günlükleri):

Filmden önce reklâmlar başladı, “Nirvana ef serisi çıktı” gibi bir lâf geçince “Acaba 40 yıllık fe harfimizin söylenişi mi değişti” diye tereddüde düştüm fakat sonra reklâma hak verdim. Meğer bendeniz Midtown AVM.ye gelmişim, fast food bölümünde Coca Cola eşliğinde bir pizza yemişim, Cinemaximum’da “The Dark Tower” filmine girmiş, ice tea eşliğinde pop corn atıştırmaya başlamışım. (06 Ağustos 2017)

Magnum mini dondurma yapmış; 6’sı bir arada satıldığından çaktırmadan maksi dondurma almış oluyoruz. Hadi onu fark etmedik, yaladık diyelim de paketlerin üzerinde “Tek başına satılamaz” ibaresini görünce kayınbiraderimle bir tezgâh kurup dondurmaları ikimiz birlikte satmaya karar verdik. Ancak, “Tek başına satılamaz” yasağını ihlâl etmiş olur muyuz, olmaz mıyız ona henüz karar veremedik. (08 Ağustos 2017)

Bir habere göre Marmaris’de ünlü markaların taklitlerini üreten esnaf, kendilerini denetlemeye gelen Avukatları protesto etmek için yolu kapamışlar. Senaristlerimizin gözü aydın olsun, bu haberden sonra artık ne yazsalar yeridir. (10 Ağustos 2017)

Sanıyorum filmin adı “Kısa Tesadüfler” (Brief Encounter) idi. Oradan aldığım ilhamla yazayım; bazen küçük tesadüfler insanı mutlu mutlu gülümsetiyor. 7. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nin son gelen bülteninde açıklanan tüm jüri üyelerinin adlarını alfabetik olarak sıraladığınızda, “Faysal Soysal, Feride Çiçekoğlu, Funda Eryiğit” şeklinde olduğu gibi. Keza Trabzon Uluslararası Film Festivali’nin açıklanan Uzun Metraj Yarışma Filmlerini alfabetik olarak sıraladığınızda “Bulutların Ardında / Bütün Saadetler Mümkündür” şeklinde olduğu gibi. Bir sinemasever olarak siz de bu küçük tesadüflere mutlu mutlu gülümsediniz. Haklıyım değil mi? (10 Ağustos 2017)

Beyoğlu Belediyesi’nin Taksim’de “Beyoğlu Festivali” adıyla düzenlediği ancak “Beyoğlu Panayırı” havasındaki etkinlikte önce YESEV – Yeşilçam Sinema Emekçileri Vakfı stant (*) açtı. Yeşilçam’ın bir avuç kalmış emekçisi sinemaseverlerin karşısına çıktı, hem sanatçılar, hem hayranları sevindi. Birkaç gün sonra da bu sefer FİLM-SAN – Film Sanayii ve Tüm Sanatçılar Güçlendirme Vakfı stant açtı. Sinema kurumları bu panayırda tek bir stant açsaydılar da bu bölünme görüntüsü verilmeseydi daha iyi olurdu gibime geliyor. Hatırlarsınız, geçen hafta içinde Uluslararası Antalya Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nı kaldırması üzerine sinema kurumlarının birlikte hareket etmeleri takdir toplamıştı. Sonradan tarihi vasfa haiz bir tanesinin bu birlikteliği çatlatmasını mecburen görmezden geliyoruz; tarihi vasfına hürmetimiz var çünkü.
(*) Tereddüt edince Türk Dil Kurumu sözlüğüne baktım, bu ilginç kelime tek başınayken “stant”, sonuna ek geldiğinde “standı” olarak yazılıyormuş. (10 Ağustos 2017)

“Sevimli Emojiler” (The Mojicons), 11 Ağustos’ta vizyona girdi; 08 Eylül’de de “Emoji Filmi” (The Emoji Movie) gösterime girecek. Bu filmlerin, diğerinin rüzgârından nemalanmak amacıyla yakın tarihlerde vizyona girdiği/gireceği görülüyor. Hangisi olduğunu yazmayayım, zaten anlaşılıyor. “Ah Yeşilçam, vah Yeşilçam” diyerek övgü yağdırdığımız ve geçmişini özlemle andığımız sinemamız da bu konuda masum değildir. Aklıma ilk gelen örnek -ki bunu sık sık hatırlatırım-, Kemal Sunal’ın başrolünde oynadığı 1978 yılı yapımı “Kibar Feyzo”nun ilgi görmesi üzerine yine Kemal Sunal’ın oynadığı 1974 yılı yapımı “Salako”nun “Kibar Feyzo”nun ardından Anadolu’da “Nazik Zülfo” adıyla yeniden gösterime sokulmasıdır. Daha yakın tarihe gelirsek mecburen “Recep İvedik”ten bahsedeceğiz. Recep üne kavuşunca Yeşilçam sokağında “ünsüz ünlü” olarak bilinen Recep Bülbülses’i başrolde oynattılar ve “Recep İbibik” adında bir film çektiler. Bildiğim kadarıyla bu film sinemalarda gösterilmedi, sadece DVD.si çıktı. Dediydi dersiniz, şu anda gösterimde olan “Cumali Ceber”in de rüzgârından faydalanmak isteyen “Cumali Ceberme” veya “Cumali Becer” adlarında filmler yapılabilir. Belki yapımına başlanmıştır bile. (11 Ağustos 2017)

Web sitesi kendisini “Türkiye’nin en büyük sinema sitesi” şeklinde tanımlayarak bir bülten göndermiş. Sinemayla ilgili olduğu için doğal olarak yayınladık. Ancak web sitesinin toplu gönderim listesinde başka sinema siteleri de olduğu akla geldiğinde bu tanımlama “Türkiye’nin en büyük sinema sitelerinden” şeklinde yapılsaydı daha uygun olurdu diye düşündük. (12 Ağustos 2017)

“Atçalı Kel Mehmet”in yeni çevriminde başrolü sırma saçlı Gökhan Keser’e vermişler. Atçalı Kel Mehmet filmi seyretse muhtemelen kendisini tanıyamayacak, çünkü fragmanından anlaşıldığına göre film Atçalı’nın gençlik yıllarını anlatıyor. Sinemamızın ilk Atçalı Kel Mehmet’i Fikret Hakan da sırma saçlıydı mekânı cennet olsun. (15 Ağustos 2017)

(02 Kasım 2017)

Sadi Çilingir

sadicilingir@sadibey.com

Umudun Öteki Yüzü

Aki Kaurismaki’nin yönettiği ve Sherwan Haji, Sakari Kuosmanen, Janne Hyytiäinen ile Ilkka Koivula’nın oynadığı Umudun Öteki Yüzü (Toivon Tuolla Puolen – The Other Side Of Hope), 10 Kasım 2017’de Başka Sinema dağıtımıyla Filmartı Film tarafından vizyona çıkarıldı.
Bir tarafta Helsinki’de yaşayan suratsız ve soğuk bir adam olan Wickström, diğer tarafta ise Halep’ten kaçarak kız kardeşi ile yollara düşen Suriyeli bir göçmen, Khaled. Bu uzun ve çileli yolculukta kız kardeşi kaybolan Khaled bir geminin kazan dairesinde Helsinki’ye varır ancak göçmenlik bürosu, Halep’te bir sorun olmadığını, o yüzden ülkeye geri dönmesi gerektiğini söyler.

  • Basın Bülteni
  • Fotoğraflar
  • Web Sitesi
  • Fragman
  • IMDb
  • Ferhan Baran Yazıyor

Umudun Öteki Yüzü yazısına devam et

Michel Franco: Yaşlanma Korkusu, En Büyük Takıntım

54. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin resmi seçkisinde yer alan, April’s Daughter filminin dünyaca ünlü Meksikalı yönetmeni Michel Franco, Antalyalı sinemaseverlerle buluştu. Yönetmenliğe, çektiği filmlere ve hayata dair açıklamalarda bulunan Franco “Yaşlanma korkusu, en büyük takıntım.” dedi. Kariyeri için yaptığı planlar sorusuna “Önümüzdeki yıllarda, farklı filmler yapamayacağım ama farklı ülkelerde ilginç filmler çekmek istiyorum.” şeklinde cevap verdi.

Michel Franco: Yaşlanma Korkusu, En Büyük Takıntım yazısına devam et

54. Ulusal Yarışma’da Blue Gösterildi

54. Ulusal Yarışma’da sona çok yaklaşıldı. Bu akşam yapılacak kapanış töreniyle ödüller sahiplerini buluyor. 54. Ulusal Yarışma’da 25 Ekim Çarşamba günü Blue gösterildi. Yapılan söyleşide yönetmen Sertan Ünver ve yapımcı Suzan Güverte yapım sürecinde nasıl bir arşiv taraması yaptıklarını anlattılar; özellikle Kerim Çaplı’ya ait kayıtlara ve belgelere ulaşmakta yaşadıkları çeşitli zorluklardan bahsettiler. Gösterimler bugün Benim Varoş Hikayem belgeseliyle son buluyor.

54. Ulusal Yarışma’da Blue Gösterildi yazısına devam et